… ibn Abdül‘azîz hazretleri karadan seksen yedi bin asker ile İslâmbol'u muhâsara
edüp kara
câniblerin ve Galata tarafların yakup yıkup bu kadar mâl-ı ganâyim alup bilâ-fe …
Muhâsara-i sâlis-i kal‘a-i Kostantîn: Hicret'in toksan ikinci senesinde yine Benî Ümeyye halîfelerinden Süleymân bin Abdullâh [Abdülmelik] fermânıyla kız karındaşı oğlu Ömer ibn Abdül‘azîz hazretleri karadan seksen yedi bin asker ile İslâmbol'u muhâsara edüp kara câniblerin ve Galata tarafların yakup yıkup bu kadar mâl-ı ganâyim alup bilâ-feth avdet edüp Boğazhisâr'dan yine karşu Anatolu câniblerine ubûr edüp Sinop kal‘asın muhâsara edüp andan sulh ile mâl-i firâvân alup andan Kastamonu'yu muhâsara edüp min indillâh anın dahi fethi müyesser olmayup Şâm'a geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b ·
metinde göster ·
… âmbol fethini tebşîr etdiler. Ve bâlâda tahrîr olunan hadîs-i şerîfleri kırâ’at
edüp Kara
Şemseddîn-i Sivasî hazretleri "Pâdişâhım senin hakkına kelâm-ı Alî ile bu ebyât …
"Ağlama pâdişâhım küffârın bu Akka kal‘asından alduğı ganîmet akîdelerinden ve pişmiş helvâlarından İslâmbol'u feth edeceğin günler pişmiş helvâ yersiz. Ammâ ol gün gâzî olup cümle guzât-ı müslimîne adâlet eyleyüp kadı ve gâzî [ve] râzı ol" deyü ser-i sa‘âdetinden Akşemseddîn hazretleri örf-i izâfetin çıkarup Ebü'l-feth'in başına koyup İslâmbol fethini tebşîr etdiler. Ve bâlâda tahrîr olunan hadîs-i şerîfleri kırâ’at edüp Kara Şemseddîn-i Sivasî hazretleri "Pâdişâhım senin hakkına kelâm-ı Alî ile bu ebyât vârid olmuşdur" deyü bu ebyâtı kırâ’at etdi. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24b ·
metinde göster ·
Alî'ye beş yüz altun verüp "Durma hacca git" derler.
İbrâhîm Hân dahi gürbüz tüvânâ er, birbiriyle küşte-gîrlik ederken cellâdın bir huddâmı dahi yetişüp İbrâhîm Hân'ın cân evine bir diz bendi urup cân havlinde iken Kara Alî kemendbâzlık edüp şâkirdi hayâkârlık edüp ol an sene 1058 mâh-ı Receb'in 29 nuhûset gününde mazlûm İbrâhîm Hân'ı ma‘nûkan şehîd edüp Kara Alî'ye beş yüz altun verüp "Durma hacca git" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78b ·
metinde göster ·
… müreccebinin on tokuzuncu gün yevm-i ahadde mazlûm İbrâhîm Hân'ı ma‘nûkan şehîd
edüp Kara
Alî hacca firâr edüp na‘ş-ı İbrâhîm Hân'ın techîz u tekfînin edüp ammîsi Sultân …
Hikmet iki kerre varmak müyesser olup âhir[i] mezkûr fetret mahallinde cezîre-i Girid'den feryâdcılık ile kul kethüdâsı Kara Murâd Ağa geldikde Murâd Ağa'dan bin kîse ve bu kadar şemmâme amber ve yetmiş tahta semmûr-ı bî-nûr kürk ve iki haseki câriye-i duhter-i pâkize-ahter taleb etdiler. Hemân Murâd Ağa cümle yeniçeri odalarına ve sipâh ağalarına haber edüp cümle sipâh Atmeydânı'na ve cümle yeniçeri Etmeydânı'na cem‘ olup guluvv-ı âm ile Allah Allah diyerek cümle asâkir-i İslâm yek-dil [ü] yek-cihet olup Sultân İbrâhîm Hân-ı mazlûmu sırça sarâyda haps edüp yerine ciğer-kûşesi Mehemmed Hân'ı pâdişâh edüp cümle vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ bî‘at edüp Mehemmed Hân müstakil pâdişâh olup