Bu minvâl-i meşrûh üzre kal‘a-i Kostantıniyye yigirmi gün muhâsara olup aslâ feth [u] fütûhdan bir eser zuhûr etmeyüp cümle guzât-ı müslimîn ve yetmiş evliyâullâh-ı muvahhidîn ve üç binden mütecâviz mezâhib-i erba‘ada fetvâ sâhibi ulemâ-yı âmilîn ve bu kadar meşâyihân-ı sâlikîn kal‘anın yigirmi günden berü feth olmaduğuna müte’ellim olup cümlesi bir yerden Cenâb-ı Bârî'ye derûn-ı dilden teveccüh-i tâm edüp fethin ricâ etdükleri hâlde hemân bi-emrillâhi Ta‘âlâ İslâmbol üzre bir zulemât çöküp bir ra‘d ü berk olup ol ân 27b Atmeydânı tarafında bir âteş zâhir olup evc-i âsumâna peyveste olup evc-i âsumâne şeddâdî binâları perrân ber-hevâ atup kimi berre ve kimi cânib-i bahre düşüp ol gün derûn-ı kal‘adan üç bin kâfir havf [u] haşyetlerinden kal‘adan taşra firâr edüp kimi İslâm ile müşerref olup hidmet-i pâdişâhide oldu, kimi birer diyâra firâr etdi. Ammâ yine küffâr gayret-i Mesîhiyye'yi elden komayup kal‘anın rahnedâr yerlerin termîm edüp ceng ederdi. Ammâ derûn-ı kal‘ada olan küffâr kaht [u] galâdan hâlleri mükedder idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27a–27b ·
metinde göster ·
… elinden feth etmişdir. Niçe kerre İrân-zemînin Azerbaycân pâdişâhları muhâsara
edüp fethinde
âciz-mânde kalmışlardı. Ba‘dehû Dânişmendiyân elinden Âl-i Selçûkiyân bir takrî …
Kadîm-i eyyâmda kal‘ası Amâlika kavminin binâsıdır. Niçe yüz mülûkden kalmış kal‘a-i Kahkahâ-yı Rûmdur. Ba‘zı tevârîhde Ferhâd-ı kûh-ken binâ etdi, derler. Mahallinde tahrîr olunur. Ba‘dehû sene 476 târîhinden Âl-i Dânişmendiyye'den Sultân Melik Gâzî, Rûm keferesi elinden feth etmişdir. Niçe kerre İrân-zemînin Azerbaycân pâdişâhları muhâsara edüp fethinde âciz-mânde kalmışlardı. Ba‘dehû Dânişmendiyân elinden Âl-i Selçûkiyân bir takrîb ile alup karâr etdiler. Ba‘dehû sene 795 târîhinde Âl-i Osmâniyândan Yıldırım Bâyezîd Hân {üzre} Timur hurûc etdükde {Amasiyye kal‘asın Timur} feth etmesin deyü mukaddem târîh ile {Yıldırım Hân, Amasiyye'yi} feth edüp İsâ Çelebi'yi hâkim nasb edüp dârü'l-mülk-i taht-ı selâtîn olup hutbe tilâvet olundu ve "Azze nasruhû, duribe Amasiyye" deyü sikkeli akçesi kat‘ olundu. Zîrâ dağlarında ve şehr-i Gümüş'de sîm-i halisin üç yerde ma‘deni vardır. Ba‘dehû 280b pâdişâhlara mahsûs sarây-ı hâs ve bâğçe-i İrem binâ olunup tahtgâh-ı Âl-i Osmân oldu. Ebü'l-feth tahrîrinde eyâlet-i Sivas hâkinde Amasiyye beğinin tahtıdır. Sevâd-ı mu‘azzam ve taht-ı pâdişâh-ı mükerrem olmağıla bir kaç kerre ber-vech-i arpalık kânûn üzre bu sancak üç tuğlu vezîrlere sadaka olmuşdur. Taraf-ı pâdişâhîden kânûn üzre paşasının hâss-ı hümâyûnu 300.000, sancağında ze‘âmet 19, timar 422, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Bu cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar kânûn üzre cebelüleriyle üç bin asker olup alaybeğisi ve paşası sancağı altında sefer eşerler. Pâk ü müsellah ve mükemmel askerleri vardır. Ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır ve nâhiyeleri gâyet ma‘mûrdur. Evvelâ nâhiye-i İnebâzârı ve Geldikkân ve Akdağ ve Kağala nâhiyesi kasabadır. Ve sancağında tokuz kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a–280b ·
metinde göster ·
… a-i Amasiyye'dir. Bu iki kal‘aya Âl-i Selçûkiyân tama‘ edüp niçe kerre muhâsara
edüp fethi
