İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

edüp ot*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
29
isabet
29 cümle/beyitte
10,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
14
farklı biçim
67 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2911,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–29 / 29

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“edüp ot*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 24a Andan sene (---) târîhinde Îrân-zemînden Timu[r]lenk hurûc edüp otuz yedi mülûkü rikâbında piyâde yürüdüp cümlesini fermân-beri etdi. İllâ Yıldırım …
EÇS I 130b … eçüp dörd sene Arab'da ve dörd sene Acem'de ve dörd sene Venedik kâfirinde ceng edüp otuz altı sene kâmil Nemse çâsârıyla ceng edüp âhir anların diyârlarında Süleymân Hâ …
EÇS I 177b … n} cümle tevâbi‘leri arabalar üzre otlukları {yığup} ve alaca sığırların tezyîn edüp otluk emîni ve otluk çorbacısı at başı berâber ubûr ederler.
EÇS I 178a … ânetdir, cemî‘i vilâyetlerden asâkir-i İslâm içün gelen zahâyirleri buna teslîm edüp otağı önünde dağlar gibi yığılır.
EÇS II 237a … a hasûd [u] müfsidînlerin hilâf-ı inhâlarıyla Çelebî Mustafâ[yı] ma‘nûkan şehîd edüp otak önüne na‘şın bırağup cümle halk Süleymân Hân'dan nefret edüp Şehzâde-i mazlûmun …
EÇS II 298b … binâ edüp bânî-i hâmis olup cümle deryâ-misâl asker ile ihtimâm [u] cehd-i tâm edüp otuz altı günde kal‘a itmâm bulup cümle cebehânesi ve sâ’ir levâzımâtı ve kırk bin k …
EÇS II 310b … mân Lala Paşa nâm dilâver [u] server cümle guzât-ı müslimîn ile Acem üzre hücûm edüp otuz bin mikdârı Acem'i hâk-i mezellete düşürüp serdârları Emîr Hân giriftâr-ı bend- …
EÇS II 343a … b [u] rûz müstahfızânları nevbet ile kapular mâbeyninde dîdebân [u] nigehbânlık edüp oturur . Zîrâ Karadeniz'e karîb olan kurâ ve kasabât ahâlîlerinin Kazak-ı Ak kefereleri …
EÇS II 361b–362a … ktûbu gönderdi", dedikde "Safâ geldin yiğit, hoş geldin" dedikde yine dâmen bûs edüp "otur " dediler. Hakîr hemân 362a celse-i hafîfe edince yüzüme nazar edüp "Bre sen H …
EÇS II 364a–365a … deyü niçe nasîhat-âmîz kelimâtlar edüp "kalk imdi, var git" dedi. Yine dest-bûs edüp otâğın orta direğinde yine zencir ile bağlı Amasiyyeli Kör Hüseyin Paşa'ya ve öbür baş …
EÇS III 124a … lete Rûmeli şaykalarıyla gönderüp telhîs etdi. Mâ‘adâ kâfirleri ağavâtlara bezl edüp otuz altı pâre Urus şaykalarında olan mâl-ı ganâ’imi içinde esîr olan ibâdullaha mâl …
EÇS IV 274b … arı hakîrin mühriyle bulup harârlarıyla cümle bârları yetmiş aded katıra tahmîl edüp otakda dağlar gibi yığıldı.
EÇS IV 311a … âhlarda hâmûş-bâş olup yatırlar. Çûn asker-i İslâm zîr-i Hemedân'a meks-i hıyâm edüp ota otluğa giden huddâmândan niçe kimesneler giriftâr-ı bend-i belâ olurlar. Hemân …
EÇS V 53b–54a … 'den bu çöl-i bî-amân ile gelen eğer gece ise bıldırdan kalmış ölen otları cem‘ edüp ot edüp karşu Akkirmân'a yarık işâreti etdiğinden Akkirmân'lı tarfetü'l-ayn içre g …
EÇS V 72a … i Beği Kara Sefer Beğ'i katl edüp Köpürlü'yü ve Amasiyyeli Hüseyin Paşa'yı esîr edüp otak direğinde zincirler ile bağlı idi. Ba‘dehû İpşir Paşa dahi Varvar'ı hîle ile ‘B …
EÇS V 80a … n tarîkında olan fukarâ-yı Celvetîlerine bir kîse mümessek zer u hâlis tasadduk edüp otak-ı nüh-tâkında cülûs edüp sahrâ-yı Üsküdar pâdişâh-ı sâhibü'l-mehâmidin kudûm-i şe …
EÇS V 82b … k dağlara çıkup bir orman içre üç aded mefret sığınlara râst gelüp anları şikâr edüp otak önünde anları kurbân edüp,
EÇS VII 4a … d [ü] mîsâkımız üzre mukaddemâ esîr olup kulağızlık eden kâfirlerin ikisin âzâd edüp otuz sekizin dahi niçe şikârlardan sonra âzâd etmeğe kavl-i karâr edüp yine anları d …
EÇS VII 32b … karadan yüz bin asker ile Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp otuz bir gün ceng-i azîm edüp küffâr bu kal‘ayı vermek ihtimâli olmayup bilâhire bi- …
EÇS VII 186b … z aded âdemleriyle sâkin olup niçe maksûreler ve şâhnişînler binâ edüp muhâfaza edüp oturur .
EÇS VIII 196a "Kânûn-ı Cinkız Hân'ımızdır kim otuz yılda bir felek günleri devr edüp otuz sene temâmında her kankı hân bulunursa Kırım içinde olan esîr başına birer kızı …
EÇS VIII 283a … ğa başladılar. Hamd-i Hudâ üçüncü gün eyyâm-ı müsâ‘id esüp der-akab salpa demir edüp otuz mîl gidüp,
EÇS IX Y319a–Y319b … m-i arzda hâsıl olduğıyçün Âdem dediler ve ba‘de'l-hubût yine edîm-i arza nüzûl edüp ot otlardı. Tâ ki Havvâ ile buluşdukda Hazret-i Cibrîl'in ta‘lîmiyle ibtidâ çorba …
EÇS X Y6a … ederek direkden direğe uğrayup Mısır kurbunda Arîş nâm mahalle gelüp anda nüzûl edüp oturdular . Lisân-ı İbrî'de Arîş oturacak yere derler. P 160b
EÇS X Y46a Sultân Selîm Amasiyye meştâsında vüzerâları ile cân sohbeti edüp otururlarmış . Tavâşî Sinân Paşa ve Yûnus Paşa,
EÇS X Y237a … ahtda halk etdüğiyçün "Elhamdulillâh" deyü şükür ederler ve sun‘ullâhı müşâhede edüp otuz üç kerre dahi "Allâhu ekber" derler. Ve,
EÇS X Y289b … âmına durup iki asker alay-ı azîm ile Malaka meydânından âdem deryâsı içre ubûr edüp otaklarında meks etdükleri mahalde hakîr dahi tevâbi‘imle atlanup İbrâhîm Paşa hazretlerini …
EÇS X Y289b … jde içün ve beş bin para hâliye buyurdısı içün ve bir at dahi hâliye içün ihsân edüp otağı cenbinde bize bir hayme döşeyüp üç gün üç gece dahi mihmân olup zevk [u] safâla …
EÇS X Y300b … eleddir. Mısır'da Nakîbü'l-eşrâf Burhâneddîn Efendi'nin köyüdür. Bunu dahi ubûr edüp otuz mîl dahi cereyân edüp,