… lâm gâret etmeden ganîmet olup âhir şiddet-i şitâ gelmek ile Bağdâd'dan ferâğat
edüp avdet
etdiklerinde Hille kal‘asına asker konulup andan selâmetle Musul'a dâhil olup k …
"Bizzât şâh-ı bed-fi‘âli kayd [ü] bend ile pâye-i serîrime getirsen makbûl-i hümâyûnum değildir. Elbette sana başın gerek ise Bağdâd-ı Dârü'l-hilâfe'yi feth edüp mezhebimiz sâhibi Nu‘mân ibn Sâbit olan imâm-ı A‘zam'ı ve Hazret-i eş-Şeyh Abdülkâdir el-Cîlânî hazretlerin Kızılbaş-ı bed-ma‘âş kallâş nâ-trâş-baş evbâş elinden ol sultânları halâs edesin" deyü hatları gelüp sene 1040 Saferü'l-muzafferinin yedinci günü Bağdâd metrisine girilüp kırk gün muhâsara olunup Acem diyâ[r]larına asker-i İslâm gâret etmeden ganîmet olup âhir şiddet-i şitâ gelmek ile Bağdâd'dan ferâğat edüp avdet etdiklerinde Hille kal‘asına asker konulup andan selâmetle Musul'a dâhil olup kal‘a-i Kahkahâ-misâl ta‘mîr edüp pâye-i serîre i‘lâm olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67a ·
metinde göster ·
… yledi. Ale's-sabâh bu kendden iki yüz yekkesüvâr âdem refîk olup kelenter vedâ‘
edüp avdet
etdi. Andan cânib-i şimâle (---) sâ‘at kend-i imâristân içre gidüp,
Menzil-i kend-i Hacı Harâmî: Tebrîz hâkinde ma‘mûr [u] âbâdân kend-i hıyâbândır. Cümle üç yüz hâne-i gülistândır ve evkâf-ı Hazret-i Şâm-ı Gazan'dır ve kabr-ı Şâm-ı Gazan bu kendden nümâyândır. Bunda mihmândâr aceb hizmet edüp mihmândârlık eyledi. Ale's-sabâh bu kendden iki yüz yekkesüvâr âdem refîk olup kelenter vedâ‘ edüp avdet etdi. Andan cânib-i şimâle (---) sâ‘at kend-i imâristân içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307a ·
metinde göster ·
… edince hemân ol ân dümmin hotas edüp firâr eder. Bin kerre mahmîz itsen feryâd
edüp avdet
eder. Ammâ eğer kısrak üzre bulunursan 358a bi-emri Hudâ kısrak arslanın na‘r …
Bu mahallerin hâvurlarında ve büklüklerinde esedler sürü sürü gezüp câmûs-ı beyâbânı ve har-ı çâr-pây-ı deşti ve gazal-ı maralı ve gayrı gûne gûsfend ü câmûs ve bakar-ı beyâbânî şikâr edüp tenâvül ederler. Bu Bağdâd arslanı kadar mahbûb u şîrîn ve semîn ü müdrik esed bir diyârda yokdur. Ammâ mel‘ûnlar gâyet mehîb ü mahûfdur. Bir kerre kemîngâh-ı hâvurdan tulû‘ edüp ra‘d-âsâ bir na‘ra ursa âdemin zehresi çâk, elbette ol mahalde ol âdem hâk olması mukarrerdir. Garâbet anda kim âdem yine na‘rasına karşu varmağa cür’et eder ammâ altında eğer atın aygır ise isterse iki yaşdan cılıkdan küheylânı olsun na‘ra-i esedi istimâ‘ edince hemân ol ân dümmin hotas edüp firâr eder. Bin kerre mahmîz itsen feryâd edüp avdet eder. Ammâ eğer kısrak üzre bulunursan 358a bi-emri Hudâ kısrak arslanın na‘rasından değil birkaç mühlik zahm-ı pençesinden bile havf etmeyüp yine arslan üzre hamle eder. Ammâ dişi arslan yavrularına nafaka tahsîliyçün şikârbâz u cengâver olur. Eğer tokdur ve eğer açdır elbette şikâr arar. Ammâ erkek sübû‘ yigirmi dörd sâatde bir kerre şikâr alsa tok iken artık gayrı şikâra bakmaz ve asla ceng etmez. Ammâ Yezîdî gazanfer eğer aç ve eğer tok Yezîdî'dir elbette ceng eder ve gâyet bed-çehre vü hamlekâr u hîlekâr ve boz tüğlü ve gerdeni kalın ve arkası siyâh ve başı büyük ve tüğleri çim çim Marzıvân katırından iri Yezîdî arslan bî-emân olur. Ammâ hikmet-i hudâ bu Bağdâd arslanları şikâr içün köylere ve büleydelere gelince avretler bu arslanları ortaya alup döğe döğe deyelerler. Arslanlar firâr ederken durup avretlerden tarafa aslâ nazar etmeyüp firâr eder, bir aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357b–358a ·
metinde göster ·
… meşakkat-i sefer çekerek Cânkurtaran nâm mahalle gelüp andan Budin üzre cür’et
edüp avdet
etdiler.