mümkün olmayup bî-feth hâ‘ib ü hâsır rücû‘ etdiler. Bu Niksâr'ın galat-ı sahîhi …
İbtidâ bânîsi kayser-i Rûmdur. Ba‘dehû sene 476 târîhinde Âl-i Dânişmendiyân'dan Sultân Melik Gâzî ceng-i azîm ile Rûm keferesi destinden kuvvet-i bâzûsıyla feth edüp ibtidâ taht-ı Âl-i Dânişmendiyye olan dârü'l-ikbâl bu kal‘adır. 283a Andan kal‘a-i Amasiyye'dir. Bu iki kal‘aya Âl-i Selçûkiyân tama‘ edüp niçe kerre muhâsara edüp fethi mümkün olmayup bî-feth hâ‘ib ü hâsır rücû‘ etdiler. Bu Niksâr'ın galat-ı sahîhi "Nîk-hisâr"dır. Ya‘nî "iyi hisâr" demekdir. Elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olup tahfîf-i kelâm ile Niksâr derler. Kal‘ası bir yalçın kayalı yerde kâr-ı sengîn, bünyâd-ı şeddâdî ve metîn kal‘a-i kadîmdir. Dâiren-mâdâr cirmi beş bin altmış adım şekl-i müseddes kal‘a-i atîk olup câ-be-câ yerleri rahneli olmuş, cümle üç kapusu var, şarka ve garba (---)(---) ve cenûb tarafına Ilıca kapusu kal‘a içinde üç yüz hâne ve anbârlar ve cebehâne ve bir kilisadan vely olunmuş bir câmi‘i var. Dizdârı ve neferât bu kal‘ada sâkindir. İç il olmağıla neferâtları kıllet üzredir, ammâ celâlî ve cemâlî havfinden dâ’imâ bâb-ı kal‘ada nigâhbânlık ederler. {Ve kapu üzre zamân-ı kadîm pehlivânlarının gürzleri ve gayrı âlât-ı silâhları maslûbdurur}. Ammâ aşağı varoş rıbât-ı şehr-i mu‘azzamdır. Lâkin bir teng ü târ sokakları vardır. Eniş ve yokuş olmağıla ve zıyyık olmağıla at ile çârsû içre güç ile güzer ederler. Araba hod ola, bi't-tarîk çârsûsuna girmek ihtimâli yokdur. Bu şehr, Sivâs eyâletinde paşanın hâss-ı hümâyûnundan olup yedi kîse muhâsebeli subaşılıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ve on bir nâhiyesi vardır. Evvelâ nâhiye-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 282b–283a ·
metinde göster ·
… d Hân Gâzi Bosna diyârında Hersek kralının tahtı olan Bolagay kal‘asın muhâsara
edüp fethinde
usret çekerken içerden kralın oğlu kemend ile kal‘adan taşra nüzûl edüp Ebü'l-f …
Der-sitâyiş-i kasaba-i Hersek: Sene 861 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzi Bosna diyârında Hersek kralının tahtı olan Bolagay kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekerken içerden kralın oğlu kemend ile kal‘adan taşra nüzûl edüp Ebü'l-feth huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp bi-emrillah kal‘a feth olup mâl-ı ganâyimiyle ol kal‘ayı müselmân olan Hersek Kralı zâdesi Ahmed Beğ'e ber-vech-i sancak ihsân edüp ol taraflarda yetmiş altı pâre babasından kalmış kal‘aları feth edüp bilâd-ı İslâmiyeye zamîme olunduğu makbûl-ı şehriyârî olup mezkûr Ahmed Beğ'e Bosna eyâleti ihsân olunup andan vezîr-i âlîşân olduğu mahallerde gazâ mâlından bu Hersek kasabası yeri bir mahsûldâr arz-ı hâliye olup memerr-i nâs-ı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc olmağıla Hersekoğlu Ahmed Paşa bu cây-ı latîfe yedi yüz hâne re‘âyâ meks etdirüp cemî‘i tekâlîfden mu‘âf [u] müsellem olmağiçün ellerine hatt-ı şerîfler verüp ahâlî-i belde ve âyende vü revendeye ibâdethâne olmak içün bir minâreli ve vâsi‘ haremli ve cânib-i erba‘ası kıbâbları sütûnlar üzre ârâste iki kubbe-i âlî ile pîrâste ve mihrâb ve minber-i münîri ber tarz-ı kadîm bir müzeyyen câmi‘-i azîm binâ eder ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve