… -binâ bir bezzâzistân inşâ edüp şehre şöhret vermiş. Hudâ âfet-i şöhretden emîn
ede. Ve
kurbunda bir bezzâzistân hammâmı binâ etmiş kim bir bezek-ârâdır. Ve bu şehir s …
Medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Ammâ on bir aded mekteb-i sıbyân-ı ebcedhânı ve üç aded hammâmı ve üç aded hânları ve iki yüz aded dükkânları var. Sene (---) târîhinde Köprülüzâde Ahmed Paşa Kethüdâsı Ebü'l-hayr İbrâhîm Ağa çârsû içinde iki başı dervezeli ve kârgîr kiremit örtülü bir şâhrâh üzre yüz aded dekâkîn-i nev-binâ bir bezzâzistân inşâ edüp şehre şöhret vermiş. Hudâ âfet-i şöhretden emîn ede. Ve kurbunda bir bezzâzistân hammâmı binâ etmiş kim bir bezek-ârâdır. Ve bu şehir susuzluk ile meşhûr idi. Cümle ahâlîsi çâh-ı mâ-i şûrelere muhtâclar idi. Hattâ Dervîş Mehemmed Paşa vâlî-i Özi iken bu şehirde muhâfaza beklerken bu Hacıoğlu kazâsından askerine kırk bir bin guruş su içirdiği kütüb-i sicillât-ı mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübînde mürakkâmdır. Bu mâl cümle re‘âyâ vü berâyâ kîsesinden çıkmışdır. Hâttâ efendimiz Melek Ahmed Paşa aslahu'z-zalame iken üç ayda askerine üç bin guruşluk su içirmemişdir. Böyle bir kaht mâlı şehirdir kim re‘âyâ paşalara arabalar ile fıçı fıçı su taşırlar. Bu zulm-i sarîh bir diyâra mahsûs değil iken yine Köprülüzâde kethüdâsı İbrâhîm Ağa bu şehre hasbeten-lillah yetmiş bin guruş masrûf edüp Rûznâmeci İbrâhîm Efendi çerâğı Babadağlı Bekir Ağa ilkâsı ve mübâşeretiyle iki konak yerden dağları ve deşt-i hâmûnları deşüp kehrîzler ile bir âsiyâb yürüdür âb-ı hayâtı bir senede şehr-i Hacıoğlu'na getirüp dokuz mahallede dokuz aded uyûn-ı câriye inşâ edüp ahâlî-i şehir harâret-i atşândan müstağnî olduklarından mâ‘adâ cemî‘i hayvânâtları ve bâğ u gaytânları Arapça le hayât bulup 122b cümle besâtîn ve hadîkaları ravza-i rıdvândan nişân verir oldu. Bu kerre ehl-i beled "Sâhibü'l-hayrât şehrimiz sele aldırup çamur olur oldu" deyü sâhib-i hayra teşekkî etdiler. Ol keremkâr dahi merdüm-kârlık edüp mâlından üç bin guruş dahi ifrâz edüp çeşme râhlarına ve gayri şâhrâhlara memerr-i nâs içün kaldırımlar yapup şehri tathîr eyledi. Mezkûr çeşmelerin târîhleridir ki tahrîr olundu:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122a–122b ·
metinde göster ·
… tmeyüp sizlere tevzî‘ eylediğimize şehâdet edesiz kim paşa ıtmînân-ı kalb hâsıl
ede ve
Evliyâ Çelebi hakkında sû-i zandan halâs ola" buyurduklarında cihân bu hakîrin …
Ve evvel bir ebyât-ı Arabî ile cenâbınıza, ziyâret-i Beytullah rucelâ-yı hâfiyâ, deyü işâret etmişdik. Hâlâ azîmetimiz ınânın ol tarafa atf eyledik ve size deryâ üzre refîk olmamızın işâreti idi. Hemân bizi hayr du‘âdan ferâmûş buyurman" deyü vedâ‘ mahallinde iki kayıkçılara eyitdi: "Dilerim kim Evliyâ Çelebi karındaşımız ile paşaya bile varup altunları kabûl etmeyüp sizlere tevzî‘ eylediğimize şehâdet edesiz kim paşa ıtmînân-ı kalb hâsıl ede ve Evliyâ Çelebi hakkında sû-i zandan halâs ola" buyurduklarında cihân bu