Ba‘dehu Süleymân Hân Beç'i muhâsara etdikde kemâl mertebe sarp kal‘a olmağile günden güne şitâ ve berf ziyâde olup cümle guzât-ı müslimîn kar altında kalup âhirü'l-emr yigirminci gün kal‘adan fâriğ olup derd ü belâ ve meşakkat çekerek mâh-ı Saferü'l-muzafferde bî-zafer meşakkat-i sefer çekerek Cânkurtaran nâm mahalle gelüp andan Budin üzre cür’et edüp avdet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… ötürmede yenli ve bahâda ağır olan şeyleri alup altı yüz kadar arabalara tahmîl
edüp avdet
ederler, ammâ bunların cümle esîrleri Nemse'nin Alaman güzelleri idi.
Tavsîf-i cüyûş-ı sâlis: Bunlar tâ Alaman deryâsı kenârında tâ vilâyet-i Holandiye'ye seğirdirler, ale'l-gafle basup bir kâfir el kaldırmadan üç bin kadar güzîdesin esîr-i bend-i zincîr edüp götürmede yenli ve bahâda ağır olan şeyleri alup altı yüz kadar arabalara tahmîl edüp avdet ederler, ammâ bunların cümle esîrleri Nemse'nin Alaman güzelleri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
… ftâr nehr-i Özü nehrin ale'l-gafle geçüp Leh ve Kazak vilâyetlerin nehb ü gâret
edüp avdet
mahallinde bu nehr-i Özü'den beri Kırım cânibine ubûr ederken küffâr-ı Kazak bu …
Bu kal‘anın sebeb-i binâsı oldur kim her bâr Tatar-ı sabâ-reftâr nehr-i Özü nehrin ale'l-gafle geçüp Leh ve Kazak vilâyetlerin nehb ü gâret edüp avdet mahallinde bu nehr-i Özü'den beri Kırım cânibine ubûr ederken küffâr-ı Kazak bu kurâlarda ve nehr-i Özü sazlıklar[ı] içre pinhân olup Tatar meşakkat-i belâ ile nehr-i Özü'yü geçerken her bâr Tatar'ı urup kırup cümle şikâr-ı mâl-ı ganâ’imlerin kurtarup cümle kefere vilâyetlerine giderlerdi. Âhıru'l-emr Gâzî Şâhîn Geray Hân Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ izniyle bu kirmânı bu mahalde yasayup asker-i Tatar selâmetle top altından bî-bâk ü bî-pervâ geçüp emn [ü] emân oldu. İlâ hâze'l-ân bir güzel cây-ı menâs memerr-i nâs geçiddir. Hâlâ kal‘a altında yetmiş seksen pâre kayıklar ve çırnıklar vardır kim her bâr kal‘a limanında âmâdedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 110a ·
metinde göster ·
… hterem olmak ile gârından içeri girmeyüp taşrada zâviye olan gârda du‘â ve senâ
edüp avdet
ederler.
Mağâra-i Râbi‘a-i Adeviyye: Bir karanlık gâr içinde medfûndurlar. Ekseriyyâ havâtîn tâ’ifesi çok ziyâret ederler. Harem-i muhterem olmak ile gârından içeri girmeyüp taşrada zâviye olan gârda du‘â ve senâ edüp avdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218b ·
metinde göster ·
… er kal‘ada birer sene neferâtlar nevbet bekleyüp sene-i âtiyede huccâc ile hacc
edüp avdet
ederler. Bunda dahi yem kesdirüp sûr-ı Osmâniyânlar çalınup çöl ü çölistân ve b …
Ve yine bu kal‘a ihtiyârları haber verdiler kim Mısır huccâcı ubûr edeli on bir gündür, dediklerinde şâm huccâcı "Âh vâveylâ! Korkarız bu sene hacdan kalırız" deyü te’essüf çekdiler. Derhâl bu sûr-ı Haydar'dan atîk kal‘a neferâtların çıkarup yeni mustahfızânlar konuldu. Zîrâ her kal‘ada birer sene neferâtlar nevbet bekleyüp sene-i âtiyede huccâc ile hacc edüp avdet ederler. Bunda dahi yem kesdirüp sûr-ı Osmâniyânlar çalınup çöl ü çölistân ve berr [ü] beyâbân hurde taşlı sahrâlar içre gece gündüz gidüp 18 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y268b ·
metinde göster ·
… i gün meks edüp Şâmlı gibi on iki gün meks edemeyüp ale'l-fevr Hazret'i ziyâret
edüp avdet
ederler.
Bir hazîne-i kebîr dahi budur. Ammâ İbrâhîm Paşa asrında ba‘zı harc-ı nâ-ma‘kûldür Y 205a deyü on bin altun tenzîl olunup kânûn-ı Selîm Şâh'a ri‘âyet olunmadığından Mısır huccâcı Medîne'de iki gün meks edüp Şâmlı gibi on iki gün meks edemeyüp ale'l-fevr Hazret'i ziyâret edüp avdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204b–Y205a ·
metinde göster ·