Ve ekâlîm-i seb‘adan gûnâ-gûn nakş-ı bûkelemûn-ı ibret-nümûn
ebrî
ruhâmlar keştîlerle taşındı. Ve üstâd-ı Ferhâd-pîşe seng-tırâşların tîşeleri aş …
Ve ekâlîm-i seb‘adan gûnâ-gûn nakş-ı bûkelemûn-ı ibret-nümûn ebrî ruhâmlar keştîlerle taşındı. Ve üstâd-ı Ferhâd-pîşe seng-tırâşların tîşeleri aşındı. Ol kadar ihtimâm-ı bezl-i tâm edüp câmi‘in nısfın yedi yılda tamâm etdiler. Ve ahcârât-ı firâvân Belkîs tahtı olan Ayasuluğ şehrinden ve Aydıncık tahtından gelmişdir. Ve dil-âvîz [u] reng-âmîz ruhâmlar Karaman ve Şâm ve Kıbrıs cezîresinden nakl olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
… bu câmi‘in iç yüzü rû-yı dîvârında serâpâ beşer altışar zirâ‘ çâr-kûşe mücellâ
ebrî
hacerâtlar ile kaplı bir câmi‘dir. Her bir taşda bi-emrillâh gûnâ-gûn eşkâl-i g …
Ve bu câmi‘in iç yüzü rû-yı dîvârında serâpâ beşer altışar zirâ‘ çâr-kûşe mücellâ ebrî hacerâtlar ile kaplı bir câmi‘dir. Her bir taşda bi-emrillâh gûnâ-gûn eşkâl-i garîbeler ve şükûfeler yazılmışdır ve kenârlarında elvân ezhârlar kazılmışdır 36a ve her amûdların kürsî-i âlîlerinde ve kemerleri etrâfındaki zıhlar kirişmelerinde ol kadar üstâd-ı mermer-bür san‘at harc etmişdir kim hâlâ cihân üstâdları ana bir tîşe urmağa kâdir [de]ğildir. Ammâ mihrâbı ve minberi beyâz mermerden sâde güzelidir. Ammâ gâyet musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b–36a ·
metinde göster ·
… r var kim âdem hayrân olur. Hattâ hareminin kıble kapusunun iç yüzündeki amûd-ı
ebrî
içre bi-emrillâh taşın mevcinde bir hırka-i peşmîneli Mevlevî külâhlı ve eli mi …
Ve çâr-kûşe haremi dahi tûlen ve arzen (---) ayakdır. Ve yemîn ü yesârında ve bir dahi kıblesi kapusunda (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur haremin cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre cümle gûnâ-gûn ibret-nümûn amûd-ı nakş-ı bûkalemûnlar var kim âdem hayrân olur. Hattâ hareminin kıble kapusunun iç yüzündeki amûd-ı ebrî içre bi-emrillâh taşın mevcinde bir hırka-i peşmîneli Mevlevî külâhlı ve eli mirvahalı bir dervîş sûreti vardır, gûyâ zî-rûhdur. Temâşâgâh-ı ünâsdır kim Musavvirü'l-Hallâk eyle tahrîr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
… hheb ve zücâc-ı billûr ve necef-i mülevven ile belât-ı mücezza‘ ile ve mermer-i
ebrî
ve sommâkî ve yeşim-i yerekânî gûnân ile mebnî pesen-dîde düyûr-ı kebîrler var …
Evsâf-ı külliyât-ı Antakıyye: Bu şehri Hazret-i Yahyâ asrında imâr eden Bî‘atü'l-Kassân nâm bir melik-i âdil Hazret-i İsâ'ya îmân getirmiş idi. Bu şehr içre yüz yıl adâlet ile hükümet edüp yetmiş kadar deyr-i azîmler binâ edüp bu kal‘a içre cümle altı yüz aded kenîse, manastır, ma‘bedhâne-ı Mesîhiyye var idi. Her biri fass u müzehheb ve zücâc-ı billûr ve necef-i mülevven ile belât-ı mücezza‘ ile ve mermer-i ebrî ve sommâkî ve yeşim-i yerekânî gûnân ile mebnî pesen-dîde düyûr-ı kebîrler var idi. Hazretin mevlûdü gicesi çoğu münhedim olup hâlâ âsâr-ı binâları ve yedi aded düyûr [u] kenîse-i ma‘mûrları vadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 23b ·
metinde göster ·
nârenc çubuğuna, Bursa'nın imâm lülesine Cebeliye ve Latkiye ve Yenice'nin karı …
Ol günde vâveylâ ve vâ-veledâ olup bir kayık bin altuna bulunmaz, hâl neye müncer olur. "Ananın babanın bir daneciği idim, el-hükmü lillâh" der. Ba‘zısının yelpâzesi elinde, tütün kîsesi belinde altı boğum Diyârıbekr'in ebrî nârenc çubuğuna, Bursa'nın imâm lülesine Cebeliye ve Latkiye ve Yenice'nin karınca ayağı doğranmış mümessek duhânın içerek murabba‘ât fasılları ederek bu deryâ-misâl asker içre ol izdihâmda piyâde giderek har har solur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31b ·
metinde göster ·
… att'a iki menzil karîb bir çölistânda evc-i âsumâna kadd-i ser çekmiş rengâmîz,
ebrî
renk kaya-yı serâmed üzre bir kal‘a-i yed-i kudretdir, Cenâb-ı Bârî kârı bir ka …