Mevlevî Koca Dervîş Mehemmed Paşa vezîria‘zam olup Kara Murâd Paşa yeniçeri ağası olup Tezkireci Vezîria‘zam Ahmed Paşa ihtifâ etdi. Ertesi ale's-sabâh Ahmed Paşa'yı (---)(---) hânesinde muhtefî bulup Koca Vezîr, Şehzâdebaşı'ndaki hânesinde ma‘nûken katl edüp ale's-seher leşini at hamalları Atmeydânı'na bırağup ol guluvv-i âmda Mülakkab oğlan püzevengi İslâmbol mollasın Yeni Câmi‘de ulemâ mâbeynine komayup "Vurun mel‘ûnu" dediklerinde Yeni Câmi‘ nerdübanları üzre askerî tâ’ifesi kılıç üşürüp pâre pâre ederek leşini Ahmed Paşa na‘şesinin yanına bırakdıklarında cümle asker dahi Ahmed Paşa'nın leşine kılıç üşürüp niçe bin pâre etdiklerinde "Hezârpâre Ahmed Paşa" derler. Cümle yağın dâ’-i devâdır deyü sızı içün semin ve semenin yağmâ edüp ân-ı sâ‘atde üstühânları kaldı. Ba‘dehû Cinci Hoca'yı katl edüp üç bin kîse mâlı kalup bu kadar mâl [u] emlâkin mîrîye zabt etdiler. Hattâ hakîre verdiği atı emîr-i ahûr tarafından su’âl etdiler. Hakîr aslâ vücûd vermeyüp ata binüp İslâmbol içre reftâr ederdim. Ba‘dehû cümle musâhib-i bed-hâhların kimin katl ve kimin nefy-i beled ve kimin azl-i ebed etdiler. Hattâ musâhibe avretlerden Şekerpâre Bola vâlidemiz şekilliyi Mısır'da İbrim'e nefy etdiler. Ve Melekî Bola'yı nefy edüp sâ’ir nisvânları ve sâhib-isyân-ı bed-hâhları Eski Sarây'a nefy edüp her bir hasekiyi birer vüzerâ ve a‘yân [u] eşrâfa verdiler. Ertesi ale's-sabâh alay-ı azîm ile Sultân Mehemmed Hân'ı Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri ziyâretine götürüp anda kılıç kuşadup alay ile Mehemmed Hân'ı Edirnekapusu'ndan berü getürüp ecdâd-ı ızâmı Ebü'l-feth'i ve Sultân Bâyezîd-i Velî'yi, dedesi Sultân Ahmed Hân'ı ziyâret edüp sarây-ı âlîsinde hâs odada karâr etdi. Ertesi gün İslâmbol içre bir azîm velvele kopup "Bre Sultân İbrâhîm ırça sarâydan boşanmış, Bostâncı Ocağına varup dahl düşmüş. Cümle sarây halkı pâdişâhımızın uğurunda kırılup yine İbrâhîm Hân'ı pâdişâh ederiz" deyüp cümle ibâdullah silâhlanup Atmeydânı'nda niçe yüz bin âdem cem‘ olunca Abdürrahîm Efendi şeyhülislâm idi, andan fetvâlar alup Koca Mevlevî Vezîr ve Kara Murâd Ağa ve Emîr Paşa ve niçe iş erleri sırça sarâya varup Koca Vezîr Cellâd Kara Alî'yi hezârân deyenek ile ura ura sırça saraya koyup Cellâd Kara Alî Bismillah ile içeri sırça sarâya girince mazlûm İbrâhîm Hân "Cânım usta Alî, niye geldin" der. "Hünkârım! Cenâze namâzın kılmağa geldim" der. Hünkâr "Vallahi ben de kılarım. Yûsuf Paşa lalam Hanya'yı feth edüp geldikde sana öldürtdüm, namâzın kılmadım. İşte şimdi kılalım" dedikde hemân Cellâd Kara Alî, İbrâhîm Hân'a kelb-i akûr gibi sarılır. İbrâhîm Hân gürbüz tüvânâ er server-i hünerver olmağıla Kara Alî'yi alt edüp birbiriyle küşte-gîrlik ederken Kara Alî'nin bir şâkirdi mel‘ûn yetişüp İbrâhîm Hân'ın cân evine bir diz bendi urup İbrâhîm Hân cân havlinde iken Kara Alî kemend-bâzlığ [u] tîz-kârlık edüp yine şâkirdi hayâsına 371a sarılup ol ân sene 1058 târîhinin şehr-i Recebü'l-müreccebinin on tokuzuncu gün yevm-i ahadde mazlûm İbrâhîm Hân'ı ma‘nûkan şehîd edüp Kara Alî hacca firâr edüp na‘ş-ı İbrâhîm Hân'ın techîz u tekfînin edüp ammîsi Sultân Mustafâ merhûmun türbe-i pür-envârında yan yana defn edüp Mehemmed Hân-ı Râbî‘ Rûm'a müstakil pâdişâh-ı cem-cenâb olup cihân âsûde-hâl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 370b–371a ·
