rub‘-ı meskûnunda ekâlîm-i seb‘ayı deverân u seyerân eden seyyâhân-ı berr u bih …
Bu edîm-i arzın rub‘-ı meskûnunda ekâlîm-i seb‘ayı deverân u seyerân eden seyyâhân-ı berr u bihâr dillerinde dâstân olan gaytan-ı hadîka-i bâğ-ı İremezâtların meşhur-ı âfâkları diyâr-ı Rûm'da Budin serhadlerinde Peçoy Sîrem-rû mânend(e) bâğ-ı İrem'in kal‘ası ardında Barûdhânesi'dir ve Siroz şehrinin kal‘a ardı'sıdır ve Kefe vilâyetinin Sudak bâğı'dır ve İslâmbol'da Kâğıdhâne ve Göksu ve Sücah bâğıdır ve İremezât'dan nişân verir Âl-i Osmân'ın yüz yetmiş aded mesîregâh bâğlarıdır. Andan şehr-i İzmid'in Topyeri'dir. Andan Konya'nın bâğ-ı Merâm'ıdır. Andan Adalya'nın Istanaz-ı İremezâtı'dır, andan kasaba-ı Darende'nin bâğ-ı Darende'sidir. Andan Diyârbekir'in sâhil-i nehr-i Şatt'da Reyhân bâğı'dır ve Mısır diyârında Hazret-i Yûsuf'un Feyyûm şehri bâğıdır. Hülâsa-i kelâm bu zikr olunan bâğ-ı İremlerin cümlesi meşhûr-ı âfâkdır ammâ bu Malatıyye'nin Aspuzu'su âb-ı hayâtlarının vefretiyle ve hevâsının letâfeti cihetiyle ve bî-add u bilâ gâye müsmirrâtının firâvân olması cihetiyle bu Aspuzu bâğları cümleye tercîh olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 195b ·
metinde göster ·
Evvelâ bu şehr-i Vâsıt içün müverrihân-ı Arab u Acem ve müverrih Hıtatı'l-Kadâ‘î ve Târîhu't-Tecrîd fi's-Sahâbe li-Zehebî ve Târîhu's-Seb‘atü'l-Kemâli'l-Edfûyî, bu zikr olunan üç aded müverrih-i müstakîm ve niçe tevârîh-i mu‘teberelerde bu şehr-i Vâsıt içün müttefekun aleyh olup bizzât Cenâb-ı İzzet Âdem Safî'nin vücûdu hâkin yed-i kudretiyle ibtidâ Arz-ı Mukaddes'den ve Arz-ı Hasan'dan ve arz-ı Acem'den ve arz-ı Hind'den ve hâk-i Serendil'den ve'l-hâsıl bu edîm-i arzın yetmiş aded yerinden hâk-i Âdem'i alup yed-i kudretiyle tahmîr etdikde hâk-i Irâk'dan bizzât Hazret-i Âdem'in ser-i sa‘âdetin tahmîr eyleyüp vücûd-ı âdeme hayât verdiği mahal bu hâk-i Vâsıt'dır, demişler ve Vâsıt nâmın bu zemîne melâyikeler komuşlar. Bir rivâyetde vücûd-ı Âdem Hindistân'da ve bir rivâyetde ma‘bedgâh-ı kadîm câmi‘-i Kûfe zemîninde ve bir rivâyetde "Mekke-i Mükerreme yerinde tahmîr olunup hayât buldu." deyü niçe müverrihîn ü müfessirîn kütüb-i mu‘teberelerinde tahrîr etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 367a ·
metinde göster ·
… ve's-selâm. Ammâ ilm-i târîh ve ilm-i evvelîn ü âhirîn istersen, hâsıl olup bu
edîm-i arzın
ibret hırmeni mahsûlün dirersin, ve's-selâm. Ve illâ dahi ziyâde tama‘-ı hâma d …
Ammâ sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe diyâr-ı Bağdâd'dan diyâr-ı Mısr-ı Kâhire-i mağziyye-i Ümm-i Dünyâ'ya gelüp şehr-i Fustât ki Mısr-ı atîkdir, anın mukâbelesinde nehr-i Nil aşrı Cîze şehri garbîsinde nîm sâ‘at Heremeyn dağları nâmıyla ma‘rûf üç aded amelî ve çâr-kûşe dağlardır kim ikisi dörder yüz arşın âlî binâ olunup evc-i âsumâna ser çekmişlerdir. Biri gâyet alçacık yine çâr-kûşe amelî seng-binâ kûh-ı sağîredir. Hâlâ bu kûhlara elsine-i nâsda Fir‘avn dağı derler. Me’mûn Halîfe bu kûh-ı bülendlerde defîne vardır deyü bu kûh-ı Heremeynleri asker-i deryâ-misâline ve üstâd-ı kûh-kenlere bu kûhları nakb u kam‘ u hedm etdirüp yetmiş günde güc ile bir defîne mâla râst gelüp anda bir seng-i hârâ üzre hatt-ı Hazret-i İdrîs-i hoş-nüvis ile bir hacer zâhir olup böyle tahrîr etmiş kim "Ey bu makâlîd-i âlîlerden defîne