bir hammâm ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm binâ edüp hâlâ cemî‘i âyende vü revende müsâfirîn ü mücâvirînleri mihmânsarâyda meks edüp mihmândârlar kârbânsarâyın her ocağına bir sini ta‘âm çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve şem‘-i revgân getirirler ve her at ve deve başına birer tobra şa‘îr getirüp mihmândârlar hizmet ederler, evkâf-ı azîmdir. Ve cümle yetmiş aded dükkândır. Ve cümle sonradan ihdâs beş aded hânlardır kim cümle binâları kiremitlidir ammâ Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın bu kasaba içre cümle câmi‘ ve imâretleri kurşumlu binâ-yı azîmlerdir. Anınçün Hersek kasabası derler. Lâkin âb [u] hevâsı sakîldir, serçe ısıtma dutar. Cümle halkı asfaru'l-levn Etrâk âdemleridir, ammâ ankâlardır. Zîrâ gâyet kâr [u] kisb yeridir. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 4b ·
metinde göster ·
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Tevârîh-i Yanvan kavli üzre Yanko ibn Madyan'dan sonra Hazret-i Zekeriyyâ aleyhi's-selâm asrında bânîsi Bursa tekürünün bir duhter-i bed-ahteri binâ edüp ismi Mudurnı olmağıla lisân-ı Yunaniyân üzre ol duhterin ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Âl-i Selçukıyân asrında, Âl-i Osmâniyân ceddi Ertuğrul bu kal‘ayı niçe kerre nehb ü gâret ederdi. Ammâ sa‘b u metîn hisâr-ı hısn-ı hasîn olmağıla cümle küffâr-ı hâksârı kal‘aya tahassun edüp fethi müyesser olmazdı. Âhir sene 722 târîhinde "Evvelâ Osmân" lafzı târîhdir, Osmân Gâzî müstakil Rûm diyârına sikke ve hutbe sâhibi pâdişâh olunca Bismillah ile ibtidâ gazâsı bu Mudurnu kal‘ası olmuşdur. Bolu sancağında Yeniçeri ocağından sancak pâyesiyle (---) aded yaya beği hükûmetinde mu‘âf u müsellem hükûmetdir. Ve yüz elli pâyesiyle şerîf kazâdır. Nâhiyesi cümle (---) aded ma‘mûr kurâdır. Şehir subaşısı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Ammâ müftî ve nakîbi Bolu'dadır. Ve yaya beği tarafından muhtesibi kapanı ve bâc-ı bâzârı zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
Der-medh-i kal‘a-i Eski Poloz: Edirne tekürü akrabâlarından Poloz nâm bir ruhbânın bu mahalde bir deyri var idi. Anın sebebiyle bu kal‘ayı Edirne kralı binâ edüp lisân-ı Yunaniyân üzre Pürgaz-ı Poloz derler. Poloz ve Meleyoroz ve Mavramoloz ve Zarbçayoroz lisân-ı Urûm'da cümle papas ve bıtrîk ismidir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Edirne'den evvel Gâzi Hudâvendigâr muhâsara edüp fethinde usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘asının câ-be-câ burc [u] bârûların münhedim etmişdir, ammâ ta‘mîr [u] termîmi seheldir. Havâlesiz bir püşte-i âli üzre şarkdan garba tûlânîce vâkı‘ olmuş seng-binâ bir sûr-ı köhne bir kapulu kal‘adır ammâ cebel-i âlî üzre mebnî olmağıla urûcunda usret çekilmek ile derûn-ı kal‘ada benî Âdem'den bir merd [ü] zen yokdur. Kırkkilise sancağı hâkinde Burgaz kazâsı hükmünde aşağı kal‘a altında iki yüz hâneli kefere köyüdür. Sengistân yerler olmağıla lezîz ve âbdâr şıralu engürü olur. Andan cânib-i şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… --) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Edirne'yi feth etdikde bu kal‘ayı dahi muhâsara
edüp fethinde