metinde göster ·
Murâd Paşa vezîria‘zam olduğu haberin getirince Paşa gâyet müte’ellim oldu. Zîr …
Hikmet-i Hüdâ, Şâm-ı cennet-meşâmda Murtezâ Paşa efendimizle şeb [u] rûz Hüseyin-i Baykara fasılları edüp sohbet-i hâs ederken Âsitâne-i Sa‘âdet tarafından paşanın ulağı gelüp Mevlevî vezîria‘zamı ma‘zûl edüp Malkara'ya nefy edüp Kara Murâd Paşa vezîria‘zam olduğu haberin getirince Paşa gâyet müte’ellim oldu. Zîrâ Koca Mevlevî Mehemmed Paşa çerâğı olup harem-i hâsdan doğru Koca Vezîr sarâyına çıkup anın müsâfiri ve nazar-kerdesi idi. Ol gice Paşa ile sohbet ederken Paşa efendimiz eydür "Bir hazînedârı çağırın" dedikde hazînedâr gelüp "Var Evliyâ Çelebi'ye üç yüz altun ve bir semmûr paçası serhaddî ve üç gulâmına üç kat esbâb kürkleriyle ve gulâmlarına ellişer gurûş [ver]" deyüp fi'l-hâl hazînedâr üç yüz altunu hakîre verüp paşa eydür: "Birâderim Evliyâ'm! Allah âsân getire. Der-i devlete yolcusun!" dedikde aklım başımdan gidüp ne çâre "el-Emrü emrüküm" deyüp ol gice Murtezâ Efendi cümle mektûbları yazup ale's-sabâh cümle yârânlar ile vedâlaşup üç gulâmımla,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 29b ·
metinde göster ·
Andan yine kıbleye Kara köprü bir musanna‘ cisr-i müzeyyendir. Altından Dülhadî suyu akar. İbtidâ tulû‘u (---)(---) andan nehr-i Şatt'a mahlût olur. Bu mezkûr cisri ubûr edüp Kara Taşlık nâm kaldırımlı râha kadem basdıkda el-azametullah bârân-ı rahmet semâdan nüzül edüp bizi eyle etdi kim, atlarımızda ve bizde cân u mecâl kalmayup yetmiş bin renc [ü] anâ ve rîh-i fenâ çekerek bir cây-ı menâs bulmayup (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 198b ·
metinde göster ·
… akar ammâ gayrı zamânda geçit verir çaydır. Kâsımoğlu Çayırı nâm sahrâdan ubûr
edüp Kara
Şeyhler kurbünde deryâya katılır. Andan bu bahrin yine şimâlinde,
Karaçay: Bu mâ-i zülâl bahârda taşkın 237b akar ammâ gayrı zamânda geçit verir çaydır. Kâsımoğlu Çayırı nâm sahrâdan ubûr edüp Kara Şeyhler kurbünde deryâya katılır. Andan bu bahrin yine şimâlinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237a–237b ·
metinde göster ·
… ıldırım Hân'a vardığından Timur Yıldırım Hân üzre varup Yıldırım Hân'ı münhezim
edüp Kara
Yûsuf Mısır'a ve Mısır'dan Mekke'ye ve yine Ahlat'a geldi. Bunlar dahi Âl-i Osm …
Ziyâret-i selâtîn-i Karakoyunlu: Bunlar memâlik-i Irâk'a ve Âzerbaycân'a ve şehr-i Ahlat'a mutasarrıf oldular. Cümle on nefer âdemlerdir. Bunlar Âl-i Yûsufî derler. Âl-i Osmân'a akrabâ olduklarından Kara Yûsuf hânları Timur-ı bî-nûr havfinden Bursa'da Yıldırım Hân'a vardığından Timur Yıldırım Hân üzre varup Yıldırım Hân'ı münhezim edüp Kara Yûsuf Mısır'a ve Mısır'dan Mekke'ye ve yine Ahlat'a geldi. Bunlar dahi Âl-i Osmân gibi diyâr-ı Mâhân'da iken Şâm halîfesi Hişâm