… Ve niçe kerre Kazak-ı Ak gelüp istilâ edüp mâl-ı ganayimin alup harâb [u] yebâb
edüp gitmişdir
. Kal‘a içre cümle (---) örtülü tahtânî ve fevkânî (---) aded hânelerdir. Ve cüm …
Evsâf-ı sûr-ı kavî ve metîn kal‘a-i Gönye : Tarabuzun eyâletinde Batum sancağıdır. Paşasının hâssı taraf-ı pâdişâhîden (---) akçedir ve ze‘âmet 13 ve kılıç timar 72, çeribaşısı ve alaybeğisi vardır. Hîn-i seferde kânûn üzere cebelüleriyle sekiz yüz asker olur. Üç yüz âdem dahi paşasının askeri olur. Ammâ Mikrilistân ağzında intihâ-yı serhad olmağıla merkûm askerler bir sefere me’mûr olmayup bu kal‘a[yı] muhâfaza ederler. Dizdârı ve beş yüz kal‘a neferâtları vardır. Ve bir oda dergâh-ı âlî yeniçerileri, sekiz yüz neferâtıyla çorbacıları, şeb [u] rûz nevbet beklerler ve yüz elli akçe kazâ-yı âsumânîdir. Nâhiyeleri cümle harbe ucuyla söyleşir, âsî Çiço Laz kurâlarıdır. Kadısına senevî bin guruş olur. Beğine yedi bin guruş olur. Kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ-yı sengîndir. Kadîm-i eyyâmda (---) binâsıdır. Ve sene (---) târîhinde (---)(---) fethidir. Ve niçe kerre Kazak-ı Ak gelüp istilâ edüp mâl-ı ganayimin alup harâb [u] yebâb edüp gitmişdir. Kal‘a içre cümle (---) örtülü tahtânî ve fevkânî (---) aded hânelerdir. Ve cümle (---) mihrâbdır. Cümleden ma‘mûr [u] âbâdân (---) câmi‘i bir minâreli tahtânî ve kiremit örtülü câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 254b ·
metinde göster ·
… k İskender aynı deyü anı medh ederler. Anın nef‘in İskender müşâhade etmiş, nûş
edüp gitmiş
, ammâ bu ayn-ı Sendefe'yi kırk gün nûş edenin derûnunda cemî‘i safrâ ve sevdâ v …
Evvelâ zikri bâlâda sebkat eden ayn-ı İskender, kal‘anın cânib-i şarkîsine sehel karîb bir mesîregâh kayadan tulû‘ eder. Andan ayn-ı Âvîh, cebel-i Dehdîvân'dan hurûc edüp zeyl-i kal‘ada Hâtûniyye cisrinde ayn-ı İskender'e rîzân olur ve Aynu'l-burut, ayn-ı İskender'e munsabb olur ve nehr-i Husul, bir âb-ı zülâldir. Bu dahi ayn-ı İskender'e katılır ammâ kayalardan gelmek ile şiddet ile cereyân eder ve ayn-ı Taklaban, hânın buhayre yapduğu âb-ı nâbdır. (---) ve Nakşot deresi âb-ı nâbdır ve nehr-i Karadere, sehel şorcadır ammâ gâyet nâfi‘dir ve Değirmân deresi ayn-ı Sendefe derler. Beyne'l-hukemâ bir nâfi‘ sudur ammâ halk İskender aynı deyü anı medh ederler. Anın nef‘in İskender müşâhade etmiş, nûş edüp gitmiş, ammâ bu ayn-ı Sendefe'yi kırk gün nûş edenin derûnunda cemî‘i safrâ ve sevdâ ve balgam ve sâ’ir ahlâtları cümle mahv eder, serî‘u'l-hazm bir âb-ı revândır. Andan nehr-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 226a ·
metinde göster ·
… ile dökmüşüzdür. Ve kral-ı la‘în Rakofçi üç yüz aded küffâr ile mecrûhan firâr
edüp gitmişdir
. Eğer bu Seydî gazâsın mufassalan tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur, ammâ hâlâ …
Zîrâ Seydî cenginde seksen yedi bin Nemse ve Macar ve İslavin ve Korol ve Leh ve Çeh kâfirlerin ol şiddet-i şitâ[d]a bu sahrâ içre beyâz kar üzre küffârın kızıl kanların on iki bin yiğit ile dökmüşüzdür. Ve kral-ı la‘în Rakofçi üç yüz aded küffâr ile mecrûhan firâr edüp gitmişdir. Eğer bu Seydî gazâsın mufassalan tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur, ammâ hâlâ asker-i İslâm ile bu sahrâda otururken elli bin Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adüv-şikâr altı kerre yüz bin güzîde ağırmak kazaklanmış ve kazılanmış atları [ile] yalı ağası olan Şâh Polad Ağa gelüp serdâr-ı mu‘azzamdan hil‘at-i fâhireler geyüp Çarkacı İsmâ‘îl Paşa'dan bir sâ‘at ileri meks edüp ol gün ordu-yı İslâm ganîmet oldu. Ve ol ân yalı ağasına fermân gidüp Kemen Yanoş kral taburundan haber alup diller getirmeğe me’mûr olup kırk bin askerle ol ân ılgar edüp tabura gitdiler. Ve yine ol gün Cerrâh Kâsım Paşa Kemen Yanoş kralın taburu keferelerinden on aded dil kâfirler gelüp huzûr-ı serdârda söyledüp ba‘de'l-haber serâperde önünde cellâd-ı felek kellelerin galtân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b ·
