İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

edüp hak*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
146
isabet
142 cümle/beyitte
54,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
17
farklı biçim
85 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi14659,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 146

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“edüp hak*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7a Hemân Hazret mihrâba geçüp iki rek‘at sünnet-i fecri edâ edüp hakîre bir dehşet ve vücûduma bir lerzân vâkı‘ oldu. Ammâ Hazret'in cemî‘i eşkâline na …
EÇS I 28b … â İslâm ile müşerref olup pederimizi dergâh-ı âlî kapucıbaşları zümresine ilhâk edüp hakîr Sarây-ı Hâs'da pederimiz hemşîresi halamızın yanında olurdum" deyü nakl ederdi.
EÇS I 67b … imiz bile gitmeğe me’mûr olup cümle mühimmât [ü] levâzımâtların mîrîden müheyyâ edüp hakîr dahi bile hâzır oldum.
EÇS I 69a … ûruna vardıkda âdâb-ı meclisi ve du‘â vü senâ etmeği ve niçe kelimâtları ta‘lîm edüp hakîri Hâsoda'ya götürüp anda bir sâ‘at oturup temâşâ etdik.
EÇS I 72a … başıniçün o da geldi" deyince gülmeden bî-tâb u bî-mecâl olup bu latîfeden safâ edüp hakîre kırk sekiz altun ihsân eyledi.
EÇS I 88a Ey Nisârî şükr edüp Hakk'a dedim târîhini / Hamdü lillâh Orta Câmi‘ oldu pek a‘lâ binâ. / Sene (---).
EÇS I 108b … Şeyh Vefâ câmi‘inde medfûndur. Cümle kütüb-i mu‘teberelerin Vefâ câmi‘ine vakf edüp hakîr kitâb-ı Mültekâ'yı ve kitâb-ı Kûhistânî'yi hâfız-ı küttâbdan alup kırâ‘at etmiş …
EÇS I 151a … ûyı sarı etmekdir. Râ, riyâdan müberrâ olmakdır. Vâv, akrabâ ve dostândan vedâ‘ edüp Hak kelâmından gayra i‘timâd etmemekdir. Yâ, cümle halka yaman sanmamakdır. Şîn, aş …
EÇS I 156b … edr-i Huneyn gazâların kırâ’at etdikce Hazret ferah kesb edüp Suheyb'e ihsânlar edüp hakkında hadîs buyurdu:
EÇS I 168a … hûrlanup fürûht olur. İçine yağ ve çam sakızı koyamazlar, hîle ederlerse tecrîm edüp haklarından gelir mazbût esnâfdır.
EÇS II 225a … emi, hoş hevâsı cebren ve kahren getirüp cümle erbâb-ı ma‘ârif anda cân sohbeti edüp Hakka ibâdet ederler. Ve
EÇS II 242a … nde edâ ederken hâtıra ol câmi‘ içre Hazret-i Risâlet-penâh'ın vâkı‘amda imâmet edüp hakîrin mü’ezzinlik etdüğü ve ba‘de salatı'l-fecr hazretin dest-i şerîfin bûs edüp "Şef …
EÇS II 259a–259b … yalar verdik. Andan hakîr serdâr-ı mu‘azzam Deli Hüseyin Paşa'ya varup dest-bûs edüp hakîre bir hayme ve ta’yînât ve bahşîş ihsân edüp mü’ezzin-i enderûn zümresine ilhâk e …
EÇS II 264b … çün Kaçı deresine dek gelüp andan cümlesiyle vedâlaşup anlar Bâğçesarây'a rücû‘ edüp hakîr cümle huddâmlarımızla altı sâ‘atde cânib-i cenûba gidüp,
EÇS II 265b … zmûnu üzre üçüncü gün vakt-i zuhrda bi-emrillah bir kum gelüp sandalı baş aşağı edüp hakîr dahi baş aşağı deryâya düşüp cân havliyle şinâverlikde bi-sehl mahâretimiz olma …
EÇS II 297b … öpüp başına koyup eşik ağaları hakîre yine yer gösterüp hân dahi yerinde karâr edüp hakîr dahi âdâb-ı Muhammedî üzre karâr edüp hân nâmeyi münşî destine verüp ol dahi ta …
EÇS II 305a–305b … in kîse ve bin yük pârecesin alup ba‘dehû kal‘a kapusu üzre Hân-ı Meymendi salb edüp "Hakkından geldim", deyü bir tarafda şâha i‘lâm edüp bir tarafdan hânın başın kesüp kal‘a …
