… ireç ile bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn edüp bir handak-ı amîk ü arîz
edüp handak
içinden nehr-i Furât'ı deverân u cereyân edüp nehr-i Furât üzre bir araba ubûr …
Şehr-i azîm ve belde-i kadîmdir. Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan el-Melikü'l-Fîhâ Cedallah ibn el-Mütevekkil Alallah binâsıdır. Cezîre-i Dicle'de nehr-i zülâl Furât-ı helâl sâhilinde bender-i sevâd-ı mu‘azzam imiş. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp niçe kerre imâr ve niçe kerre harâb olmuşdur. Ba‘dehû sene 1040 târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in serdâr-ı mu‘azzamı olan Hüsrev Paşa Bağdâd'ı muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde bu Hille kal‘asına Hüsrev-i Şîr şîrâne vü dilîrâne gelüp deryâ-misâl askeriyle taht-ı Hille'de serâperde-i Hüsrevânesiyle meks etdikde bu kal‘a-i Hille'yi gördü kim harâbe mü’eddî olmuş ammâ Bağdâd'a bundan rahne irüp zafer bulmak mülâhazasında olup kal‘a-i Hille'ye asker-i deryâ-misâli üşürüp mukaddemâ hâk-i pâk ile mebnî olan sûr-ı üstüvârın müceddeden yine top ve tula ve kerpiç ve kec ve Horasânî ve kireç ile bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn edüp bir handak-ı amîk ü arîz edüp handak içinden nehr-i Furât'ı deverân u cereyân edüp nehr-i Furât üzre bir araba ubûr olunur bir cisr-i haşeb inşâ edüp cümle cebehâne vü levâzımâtların kemâkân müheyyâ edüp üç bin sipâh ve iki bin piyâde yeniçeri ve topçu ve cebeci ve gayrı muhâfazacı kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a ·
metinde göster ·
içinden defter ile beş kerre yüz bin araba toprak nehr-i Turla'ya dökülüp mukad …
Ve Melek Ahmed Paşa efendimiz Kırım hânından ve Âsitâne'den gelecek piyâde yeniçeri askeri bakayâsından haber gelince Akkirmân altında meks etmek iktizâ edüp tehî-dest durulmasın içün cümle asker-i İslâma ve cümle ahâlî-i şehre dellâllar nidâ edüp beher gün onar kazgan pilav ve zerde pişüp cümle askere ve ehl-i belede ni‘met-i firâvân-ı bî-imtinân bezl olunup mehterhâneler çalup cümle alaybeğleri ve çeribaşıları ve yetmiş bayrak sekbân [u] sarıca bölükbaşıları etek der-miyân edüp Akkirmân kal‘asının handakı tathîrine bezl-i ihtimâm edüp handak içinden defter ile beş kerre yüz bin araba toprak nehr-i Turla'ya dökülüp mukaddemâ şürefâların kazdığı zamân gibi 36b handak içre nehr-i Turla cereyân edüp handak tathîr olduğu sicille kayd olup bir dahi handaka bir dâne-i hardal bırağanın hakkından gelmek içün dellâllar nidâ edüp tenbîh [ü] te’kîd olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a–36b ·
metinde göster ·
tathîr olduğu sicille kayd olup bir dahi handaka bir dâne-i hardal bırağanın ha …
Ve Melek Ahmed Paşa efendimiz Kırım hânından ve Âsitâne'den gelecek piyâde yeniçeri askeri bakayâsından haber gelince Akkirmân altında meks etmek iktizâ edüp tehî-dest durulmasın içün cümle asker-i İslâma ve cümle ahâlî-i şehre dellâllar nidâ edüp beher gün onar kazgan pilav ve zerde pişüp cümle askere ve ehl-i belede ni‘met-i firâvân-ı bî-imtinân bezl olunup mehterhâneler çalup cümle alaybeğleri ve çeribaşıları ve yetmiş bayrak sekbân [u] sarıca bölükbaşıları etek der-miyân edüp Akkirmân kal‘asının handakı tathîrine bezl-i ihtimâm edüp handak içinden defter ile beş kerre yüz bin araba toprak nehr-i Turla'ya dökülüp mukaddemâ şürefâların kazdığı zamân gibi 36b handak içre nehr-i Turla cereyân edüp handak tathîr olduğu sicille kayd olup bir dahi handaka bir dâne-i hardal bırağanın hakkından gelmek içün dellâllar nidâ edüp tenbîh [ü] te’kîd olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a–36b ·
metinde göster ·
… îmân-misâl oldular kim handak içinde bir cem‘iyyet-i kübrâ ile bir dahi yürüyüş
edüp handak
içinde kalan iki yüz mikdârı şühedâlarımızı küffâr lâşesi içinden çıkarup der-k …
Bu gazâ-yı nusret-eserde olan bir gazâda olmamışdır, ammâ bu gazâ-yı garrâda her bir merd-i meydân bir şîr-i Nerîmân-misâl oldular kim handak içinde bir cem‘iyyet-i kübrâ ile bir dahi yürüyüş edüp handak içinde kalan iki yüz mikdârı şühedâlarımızı küffâr lâşesi içinden çıkarup der-kenâr etdiler, ammâ yine bunlar üzre küffârdan kurşum bârân-ı la‘net gibi yağup yine bunlardan niçesi dahi rütbe-i şehâdet câmından nûş edüp mest [ü] medhûş-cinân olup anların dahi rûh-ı pür-fütûhları evc-i Illiyyînde karâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 125a ·
metinde göster ·
içi 126a ke'l-evvel Kiriş suyu ile mâl-â-mâl oldu.
