İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ecinne*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
121
isabet
77 cümle/beyitte
44,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
11
farklı biçim
32 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi12149,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 121

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ecinne*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 157a Bu zikr olunan mu‘allimhânelerin niçe kerre yüz bin ecinne askeri gibi sağîr ü kebîr tıflân-ı ebcedhânları bilâ-hisâb kâğızdan külâhlar ge …
EÇS I 157a … ederek asvâtları evce peyveste olup du‘â hırmeni içre ubûr ederler. Bu tâ’ife-i ecinneyi görmeyen dünyâda bir şey görmüş değildir. Andan,
EÇS I 195b … iciler, çekiciler, çekişciler bekârlarız" deyü feryâd ederek ubûr ederler. Gûyâ ecinne askerleridir. Allâhümme âfinâ. Herbiri birer âdem ejdehâsı, yetmiş tâsdan geçme …
EÇS I 217b … gulâm rahm-ı mâdere yâ leyle-i Kadir'de, yâ leyle-i ıydda besmelesiz ekilirken ecinne bile cimâ‘a karışup nutfeteyn bir yere gelüp ana nutfesi bile olmamağile elbett …
EÇS II 221b–222a … m, "Ne olaydı şu ferah-fezâ yerde bir şehr-i azîm olaydı" buyurduklarında hemân ecinne ve dîv [ü] perîlerden ba‘zı musâhib-i mukarrebînler eyitdiler: "Yâ Emînallah! B …
EÇS III 157a Ve medrese-i Kemâl Paşazâde; bu medresede bir hücreyi ecinne zâbt edüp ferd-i âferîdeden bir ferd girmege kâdir olmayup niçe sene bâbı mesdû …
EÇS III 157a … taleb etdüğünde "Ey molla! Medresemizde ancak bir mu‘attal hücre vardır. Anı da ecinne kabz eylemişlerdir. Andan gayri hâlî hânemiz yokdur," dedikde Kemâl Paşazâde Ah …
EÇS III 157a–157b … olup eydür "Ey oğul, Allah senden râzî olup sa‘âdet-i dâreyne nâ’il olasın. Ben ecinne meliklerinden Asfâ’il nâm melikim. Her çend ki bu hücreye gelüp meks edenlere b …
EÇS III 157a–157b … fâtihi olacakdır. Anınla Mısır'a gidüp anda benim birâderim melikdir. Anda dahi ecinneye sol tarafından, benî Âdem'e sağ tarafından fetvâ verüp şeyhülislâm-ı sakaleyn o …
EÇS III 169a … e-i Kemâl Paşazâde, bu mahal de ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Gerçi bu hücreyi ecinne pâdişâhları zabt u rabt etmişlerdir ammâ yine du‘â müstecâb olur, nazargâh-ı Ke …
EÇS IV 188a 131. Şehr-i kadîm Sine cümle âsârlarıyla evsâf-ı tahtgâh-ı ecinne kal‘a-i Kum.
EÇS IV 189b 207. Lisân-ı kavm-i ecinne şi‘ri, hikmet-i Hudâ Nasîbîn'de cin olmaduğu.
EÇS IV 189b 207. Hikâye-i huzûr-ı Resûl-i Ekrem'de ecinne meliklerinin murâfa‘a-i şer‘ oldukları.
EÇS IV 189b 210. Kavm-i Sakalân-ı ecinne ve kavm-i Câbülkây'yı ve kavm-i Câbülsâ'yı ve kavm-i Gûl-i beyâbânı' bildirir.
EÇS IV 320a Evsâf-ı belde-i Irâk-ı Kamerü'l-Kum, ya‘nî taht-gâh-ı ecinne kal‘a-i Cebel-i Kum
EÇS IV 320a Andan Hazret-i Nûh Necî intikâl edüp ecinne kavmi bu Kamerü'l-Kum şehrine istîlâ ederler. Bir kabîle-i {cinn-i} sakalân dah …
EÇS IV 320a … ne istîlâ ederler. Bir kabîle-i {cinn-i} sakalân dahi mukaddemâ mutasarrıf olan ecinne üzre gelüp ceng-i azîm ederler. Âhirü'l-emr mâbeynleri ıslâh olamayup Hazret-i …
EÇS IV 320a … Risâlet-penâh'ın nübüvvete mâlik olduğu mahallerde Bedr-i Huneyn fethinde cümle ecinne Hazret-i Risâlet huzûruna gelüp Kamerü'l-Kum şehri içün da‘vâ ederler.