Evvelâ hudûd-ı Ermenîstân'da Cezîre-i Dicle içinde Şatt'a iki menzil karîb bir çölistânda evc-i âsumâna kadd-i ser çekmiş rengâmîz, ebrî renk kaya-yı serâmed üzre bir kal‘a-i yed-i kudretdir, Cenâb-ı Bârî kârı bir kal‘a-i bârîdir kim vasfında lisân kâsır ve kalemler kâsırdır. Lâkin bu abd-i hakîr-i kalîlü'l-bidâ‘a lehce-i mahsûsumuz ile alâ kadri'l-imkân güneşde zerre ve deryâda katre-misâl medhine cür’et edüp tahrîr idelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 210b ·
metinde göster ·
… u şehr-i Bitlîs'in sarı sahtiyânı ve gül-i pembe ve gül-i şeftalü ve âsumânî ve
ebrî
ve gülgûnîsi ve kırmızısı ve âlü'l-alisi ve yeşil ve turuncî ve meneviş sahtiyâ …
Ve bir memdûh-ı kârı dahi debbâğlardır kim diyâr-ı Rûm'da Edirne'nin kırmızı sahtiyânı ve yine Rûm'da Öziçe mor sahtiyânı ve Anadolu'da Konya ve Kayseriyye'nin sarı sahtiyânları meşhûr-ı âfâk iken bu şehr-i Bitlîs'in sarı sahtiyânı ve gül-i pembe ve gül-i şeftalü ve âsumânî ve ebrî ve gülgûnîsi ve kırmızısı ve âlü'l-alisi ve yeşil ve turuncî ve meneviş sahtiyânları olur kim gûyâ Hıtâyî ve Ahmed-âbâdî kâğız gibi mücellâ ve danedâr sahtiyânları olur kim bir diyâra mahsûs değildir. Hatta ba‘zı tüccârlar ve âyende vü revendegân kübbâr-ı a‘yânlar diyâr diyâr teberrüken götürüp kitâblara ve Kelâmullahlara cild ederler kim içinde âyetün min âyâtillah olur. Ammâ aceb hikmetdir kim yine kelb necisiyle dibâğat olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 233b ·
metinde göster ·
… ve sarı ve siyâh ve kırmızı ve zırnîhî ve hınnâ ile boyanmış sekiz elvân reng-i
ebrî
sakallı âdemlerdir ve kıllı Kürd tâ’ifesi 234a olmak ile kesîrü'l-lıhye ve ve …
On bin âdemi hân-ı âlîşân nökeridir kim bellerinde Şeyhânî ve Ma‘arravî kılıçları ve çepkenlerinde Halebî kalkanları ve ellerinde köpal çevgânları başları telli ve alaca serbendli ve gözü sürmeli ve çoğu semmûr u zerdevâ ve vaşak u zincâb ve kebûtî kürklü müte‘azzım âdemlerdir. Hân nökerinin vasatu'l-hâlli olanı serbendli ve başları turna ve şahin telli ve şal u şapikli ve beli çap tîrkeşli ve eli kûpâlli ve mavi ve sarı ve siyâh ve kırmızı ve zırnîhî ve hınnâ ile boyanmış sekiz elvân reng-i ebrî sakallı âdemlerdir ve kıllı Kürd tâ’ifesi 234a olmak ile kesîrü'l-lıhye ve vecîhü'l-manzar âdemlerdir kim karşudan bir âdeme nazar etsen sekiz gûne sakalı vardır. Bir cânibi kumral ve bir tarafı zerdeçavî ve bir yanı mavî ve ortası kırmızı gûnâ-gûn ablak ve palâk sakalları vardır kim Rûm âdemi anları gördükde hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 233b–234a ·
metinde göster ·
… v urdukça kayalarının ba‘zı yerleri la‘lî ve mâvî ve sarı ve yeşil ve kebûdî ve
ebrî
nakş-ı bukalemun görünür.
Cemî‘i müverrihân-ı Acem içre kal‘a-i Van'a Kızıl Arslan derler. Zîrâ cümle kayaları surh-endâm kızıl kana müstağrak esed-hey’et bir kal‘a-i pür-salâbetdir. Sahrâ-i bâlâsına âfitâb-ı âlemtâb pertev urdukça kayalarının ba‘zı yerleri la‘lî ve mâvî ve sarı ve yeşil ve kebûdî ve ebrî nakş-ı bukalemun görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250b ·
metinde göster ·
… ortasında yükün yükleyüp çökmüş deve gibi arkası evc-i âsumâna çıkmış gûnâ-gûn
ebrî
ve la‘l-gûn ve nakş-ı bukalemun kaya-yı ibret-nümûndur. İki tarafında deve yükü …
Hâk-i Âzerbaycân'da diyâr-ı Ermen'de cenûbî ve garbîsi ve şimâlîsi Van deryâsı kıblesi ve şarkîsi ve yıldız tarafı İremezâtü'l-imâd misilli sahrâ-yı azîmin ortasında yükün yükleyüp çökmüş deve gibi arkası evc-i âsumâna çıkmış gûnâ-gûn ebrî ve la‘l-gûn ve nakş-ı bukalemun kaya-yı ibret-nümûndur. İki tarafında deve yükü gibi karnı vâsi‘ altı 251a kûh-ı bî-sütûn gibi boş kayalardır kim kıble tarafındaki kayaları altında aşağı şehri etrâfında başka alçak hisâr varoşudur, ammâ şimâl tarafındaki altı boş kaya kim Timur'un toprak sürdüğü mahalde şehir yokdur. Bir cânibi sazlı bataklıkdır. Garb tarafı Timur toprağıdır, dahi mâverâsı sahrâdır. Bu kaya çökmüş deve gibi oldukda başı cânib-i şarka nâzır Kesikkaya nâmıyla ma‘rûf ve Deveboynu dahi derler. Hakkâ ki gerdân-ı şütür gibi bir eğri kayadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250b–251a ·
metinde göster ·
… râ vü kasabât ve mezâri‘ât ve bâğ u bâğçe ve çayır ve çemeni serâpâ rûy-ı arzda
ebrî
kâğız gibi nakş-ı bûkalemûn gibi görünür. Tâ bu mertebe âlî Şıpka dağıdır.