istihrâcına mukayyed olan mülûk. Ne kadar cidd ü cehd-i tâm-ı ihtimâm itsen renc [ü] anâ çeküp ifnâ-yı vücûd etdiğin günlerin masrûfu kadar mâla mâlik olursun, ve's-selâm. Ammâ ilm-i târîh ve ilm-i evvelîn ü âhirîn istersen, hâsıl olup bu edîm-i arzın ibret hırmeni mahsûlün dirersin, ve's-selâm. Ve illâ dahi ziyâde tama‘-ı hâma düşersen ifnâ-yı vücûd edersin, hatmü'l-kelâm." deyü merkûm seng-i hârâda bu gûne hatları Me’mûn kırâ’at etdikde cemî‘i ulemâsıyla Me’mûn Halîfe müşâvere edüp kenz-i Kârûn'dan ferâğat edüp "Hemân bize ilm-i evvelîn ü âhirîn lâzımdır. Elbette ana müte‘allık kitâblar vardır." diyerek cebel-i Heremeynleri kam‘ u hedm ederek bir kubbe-i yekpâre zâhir olup anı kam‘ edüp derûn-ı kubbeye duhûl edüp gördüler kim mâl-â-mâl deve kemikleri ve fil ve gergerdân üstühânlarıyla leb-ber-leb olmuş bir kubbe-i nüh-tâk cümle kemikler üzre hatt-ı gûnâ-gûnlar yazılmış ve niçe bin gûne rümûzlar kazılmış. O kubbeden içeri bir tuç bâb-ı sağîre nümâyân olup ol dervezeyi hâh nâ-hâh küşâde kılup gördüler kim bir kubbe-i ser-bülend-i nuh-tâkı eflâke kemend atmış ammâ derûn-ı kubbe kat-ender-kat kitâb-ı müstetâblar ile mâl-â-mâl.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399b ·
metinde göster ·
… â şu ayne'l-fi‘linde İstifani nâm manastırı Rûm ve Arab [u] Acem'de el-hâsıl bu
edîm-i arzın
ekâlîm-i seb‘a kâfiristânında eyle bir binâ-yı azîm ve eyle bir kâr-ı kadîm inş …
Ammâ cümleden şehrin tâ şu ayne'l-fi‘linde İstifani nâm manastırı Rûm ve Arab [u] Acem'de el-hâsıl bu edîm-i arzın ekâlîm-i seb‘a kâfiristânında eyle bir binâ-yı azîm ve eyle bir kâr-ı kadîm inşâ olunmamışdır ve olmaz da. Cümle seyyâhân-ı berr [ü] bihâr rub‘-ı meskûnda nazîri yokdur, derler, hakkâ ki gerçekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59a ·
metinde göster ·
Ta‘rîf ü tavsîfden müberrâ bir Şeddâdî binâ-yı nüzhet-âbâddır kim bu
edîm-i arzın
ekâlîm-i seb‘asında ve rub‘-ı meskûnunda nazîri yokdur. Ancak bir noksânı oldur …
Ta‘rîf ü tavsîfden müberrâ bir Şeddâdî binâ-yı nüzhet-âbâddır kim bu edîm-i arzın ekâlîm-i seb‘asında ve rub‘-ı meskûnunda nazîri yokdur. Ancak bir noksânı oldur kim kal‘a içinde dar yerde vâki‘ olmağile bâğ-ı İrem-i gül-i gülistânı yokdur, ammâ kat-ender-kat cihân-nümâ maksûreleri ve müte‘addid niçe yüz aded kâ‘aları ve hücreleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 67b ·
metinde göster ·
etrâfın ihâta edüp Bahr-i Muhît ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Mağaylan ve Bahr-i Ok …
159a tefsîrinde müttefiklerdir kim kûh-ı Kâf bu edîm-i arzın etrâfın ihâta edüp Bahr-i Muhît ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Mağaylan ve Bahr-i Okyûnûs ve Bahr-i Girdâb ve Bahr-i Zulumât ve'l-hâsıl bu dünyâ etrâfında olan yedi deryâyı ihâta etmiş kûh-ı Kâf'dır. Hattâ bu hakîrin ve kavm-i Noğay'ın ma‘lûmlarıdır kim Maskov vilâyeti tarafına karîb Kur’ân-ı azîm ile müsbet olan Bahr-i Zulumât buz olduğu mahalde İskender-i Kübrâ'nın Sedd-i Ye’cûc'a gitdiği buz deryâsı zulumâtı üzre kavm-i Kalmık yetmiş gün yetmiş gece, ya‘nî gündüzünde vakt-i Şâfi‘î gibi olan buz deryâsını geçüp yine bu dünyânın tabanında olan aydınlık yerlerin otlu ve sulu yerlerinde yedi gün yedi gece dahi Kalmık atlar ile seğirdüp kûh-ı Kâf dâmeninde bilâ-teşbîh ka‘belerine vardıkların ve yine buz deryâsı tûl-ı nehârda çözülmeden beri Helar vilâyetlerine gelirler, tevâtürle kavm-i Noğay içre meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 159a ·