EÇS IV 320a Hazret-i Risâlet-penâh mukaddemâ şehr-i Kum'a mâlik olan ecinne melikinden su’âl buyururlar kim "Siz şehr-i Kum'a neden mâlik oldunuz" derler.
EÇS IV 320b Ba‘dehû ecinneden bir cân kalmayup ol sene Enûşirvân-ı âdil Hazret-i Risâlet'den me’zûn olup bu k …
EÇS IV 320b Hâssa-i şehr-i Kamerü'l-Kum: Çünki Hazret-i Risâlet-penâh tâ’ife-i ecinneye "Alâkanız yokdur, şehr-i Kum benim ümmetim içindir. Şimden gerü ol şehirden rıh …
EÇS IV 320b … e’sîriyle bir kavm-i sekal şehr-i Kum'da kalmayup ilâ hâze'l-ân şehr-i Kum içre ecinne girmez, girerse sağ kalmaz ve Kum şehri halkın aslâ sar‘a dutmaz. Garâ’ib bu ki …
EÇS IV 320b … aslâ sar‘a dutmaz. Garâ’ib bu kim sâ’ir diyârlarda bir âdemi sar‘a dutsa ya‘nî ecinne bulsa şehr-i Kum'a gelüp sâkin olsa bi-emrillahi Ta‘âlâ sar‘a zahmetinden halâs …
EÇS IV 320b … p dârü'l-İslâm'dır ammâ bu Akkirmân'ın cânib-i şarkîsinde olan Kum deryâsı hâlâ ecinne hükmündedir. Benî Âdem girse selâmete çıkmayup helâk olur. Bir kerre Kazak-ı Âk …
EÇS IV 320b … lar ve oklar ve ceviz kabuğu kadar sahanlar ve tancereler ve niçe yüz bin hurde ecinne eşyâları bulunur. Âteşe bıraksan yanmaz ve suya bıraksan batmaz bir gûne ma‘âdî …
EÇS IV 320b … hâlâ imâristân-ı benî Âdemdir. Ammâ kabâ’il-i Urbân-ı Mevâl ve Benî Keys halkı ecinne kavminden ziyâde istîlâ edüp imârâtına mâni‘ olurlar. Enûşirvân'dan sonra sene …
EÇS IV 392b Der-fasl-ı ahvâl-i şehr-i Nasîbîn-i Dârü's-Sakalân ya‘nî bilâd-i kavm-i ecinne-i cân
EÇS IV 392b–393a … hukemâ-yı kudemâ kehhânları şehr-i Sakalân derlerdi. Niçe bin yıl bu şehr üzre ecinne kavmi ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederlerdi. Zîrâ Cenâb-ı Allah bu rûy-ı a …
EÇS IV 392b–393a … lk etdükde bu yer yüzün niçe bin ecnâs-ı mahlûkât-ı gûnâ-gûn ile mâl-â-mâl edüp ecinne kavmine bu arz-ı Irâk'da bu Nasîbîn-zemînin mesken [ü] me’vâ edüp mutasarrıflar …
EÇS IV 392b–393a … -sakalân dahi cümle tılsımâtlarıyla heme âsâr-ı binâları münhedim {olup} kavm-i ecinne dahi güzel mesken-i latîf oldu. Zîrâ kavm-i ecinne harâb-âbâddan hazz ederler.
EÇS IV 392b–393a … âları münhedim {olup} kavm-i ecinne dahi güzel mesken-i latîf oldu. Zîrâ kavm-i ecinne harâb-âbâddan hazz ederler.