Ve serdâr-ı mükerremin fermânıyla cümle cebehâne ve hazîne-i pâdişâhîyi kal‘a içine yerleşdürüp kol kol kal‘a ta‘mîr ü termîm etmeğe bir gün mukaddem cidd ü cehd edüp cümle guzât-ı muvahhidîn kal‘a etrâflarına mûr [u] mâr gibi üşüp handakın hâr-ı hâşâkın cümle tathîr edüp itmâm oldukda handakın mezkûr küşâde olan kapusun tekrâr sedd edüp handak içi 126a ke'l-evvel Kiriş suyu ile mâl-â-mâl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 125b–126a ·
metinde göster ·
… deryâ-misâl handakı nısfu'l-leylde cemî‘i der [ü] dîvârın meş‘aller ile çerâğân
edüp handak
içi münevver olup cümle küffâr derûn-ı hisârdan "Yajuj, Yajuj" deyü nigehbânlık …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsini esîrânımız dahi bilmediler, ammâ Erdel'e tâbi‘dir, ammâ Nemse çâsârından içinde 500 yüz asker-i menhûs vardır, lâkin Seydî Ahmed Paşa katl etdiği Rakofçi kralın milki idi mürd olup anasına kaldı. Kal‘ası Şiçe deresi ağzında bir vâsi‘ (dir) yerde şekl-i müdevver taş binâ beş tabyalı bir hısn-ı hasîn sûr-ı ra‘nâdır. Ve nehr-i Şiçe handakı içinden cereyân edüp deryâ-misâl handakı nısfu'l-leylde cemî‘i der [ü] dîvârın meş‘aller ile çerâğân edüp handak içi münevver olup cümle küffâr derûn-ı hisârdan "Yajuj, Yajuj" deyü nigehbânlık edüp feryâd edüp kal‘a beklerlerdi. Biz dahi ol mahalde tarpadak kal‘a dibine vara düşdük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… ermân olunup ol dahi mukaddemâ sahrâdaki suyu kesen Macarları fevrî başına cem‘
edüp handak
suyun kesmeğe cidd [ü] cehde başladılar.
Andan kal‘a handakındaki deryâ-misâl suyu kesmeğe yine Çatrapatra Ali Paşa'ya fermân olunup ol dahi mukaddemâ sahrâdaki suyu kesen Macarları fevrî başına cem‘ edüp handak suyun kesmeğe cidd [ü] cehde başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111a ·
metinde göster ·
… ve sâ’ir ganâ’imleri ganîmet olup andan doğru Harpunya kal‘ası varoşuna azîmet
edüp handak
kapuların bile sedd etmeyüp küşâde bırakmışlar ve küffârın kırıldığın derûn-ı h …
Hemân küffâr bizi kova kova meydân-ı vegâya çıkup mukaddemâ bizim pusuda olan gâzîlerimiz üç koldan kemîngâhlardan çıkup cümle yek-dil ü yek-cihet sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup küffârın ar[d]larından hücûm edince küffâr anlara bir kez düşünce biz dahi küffârın akîblerince düşüp küffâr-ı hâksâ[r] dörd bölük askerimizin miyânında kalup üç sâ‘at-i nücûmî germâ-germ ceng-i azîm edüp hamd-i Hudâ nesîm-i nusret bizden tarafa esüp şemşîr-i âteş-tâb ile küffârın urûkun kesüp cümle yigirmi altı bin küffâr-ı dûzah-karâr dendâ[n]-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçüp cümle atları ve esbâbları ve sâ’ir ganâ’imleri ganîmet olup andan doğru Harpunya kal‘ası varoşuna azîmet edüp handak kapuların bile sedd etmeyüp küşâde bırakmışlar ve küffârın kırıldığın derûn-ı hisârdaki küffârlar görüp dağlara henüz kaçmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 186a ·
metinde göster ·
… etrâfında hendek yerine Özbekiyye ve Nâsırıyye tur‘aları gibi halîcler cereyân
edüp handak
olmuşdur. Bu halîcler kenârında zikri sebkat eden kapulardır. Her gece pâsbânla …
Ammâ bu varoşun cenûb tarafında ve kıble ve şarkında ve şimâlinde olan kal‘a dîvârı handakın mezbele dolmuşdur. Salâhaddîn asrında gâyet ma‘mûr u müzeyyen ve şîrîn kal‘a imiş. Ammâ ba‘zı yerlerinde şehrin etrâfında hendek yerine Özbekiyye ve Nâsırıyye tur‘aları gibi halîcler cereyân edüp handak olmuşdur. Bu halîcler kenârında zikri sebkat eden kapulardır. Her gece pâsbânlar ve bevvâblar ve subaşı ve düveydârı ve kavvâsları kol dolaşup cümle kapuları sed ederler. Zîrâ Mısır içinde olan fellâhîn ve kavvâsîn ve mansar aşkıyâsı hırsızları gibi şakî harâmzâde bir diyârda yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87b ·
metinde göster ·