metinde göster ·
Bu edîm-i arzın ekâlîm-i seb‘asında sâkin olan esnâf-ı ümem-i kesîre (---) sükkân-ı benî âdem-i mütenevvi‘a vefîrelerin her bir milelin birer gûne zebânları vardır, ammâ her milelin bi-emrillâhi te‘âlâ çinganesi vardır, sâkin oldukları diyâr halkının lisânları üzre tekellüm ederler. Ammâ Anatolu'da Balat şehrinin cümle çinganeleri başka lisân ile tekellüm ederler, ammâ bu Rûmeli'nde Gümülcine Kıbtîlerinin başka lehçe-i mahsûsaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209a ·
metinde göster ·
akâlîm-i seb‘asında ve rub‘-ı meskûnunda misli yokdur, zîrâ Cenâb-ı Hallâk-ı Sa …
Büyük servi: Bu edîm-i arzın akâlîm-i seb‘asında ve rub‘-ı meskûnunda misli yokdur, zîrâ Cenâb-ı Hallâk-ı Sannâ‘-ı Lem-yezel bâğbân Rabbi'l-izzet'in nazarı ta‘alluk etmiş bir serv-i ahdar-gûn zümürrüd-vâr bir dıraht-ı azîmdir kim bu kevn-i atlâs-ı bûkalemûn-ı felekde nazîri yokdur. Lâkin gayri servler gibi serâmed değildir. Cümle dörd çataldır ve cümle üç yüz altmış aded şâhaları evc-i âsımâna ve yemîn ü yesâra nihâller salup zıll-ı himâyesinde kırk elli tavla at bağlayup kırk elli bin koyun sâyelenir. Ve her haşebesi kâmil ellişer ve altmışar karış ihâta eder. Ve aşağıda büyük vücûdun yedi nefer gulâmla gücile dirâğûş etdik. Bir âdem dahi başından destârın bozup bu serv-i serâmedi dülbendiyle ihâta etdi, bi't-temâm. Ammâ bu serv-i ibret-nümânın tâ zirve-i a‘lâsında bir köhne delik vardır. Andan bal arıları âşiyân edinüp bal yaparlar. Her sene bu serv sâhibi bal mevsiminde bu dırahta çıkup yüz vukıyye bal çıkarup vilâyet vilâyet a‘yân-ı kibârlara hedâyâ gönderir ammâ Hudâ âlimdir bu vech-i arzda eyle bir râyiha-i tayyibeli asel-i musaffâ sun‘-ı Hudâ halk olunmamışdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
… ayı seb‘a seyyâre-vâr deverân u seyerân edüp im‘ân-ı nazar ile nazar etdiğim bu
edîm-i arzın
rub‘-ı meskûnunda on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [ü] güzâr etdiğim rûy-ı zemînde …
Ammâ bu Arhonoz bâğı hâlâ ravza-i Rıdvân misilli bir cinîn ü gaytân u hadîka-i bâğ-ı cinân nahlistân-ı gülistândır. Bâlâda evsâfı tahrîr olunan Ikrît nâm kralın binâsıdır kim cemî‘i esnâf-ı hukemâ-yı kudemâları bir yere cem‘ edüp bu mahallin âb [u] hevâsı latîf olduğıyçün Ikrît kral içün bu bâğı hikmet üzre hakîmler tarh [u] tarz-ı âhar edüp binâ ederler. Ammâ Hudâ hakkıyçün böyle bir bâğ-ı cinân-ı latîf cihânı otuz bir yıl seyâhat edüp sûre-i (---): Arapça nass-ı kâtı‘ı fehvâsınca ekâlîm-i seb‘ayı seb‘a seyyâre-vâr deverân u seyerân edüp im‘ân-ı nazar ile nazar etdiğim bu edîm-i arzın rub‘-ı meskûnunda on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [ü] güzâr etdiğim rûy-ı zemînde bu Arhonoz bâğı Arapça gibi ferahfezâ-yı dilküşâ bir bâğ-ı şehr-i Sebâ-misâl bâğ-ı Merâmı görmedim. Meğer yine bu Arhonoz bâğın görmüşüm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323b ·
metinde göster ·
"Yâ Nûh bu ne lisândır?" deyü su’âl etdiklerinde, "Bu lisân sâhibi anlardır kim bu cihânın edîm-i arzın anlar cümle kabza-i teshîre alacakdır" deyü işâret buyurmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 374a ·
metinde göster ·