Yaylağ-ı Şıpka'nın tâ zirve-i a‘lâsına iki sâ‘atde gücile çıkdık, zîrâ bir kûh-ı ser-bülenddir kim nihâyetine çıkan gûyâ Mesîh-vâr evc-i semâya urûc edüp kerrûbiyân sadâların i[şi]düp aşağıda cümle Kızanlık sahrâsında zeyn olan kurâ vü kasabât ve mezâri‘ât ve bâğ u bâğçe ve çayır ve çemeni serâpâ rûy-ı arzda ebrî kâğız gibi nakş-ı bûkalemûn gibi görünür. Tâ bu mertebe âlî Şıpka dağıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
Bunda olan tâkler ve bunda olan gireh gireh musanna‘ revzenler ve bunda olan mücellâ ebrî ahcâr-ı ruhâmlar meğer Kudüs-i şerîfde câmi‘-i Aksâ'da ola. Bir nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn câmi‘-i mü’minûndur kim diller ile tavsîf ve ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67b ·
metinde göster ·
… olan mezâri‘ât ve çayır ve çemenzâr ve lâle‘ızâr bâğları ve müşebbek bostânları
ebrî
kâğız gibi nakş-ı bûkalemûn nümâyândır ve Polata ve Çavka ve Val ve Cân Beğ nâm …
Hemân bir surâhî su kabağı gibi boğazı ince ve Began {kal‘ası} tarafı sivri ve bâğlar tarafı kabağın karnı şeklinde bir kal‘a-i serâmeddir. Bu minâreden Belgrad sahrâsının zemîninde olan mezâri‘ât ve çayır ve çemenzâr ve lâle‘ızâr bâğları ve müşebbek bostânları ebrî kâğız gibi nakş-ı bûkalemûn nümâyândır ve Polata ve Çavka ve Val ve Cân Beğ nâmân kal‘alar cümle dağları ve ormanları ile nümâyândır ve aslâ bu kal‘aya hâ’il yokdur, hemân bir sahrâ-yı sebzezâr u buhayre içre vâki‘ olmuş bir acîb ü garîb kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14b ·
metinde göster ·
… ırmızı ve beyâz ve sarı olmakdır, ammâ bu bâğ-ı Merâm'da yeşil ve mâvî ve al ve
ebrî
ve ablak ve la‘lî ve haşhâşî ve niçe gûne güller var kim râyiha-i tayyibesi âde …
Bu bâğ-ı hıyâbânın içinde cemî‘i sokakları gûnâ-gûn nakş-ı âhar tarh olunmuşdur ve her şâhrâhı birer gûne nakş-ı bûkalemûn kuş gözü gibi hurde zî-kıymet taşlar ile döşenmiş gûyâ Hind füsûskârîsi gibi ruhâm-ı ibret-nümûn kaldırım döşelidir. Ve her tarhındaki tahta add olunan tarlalarında birer gûne şükûfeler var kim Âl-i Osmân diyârında ve Arab u Acem'de ve Leh u Çeh u Maskov diyârlarında eyle şükûfeler yokdur. Hatta kırk altı gûne mutabbak verd-i handân gül hedâyâ getirdiler. Ve gülün hilkati kırmızı ve beyâz ve sarı olmakdır, ammâ bu bâğ-ı Merâm'da yeşil ve mâvî ve al ve ebrî ve ablak ve la‘lî ve haşhâşî ve niçe gûne güller var kim râyiha-i tayyibesi âdemün demâğın mu‘attar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52a ·
metinde göster ·
… ferahî ve mermer ve somâkî ve zenbûrî ve seylânî ve akîk u yemenî ve savvânî ve
ebrî
ahcâr-ı gûnâ-gûn ile mefrûş kâ‘alar ve mastaba ve soffalar ve görünüşler var ki …
Ve cümle taşları yeşim ve harekânî ve yerekânî ve balgamî ve seng-i ferahî ve mermer ve somâkî ve zenbûrî ve seylânî ve akîk u yemenî ve savvânî ve ebrî ahcâr-ı gûnâ-gûn ile mefrûş kâ‘alar ve mastaba ve soffalar ve görünüşler var kim her biri birer kral-ı dâllerin âsâr-ı ibret-nümâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52a ·
metinde göster ·
… erâser-vâr nakş-ı bûkalemûn temâşâ etdik. Sahîfe-i edîm-i arz gûyâ bir münakkaş
ebrî
hıtâyî varak gibi nümâyân idi. Ve yedi konak garba Akdeniz bir halîc-misâl zâhi …
Ammâ hakîr atları aşağıda bırağup bir kaç huddâmlar ile etek dermiyân ile var kuvveti bâzûya getirüp yüz bin renc [ü] anâ ile çıkup rûy-i zemîni serâser-vâr nakş-ı bûkalemûn temâşâ etdik. Sahîfe-i edîm-i arz gûyâ bir münakkaş ebrî hıtâyî varak gibi nümâyân idi. Ve yedi konak garba Akdeniz bir halîc-misâl zâhir idi. Tâ bu mertebe bir cebel-i bülenddir. Ana hâ’il ebr-i kebûddan gayri meğer pervâz uran murgân ola. Ammâ bunda dahi âdemî-zâtdan ferd-i âferîdeden kimesne yokdur. Kaydefâ ve İzmirne melikelerin sarâyları henüz üstâd elinden rehâ bulmuş nüzhet-âbâd binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y29a ·
metinde göster ·
… n aşağısı etrâfında mefrûş ol kadar sun‘-ı ilâhî mermer-i hâm elvân ve mevvâc-ı
ebrî
taşlar var kim medhinde lisân kâsır, tahrîrinde kilk-i cevâhir-nisârlar kâsirdi …
Ve bu soffanın aşağısı etrâfında mefrûş ol kadar sun‘-ı ilâhî mermer-i hâm elvân ve mevvâc-ı ebrî taşlar var kim medhinde lisân kâsır, tahrîrinde kilk-i cevâhir-nisârlar kâsirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y76a ·
metinde göster ·
… hân-nümâ bir teferrücgâh yer olmak ile cümle şehrin amâristânı ve deşt-i vâdîsi
ebrî
hıtâyî sahîfe-misâl nümâyândır.
