İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

edâ

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
220
isabet
210 cümle/beyitte
81,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
33 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi22089,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 220

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“edâ” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 6b … içi nûr-ı münevver-i cema‘ât-i kesîreyle mâl-â-mâl olup salât-ı fecrin sünnetin edâ edüp salavât-ı şerîfeye meşgûl oldular. Meğer hakîr minber dibinde sâkin olup b …
EÇS I 7a … mâmlar ile ve bizden gayrı Aşere-i Mübeşşere ile gelüp sabâh namâzının sünnetin edâ edüp sana kâmet eyle deyü işâret buyururlar; sen dahi savt-ı a‘lâ ile ikâmet-i …
EÇS I 7a Hemân Hazret mihrâba geçüp iki rek‘at sünnet-i fecri edâ edüp hakîre bir dehşet ve vücûduma bir lerzân vâkı‘ oldu. Ammâ Hazret'in cemî‘i …
EÇS I 7b … e] zevk-i derûna nâ’il oldum. Ba‘dehu ale's-sabâh pâk âbdest alup salât-ı fecri edâ edüp İslâmbol'dan Kâsımpaşa'ya ubûr edüp mu‘abbir İbrâhîm Efendi'ye rü'yâmız ta …
EÇS I 23b … hb [ü] gâret ederek yevm-i cum‘ada İpsala kal‘asın feth edüp cum‘a salâsın anda edâ etdükleriyçün ibtidâ salâdan galat İpsala derler.
EÇS I 29b … da Donkarkız vilâyetine kadem basup yetmiş beş Ramazân-ı şerîfinin sıyâmın anda edâ ederken ba‘zı söz anlar tevârîh-şinâs papaslar ile ülfet ederken esnâ-yı kelâmd …
EÇS I 30b … erüp bir gırîv ü feryâd-ı şâdumânî etdiler. Kâ‘ide-i uslûb-ı hatîb üzre hutbeyi edâ edüp nüzûl etdükde teberrüken ve teyemmünen Akşemseddîn hazretleri Sultân Mehem …
EÇS I 36b … gerü kıble kapusu dâhilinde bir haşeb maksûrecik inşâ edüp her salât-ı cum‘ayı edâ etmeğe geldikde niçe kafes bülbül-i gûyâ getirüp gûnâ-gûn tuyûr [u] murgânın as …
EÇS I 37a … an ol mahaldir. Hâlâ niçe kimesneler anda teheccüd, işrâk, ebvâbîn salâtın anda edâ ederler.
EÇS I 39a … iyle Hamdî Çelebi Ayasofya'ya gelüp yedi kerre mezkûr top altında sabâh namâzın edâ edüp merkûm du‘âyı her sabâhın üç kerre tilâvet edüp yedişer dâne siyâh üzüm ye …
EÇS I 41b Ve bu câmi‘in yemîninde selâtîn-i kirâm-ı Âl-i Osmân salât-ı cum‘a edâ [e]decek bir makâm-ı fevkânî etmişler kim lâ-nazîrdir.
EÇS I 41b … rında deryâ-misâl cemâ‘at içre salât-ı asr [ve] işânın sünnetin bir tertîb üzre edâ etmiş bir âdem bulunmayup meğer kendüleri sâhib-i tertîb imişler.
EÇS I 41b–42a … t-i kesîrden ârâm yokdur. Kerrâtile vâkı‘ olmuşdur kim bir cemâ‘at salât-ı asrı edâ edüp ba‘de's-selâm bir cemâ‘at dahi kâmete ibtidâ edüp evvelki cemâ‘ate Âyetü'l …
EÇS I 55a … ve azebistân tâ’ifesi dahi vardır. On neferde bir neferi sefer nevbeti hidmetin edâ edüp yüz yigirmi sekiz nefer sefer eşerler idi. Anlar dahi resm-i kadîmden mens …
EÇS I 63b … şver alay-ı azîm ile Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerine varup anda salât-ı cum‘ayı edâ edüp iki yerden gayret kılıcın kuşandı kim bir kılıç Selîm Hân-ı Evvel'in idi, …
EÇS I 66a … unup ezân-ı Muhammedîler okunup evkât-ı hamseyi kol kol cemâ‘at-i kesîreler ile edâ olunurdu. Ammâ evvelki serdârlarda ne tâ‘at ve ne ibâdât olup cümle kurâları ât …
EÇS I 70b deyüp bir dahi taksîm edüp kânûn-ı hânendegânı edâ edüp ser-ber-zemîn edüp ayağa durdum. Ol an âferîm ve sad tahsîn edüp bir avuç …
EÇS I 78b … p Abdürrahîm müftî idi, imâm olup Mehemmed Hân dahi namâza gelüp salât-ı cenâze edâ olunup na‘ş-ı İbrâhîm Hân'ın tâbûtu önü sıra ters eğerli atlar ve cümle vüzerâ …
EÇS I 82a … vvelallâhu ömrehu ebedâ / Şâni-yâ sûret-i mu‘ammâda / Nazm-ı târîh buldu semt-i edâ / Yazdı levh-i burûc üzre felek / Enbetallâhu nebâten hasenâ. / Sene 1071.