hakîrin oldu. Ve "Evliyâm du‘â-yı hayrum seninle biledir. Var kumda oyna, götüne çöp batmasın. Râh-ı Mekke'de ve diyâr-ı Mısır'da aslâ gam yiyüp havf u haşyet çekme. Âfât-ı dehrden masûn [u] mahfûz olup Hudâ-yı Bîçûn mu‘în u zahîrin olup geşt ü güzâr eylediğin yerlerde pâdişâhlar ve vüzerâ, vükelâ ü a‘yân [u] kibâr mâbeynlerinde mu‘azzez ü mükerrem olup düşman şerlerinden emîn olasın. Ve bizi kal‘a-i Van'da hayr du‘âdan unutma, el-Fâtiha!" deyüp yine ba‘de'd-du‘â dest-bûs edüp anlar Üsküdar'a bâdbân-ı azîmeti açup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 176b ·
metinde göster ·
… şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘acıkdır, ammâ hâlâ harâbdır. Hudâ-yı müte‘âl amâr
ede ve
bu mahalde cümle ümerâlara tenbîhler olup asâkir-i İslâm'dan bir fetâ çete ve p …
Bu dahi Islovin kefereleri binâsıdır. Fâtihi sene 941 Gâzî Hüsrev Beğ binâsıdır. Bu dahi Kırka sancağında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘acıkdır, ammâ hâlâ harâbdır. Hudâ-yı müte‘âl amâr ede ve bu mahalde cümle ümerâlara tenbîhler olup asâkir-i İslâm'dan bir fetâ çete ve poturaya gitmediler. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140a ·
metinde göster ·
… benim işim hayr ile itmâm bulursa bu mâhîler benim bezl etdiğim etmeği tenâvül
ede ve
illâ hayr ile işim râst olmazsa ekmeğim yemeyeler" deyü fâl ederler.
"Eğer benim işim hayr ile itmâm bulursa bu mâhîler benim bezl etdiğim etmeği tenâvül ede ve illâ hayr ile işim râst olmazsa ekmeğim yemeyeler" deyü fâl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171a ·
metinde göster ·
bu kal‘a içre aslâ sokaklarında kaldırım yokdur. Ve sokaklarının ba‘zı yerlerin …
El-hâsıl ibret-nümâ cebehâne-i ra‘nâdır, Hudâ hıfz ede.Ve bu kal‘a içre aslâ sokaklarında kaldırım yokdur. Ve sokaklarının ba‘zı yerlerinde cümle üç yüz altmış altı aded zîr-i zemîn kuyuları vardır. "Her gün birer kuyu buğday boşalup cümle kal‘a halkı tenâvül edüp yılda bir kerre cümle kuyular tamâm olup yine kuyuları gılâl ile dolduralar" deyü bu tedârikleri etmişler, ammâ hakkâ ki âkılâne tedbîr etmişler. Ve bu mîrî kuyulardan mâ‘adâ bu kal‘a içre iki bin kadar kuyular vardır. İçleri leb-ber-leb buğday ve darı ve arpa vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a ·
metinde göster ·
… ancağı hâkiyle müşâ olup gâyet vâsi‘ ve ma‘mûr sancakdır. Hudâ dahi ziyâde amâr
ede ve
ınkırâzu'd-devrân dest-i Âl-i Osmân'da ber-karâr ve mü’ebbed ola, âmîn ve yâ mu …
Ve bu Foniçse tarafının garbında Kilis sancağıyla müşâ olup mâbeyne-hümâlarında mezkûr nehr-i Neretva hudûddur. Ve taraf-ı şimâlîsi Bosna sancağıyla sınırdaşdır. Ve semt-i şarkda Rûmeli eyâletinde Vuçitrin sancağındaki Istarı Ulah hâssının hâkiyle hem-hâkdir. Ve kıbleye meyyâl Dukagin sancağı hâkiyle müşâ olup gâyet vâsi‘ ve ma‘mûr sancakdır. Hudâ dahi ziyâde amâr ede ve ınkırâzu'd-devrân dest-i Âl-i Osmân'da ber-karâr ve mü’ebbed ola, âmîn ve yâ mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