metinde göster ·
… n ve amâr etmiş kim gûyâ kasr-ı Illiyyîn etmiş ve bu kadar âsâr-ı ibret-nümâlar
edüp gitmiş
ve kıblelerine nazar eyleyüp görse kim hâli üzre durur, Osmânlı yıkmamış. Kral …
Ba‘dehu küffâr-ı hâksâr altmış yıldan sonra bu câmi‘-i pür-nûr kefere destine girüp nûrun alâ nûr iken nûru gidüp bî-nûr muzlim olup küffâr kralı Mikloş nâm kral-ı dâll [ü] bed-fi‘âl bu câmi‘e girüp görse kim Osmânlı bu câmi‘i eyle müzeyyen ve amâr etmiş kim gûyâ kasr-ı Illiyyîn etmiş ve bu kadar âsâr-ı ibret-nümâlar edüp gitmiş ve kıblelerine nazar eyleyüp görse kim hâli üzre durur, Osmânlı yıkmamış. Kral dahi bizim mihrâb ve minberimizi yıkmayup hâli üzre kor. Hakkâ ki anlar bizim mihrâbımız ve biz anların mihrâbların yıkmamak gerekdir, zîrâ men dakka dukka demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95b ·
metinde göster ·
… ve Timur Leng Tatarı ve Tohtamış Hân Tatarları Kırım'a gelüp nehb [ü] gâretler
edüp gitmişlerdir
. Âhır yine amâr etmişlerdir. Niçe mülûkdan mülûka intikâl etmiş bir dâr-ı diyâr …
İşte bu Eski Kırım şehrinin sebeb-i binâsı bu vech üzre olup kırk yılda itmâm bulmuş bir diyârdır kim niçe kerre bu Eski Kırım sebebiyle Hulâgû Tatarı ve Cingiz Hân Tatarı ve Timur Leng Tatarı ve Tohtamış Hân Tatarları Kırım'a gelüp nehb [ü] gâretler edüp gitmişlerdir. Âhır yine amâr etmişlerdir. Niçe mülûkdan mülûka intikâl etmiş bir dâr-ı diyâr-ı atîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 137a ·
metinde göster ·
… içlerinde olan niçe kerre yüz bin kîle zehâyir-i gûnâ-gûnları gemilerine tahmîl
edüp gitmişlerdi
. Bu hakîr vardıkda henüz firâr edenler şehre ve kal‘aya gelmede idiler.
Ammâ aşağı liman kenârında azîm mahzenleri vardır. Hattâ bu hakîr bu kal‘aya gelmezden üç gün mukaddem Venedik donanması gemileri gelüp bî-bâk ü bî-perv[â] bu limanda lenger-endâht olup kal‘aya istîlâ edüp aslâ muhâfızân karşu duramayup firâr etdiklerinde kal‘adan bu kadar esîr mâl-ı ganâ’im ile kal‘a kapusun kal‘ edüp aldıkda liman kenârında olan anbârların içlerinde olan niçe kerre yüz bin kîle zehâyir-i gûnâ-gûnları gemilerine tahmîl edüp gitmişlerdi. Bu hakîr vardıkda henüz firâr edenler şehre ve kal‘aya gelmede idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 237b ·
metinde göster ·
… ır. Birkaç kerre Malta küffârı firkateleri bu kal‘aya yıkıklarından girüp ihrâk
edüp gitmişlerdir
. Çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur, ammâ câ-be-câ bâğları vardır.
Derûn-ı kal‘ada bir kiremitli câmi‘i ve kırk elli kadar neferât evcüğezleri vardır. Birkaç kerre Malta küffârı firkateleri bu kal‘aya yıkıklarından girüp ihrâk edüp gitmişlerdir. Çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur, ammâ câ-be-câ bâğları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362b ·
metinde göster ·
… re Emeviyyûn iki kerre İslâmbol'u feth etmişlerdir, ammâ evveli Tekirdağın feth
edüp gitmişlerdir
.
Be-kavl-i müverrihân-ı Rûm ân merzibûm anların tahrîri üzre İslâmbol tekrûrlarının bu şehir bâğ-ı hıyâbânları imiş. Her bâr tekrûr kral-ı dâll keştîlere 381b süvâr olup bu cây-i ferah-âbâd-ı dilküşâda birez zamân kesb-i tarâvet edüp bâğ u bâğçelerinin fasılların edüp yine İslâmbol olan Pozanta şehrine gidermiş. Bir iki kerre Âl-i Emeviyyûn Şâm-ı Tarabulus ve Sayda ve Beru[t ve] Akke ve Filistîn ve Yâfa iskelelerinden niçe bin pâre gemilere asâkir-i Arab doldurup eyyâm-ı müsâ‘id ile İslâmbol fethine geldikde ibtidâ bu Tekrurdağı kal‘asın feth edüp limanına donanmasın koyup İslâmbol'un nısfın ve Galata'sın bu minvâl-i meşrûh üzre Emeviyyûn iki kerre İslâmbol'u feth etmişlerdir, ammâ evveli Tekirdağın feth edüp gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 381a–381b ·
metinde göster ·