EÇS I 87a … în olup içinde âyîn-i Muhammedî olup tevhîd ü tecvîd kırâ’at olup salât-ı hamse edâ olunur. Hamd-i Perverdigâr bu fütûhâtlar, Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in devr-i …
EÇS I 89a … -feth üzre dîdebânlık eden on iki yeniçeri çorbacıları bu câmi‘de salât-ı ışâyı edâ edüp tâ sabâha dek İslâmbol içre muhâfaza edüp mücrimlerin hakkından gelirler. …
EÇS I 103a … Şa‘bân'ının cum‘a günü merhûm olup Edirne'de binâ etdüği câmi‘in evvel cum‘asın edâ etmeğe giderken meğer âhir cum‘ası Çorlu'da edâ olunup na‘ş-ı şerîfin İslâmbol' …
EÇS I 103a … â etdüği câmi‘in evvel cum‘asın edâ etmeğe giderken meğer âhir cum‘ası Çorlu'da edâ olunup na‘ş-ı şerîfin İslâmbol'da Ayasofya-i Kebîr hareminde türbe-i münevverin …
EÇS I 111b … asaba-i Birgi'dendir. Cenâzesi namâzın Ebussu‘ûd Efendi, Süleymâniyye câmi‘inde edâ edüp Şeyh Vefâ câmi‘i sâhasında âsûdedir. Mevtine târîh: Hatt-ı Mollâ, sene 979 …
EÇS I 112a "Şununla borçları edâ edüp techîz [ü] tekfî[n]inize dahi masrûf eyleniz" buyururlar. Hikmet-i Hudâ gû …
EÇS I 113b–114a … ât çamur bulunmazdı, tâ bu mertebe pâk ü pâkîze gezüp evkât-ı hamseyi cemâ‘atle edâ ederdi. Sultân Murâd'a
EÇS I 120b … ltân'a bir kurbân ve yüz kurbân nezrim olsun" deyüp kurbânhânede birer kurbânın edâ etdikde niçe yüz mün‘im âdemler cem‘ olup kurbânhâneden hissesin aldıkdan sonra …
EÇS I 122a … yet sulehâ-yı ümmetdendir. Ekseriyyâ evkât-ı hamsesin Sultân Mehemmed câmi‘inde edâ eder giderdi ve dâ’imâ hamd ederdi.
EÇS I 198a … hamseyi [ve] şurût [u] kuyûdu, sünen-i müstehibbât [u] vâcibât [u] ferâyiziyle edâ etdiklerinin sıhhat-ı haberlerin bu Selmân-ı Pâk'den almışlardır.
EÇS I 217b … k sermest olup bî-tâb u bî-mecâl kalup sabâhısı şikeste-hâtır olup salât-ı ıydı edâ edemeyüp işte anı bilirim ki, ol gece ehlim hâmile kalup kâmil on iki ayda bu m …
EÇS II 238a … a yegâne-i asr oldu. Hattâ Yıldırım Hân Ulu Câmi‘i binâ edüp evvel cum‘a namâzı edâ olundukdan sonra Yıldırım Hân, Emîr Sultân'a eydür "İyi câmi‘ olmadı mı sultânı …
EÇS II 242a … âblarımızı gemiye koyup salât-ı cum‘ayı Yemiş İskelesi'nde Ahî Çelebî Câmi‘inde edâ ederken hâtıra ol câmi‘ içre Hazret-i Risâlet-penâh'ın vâkı‘amda imâmet edüp ha …
EÇS II 267a–267b … net ve'l-cemâ‘at mü’min ve muvahhid cânlardır. Evkât-ı hamselerin mescidlerinde edâ eder sâhib-i tertîblerdir. Yüzden mütecâviz âşıkân-ı sâdıkânlardır. Hatta hakîr …
EÇS II 272b … yâların limanın sol tarafında iskân edüp harâc-güzâr kaldılar. Ve evkât-ı hamse edâ olundukdan sonra yetmiş koldan çeng-i harbîler çalınup gülbâng-i Muhammedîler ç …
EÇS II 277b … Zülfikâr {Ağa sarâyı} ma‘mûr bâğ-ı İrem-misâl sarâylardır. Ve cümle (---) cum‘a edâ olunur câmi‘ vardır.