Evvelâ şehirden şimâle, dağlara çıkup ziyâret-i Erenler Sultân yayla yolu üzre bir ulu âsitâne-i Bektaşiyân'dır. Cihân-nümâ bir teferrücgâh yer olmak ile cümle şehrin amâristânı ve deşt-i vâdîsi ebrî hıtâyî sahîfe-misâl nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y87b ·
metinde göster ·
… in içi serâpâ cümle dîvârları iki âdem kaddi gûnâ-gûn yed-i Kudret ile münakkaş
ebrî
mermer ve sommâkîler var kim çeşm-i ibret hîrelenir, eyle temâşâğâh câmi‘dir.
Ve câmi‘ içi cümle on altı sommâkî mermer-i hâm ve ruhâm sütûn-ı mevzûnlar üzre tâk-ı mukavvesler üzre toloz kubbelerdir. Ve câmi‘in içi serâpâ cümle dîvârları iki âdem kaddi gûnâ-gûn yed-i Kudret ile münakkaş ebrî mermer ve sommâkîler var kim çeşm-i ibret hîrelenir, eyle temâşâğâh câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y152b ·
metinde göster ·
… afındaki dîvârı üç âdem kaddi biçme tahta gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ nakş-ı bûkalemûn
ebrî
mermerler kaplıdır. Her birine im‘ân-ı nazar ile nazar olunsa niçe sun‘-ı Hudâ …
Ve bu câmi‘in mihrâb tarafındaki dîvârı üç âdem kaddi biçme tahta gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ nakş-ı bûkalemûn ebrî mermerler kaplıdır. Her birine im‘ân-ı nazar ile nazar olunsa niçe sun‘-ı Hudâ müşâhede olunur. Gâyet mücellâ ve musaykal ebrî mermer-i hâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211a ·
metinde göster ·
… ar ile nazar olunsa niçe sun‘-ı Hudâ müşâhede olunur. Gâyet mücellâ ve musaykal
ebrî
mermer-i hâmlardır.
Ve bu câmi‘in mihrâb tarafındaki dîvârı üç âdem kaddi biçme tahta gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ nakş-ı bûkalemûn ebrî mermerler kaplıdır. Her birine im‘ân-ı nazar ile nazar olunsa niçe sun‘-ı Hudâ müşâhede olunur. Gâyet mücellâ ve musaykal ebrî mermer-i hâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211a ·
metinde göster ·
… mi dâ’iren-mâdâr üç yüz adımdır. Ve şekl-i müsemmendir ve taşrası üç âdem kaddi
ebrî
ve sommâkî ve yeşim harakânî mermerler kaplıdır. Ve herbir parça mermerlerde ni …
Bu hakîr otuz sekiz sene on yedi pâdişâhlık yer seyâhat etdim, temâşâ etdiğim binâlarda böyle mânend-i ürd-ı behişt-i heşt görmedim. İçine benî âdem girdikde dehşet-âlûd olup dem-beste ve hayrân olarak ol ân engüşt ber-dehen eder. Bir beyâz mermer döşeli sahrânın vasatında bir kasr-ı Havernak-misâl bir câmi‘-i pür-envârdır. Ve taşrasından Y 212b haremi dâ’iren-mâdâr üç yüz adımdır. Ve şekl-i müsemmendir ve taşrası üç âdem kaddi ebrî ve sommâkî ve yeşim harakânî mermerler kaplıdır. Ve herbir parça mermerlerde niçe bin sun‘-ı Hudâ nümâyândır. Ve bu mermerlerden yukarusu tâ kubbe saçağına varınca münakkaş ve musanna‘ kâşî-i Çîn ve şekl-i nîlgûn ile bir gûne tezyîn olmuşdur kim pesendîde-i P 91b âlem-bîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212a–Y212b ·
metinde göster ·
… kânî ve sommâkî ve beyâz mermer-i arakânî ile ve gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevcli ve
ebrî
mermerler ile mezkûr derûn-ı dîvâr kaplıdır. Ve herbir mermeri üstâd-ı mermer-b …
Ve bu kapulardan içeri tâ Sahratullâh'a varınca dörd kat binâdır. Evvelki katı tahrîr olunandır ki bunun dahi iç yüzü tâ başdan başa taşrası gibi yeşim ve harakânî ve safrâyî yerekânî ve sommâkî ve beyâz mermer-i arakânî ile ve gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevcli ve ebrî mermerler ile mezkûr derûn-ı dîvâr kaplıdır. Ve herbir mermeri üstâd-ı mermer-bür birer san‘at ile biçmiş kim sahîfeteyni yan yana geldikde gûnâ-gûn kitâbeler ve eşkâl-i acîbe [vü] garîbeler nümâyândır. Hattâ bâb-ı (---) taşrasında Sahra-i şerîfe müteveccih oldukda bu kapunun sağ tarafında dîvâra kaplı mermerde iki horos tasvîri birbirine minkâr minkâra cenâhların küşâde kılup dururlar. Bi-emrillâh biçme ebrî seng-i elvânlarda böyle ibret-nümâ firâvândır. İm‘ân-ı nazarla görüldükde dürlü dürlü eşkâller ve şükûfeler zâhir olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212b ·
