… cümle Basra kapusu (---) aded bâb-ı haşeblerdir. Bu bâblara nâzır metîn ü kavî
ebrâclar
vardır. Evvelâ Bağdâd tarafına Müşrâk kapusu paşalara cirid meydânı ve ıydeyn-i …
Ve Basra'nın üç tarafında handakı vardır. Ammâ Şatt tarafında handakı ve cisri yokdur. Zîrâ bu mahalde Şattu'l-Arab deryâdır kim arzı üç mildir, merd ü zen fark olunmaz ol kadar arîz Şatt'dır. Ve Basra kal‘asının bu Şatt tarafı gâyet metânet üzre mebnîdir. Ve cümle Basra kapusu (---) aded bâb-ı haşeblerdir. Bu bâblara nâzır metîn ü kavî ebrâclar vardır. Evvelâ Bağdâd tarafına Müşrâk kapusu paşalara cirid meydânı ve ıydeyn-i şerîfeynde sıbyânlar ve fetâlar içün Salıncak ve Dollâb meydânı bu kapu tarafındadır. Ve Varoş Cisri kapusu, cânib-i (---) ve Kurna kapusu, taraf-ı (---) mekşûfdur ve Rabât kapusu, Bağdâd tarafına meftûhdur. Ve Mühennâvî kapusu, cânib-i Şatt aşrı Gürdelen'e meftûhdur. Ve Bahr kapuları cânib-i şarka küşâdedir. Ve Hasan-ı Basrî kapusu, taraf-ı kıbleye nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360b ·
metinde göster ·
… ikleri var hânedân-ı zîbâlardır kim her birinde birer dâne kal‘a kulleleri gibi
ebrâclar
mukarrerdir.
Şehri bir vâsi‘ çemenzâr mahsûllü vâdî içre bâğlı ve bâğçeli ve iki mahalle ve iki yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ bâğlı ve bâğçeli serâpâ kayağan taşı ile mestûr gâyet ma‘mûr sarâylar vardır ve her birinde kal‘a-misâl mazgal delikleri var hânedân-ı zîbâlardır kim her birinde birer dâne kal‘a kulleleri gibi ebrâclar mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150a ·
metinde göster ·
… afına kat-ender-kat dirsekli ve mazgal delikli ve metîn ü müstahkem kulleler ve
ebrâclar
ve dendân-ı bedenler ile ârâste ve kesme kaya fecc-i amîk handaklar ile pîrâste …
Bu dahi dâ’iren-mâdâr cirmi şekl-i murabba‘ Şeddâdî seng-tırâş bir hisâr-ı hâzır-bâşdır kim bu serhadlerde misli yokdur. Hattâ dîvârının arzı on zirâ‘-ı mekkîdir ve kaddi yetmiş arşın âlîdir. Leb-i deryâsı yalın kat hâ'ıt-ı metîneler ile inşâ olunmuşdur, ammâ kara tarafında Voraniçse bâğları tarafına kat-ender-kat dirsekli ve mazgal delikli ve metîn ü müstahkem kulleler ve ebrâclar ve dendân-ı bedenler ile ârâste ve kesme kaya fecc-i amîk handaklar ile pîrâste olmuş bir refî‘u'l-bünyân ve bir hisâr-ı âlîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… er ve şâhî zarbuzan toplar ve gûnâ-gûn muşkatlar ile ârâste ve üç aded dirsekli
ebrâclar
ile pîrâste olup cümle dendân-ı bedenleriyle ma‘mûr u müzeyyen beyâz kuğu gibi …
Ve karşu karşuya iki kal‘ada dahi müstev[fâ] cebehâneler ve şâhî zarbuzan toplar ve gûnâ-gûn muşkatlar ile ârâste ve üç aded dirsekli ebrâclar ile pîrâste olup cümle dendân-ı bedenleriyle ma‘mûr u müzeyyen beyâz kuğu gibi münevver kal‘acıklar, ammâ sâ’ir kılâ‘lar gibi tabyalı ve handaklı kal‘alar değildir. Ancak cisir başın korutmak içün amâr olunmuş kal‘alardır. Gerçi kal‘a ikidir, ammâ dizdârı birdir, lâkin her birinde seksener aded pür-silâh ve âmâde neferâtları kapu arasındaki soffalarda oturup dîdebânlık ederler, zîrâ intihâ-i serhad yerdir. Belki Loboşka tarafından düşman olan uskuk kâfirleri Tabahâne kasabasından gelüp beri şehre kal‘alardan geçüp şehri düşman gâret etmesin içün dâ’imâ merdüm-i hisârları âmâde dururlar. Ve her gece kal‘a kapuların sedd edüp beriden öteye ve öteden beriye bir kuş ancak uçar. Yohsa âdem âdemî-zâd kuş olsa geçemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
… ri cümle on bir köşedir ve her köşesinde gûnâ-gûn tabyalar ve musanna‘ kulle ve
ebrâclar