EÇS II 314a … varakların dahi verüp kırâ’at edüp "sûrunuz mübârek ola" deyü vâfir senâ-hânlık edüp hakîri hayli ta‘rîf ve tavsîf etmişler. Andan Revân hânı, hakîri kendi hemşîresi sarây …
EÇS II 314b … semek ve üç aded semâme-i amber hedâyâlar verüp muhabbetnâmesinde cümle tahrîr edüp hakîre harc-ı râh on tümen bisitî ve kırk beş âdemlerimize dahi on tümen Abbâsî ihsân …
EÇS II 325b … rûm'da mâ-beyne muslıhîn girüp Takî Alî Hân cümle ağalara üç gün ziyâfet-i uzmâ edüp hakîre yine beş tümen Abbâsî ve bir at ve paşaya bir katar tâvûsî maya devesiyle Revân …
EÇS II 328b … ere me‘mûrsuz deyü bu mâdde içün on bin guruş alup cümle asâkir-i İslâm'ı âmâde edüp hakîr kendü sarâyına konup şeb [u] rûz sohbet-i hâs edüp şehri seyr [ü] temâşâ ederdi …
EÇS II 351a–351b … hr-i Kızılırmak: Paşanın cümle iki yüz katar devesi ve yüz katar katırları ubûr edüp hakîr dahi katarımla ve kethüdânın katarıyla Allah Allah diyerek güzer edüp cümle ağı …
EÇS II 358b–359a … edâr mısız" dediler. "Belî bu âsitânenin huddâmı olduk" deyü anlar dahi ziyâret edüp hakîr vedâ‘-ı Fâtiha'yı tilâvet edüp yine bâb-ı sa‘âdetin sedd edüp bükâ-âlûd olarak …
EÇS II 360a–360b … i şer‘ olavuz", deyü eblehâne mektûblar tahrîr eylemiş. Paşa mektûbları kırâ’at edüp hakîre eydür: "Ne ahmak herifdir. Mektûbunda cemî‘î hamâkatin ve bî-tedbîrliğin ifşâ e …
EÇS II 362b … gulâmları başka idi. Paşa gulâmlarıyla muhtelit değiller idi. Bu askeri temâşâ edüp hakîr karye-i Durduk'a varup,
EÇS II 372b … n ederdik. Zîrâ imâmı Şâm Arabı olmağıla andan hazz etmeyüp taşra otâkda imâmet edüp hakîr iç imâmeti ve iç mü’ezzinliği edüp subh [u] mesâ hakîri cenbinden bir ân münfek …
EÇS III 34a … i şerîfine verüp Üsküdar cengin bir bir mâ-vaka‘ı üzre takrîr etdim. Vâfir hazz edüp hakîr bir hil‘at-i fâhire ve bir altun hançer ve Sayda ve Berût kal‘asının yoklama hi …
EÇS III 34a … ihsân edüp emr-i şerîfleri kırâ’at edüp, serdâr-ı âlîşânlıkdan cihân cihân hazz edüp hakîr bir semmûr nimtâne âbdest kürkün ihsân eyleyüp dîvân-ı pâdişâhî edüp emr-i şerî …
EÇS III 49a–49b … an Murtezâ Paşa efendimizin on kîse malın alup paşaya iki küheylân kısrak ihsân edüp hakîre bir kîse harc-râh ve bir at ve bir kat libâs 49b ve gulâmlarına onar sikke-i …
EÇS III 50a … anın evvel-i azilde on kîse destine girince cümle karakollukçulara bahşîş ihsân edüp hakîre üç yüz guruş ve bir kısrak in‘âm eyleyüp hakîrin geldiğinden dünya kadar hazz e …
EÇS III 93a–93b … getirüp hamd-i Hudâ ol mahalde iki seyishâne yükü mâlımı dörd gulâmımla teslîm edüp 93b hakîrin esvâbın alan yiğitlerin sekizin de önüne getirüp eydür: "Bre kahbeler! Ahşam ça …
EÇS III 93b … arıma sekiz re’s silâhlarıyla küheylân atlar ve gulâmlarıma ellişer gurûş ihsân edüp hakîre kasd edüp mâlım alanların sekizini dahi kılıç üşürüp pâre pâre etdirüp intikâm …
EÇS III 95b … astamonu'da Şeyh İsmâ‘îl Efendi hazretlerinin hedâyâların ve mektûbların teslîm edüp hakîre bir semmûr kafası kürk ve bir kat esbâb ve yüz altun ihsân edüp cemî‘i ta‘yînât …
EÇS III 96b … olup hizmetde mevcûd olmayup cümle mevcûd olan ağalara yigirmi kise ihsân bezl edüp hakîre üç yüz guruş hisse düşdi.