Ve bu kavim gayri Çerkes gibi ölülerini yere gömüp toprağı yığın yığın etmezler. İri meşe ve pelîd ağaçlarını sandık gibi içlerini oyup ölülerin koyup ağzını muhkem berk edüp sandûkun başı ve ayağı ucuna birer delik delüp ulu ağaçların dalları arasına bu sandûku ağaca sarup sarmalayup mıhlayup korlar. Ba‘dehu ol deliklerden bal arıları girüp bal yaparlar. Bilürler kim ölüleri cennetlikdir. Eğer arılar bal yapmazsa "Vay ölümüz cehennemlikdir" deyü ağlaşırlar. Ve gâyet müte’ellim olup ol ölünün rûhiyçün beş on domuz boğazlayup kabaklara üleşdirirler. Ve zu‘m-ı bâtıllarınca mürdeleri başı ucundaki delikden cenneti temâşâ ede ve ayağı ucundaki delikden cehennemi seyr edüp azâbı anınla def‘ ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155a ·
metinde göster ·
Ve esbâbın bir yerden geydiğiyçün bir cinâye kurbân
ede. Ve
eğer her gün birer esbâbın başka başka geyerse her esbâb içün birer kurbân lâzı …
Ve esbâbın bir yerden geydiğiyçün bir cinâye kurbân ede. Ve eğer her gün birer esbâbın başka başka geyerse her esbâb içün birer kurbân lâzım gelir. Ve tırnağile kaşınsa kezâlik cinâye kurbânı lâzım gelir. Ve eğer yalnız hacca niyyet ederim dersen du‘âsı ve niyyeti böyle tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304b ·
metinde göster ·
eğer girmek mümkin değil ise bu kubbenin etrâfında şebekelerin bir cânibinde Ka …
Ziyâret-i makâm-ı İbrâhîm Halîlullâh: Bu makâma geldikde eğer mümkin ise içeri girüp sandûkayı bûs edüp pây-i şerîfleri çukurundaki gülâb ile yüzün gasl ede ve eğer girmek mümkin değil ise bu kubbenin etrâfında şebekelerin bir cânibinde Ka‘be-i şerîfe yönelüp iki rek‘at kazâ yâhûd nâfile namâz kılup bu du‘âyı tilâvet ede:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y316a ·
metinde göster ·
mâbeynde yine tekbîr ü tehlîller olup cümle huccâc telbiye ederler. Ve hatîb hu …
Andan hatîb vakt-i asr güzer etdükde âdet-i kadîm İmâm-ı A‘zam kavli üzre Îd-i Adhiyye hutbesin kırâ’at ede. Ve mâbeynde yine tekbîr ü tehlîller olup cümle huccâc telbiye ederler. Ve hatîb hutbede şerâ’it-i menâsik-i haccı ve zebhi kurbânı ve âdâb-ı haccı ve Meş‘ari'l-Harâm'ı ve hacârât cemerâtları nasîhat eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322a ·
metinde göster ·
sabâha dek kendü savma‘asında bu leyle-i îd-ı adhâda ibâdet ede, ricâ ve temenn …
Bunda dahi bir du‘â-yı azîm olup herkes merâm [u] maksûduna vâsıl olup ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler i‘tikâf niyyetine câmi‘den çıkmayup tâ sabâha dek tilâvet-i Kur’ân edüp ol gece bu câmi‘ Y 323a niçe bin kanâdîller ile çerâğân olup cemâ‘at-i kesîre ile leb-ber-leb olup bunda dahi salât-ı mağrib ile ışâ bir ezân ve iki kâmet ile kasr-ı cem‘ olur, (---) dur. Bundan gayri yerde câ’iz değildir. Eğer bunda dahi cemâ‘at ile cem‘-i kasrda bulunmadı ise salât-ı ışâyı kılup salât-ı mağribe kazâ niyyet edüp münferiden edâ ede. Ve sabâha dek kendü savma‘asında bu leyle-i îd-ı adhâda ibâdet ede, ricâ ve temennâ geceleridir, zîrâ Arafât'dan henüz gelindiği mahaldir. Âdem ol mahalde ma‘sûm [u] pâkdir. Her ne hayr murâdâtı var ise müstecâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322b–Y323a ·