EÇS IV 393a Ol asırda ecinne pâdişâhı ervâh-ı tayyibeden Melik Sırfeyâîl idi kim tâ Hazret-i Süleymân'dan be …
EÇS IV 393a … tin gününde diyâr-ı Irâk'da Nasîbîn-i Dârü's-sakalânın gelen Melik Sırfeyâîl ki ecinne melîkinün müslimidir, anın da‘vâsın fasl eyle." deyüp cânib-i Hakk'a gidince he …
EÇS IV 393a … çinden bir asker nümâyân olup cümlesi eli kolu kanlı ve yaralı ve bereli kavm-i ecinneden bir ecinne gelüp "Esselâmü aleyk Yâ Muhammed!" dedi. Hazret dahi "Ve aleykümü's …
EÇS IV 393a … er nümâyân olup cümlesi eli kolu kanlı ve yaralı ve bereli kavm-i ecinneden bir ecinne gelüp "Esselâmü aleyk Yâ Muhammed!" dedi. Hazret dahi "Ve aleykümü's-selâm yâ M …
EÇS IV 393a … zret-i Risâlet-penâhın dest-i şerîfin bûs edüp kelime-i şehâdeti getirüp ibtidâ ecinne kavminden İslâm ile müşerref olan Melik Sırfeyâîl'dir.
EÇS IV 393a … e kalup Hazret'den su‘âl etdiklerinde Hazret buyurdular kim "Yâ Ebâbekir, bizim ecinne meliki Sırfeyâîl'dir." buyurdular. Cümle sahâbe-i kirâm andan bildiler kim Hazr …
EÇS IV 393a … korkman, bir kimesneye zararı yokdur." deyüp bir kerre "Yâ Melik Tahlîc kavm-i ecinne-i cân ta‘al." deyü nidâ edince el-azametullah be-kavl-i müfessirîn huzûr-ı Resûl- …
EÇS IV 393a … â edince el-azametullah be-kavl-i müfessirîn huzûr-ı Resûl-i Ekrem kavm-i cân-ı ecinne ve ervâh-ı tayyibe kavmi, Melik Sırfeyâîl ile Mine bâzârından tâ cebel-i Arafât …
EÇS IV 393a … ırfeyâîl ile Mine bâzârından tâ cebel-i Arafât'a varınca ol vâdîler mâl-â-mâl-i {ecinne} olup bir feza‘ u çeza‘ kopdu kim huzzâr-ı meclis âlem-i hayretde kaldılar.
EÇS IV 393a–393b … ân bu asker içinden karalar geymiş kara çehreli ve burnunun orta direği yok bir ecinne geldi ve yanı sıra bir kara çehreli âdem sıfatlı elli ayaklı ammâ iki omuzların …
EÇS IV 393b … alân tâ zemîn ü âsumân devr edelden berü Şemlâl b. Eres pâdişâhın cedleri cân-ı ecinne kavminden berü bu şehir mülk-i mevrûsumuzdur. Ba‘dehû Hazret-i Süleymân bizim k …
EÇS IV 393b … Hazret-i Yûnus balık karnından şehr-i Musul'da taşra çıkdığı sene bu Sırfeyâîl ecinnesi kavm-i Rebî‘ kabîlesin incitmeğe başlayup Yûnus Nebî ümmeti Nasîbîn'den firâr e …
EÇS IV 393b … uyurdular kim "Yâ Sırfeyâîl ve yâ Melik Tahlîc! İki kavminizin ve cümle cân [u] ecinne vü ervâh-ı tayyibe ve ervâh-ı habîsenin bu Nasîbîn şehrinden nasîbiniz kesilüp …
EÇS IV 393b Netîce-i merâm huzûr-ı Resûl-i Ekrem'de iki ecinne melikinin da‘vâları fasl olup gitdiklerinde,
EÇS IV 394a … bî ayne bî şeb-i pür-nisbet şeytâni'r-racîm: Evvelâ bu İblîs-i pür-telbîs cân-ı ecinne kavminden bir gulâm idi. Babası (---) dır. Babası Şemlâl b. Eres adlu bir pâdiş …
EÇS IV 394a Cümle müfessirîn ü mütebahhirîn ecinne vü şeytân bir kavimdir derler. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS IV 395a Ve kitâb-ı İncîl'de dahi yedi yerde İblîs'in ismi ecinne isimleriyle bile yâd olunmuşdur. Anınçün ba‘zı müfessirîn "İblîs ecinne kavmind …
EÇS IV 395a … in ismi ecinne isimleriyle bile yâd olunmuşdur. Anınçün ba‘zı müfessirîn "İblîs ecinne kavmindendir", deyü müttefiklerdir.
EÇS IV 395a Ve lisân-ı ecinnede Kabrumdur.