EÇS III 99a–99b … p âheste-reviş cümle asker kulağızla gitmede. Hakîr çarha askeriyle ileri ılgar edüp hakîkatü'l-hâl vakt-i Şâfi‘îden evvel ol mahall-i ma‘hûdeye ince karavulumuz varup yetmiş seks …
EÇS III 103a–104a … n korkma. Sana bir nesne yokdur. Yürü Allah işin onara" deyü bir Fâtiha tilâvet edüp hakîrin üzerine üfledi. Hemân hakîr mutarraş olmağıla başımdan destmâlim çıkarup bir ye …
EÇS III 136b–137a … e ne ni‘met bulundu ise bir yire cem‘ edüp bir kazgan içre tabh eyleyüp tenâvül edüp Hakka şükür etdiler. Ol ta‘âmın ismine aşur aşı nâm kodular. Zîrâ Tûfân'dan halâs old …
EÇS III 144b–145a … k tahsîn ola. Hakkâ ki hâl sâhibisin. Hudâ sıhhat vere" deyü cümle hayr du‘âlar edüp hakîre dahi "Hakkâ Evliyâm, sen de er oğlu ersin ve hakkâ ki pâk seyyâh-ı âlemsin kim …
EÇS III 148a … ir göz Mostar köprüsü ola. Bu cisrden paşa efendimiz ubûr idip Edirne'ye azîmet edüp hakîr saltça üç gulâmımla cânib-i cenûba (---) sâ‘atde ma‘mûr kurâlar ubûr ederek,
EÇS III 183b … lâm-ı hâssaya biner aded ihlâs-ı şerîfi halâs niyyetine {kırâ’at etmeğe} tenbîh edüp hakîri sermahfil edüp halîfe kîsesinden hakîre beş yüz altun ihsân edüp eydür "Bak a E …
EÇS III 185a–185b … yollarda {sâ‘at} pek lâzımdır. Hemân durma" deyü bir semmûr parçası kürk ihsân edüp hakîri ol gice Gümrük Emîni Hasan Ağa'ya gönderdi. Ol gice Hasan Çelebi'yi, Ortaköy'de …
EÇS IV 214a Hikâye-i garîbe[y]i âğâze edüp hakîr eyitdim. "Benim efendim, sene (---) târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz Diyârb …
EÇS IV 236a Biz Hân ile Bitlîs'e avdet edüp hakîre gılmân-ı hâssa içre kendü hücrelerinde bir savma‘a düzüp şeb [u] rûz kendüleriy …
EÇS IV 240b aşr-ı şerîfin tamâm edince hakîre du‘â etdiler. Anlar da bizden du‘â temennâ edüp hakîr dahi anlara du‘â edüp el yüze sürüp hakîri dünyâ ve âhiret kardaşı edüp "Yürü b …
EÇS IV 261b–262a … Beğ'in ibtidâ müttehem olup demi heder olduğu ve yeniçerilerin hân üzre gulüvv edüp haklarından geldiklerinin arz-ı mahzarları gelüp ve paşanın mektûbun götüren Cânpolat Ağası …
EÇS IV 261b–262a … dostumuzdur. Elbette bu kadar asâkir-i İslâm Van derneğinde âmâdeler iken sefer edüp hakkından gelelim, deyü yetmiş bin hıyel ü şeytanat ile paşanın ırkına girüp hâh nâ-hâh h …
EÇS IV 266a … ken bir çemenzâr-ı nişîmen görüp "Salât-ı zuhru edâ edelim." deyü atından nüzûl edüp hakîr ezân okuyup salât-ı zuhru edâ edüp paşa kıbleye müteveccih olup "Ben du‘â ideyi …
EÇS IV 272a … tde "Bir Fâtiha" deyü na‘ra edüp cümle huzzâr-ı guzât-ı müslimîn Fâtiha tilâvet edüp hakîr huddâmlarımla ve ba‘zı Paşa çâşnigîrleriyle katl olunacak eli bâğlı âdemlerden …
EÇS IV 286a–286b … 286b cânib-i garba cereyân ederek Van sahrâsı içre Erdemit bâğlarından güzer edüp Hakkarî'nin Vastân kal‘ası dibinde Van deryâsına mahlût olur. Bu kal‘ada bir gice mihmân ol …
EÇS IV 286b … halîcin kenârında Fâtih-i Revân Sultân Murâd Hân meks edüp mâhîlerinden tenâvül edüp "Hakkâ ki mâ’ide-i Erçek idiği gerçek imiş." demişdir. Ve bu buhayrenin yine cânib-i g …