usret ve meşakkat çekdiğiyçün ba‘de'l-feth sûrunu siverin edüp harâb eder. Hâlâ …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) İdrivne kralının yaylağı tahtı olmak ile ol asırda şehr-i azîm imiş. Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Edirne'yi feth etdikde bu kal‘ayı dahi muhâsara edüp fethinde usret ve meşakkat çekdiğiyçün ba‘de'l-feth sûrunu siverin edüp harâb eder. Hâlâ eser-i binâları şehrin cânib-i şimâlindeki bayırlar üzre nümâyândır. Ol mahalde bir kenîse-i ibret-nümâ temeli zâhirdir kim ve mine'l-iberdir. Ba‘dehû bu şehrin âb [u] hevâsından Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân hazz edüp sayd [u] şikâr tarîkiyle bu şehre gelüp kesb-i tarâvet ederdi. Hâlâ şehrin cânib-i kıblesinde olan sahrâda binâ etdüğü sarâ-yı azîm esâsları oldur ve ol zamândan berü bu rabta (---)(---) sancağı hükmünde (---)(---)(---)(---)(---) dir ve yüz elli akçe payesiyle şerîf kazâdır. Senevî kadıya (---) aded ma‘mûr nâhiye kurâlarından beş kise mâl hâsıl olur. Hâlâ imâristânı Çalıkkavak balkanına muttasıl olan kûh-ı bülendlerin dâmeninde bir mürtefi‘ bayır üzre serâpâ bağlı ve bâğçeli ve âb-ı revânları cârî ve firâvân bir kasaba-i İslimye-i hûbândır. Cümle on bir mahalle ve on iki mihrâbdır. Ve iki bin beş yüz aded kiremitli ve şındıra tahta örtülü büyût-ı a‘yân-ı kibâr ve gayri hâne-i müte‘addidelerdir. Cümle hânelerinin revzenleri ve tâka-i dervezeleri şehrin cânib-i kıblesinde zeyn olan sahrâ-yı ma‘mûra nâzır kat-ender-kat evleri vardır. On iki aded mihrâbın ma‘mûru çârsû içinde bir minâreli (---) câmi‘-i rûşendir. Ve cemâ‘ati 131a çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 130b–131a ·
metinde göster ·
… hinde deryâ-misâl asker ile bu kal‘a-i Sincâr üzre Timur gelüp yedi ay muhâsara
edüp fethinde
usret çeküp ba‘de'l-feth cemî‘i mutalsamâtları ve niçe bin âsâr-ı ibret-nümâlar …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde deryâ-misâl asker ile bu kal‘a-i Sincâr üzre Timur gelüp yedi ay muhâsara edüp fethinde usret çeküp ba‘de'l-feth cemî‘i mutalsamâtları ve niçe bin âsâr-ı ibret-nümâları harâb u yebâb edüp ancak Sincâr Şâh'ın binâ etdüği kal‘a kalmışdır. Ve mutalsamâtlar münhedim olmağın akrepler yine şâyi‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213b ·
metinde göster ·
… münde iken Sultân Osmân Hân-ı Sânî-i şehîd iki kerre yüz bin asker ile muhâsara
edüp fethi
müyesser olmadı, zîrâ yedi kral küffârının taburları ile ceng-i azîmler edüp ni …
Sebeb-i tesmiyesi lisân-ı Boğdanca (---) demekdir. Leh lisânınca (---) demekdir. Mukaddemâ ibtidâ bânîsi (---). Niçe kraldan krala intikâl edüp sene (---) târîhinde Leh kralı hükmünde iken Sultân Osmân Hân-ı Sânî-i şehîd iki kerre yüz bin asker ile muhâsara edüp fethi müyesser olmadı, zîrâ yedi kral küffârının taburları ile ceng-i azîmler edüp niçe bin asker şehîd olduğundan mâ‘adâ Budin askeri ile Budin vezîri Karakaş Paşa dahi şehîd olup asker-i İslâm'ın gözleri büyüyüp Hotin kal‘asının fethi müyesser olmamasının bir aslı budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 39a ·
metinde göster ·
… ) târîhinde Abaza Paşa Özü vâlîsiyken bu kal‘ayı 40b yetmiş yedi gün muhâsara
edüp fethi
müyesser olmayup bednâmlık ile avdet edüp Silisre'ye geldi, ammâ Âl-i Osmân der …