EÇS II 288a … tmiş, kuvveti kudreti gitmiş [ve] musâhabetden kalmış olurlar ve kelimâtları bu edâ ile tekellüm ederler.
EÇS II 290a–290b … ‘a neferâtları ta iç kal‘aya varınca selâma durup derûn-ı kal‘ada salât-ı Cum‘a edâ olunup taşra çıkınca azamet-i Hudâ kal‘anın cümle burc [u] bârûların filândıra …
EÇS II 298b … tidâ cum‘a kılmak müyesser olmayup ömr-i girânmâsı âhir olup âhir ahşâm namâzın edâ edüp civâr-ı rahmete vâsıl olunca cümle asâkir-i İslâm Cığalazâde Sinân Paşa'yı …
EÇS II 324a … yedi aded mihrâb câmi‘ ve mesâcîd-i pür-savâbdır. Ammâ sekizinde salât-ı cum‘a edâ olunur. Evvelâ cümleden kadîm binâ-yı Lala Paşa, Câmi‘-i eş-Şeyh Hazret-i Hasan …
EÇS II 335b–336a … n-ı Azîmi ve Furkân-ı Mecîdi tilâvet ederken mehâric-i hurûfun savt-ı sağîr ile edâ olunur, sîn ve şın ve sâd ve zâ ve dâl misillü hurûfların kemâ hüve hakkahu edâ …
EÇS II 337b … larında bu gûne şûh-şengüllük ederlerdi. Ammâ dîvân-ı pâdişâhîde ırz-ı vüzerâyı edâ edüp herkese rîş-hand etmeyüp her âdemin isti‘dâdına göre ri‘âyet edüp hükm-i h …
EÇS II 343a Ve cümle kırk iki mihrâbdır. (---) salât-ı cum‘a edâ olunur câmi‘lerdir. Ammâ selâtin cevâmi‘leri gibi kurşum örtülü binâlar değildi …
EÇS II 345a … mahallâtlar içre cümle sağîr ve kebîr kırk yedi mihrâbdır. Altısı sâlât-ı cum‘a edâ olunur, üçü câmi‘-i selâtîn-i selefdir. Evvelâ Sultân Ahmed Hân Câmi‘i ve Dâvûd …
EÇS II 358a–358b … p bir hatm-i şerîfe şürû‘ edüp konağımıza gelüp ba‘de'l-ışâ evrâd [u] erkânımız edâ edüp du‘â-i istihâre ile hâb-âlûd olup menâmımda görürüm kim bir orta boylu, sa …
EÇS II 363b–364a … ta'n-âmîz mektûblarına nazar etmeyüp yine mudârâyı elden komayalım" deyü latîf edâ ile mektûblar yazmak sadedinde iken âsitâne tarafından bir hünkâr hasekisi ve K …
EÇS III 20a … îr-i akl-ı Aristo idi. Âhir sene (---) târîhinde kubbe altında dîvân-ı pâdişâhî edâ ederken serhad gâzîlerinin biri bir mahlûl ze‘âmet getirdikde vezîr, "Verilmişd …
EÇS III 24a … et edüp bin elli sekiz Ramazânu'l-mübârek ıydı salâtın çârsû içre câmi‘-i (---) edâ edüp nefîr-i rıhletler çalınup yine cânib-i kıbleye ma‘mûr kurâlar ubûr ederek …
EÇS III 34b … ûrdur. Ve gûnâ-gûn şem‘dân ve maslûbât âvîzeler ile ma‘mûrdur. Ve evkât-ı hamse edâ olunur ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bi-kavli Tevârîh-i İcmâl-i Enbiyâ, bi-kavli Muham …
EÇS III 47b–48a … azîm varoşdur. Ve kal‘a kapusu önünde yol aşırı bir mescidi var, üç vakit namâz edâ olunur ve cemâ‘at-i kesîreli mesciddir.
EÇS III 48a Der-vasf-ı cevâmi‘hâ-yı Gazze: Cümle yetmiş mihrâbdır. On biri cum‘a namâzı edâ olunur câmi‘-i pür-envârlardır. Evvelâ çârsû içinde cemâ‘at-i kesîreye mâlik,