metinde göster ·
… ri birbirine minkâr minkâra cenâhların küşâde kılup dururlar. Bi-emrillâh biçme
ebrî
seng-i elvânlarda böyle ibret-nümâ firâvândır. İm‘ân-ı nazarla görüldükde dürlü …
Ve bu kapulardan içeri tâ Sahratullâh'a varınca dörd kat binâdır. Evvelki katı tahrîr olunandır ki bunun dahi iç yüzü tâ başdan başa taşrası gibi yeşim ve harakânî ve safrâyî yerekânî ve sommâkî ve beyâz mermer-i arakânî ile ve gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevcli ve ebrî mermerler ile mezkûr derûn-ı dîvâr kaplıdır. Ve herbir mermeri üstâd-ı mermer-bür birer san‘at ile biçmiş kim sahîfeteyni yan yana geldikde gûnâ-gûn kitâbeler ve eşkâl-i acîbe [vü] garîbeler nümâyândır. Hattâ bâb-ı (---) taşrasında Sahra-i şerîfe müteveccih oldukda bu kapunun sağ tarafında dîvâra kaplı mermerde iki horos tasvîri birbirine minkâr minkâra cenâhların küşâde kılup dururlar. Bi-emrillâh biçme ebrî seng-i elvânlarda böyle ibret-nümâ firâvândır. İm‘ân-ı nazarla görüldükde dürlü dürlü eşkâller ve şükûfeler zâhir olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y212b ·
metinde göster ·
… dörd sütûnun on altısı Hudâ hakkıyçün Yed-i Kudret ile halk olunmuş nûr-ı Hudâ
ebrî
amûd-ı müntehâ sommâkî sütûnlardır kim vasfında zebân kâsırdır. Ve sekizi amelî …
Ve bu evvelki kat dîvârın iç yüzünde bir kat dahi vardır, dîvâr değildir. Cümle yigirmi dörd sütûn-ı müntehâ üzre mebnî kemerlerdir kim mezkûr kubbe-i âlîye müntehîdir. Ammâ bu yigirmi dörd sütûnun on altısı Hudâ hakkıyçün Yed-i Kudret ile halk olunmuş nûr-ı Hudâ ebrî amûd-ı müntehâ sommâkî sütûnlardır kim vasfında zebân kâsırdır. Ve sekizi amelî çâr-kûşe imâdlardır kim çâr rükünden nişân verir. Ammâ üstâd Ferhâd bu sütûn-ı amelîleri eyle zer-ender-zer halkârî nakş-ı bûkalemûn etmiş kim gûyâ sâ‘at mînâsı-misâl nakş-ı Mânî'dir. Cümle câmların şa‘şa‘ası bu amûdlara pertev urdukça garîb insânın çeşmi hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y213a ·
metinde göster ·
… ol kadar âvîzeler yokdur, ammâ kanâdîlleri gâyet çokdur. Ve der-i dîvârı serâpâ
ebrî
kâğıd misâli sun‘-ı Hudâ seng-i gûnâ-gûn. Her bir kıt‘ası birer kilim cirmi kad …
Ve bu deyrin zemîni beyâz mermer-i hâm döşelidir. (---)(---) içinde ol kadar âvîzeler yokdur, ammâ kanâdîlleri gâyet çokdur. Ve der-i dîvârı serâpâ ebrî kâğıd misâli sun‘-ı Hudâ seng-i gûnâ-gûn. Her bir kıt‘ası birer kilim cirmi kadar vardır kim cemî‘i kanâdîller (---)(---) anda nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226a ·
metinde göster ·
… lemmâ‘ ile sâyebân-âsâ kuruludur. Altında rakîk rimâl döşelidir. Ba‘zı küncleri
ebrî
taşlardır. Üstünde riyâzât-keş keşîşler küşte-nefs edüp celîslerdir. Haftada bi …
Ve cümle gârlar zer-ender-zer ile döşelidir. Ammâ anların zamânında kum üzre otururlar imiş. Ve bu büyük gârın dahi cânib-i erba‘ası zî-kıymet cibinlik ile pûşîdedir. Ve gârın kubbe yeri bir çetr-i mülemmâ‘ ile sâyebân-âsâ kuruludur. Altında rakîk rimâl döşelidir. Ba‘zı küncleri ebrî taşlardır. Üstünde riyâzât-keş keşîşler küşte-nefs edüp celîslerdir. Haftada bir kerre ta‘âm tenâvül eder ruhbân vardır. Ol kadar za‘îf ü nahîf olmuşlardır kim gûyâ Ahlât şehri kadîdleridir. Ammâ her biri ilm-i akliyyât ve felsefiyyât ve riyâzâtta der-ser-i Arasto'lardır. Ammâ yine dalâlet-âbâd tekyesinin kûşe-nişînânları ve dervîşân-ı bî-nişânlardır ki âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227a ·
metinde göster ·