Hattâ sene (---) târîhinde Abaza Paşa Özü vâlîsiyken bu kal‘ayı 40b yetmiş yedi gün muhâsara edüp fethi müyesser olmayup bednâmlık ile avdet edüp Silisre'ye geldi, ammâ Âl-i Osmân deryâ-misâl asker ile gelüp muhâsara edüp Tatar askeri imdâda gelen askerin komasa kaht [u] galâdan bi-emr-i Hudâ feth olurdu. Allâhümme yessir bi'l-hayr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40a–40b ·
metinde göster ·
… nâhkârlara bir kılıç urup bu câmi‘i feth edüp Memi Paşa bu deyrün mihrâbın velî
edüp Fethiyye
nâmında bir câmi‘-i zîbâ-yı pür-nûr etmişdir kim âdem derûn-ı câmi‘den çıkası g …
Memi Paşa câmi‘i: Tâ Eflâtûn-ı İlâhî halîfeleri binâ edüp bir deyr-i azîme imiş. Hattâ bunun bir köşesinde Eflâtûn'un savma‘ası var, niçe kefereler girüp ziyâret ederler. Ba‘dehu Memi Paşa fermân-ı pâdişâhîyle bir gün cümle askeriyle pür-silâh olup bu deyri ale'l-gafle basup zîr-i zemînlerinde kırk elli kadar evlâd-ı ümmet-i Muhammed bulunup kimi dil bilür ve kimi bilmez. Bu evlâd-ı püserân-ı ciğer-kûşe-i müslimîni guzât-ı müslimîn bu hâlde görüp "Bire urun gâzîler" deyince tarfetü'l-ayn içre cümle kıssîs [ve] bıtrîk ve ruhbân ve patirgâh-ı günâhkârlara bir kılıç urup bu câmi‘i feth edüp Memi Paşa bu deyrün mihrâbın velî edüp Fethiyye nâmında bir câmi‘-i zîbâ-yı pür-nûr etmişdir kim âdem derûn-ı câmi‘den çıkası gelmez. Serâpâ kurşumlu ve haremli ve bir serâmed minâreli eynegâh-ı kadîmdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67a ·
metinde göster ·
… ne 936 târîhinde Maktûl İbrâhîm Paşa serdâr-ı mu‘azzam iken bu kal‘ayı muhâsara
edüp fethinde
usret çeküp ba‘de'l-feth bu sûru münhedim edüp, iç kal‘asında bir deyri vardır …
Ba‘dehu sene 936 târîhinde Maktûl İbrâhîm Paşa serdâr-ı mu‘azzam iken bu kal‘ayı muhâsara edüp fethinde usret çeküp ba‘de'l-feth bu sûru münhedim edüp, iç kal‘asında bir deyri vardır kim vâcibü'l-iberdir. Hamd-i Hudâ hâlâ câmi‘-i Süleymân Hân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
Vech-i tesmiyesi oldur kim sene 936 Süleymân Hân Budin gazâsına giderken Serdâr Sarı Rüstem Paşa bu kal‘ayı muhâsara edüp fethinde usret çekdiğin Süleymân Hân'a bildirdiğinde Süleymân Hân ol kal‘a-i bâlâyı "Sengsâr edüp feth etsinler" buyurduğunda hakîkatü'l-hâl havâlesi olan yerden kal‘ayı toplar taşlarıyla sengsâr edüp feth oldukda bu kal‘anın ismi Sengsâr olup galat-ı meşhûr evlâ olmağile tahfîf-i kelâm ile hâlâ Segsârdır. Budin zurefâları ve Peçoy ârifleri Seg hisârı, ya‘nî Köpek kal‘ası derler. Bu nâma Segsârlı gâyet müte’ellim olurlar, ammâ kefere zamânı ismi (---)(---) idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Sırfça (---)(---) demekdir. Bânîsi yine Sırf banlarından Rado ban binâsıdır. Sene (---) târîhinde bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân kal‘a-i İzvornik'i feth edüp ba‘dehu bu kal‘a-i Kolşad'ı muhâsara edüp fethinde bî-hadd ü bî-kıyâs usret çeküp âhirü'l-emr cengden ferâğat edüp etrâf-ı kal‘ada cümle guzât-ı müslimîne meştâ fermân olunup cânib-i erba‘asın birkaç günde kabza-i teshîre alup kal‘ayı muhâsara etdiklerinde küffâr-ı dûzah-karâr gördü kim Türk askeri kal‘a etrâfında hâneler binâ edüp vatan-ı aslîleri gibi bâğ u bâğçe sâhibleri olup oturuyorlar. Kendülere imdâddan ne gelir var ne gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168a ·