b. Abdülmelik diyâr-ı Acem'de hakanı münhezim edüp cümle ümerâ-yı Dağıstân'ı ve kavm-i Tabserân'ı ve kavm-i Kumuğu ve kavm-i Moğol'u ve kavm-i Boğol'u ve kavm-i Kaytak'ı ve bu kavm-i Kara Koyunlu Âl-i Yûsuf'u İslâm'a getirüp Tatar cengizlikden çıkup cümle İslâm ile müşerref {oldular}. Ba‘de mevt-i Melik Hişâm bu Karakoyunlu Âl-i Yûsuf'u üzre Cengiz askeri "Siz Müslümân oldunuz" deyü istîlâ etdiklerinden bu Karakoyunlu dahi diyâr-ı Mâhân'dan 241b Âl-i Osmân ecdâdı Kuba Alp ve karındaşı Bayındır Hân ve Süleymân Şâh ve anın oğlu Ertuğrul Bay ile bu Karakoyunlu Âl-i Yûsuf diyâr-ı Mâhân'ı terk edüp diyâr-ı Ahlat'a gelüp tavattun etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241a–241b ·
metinde göster ·
seferlerin açarsa bilirim ki devlet-i Âl-i Osmân'a nizâm verir. Yohsa bu devlet …
Hamd-i Hudâ sadrıa‘zam oldu. Gerçi gazûb ve lecûcdur, ammâ "El-hubbulillâh el-buğzulillâh" mazmûnu üzre hareket eder. Eğer Anadolu vilâyetlerinde sekbân u sarıca haşerâtlarının vücûdların kaldırırsa ve sikkeyi tashîh edüp tedâhülü ref‘ edüp kara seferlerin açarsa bilirim ki devlet-i Âl-i Osmân'a nizâm verir. Yohsa bu devlet-i Âl-i Osmân'a taraf taraf rahneler göründü." Ve buyurdular kim, "Evliyâm! Sene 1058 târîhinde Diyârbekir vâlîsi iken Diyârbekirli Rûmiyye şeyhi Azîz Efendi'yi vâkı‘amda görüp, ‘Sultânım, bu devlet-i Âl-i Osmân'ın bir yanı Venedik tarafından oyuluyor’ dedim, ‘Ayâ bu devletin hâli neye müncer ola’ dedim. Anlar dahi buyurdular kim ‘Melek Ahmed'im! Bin altmış yedide Köpürlü Mehemmed Paşa sadrıa‘zam olup cümle celâlî ve cemâlîyi Anadolu'da ve Rûm'da kırup merhûm oldukda oğlu vezîria‘zam cümle (---) yılda Mehemmed Hân-ı Râbi‘ devletinde âlem tasîh olup yetmiş aded feth [ü] fütûhâtlar ve âsâr-ı acîbeler zuhûr ede’ deyü buyurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 32a ·
metinde göster ·
… amîka garîk-i âb olmuşlar. Küffâr bu hâli görüp zu‘m-ı bâtıllarınca hamd-i Îsâ
edüp kara
şapkaların (ve) kara saçlı başlarından çıkarup nehr içre halâs olmağa cân çekiş …
Ve küffâr-ı hâksâr gördüler kim at ve katır ve benî-âdem birbirlerine mahlût olup ma‘cûn-ı hayvânât olmuşlar ve cisrden asker ubûr ederken mezâhimden ağıste-i hûn olanlar ol nehr-i amîka garîk-i âb olmuşlar. Küffâr bu hâli görüp zu‘m-ı bâtıllarınca hamd-i Îsâ edüp kara şapkaların (ve) kara saçlı başlarından çıkarup nehr içre halâs olmağa cân çekişen ibâdullâh üzre bir yaylım kurşum dahi urup gûyâ semâdan bârân-ı la‘net yağar gibi yağup ve dikdik içinde gûyâ bulgur kaynar gibi kurşumdan su kaynayup kurşum vızırdısından kulaklar işitmeyüp cümle hayvânât ve benî âdem gark-ı deryâ-yı rahmet oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22a ·
metinde göster ·
… e döğer ve mağrib cânibinden kal‘a-i Hatvan içinden gelen nehr-i Zakova cereyân
edüp kara
tarafındaki handak içi ve dahi varoş hisârı handakı için nehr-i Zakova dolaşara …