… in cânib-i erba‘ası dîvârları birer âdem kaddi bâlâ gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevvâc
ebrî
mermerler kaplıdır. Ve bu câmi‘in mukâbilinde Halîl câmi‘i kapusuna nâzır bir k …
Ve bu câmi‘ tûlen ve arzen yüz ellişer ayakdır. Ve altı sütûn üzre mebnî toloz kemer binâlardır, kubbeler değildir ve ortası açıkdır. Ve derûn-ı câmi‘in cânib-i erba‘ası dîvârları birer âdem kaddi bâlâ gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevvâc ebrî mermerler kaplıdır. Ve bu câmi‘in mukâbilinde Halîl câmi‘i kapusuna nâzır bir kapusu var, ol dahi şebekedir. Kemeri üzre bu târîh kitâbet olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y231a ·
metinde göster ·
… et-i Osmân binâ etdüği dîvâr cümle gûnâ-gûn mevvâc sommâkî ve yeşim ve yerekânî
ebrî
seng-i ibret-nümûnlar kaplıdır. Ve bu seng-i musanna‘lar üzre bir kat dahi celî …
Bu hatlardan aşağı kâr-ı ferşe varınca Hazret-i Osmân binâ etdüği dîvâr cümle gûnâ-gûn mevvâc sommâkî ve yeşim ve yerekânî ebrî seng-i ibret-nümûnlar kaplıdır. Ve bu seng-i musanna‘lar üzre bir kat dahi celî hatt-ı müzehheb ile tâ Bâb-ı Selâm'dan Bâb-ı Cibrîl'e gelince sûre-i Feth-i şerîf tahrîr olunmuşdur. Ammâ Allâhu a‘lem hatt-ı Yâkût-ı Musta‘sımî'dir, zîrâ hatt-ı kadîmdir. Ve kâ‘idesi dahi ana yakındır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y282b ·
metinde göster ·
ve mevvâc ve sommâkî gûnâ-gûn mermer kaplıdır. Ve sahrâ-misâl haremi eyle musan …
Ve mihrâb dîvârı tarafı serâpâ üç adım kaddi bâlâ ebrî ve mevvâc ve sommâkî gûnâ-gûn mermer kaplıdır. Ve sahrâ-misâl haremi eyle musanna‘ ruhâmlar ve eyle musaykal beyâz mermer ile mebsûtdur kim Ümmü Dünyâ câmi‘lerinde misli yokdur. Dâ’imâ mücellâdır, zîrâ bu câmi‘ fevkânî olmağile zemîni yübûset üzredir. Ve der-i dîvârda olan mermerler eyle mücellâdır kim âdemin reng-i rûyları ve cemâ‘atın rükû‘ [u] sücûdları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y93b ·
metinde göster ·
… soffasının üçer taraf dîvârı üçer âdem kaddi beyâz mermer ve kırmızı sommâkî ve
ebrî
ve yerekânî tahta mermer kaplıdır. Ve Sultân Hasan bizzât mihrâb önünde eflâke …
Ve bu minber soffasının üçer taraf dîvârı üçer âdem kaddi beyâz mermer ve kırmızı sommâkî ve ebrî ve yerekânî tahta mermer kaplıdır. Ve Sultân Hasan bizzât mihrâb önünde eflâke ser çekmiş bir beyâz kubbe içinde medfûndur. Kulları şehîd etmişlerdir. Ammâ Hudâ âlimdir, rub‘-ı meskûnda eyle bir müzeyyen kubbe-i pür-nûr-ı illiyyîn yokdur. Zer-ender-zer nakş-ı bûkalemûndan mâ‘adâ anda olan kütüb-i nefîse ve Kelâm-ı İzzetler ve zî-kıymet maslûb âvîzeler ve girânbahâ zerdûz hâlîçeler ve niçe yüz mücevher kanâdîl ve şem‘dân ve buhûrdân ve gülâbdânlar meğer Hazret-i Risâlet-penâh'ın kubbe-i şerîfinde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y95a ·
metinde göster ·
… yed-i tûlâsını ayân u beyân eylemiş. Der-i dîvârında olan sun‘-ı Hudâ gûnâ-gûn
ebrî
mermerleri ve sommâkîleri tertîb üzre eyle hemvâr edüp birbirlerine eyle imtizâ …
Sene 916 târîhinde binâ olunmak ile karîbü'l-ahd olup cümleden câmi‘lerden sonra binâ olunmağile üstâd mühendisi her câmi‘den birer san‘at serîka edüp bu Gavrî câmi‘inde icrâ-yı ma‘rifet eden üstâd mi‘mâr yed-i tûlâsını ayân u beyân eylemiş. Der-i dîvârında olan sun‘-ı Hudâ gûnâ-gûn ebrî mermerleri ve sommâkîleri tertîb üzre eyle hemvâr edüp birbirlerine eyle imtizâc etdirmiş kim bir pây-ı peşşe ilişecek yeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y96a ·
metinde göster ·
… oloz kemerlerdir. Ve hareminin etrâfında olan dîvâra kaplı gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ
ebrî
taşlar kaplıdır kim her biri birer seccâde cirminde gâyet musaykal ve mücellâ r …