metinde göster ·
sânîde Süleymân Hân vezîri Kâsım Paşa'ya vere ile kal‘ayı verdiler ve miftâhlar …
Nâhiyesi (---) aded kurâdır. Kethudâyeri ve serdârı ve a‘yânı vardır. Kal‘ası şehrin garb tarafında bir top menzili mesâfe-i ba‘îde bir yalçın kaya üzre bir kârgîr Şeddâdî binâ bir küçük kal‘a-i ra‘nâdır. İbtidâ Ebü'l-feth'e miftâhların teslîm etmişler. Ba‘dehu küffâr yine istîlâ edüp feth-i sânîde Süleymân Hân vezîri Kâsım Paşa'ya vere ile kal‘ayı verdiler ve miftâhların teslîm etdiler. Lâkin hâlâ içinde âdem âdemî-zâd yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 278a ·
metinde göster ·
Niçe kerre Hüseyin Paşa-yı Gâzi-i dilîr bu Kandiye kal‘asına yürüyüşler
edüp fethi
müyesser olmayup niçe kerre yüz bin cân rûh-ı revân etdiğinden âhır-ı kâr Kandi …
Niçe kerre Hüseyin Paşa-yı Gâzi-i dilîr bu Kandiye kal‘asına yürüyüşler edüp fethi müyesser olmayup niçe kerre yüz bin cân rûh-ı revân etdiğinden âhır-ı kâr Kandiye kal‘asına bir top menzili havâle sene (---) târîhinde bâ-fermân-ı Sultân İbrâhîm Hân bu kal‘ayı be-dest-i Deli Hüseyin Paşa-yı Sâm-akrân bu kal‘ayı inşâ edüp ismine inâdiyye nâm kodular. Günden güne amâr olup bi-tamâm bir sûr-ı hümâm oldu, ammâ yüz bin asker üç ay içinde bu hısn-ı hasîni müceddeden sedd-i İskender-vâr binâ etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
usret çekdiklerin bu şeyh Sa‘d istimâ‘ edüp ve türbe-i pür-envârındaki ziyâret …
Ziyâret-i eş-şeyh Sa‘diyye: Bir beyâz kubbe içinde medfûndur. Merkad-i pür-envârı dîvârlarında kılıcı ve kalkanı ve bir azîm ciridi ve iri tesbîhi vardır. Bunlar Hazret-i Eyyûb'un huddâmları imiş. Ammâ Eyyûb Nebî asrında değildir niçe bin yıl sonra âsitânesi huddâmı imiş. Hattâ şâm pâdişâhlarından (---)(---) olup Melik Tâhir Akye kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekdiklerin bu şeyh Sa‘d istimâ‘ edüp ve türbe-i pür-envârındaki ziyâret etdiğimiz hıştin "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp Akke kal‘ası tarafına atar. Cümle asker görürler kim ber-hevâ bir hışt gelüp kal‘aya vurur (---)(---). Ol ân kal‘ayı münhedim edüp hâlâ temelleri hevâya ve cümle ebrâcları zemîne geçmişdir. Ba‘dehu Melik Tâhir bu köğü kendülere temlîk etmiş. Ulu sultândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y261b ·
metinde göster ·
… âfetinde be-dest-i Amr ibnü'l-Âs Esved ibn Mikdâd'ı seksen bin asker ile serdâr
edüp fethinde
usret çeküp âcizler iken hikmet-i Hudâ Dimyât meliki Hâmûk oğlu Şatâ İslâm ile …
Ve Burlos'un kal‘a-i kadîmi buhayrenin deryâdan giren boğaz ağzında İskender-i Yûnân binâsıdır. Sene 21 târîhinde hicret-i Nebeviyye'nin [(---)] sâlinde Hazret-i Ömer hilâfetinde be-dest-i Amr ibnü'l-Âs Esved ibn Mikdâd'ı seksen bin asker ile serdâr edüp fethinde usret çeküp âcizler iken hikmet-i Hudâ Dimyât meliki Hâmûk oğlu Şatâ İslâm ile müşerref olup anın i‘ânetiyle feth olunmuşdur. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile kal‘a leb-i deryâda olmak ile temevvüc-i deryâ te’sîr ederek harâb olup ba‘dehu sene 924 târîhinde Selîm-i Evvel müceddeden dahi iç yüzde sâhil-i buhayrede ve bir kumsal alçacık yerde taş Şeddâdî binâ inşâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y342a ·
metinde göster ·