Nehr-i Tise kenârında bir düz çemenzâr sahrâda şekl-i murabba‘ bir dolma palanka hisâr-ı metîn-i ibret-nümâdır, ammâ dolma rıhtım dîvârı kâmil on beş adım kalındır. Ve kıbleden şark cânibine tarzı tûlânî vâki‘ olup maşrık tarafını nehr-i Tise döğer ve mağrib cânibinden kal‘a-i Hatvan içinden gelen nehr-i Zakova cereyân edüp kara tarafındaki handak içi ve dahi varoş hisârı handakı için nehr-i Zakova dolaşarak akup nehr-i Tise'ye mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 77b ·
metinde göster ·
Meydân'da emîr-i hac paşaya Mahmil-i şerîfi teslîm edüp yine paşa mahmili nâkas …
Ammâ bu alayda yeniçeriyân ve azebân askerinin alayları yokdur. Ammâ ulemâ ve sulehâ ve fukarâ çokdur. Ve mahmil kadısı ve mahmil çavuşu pîşvâ olup emîr-i hac cümle askeriyle mehterhânesin çalarak sancakdâr Hazretin alem-i şerîfin açarak Rûmeli Meydânı'ndan ubûr edüp Kara Meydân'da emîr-i hac paşaya Mahmil-i şerîfi teslîm edüp yine paşa mahmili nâkası licâmıyla eline alup paşa dahi kethudâsına teslîm edüp cümle huzzâr-ı meclis huzûrunda kadıasker mahmil paşaya teslîm olunduğunu sicille kayd edüp emîr-i hac eline hüccet-i şer‘iyye alup paşadan emîrü'l-hac ve kethudâsı ve dîvdârı ve Hazret-i Resûl'ün sancakdârı ve mahmil keşânları ve çavuşları ve mahmil nâzırı ve kadısı ve yedi bölük serdârları ve kethudâları ve çavuşları ve'l-hâsıl cümle ocaklı yüz yetmiş altı aded hil‘at-i pâdişâhî bu mahmil teslîmi günü geyilüp yine alay ile emîr-i hac paşa askeriyle Y 387b kendü hânesine revâne olup cümle enüp ve paşa ağalarına bir kîse ihsân eder. Paşa kethudâsı dahi Mahmil-i şerîfi Kara Meydân'dan (---)(---)(---)(---) Bâb-ı Vezîr'e getirüp anda bir şütür-i mahmili Q 156b çökürüp Mahmil-i şerîfi ol mahalde bozarlar. Zîrâ kal‘a kapusu küçükdür. Cemel ile mahmil içeri giremez. Ba‘dehu mahmili şeyyâller Yûsuf köşküne götürüp kisve nâzırına paşa kethudâsı teslîm edüp sene-i âtiyeye mâh-ı mevlûdda iki kisve dokumağa mübâşeret ederler, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y387a–Y387b ·
metinde göster ·
Andan bunların yanları sıra askerî tâ’ifesi gider kim bir kimesne zarar etmeye. Bu tertîb üzre zeyn edüp Kara Meydânı'na paşanın huzûruna götürüp manzûrları oldukda kisve-i şerîfe yüzlerin sürüp du‘â vü senâ olup ale't-tertîb paşa huzûrundan cümlesin ubûr etdirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y198a ·
metinde göster ·
… ra ve Mısır'ın arz-ı ma‘rifet eden erbâb-ı ma‘ârifine yigirmi Mısrî kîse masraf
edüp Kara
Meydân'ı yüz bin kanâdîller ile müzeyyen edüp nûr meydânı etdi. Hafizakellâhu t …
Ve azîz-i Mısır hâtûnu Züleyhâ'ya nice mağlûb idiyse hâlâ Mısır halkı ol zamândan berü avretleri ve huddâmlarına mağlûb olup ale'l-gasıb zevk u safâ ve şakaya mâyillerdir, fırsat bulunca azîm şâdumânîler ederler. Hattâ Kethudâ İbrâhîm Paşa Kamaniçse donanmasıyçün Kara Meydân'da etdüği şâdumânî devr-i Âdem'den berü ne olmuşdur, ne olacakdır. Cemî‘i bâzbâzâna ve âteş-feşânlara ve Mısır'ın arz-ı ma‘rifet eden erbâb-ı ma‘ârifine yigirmi Mısrî kîse masraf edüp Kara Meydân'ı yüz bin kanâdîller ile müzeyyen edüp nûr meydânı etdi. Hafizakellâhu ta‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y213b ·
metinde göster ·