Bu şehr-i Baba bunların âb-ı rûyına ihyâ olmuşdur. Hudâ imâr
ede. Bu
şehir anların ismiyle müsemmâ olup Babaeskisi derler. Bu türbe-i pür-envâr şehr …
Bu şehr-i Baba bunların âb-ı rûyına ihyâ olmuşdur. Hudâ imâr ede. Bu şehir anların ismiyle müsemmâ olup Babaeskisi derler. Bu türbe-i pür-envâr şehrin cânib-i şarkîsi kenarında Alî Paşa câmi‘i cenbinde nehr-i (---) kenarında bir bâğ-ı gülistân içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b ·
metinde göster ·
… ân meshûr ve ebleh âdemleri var. Cenâb-ı Kibriyâ ibâdların mekr-i zenândan hıfz
ede. Bu
tafsîlden murâdımız zemm ü nemm ü kadh değildir, ancak tenbîhü'l-gâfilîndir.
Kâr-ı vilâyet-i ahâlîsi: Cümle halkının kâr [u] kisbleri ehl-i zevk olup ipden at yuları işleyüp kifâflanırlar. Tâ bu mertebe kâr sâhibi âdemleri var kim efsâr-ı Vireca meşhûr-ı âfâkdır. Bu şehrin efsâr-ı fisâr-ı fitrâk yularları çok olmağile bu fisâr yularları bu şehrin fertûte-i mekkâre zenâneleri kocalarının başlarına yularlar geçirüp ellerin fitrâk, ya‘nî terki bağlarıyla bağlayup kocaların yularlar ile keşân-ber-keşân çeküp murâd [u] merâmı olan yere götürürler. Tâ bu mertebe sehereleri ve bu kadar mağlûb-ı zenân meshûr ve ebleh âdemleri var. Cenâb-ı Kibriyâ ibâdların mekr-i zenândan hıfz ede. Bu tafsîlden murâdımız zemm ü nemm ü kadh değildir, ancak tenbîhü'l-gâfilîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57a ·
metinde göster ·
… var. Bir topçu ve bir âdem bulunmadı kim toplara âteş edüp küffârı perem perem
ede. Bu
da bir garîb temâşâ idi kim bir topçu bulunmaya.
Garâbet bunda kim Vezîr-i a‘zam otağı tarafında küffâra havâle bir bayır üzre üç yüz altmış pâre şâhîler ve bu kadar balyemez toplar var. Bir topçu ve bir âdem bulunmadı kim toplara âteş edüp küffârı perem perem ede. Bu da bir garîb temâşâ idi kim bir topçu bulunmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21b ·
metinde göster ·
… tahkem olmasıyçün her üstâd kal‘aya müte‘allık birer gûne binâ ihtirâ‘ inşâ ede
ede bu
mel‘ûn kal‘a bir hâle varmış kim gûyâ her bir köşesindeki ebrâcları ve tabyalar …
Ve Süleymân Hân zamânından berü her sene on ikişer bin kâfir çerâhor gelüp bu kal‘anın işlerin işleyüp her vilâyet-i kâfiristândan her sene niçe yüz mühendis şeytân üstâd-ı kâmiller gelüp bu kal‘anın metîn ü müstahkem olmasıyçün her üstâd kal‘aya müte‘allık birer gûne binâ ihtirâ‘ inşâ ede ede bu mel‘ûn kal‘a bir hâle varmış kim gûyâ her bir köşesindeki ebrâcları ve tabyaları kûh-ı Elburz'a dönmüşdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56b ·
metinde göster ·
… sedd-i sedîd olmuşdur. Cenâb-ı Hayy-ı Kadîr ömr-i medîd ile ahâlîsini mu‘ammer
ede. Bu
arada Segedin sancağı tamâm oldu.