Âl-i Abbâsiyân kullarındandır. Ol kadar büyük değildir, ammâ gazâ mâlıyla binâ olunmağın ruhâniyyet vardır. İçinde aslâ sütûnları yokdur, cânib-i erba‘ası çâr soffa üzre toloz kemerlerdir. Ve hareminin etrâfında olan dîvâra kaplı gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ ebrî taşlar kaplıdır kim her biri birer seccâde cirminde gâyet musaykal ve mücellâ ruhâmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y98b ·
metinde göster ·
yeşim harekânî ve mermer gûnâ-gûn sommâkîdir, biçilmiş mücellâ ve musaykal taşl …
Câmi‘-i Sultân Kayıtbay: Cümleden ma‘mûr [u] âbâdân ve müzeyyen câmi‘dir. Ve sekiz ayak taş nerdübân ile çıkılır fevkânî bir câmi‘-i rûhânîdir. İçinde aslâ sütûnları yokdur, çâr tâklar üzre münakkaş ve zerkeş tavanlı ve câmlı nûr-ı mübîn câmi‘dir. Cânib-i erba‘asında der-i dîvârları serâpâ ebrî yeşim harekânî ve mermer gûnâ-gûn sommâkîdir, biçilmiş mücellâ ve musaykal taşlar kaplıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y136a ·
metinde göster ·
… mmâkî ve yeşim ve harekânî ve yerekânî ve arakânî ve seng-i ferah ve balgamî ve
ebrî
taşları meğer Kudüs-i şerîfin Sahratullâh'ında ola. Ammâ bunda olan hatt-ı Kûfî …
Ve bu kubbenin içinde olan der-i dîvârda sun‘-ı Hudâ ruhâmları ve zî-kıymet elvân elvân sommâkî ve yeşim ve harekânî ve yerekânî ve arakânî ve seng-i ferah ve balgamî ve ebrî taşları meğer Kudüs-i şerîfin Sahratullâh'ında ola. Ammâ bunda olan hatt-ı Kûfî ve musanna‘ Fahrî oymasına müşâbih gûnâ-gûn mermerler üzre olan şükûfeler ve Mısır bağlamaları ile müzeyyen cihân-ârâ bir ârâmgâhdır. Ve kubbe-i âlî-i sernigûnu içinde aslâ bir hâlî yer olmayup sihr-i i‘câz münakkaşdır kim Mânî ve Hassân ve Bihzâd u Erjeng ve Freng-i sâhib-reng kalemin çekmede âcizlerdir. Hakkâ ki evâyil-i a‘sârda acâyib üstâd-ı kâmiller var imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226b ·
metinde göster ·
… Zîrâ bir vech ile tîşe ve Ferhâdî külünk te’sîr etmez. Ve hacer içinde ben ben
ebrî
altun nümâyândır, ammâ ana dahi bir âlât-ı silâh kâr etmez, turfa ma‘cûn hacerd …
Vâcibü's-seyrdir kim bu hacer zamân-ı kadîmde bir Kıbtî pâdişâhının gûru imiş, devletleri Urbân eline girüp na‘şın atup âbdesthâne etmişler. Ammâ bu havuzun cânib-i erba‘asında bir gûne kehene-i kudemâ hatları var kim ekâlîm-i Mısır'ı bu âna dek sekiz sene geşt ü güzâr etdim, İsne ve İsvân'da bu hatların mislin görmedim. Gûnâ-gûn eşkâl-i garîbeler ile ârâste bir ibret-nümûn seng-i nilgûndur. Ba‘zı sanâyi‘ sâhibleri bu seng-i ma‘cûndur, derler. Zîrâ bir vech ile tîşe ve Ferhâdî külünk te’sîr etmez. Ve hacer içinde ben ben ebrî altun nümâyândır, ammâ ana dahi bir âlât-ı silâh kâr etmez, turfa ma‘cûn hacerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y306a ·
metinde göster ·
… küşâdır. Enderûn [u] birûnunda eyle musaykal u mücellâ sun‘-ı Hudâ gûnâ-gûn iri
[ebrî
?] taşlar var kim gûyâ henüz üstâd hakkâk elinden çıkmışdır. Bundan gayrı câmi‘ …
Mukaddemâ bin beş yüz mihrâb imiş, hâlâ on bir mihrâb kalmışdır. Ammâ şehrin ortasında İbn Îsâ'nın bir câmi‘i vardır kim misli Mısır iklîminde ve Mısır'da yokdur. Gâyetü'l-gâye musanna‘ ve rûşen câmi‘-i dilküşâdır. Enderûn [u] birûnunda eyle musaykal u mücellâ sun‘-ı Hudâ gûnâ-gûn iri [ebrî?] taşlar var kim gûyâ henüz üstâd hakkâk elinden çıkmışdır. Bundan gayrı câmi‘ yokdur. Ve bir minâre-i serâmedi var, kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş üç tabaka minâre-i âlîdir. Ve hammâm dahi Emîr Îsâ'nındır. Bu hammâmın dahi nazîri yokdur, meğer Menfalût şehrinde Osmân Beğ hammâmı ola. Ve elli Y 311a mikdârı dükkânları vardır, ammâ herkesin hânesinde P 275b ihrâm dokurlar ve üç yüz altmış dükkândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y310b–Y311a ·
