… âm bu gazâda bulunup Feth-i şerîfleri tilâvet edüp vâkı‘larımız hayr ile ta‘bîr
edüp meterislere
gidüp iş içinde kalup hakkâ ki Salman-ı la‘înin başın getirdi" deyü eynime bir …
Hemân bu mahalde hakîr eyitdim: "Yâ sultânım, meteris cengi günü bu hakîri Mahmûdî beğine gönderdiğiniz gün sultânıma imdâd isteme feryâdına geldiğimde Salman-ı la‘înin başın getirdiğimde bizim kellemiz ol ân araya gideyazdı. Şimdi bu ân ol kellemizin kanı bahâsı ricâ olunur." dediğimde hemân Paşa-yı kadir-şinâs bahâne eri idi. "Tîz Evliyâm bu gazâda bulunup Feth-i şerîfleri tilâvet edüp vâkı‘larımız hayr ile ta‘bîr edüp meterislere gidüp iş içinde kalup hakkâ ki Salman-ı la‘înin başın getirdi" deyü eynime bir hil‘at-i zerdûz ve yüz aded guruş-ı Balyoz verüp mübârek eliyle başıma bir çeleng sokup el açup hayr du‘â edüp beyne'l-akrân bu abd-i kemteri mümtâz-ı a‘yân etdi. Hâzâ min fazlı Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 280a ·
metinde göster ·
… ünde meks-i çetr-i mülemma‘ edüp ol gün küffârın yeni binâ etdiği tabyasın feth
edüp meterislere
girirler ve Battâl nâm kapuya varınca meterisleri yürüdürler ve kal‘ayı döğmeğe …
Çünkim yine Yemişçi Hasan Paşa kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek Budun'a gelince vâlî-i Budin olan Tavîl Mehemmed Paşa talî‘a-i asker olup Ustolni-Belgrad altına gelüp Rûmeli ve Budin askeriyle kal‘anın cânib-i cenûbîsi tarafında Uzun Varoş önünde meks-i çetr-i mülemma‘ edüp ol gün küffârın yeni binâ etdiği tabyasın feth edüp meterislere girirler ve Battâl nâm kapuya varınca meterisleri yürüdürler ve kal‘ayı döğmeğe mübâşeret edüp cenge âheng ederler, zîrâ "Merhûm Süleymân Hân bu kal‘ayı Battâ[l] kapudan feth etmişdir ve bu kal‘aya her bâr zevâl ol tarafdan olur" buyurur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13b ·
metinde göster ·
… ganîmet-i azîm oldu kim cümle guzât tâze cân bulup cân [u] gönülden cenge âheng
edüp meterislere
henüz girmeğe başladılar.
Çün kim beri tarafda Sadrıa‘zama Kapudan Paşanın mektûblarıyla zahâ’ir defterleri ve imdâd gelen asâkir-i İslâm haberleri varınca hemân sâhib-i devlet ve kesîrü'l-mürüvvet âkıbet-endîş re’y-i tedbîr edüp ordu-yı İslâm içinde dellâllar nidâ etdirüp ne kadar kerre yüz bin at ve katır ve deve ve hımâr var ise kol kol tenbîh te’kîdler olunup bu kadar gılâl ve cebehânenin Çanak limanından ordu-yı İslâma nakl olunmasına mübâşir-i mu‘temedün aleyh âdemler ta‘yîn olunup ve cümle Girid adasındaki re‘âyâ vü berâyâlarda olan iki kerre yüz bin aded eşekleri 289b arhonda ve milotanın defterleriyle cümle hımârlar re‘âyâlarıyla gelüp bir hafta içinde Çanak limanından bu kadar me’kûlât [u] meşrûbât cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar bu kadar bin mahlûk-ı Hudâ taşıyup ordu-yı İslâm içine getirdikleri gibi cemî‘i asâkir-i İslâm içinde eyle ganîmet-i azîm oldu kim cümle guzât tâze cân bulup cân [u] gönülden cenge âheng edüp meterislere henüz girmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a–289b ·
metinde göster ·