Cümle livâ-i Segedin'de haymehâne re‘âyâları ki yigirmi dörd bin harâcdır kim cümle Eğre kulu aklâmıdır. Cebecibaşı ve topçubaşı ve on iki aded kal‘a kulu ağaları ve muhtesib ağası ve bâcdârı ve mi‘mârbaşı ve niçe hâkimleri vardır. Hudâ amâr ede, zîrâ Orta Macar'a bu kal‘a sedd-i sedîd olmuşdur. Cenâb-ı Hayy-ı Kadîr ömr-i medîd ile ahâlîsini mu‘ammer ede. Bu arada Segedin sancağı tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81a ·
metinde göster ·
… re-mend olup esrâra müte‘allık niçe kelimâtlar olundu. Hudâ mertebesin dahi âlî
ede. Bu
hakîre buyurdular kim,
Ammâ hâlâ hayâtda olup Ulu câmi‘de kırk yedi sene münzevî olup müstecâbü'd-da‘ve mazınne-i kerâme bir gözü a‘mâ Kör Yûsuf Dede'nin himmeti hâzır ola. Hamd-i Hudâ şeref-i sohbetleriyle müşerref olup du‘â-i hayrlarıyla behre-mend olup esrâra müte‘allık niçe kelimâtlar olundu. Hudâ mertebesin dahi âlî ede. Bu hakîre buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138b ·
metinde göster ·
Bunun dahi cümle halkı Cezâyir esbâbı geyerler, zîrâ cümle halkı firkatecilerdir kim Venedik körfezi içini ve Pulya ve Kalavra ve Tementis yakaların korutmuşlardır. Ammâ bunlar dahi Urûmca kelimât eder gâyet gâzî ve bahâdır yiğitleri var kim her biri serâmed server hünerver yiğitlerdir. Hattâ sene 979 târîhinde Selîm Hân-ı Sânî asrında bâlâda zikri sebkat eden sıngın yılı donanma[mı]zdan firâr eden gemilerimiz küffâr ile ceng ede ede bu Pireveze limanına gelüp gemileri başdan karaya edüp cânların halâs etmişlerken bu Pireveze askeri münhezim olan guzâta cür’et verüp kendü firkateleriyle kâfir gemilerine çatup elli pâre kâfir gemilerin feth edüp karaya dökülen kâfirleri cümle esîr-i bend-i zencîr etdiklerin dahi bilir âdemler vardır. Ya‘nî tâ bu mertebe şecî‘ ü tüvânâ fetâları vardır kim şeb [u] rûz ilâ hâze'l-ân Pireveze limanında aleste durur firkateleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344b ·
metinde göster ·
Cenâb-ı Bârî yârî kılup sıhhat ü selâmet ile salimîn ü ganimîn yine vatân-ı aslîmiz olan mahmiye-i Kostantiniyye'ye vâsıl ede. Bu hakîr Evliyâyı bi-hakk-ı evliyâ vü enbiyâ âmîn ve yâ Mu‘în bi-hakkı Seyyidi'l-mürselîn. Evvelâ bu cild (---) müsevvedât bu yüzden tahrîr ve tastîr olur kim şehr-i Üsküdar'da üç gün meks edüp bir cem‘iyyet-i kübrâ ile Üsküdar'dan Bism-i İlâh ile cânib-i şarka müteveccih olup Kadıköy'ün ve Bostâncıbaşı cisrin iki sâ‘atde ubûr edüp iki sâ‘atde dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y4a ·
metinde göster ·
… [ü] güzâr ederim. Böyle sarp derbend-i çalender bî-emân yer görmedim. Hudâ hıfz
ede. Bu
yoldan deve ile gitmek müyesser etmeye. {Zîrâ etdiğin hayr ürkütdüğün kurbağaya …
Hâsıl-ı merâm hakîr seyyâh-ı âlem Evliyâ otuz üç senedir ekâlîm-i seb‘ada on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [ü] güzâr ederim. Böyle sarp derbend-i çalender bî-emân yer görmedim. Hudâ hıfz ede. Bu yoldan deve ile gitmek müyesser etmeye. {Zîrâ etdiğin hayr ürkütdüğün kurbağaya değmez.} Zîrâ hukûk-ı ibâd müşkil derddir. Meğer Cenâb-ı Kibriyâ'nın ihsânı ola. Ammâ at ile ve katır ile gitmek a‘lâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y379b ·
metinde göster ·