metinde göster ·
… cânib-i erba‘asının der-i dîvârında olan musaykal u mücellâ elvân elvân mevcli
ebrî
Hıtâyî kâğıd gibi kaplı tâslar var kim gûyâ herbiri birer âyine-i morandır. Bu …
Câmi‘-i Tâhir Baybars: Otuz altı sütûn üzre mebnî tâk-ı Havernakları üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn nakş-ı Bihzâd mânend müzehheb ü mutallâ levhalı tavandır. Mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Lâkin cânib-i erba‘asının der-i dîvârında olan musaykal u mücellâ elvân elvân mevcli ebrî Hıtâyî kâğıd gibi kaplı tâslar var kim gûyâ herbiri birer âyine-i morandır. Bu câmi‘in misli dahi arâzî-i Mısır'da yokdur. Cemî‘i seyyâhân-ı cihânbîn bu câmi‘in vaz‘-ı esâsı beyânında âciz ü fürûmândedirler. Zîrâ bu savma‘a-i kadîmde ol kadar san‘at-ı kalemkârî ve nakş-ı halkârî ve hûb u mergûb tasarrufât-ı gûnâ-gûnlar var kim erbâb-ı kemâl ve ehl-i vasf anın midhatinde âciz ü kâsırdır. Hakkâ Mısır'da dahi niçe câmi‘-i selâtîn-i selef vardır kim anların dahi rûy-ı zemînde misilleri yokdur. Lâkin bu Minye câmi‘i vasfdan hâric ve beyândan âric bir tarz-ı acîb ve bir tavr-ı garîb vâki‘ olmuş câmi‘-i vâcibü's-seyrdir. Kıble kapusu üzre bu târîh yazılmışdır: Q 302bP 299b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y364b ·
metinde göster ·
… gûnâ-gûn mevcli mermerler ve sommâkî ve balgamî ve yeşim ve yerekânî kebûtî ve
ebrî
hacer-i zî-kıymetler kaplıdır. Ve minberi levha ve haşebdir, ammâ gâyet musanna …
Bu câmi‘in haremi cümle acîb ü garîb musanna‘ ruhâm döşelidir. Ve kıble dîvârı tarafı dahi serâpâ ruhâm sun‘-ı Hudâ musaykal u mücellâ gûnâ-gûn mevcli mermerler ve sommâkî ve balgamî ve yeşim ve yerekânî kebûtî ve ebrî hacer-i zî-kıymetler kaplıdır. Ve minberi levha ve haşebdir, ammâ gâyet musanna‘ Hind püsûskârîsi gibi hurde doğramacı kârlı minber-i serâmeddir. Gûyâ Fahrî oymasıdır kim vâcibü's-seyr mihrâb u minber-i dilberdir. Ve yine çârsû içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375b ·
metinde göster ·
… â yedi kubbe-i azîmin devvârelerine varınca serâpâ gûnâ-gûn ve nakş-ı bûkalemûn
ebrî
ve mevvâc sun‘-ı Hudâ zî-kıymet taşlar kaplıdır. Herbir kaplı olan tahta-misâl …
Ve ale't-tahkîk ferşinde incü ve sadef ve akîk-i Yemenî ve laciverd ve yeşim ve pîrûze makûlesi zî-kıymet hacerler döşenmişdir. Bir taşına vaz‘-ı yed eden taşdan kavî taş olur. Ve câmi‘in cânib-i erba‘asında olan dîvârın yüzleri tâ yedi kubbe-i azîmin devvârelerine varınca serâpâ gûnâ-gûn ve nakş-ı bûkalemûn ebrî ve mevvâc sun‘-ı Hudâ zî-kıymet taşlar kaplıdır. Herbir kaplı olan tahta-misâl taşların kadleri tûlen ve arzan onar zirâ‘dır. Üstâd-ı kâmil hakkâk-i âmîl bu taşları eyle biçmiş kim gûyâ hıtâyî kâğızdır. Kat‘ olundukdan sonra iki taşı yanyana vaz‘ edüp ebrîlerinden gûnâ-gûn eşkâller ve elvân elvân şükûfe ve kitâbeler nümâyân olunur. Ve bu seng-i mevvâclar ol kadar mücellâdır kim gûyâ âyine-i İskender'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407b ·
metinde göster ·
… pehlivânın ağzına işediği sidik ile karnı câmûs şikemi gibi olmuşdu. Ve vücûdu
ebrî
kâğız gibi rengâreng alaca alaca ahmer ve asfer ve ebyaz olup mücellâ olmuşdu. …
Bu âteş kenârında merhûm olan pehlivânın leşine im‘ân-ı nazar ile takayyüd edüp nazar ederdim. Mukaddemâ bir esmerü'l-levn kadîd-i mahz bir cüsse idi; pehlivânın ağzına işediği sidik ile karnı câmûs şikemi gibi olmuşdu. Ve vücûdu ebrî kâğız gibi rengâreng alaca alaca ahmer ve asfer ve ebyaz olup mücellâ olmuşdu. Ve mukaddemâ su içün ceng etdiklerinde zahm-hurde olan vücûdunun kırmızı kırmızı kanları durur idi. Ve at kuyruğunda pâymâl olduğu zahmları pâre pâre dururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y422a ·
metinde göster ·