ve 37a(ve) dirsekler ve gûnâ-gûn mazgal delikleriyle ârâste olmuş birbirine …
Ve Freng hisârı ve Macar hisârının cümle dâ’iren mâdâr cirmleri üç bin germe adımdır ve şekl-i müdevveri cümle on bir köşedir ve her köşesinde gûnâ-gûn tabyalar ve musanna‘ kulle ve ebrâclar ve 37a(ve) dirsekler ve gûnâ-gûn mazgal delikleriyle ârâste olmuş birbirine muttasıl iki kal‘alardır, ammâ dizdârları ve neferâtları cümle başkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b–37a ·
metinde göster ·
edüp her birine beşer aded şâhî darbzen toplar koyup her bir kulleye ellişer yi …
Ba‘dehu Mehemmed Geray Hân bu toprak üzre bir denizden bir denize bir sâ‘atlik yer bir metîn kal‘a dîvârı çeküp birbirinden birer tüfeng menzili ba‘îd handak içine nâzır birbirlerin korudur Sedd-i İskender-vâr metîn ebrâclar edüp her birine beşer aded şâhî darbzen toplar koyup her bir kulleye ellişer yiğit tüfeng-endâz Rûm yiğitleri kodu, zîrâ ol asırda kâfirin pek isyân [u] tuğyân hareketi var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109a ·
metinde göster ·
… r gürüldüleri sadâsı tamâm olmadan Kandiye kal‘asının der-i dîvârları ve cemî‘i
ebrâclar
ve cümle tabyaları üzre âmâde durup sekiz yüz kırk altı pâre top-ı kûplara bir …
ârâste kılup sene 1081 mâh-ı Muharremü'l-harâm'ının yedinci gün bâzârertesi vakt-i sabâhda cemî‘i guzât-ı müslimîn ile Sadrıa‘zam bir alay-ı azîm ile donanma-i hümâyûn sefînelerine süvâr olup du‘â vü senâ ve gülbâng-ı Muhammedî ile Kandiye'nin limanından alarka olup Kandiye limanı önünde cemî‘i keştîler görünme edüp tâ Venedik elçisi nâm la‘în Kumkapusu limanından üç pâre kadırgalarına süvâr olup donanma-i hümâyûn gemilerine ilhâk olunca ibtidâ başdarda-i hümâyûndan salpa demir silistireleri çalınup bir yaylım tüfeng ve toplar cümle kalyonlar ve kadırgalardan atılup rûy-ı deryâ mevc ü mevc edüp cûş u hurûşa kadırga ve kalyonların top u tüfeng sadâları münkatı‘ oldukda hemân Kandiye kal‘ası içinde kalan kırk yedi bin asker-i İslâm dahi bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup her tarafdan kol kol gülbâng-ı Muhammedîler çekilüp anın dahi velvelesi tamâm olmadan kırk yedi bin asâkir-i İslâmın elli altmış bin aded sığâr u kibâr hüddâmlarının bellerinde ve ellerinde çakmaklı kol tüfengleri ve dalyan tüfenglerinin yüz bin kadar muşkat tüfenglerine bir yaylım âteş edüp anın dahi ra‘d-vâr gürüldüleri sadâsı tamâm olmadan Kandiye kal‘asının der-i dîvârları ve cemî‘i ebrâclar ve cümle tabyaları üzre âmâde durup sekiz yüz kırk altı pâre top-ı kûplara bir fitilden âteş edüp zemîn ü âsımân dir dir ditreyüp kal‘a-i Kandiye murğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329a ·
metinde göster ·
… kâmil kırk arşın âlîdir. Ve şîrînkârlık ile üstâd-ı mühendis gûnâ-gûn musanna‘
ebrâclar
ve gûnâ-gûn metîn bedenler tertîb eylemiş kim misli bir kal‘ada yokdur. El-hâsı …
Evvelâ Ohri gölünün şimâli kenârında bir yalçın kırmızı kaya püşte-i âlî üzre şekl-i muhammes bir Şeddâdî binâ-yı atîk seng-i tırâş kal‘a-i savaş kâr-ı kadîm ve bir sûr-ı üstüvâr rabât-ı azîmdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin dörd yüz adımdır. Ve bir bayır üzre taşra kal‘ası içinde şimâle nâzır bir köşedeki kal‘a-i kebîr dîvârına muttasıl bin adım cirminde bir sa‘b iç hisârı vardır. Dîvârının kaddi kâmil kırk arşın âlîdir. Ve şîrînkârlık ile üstâd-ı mühendis gûnâ-gûn musanna‘ ebrâclar ve gûnâ-gûn metîn bedenler tertîb eylemiş kim misli bir kal‘ada yokdur. El-hâsıl bir sedd-i metîn iç kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369b ·
metinde göster ·