metinde göster ·
… uş keşşâfların ahvâline vâkıf olup herbirin birer tarîk ile ıtlâk eylemeğe sa‘y
ede. Ve
deylem ve mahbûshâne-i medyûnda ve çavuşhânede ve'l-hâsıl yedi bölük ocaklarınd …
Âkıl olan Mısır vezîri bunlardan ibret alup Mısır'a mutasarrıf iken basîret üzre olup hıfz [u] hırâset üzre ola. Ve selef zamânında arıkhânede mahbûs olan ümenâ ve mültezimîn ve meksûr olmuş keşşâfların ahvâline vâkıf olup herbirin birer tarîk ile ıtlâk eylemeğe sa‘y ede. Ve deylem ve mahbûshâne-i medyûnda ve çavuşhânede ve'l-hâsıl yedi bölük ocaklarında mahbûs olup mâl matlûb olanları teftîş ü tefahhus edüp mâl taleb ede. İbtidâ elzem-i levâzımâtından bunlardır. Hîn-i azilde su’âl etsen,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y191b ·
metinde göster ·
hazîne-i pâdişâhı çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve defterdâra havâle ed …
Ve Allâhümme âfinâ Mısır paşaları bâlâda evsâfile tahrîr olunan alayların âlâyiş [ü] ârâyişine ve sâ’ir ta‘zîm ü tekrîm ve iltifâtlarına aldanup hükûmetde mağrûr u müddemmağâne hareket eder. Zîrâ âb-ı Nîl'i nûş edenin hükmü cebbâr ve mütekebbir olmakdır, zîrâ Ferâ‘ine tahtıdır. Ammâ herkes ile hüsn-i ülfet edüp rıfk ile mu‘âmele edüp cümle mesâlih-i müslimîni şer‘-i şerîfe havâle ede. Ve hazîne-i pâdişâhı çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve defterdâra havâle edüp her sâ‘at tahsîline ibrâm [u] ilhâh eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y192a ·
metinde göster ·
… dağı üzre bir pâdişâh-ı Cem-cenâbın himmetiyle Nîl-i mübârek san‘at ile cereyân
ede. Q 243b Ve
şehr-i Mısır içre üç yerden germâb zâhir ola, ya‘nî ılıca suyu çıka, deyü koca …
Ve âb-ı hayât nehirler zuhûr edüp cereyân edüp kar ve yağmurlar yağup cemî‘i kara dağlar çengelistân ve ormanistân ve gül-i gülistân ve bebr ü pelengler hâsıl ola, der. Ve Süveys deryâsı Bilbeys şehrinden Y 228a cereyân edüp Akdeniz'e munsab olup Gazze'den cezîre-i Kıbrıs'a bir şâhrâh açılup at ve katır ve deve ile kârbân gidüp gele. Ve Mısır'da Cûşî dağı üzre bir pâdişâh-ı Cem-cenâbın himmetiyle Nîl-i mübârek san‘at ile cereyân ede. Q 243b Ve şehr-i Mısır içre üç yerden germâb zâhir ola, ya‘nî ılıca suyu çıka, deyü koca Muhyiddîn el-Arabî rumûz [u] künûz ile tahrîr eylemişdir. Allâhümme yessir, yâ Müyessir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227b/mük–Y228a ·
metinde göster ·
Hakîr hamd-i Hudâ bu âsitâneye yüzüm sürüp iki günde bir hatm-i şerîf tilâvet edüp savâbın rûh-ı şerîflerine hibe eyleyüp şefâ‘atlerin ricâ eyledik, Hak kabûl ede. Ve Tanrıverdi câmi‘i kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y299b ·
metinde göster ·
… bu zikr olunan ekâlîmlerden ve eyâletinde üç yüz altmış pâre kurâdan mâl tahsîl
ede. Ve
hâkim olan ekall-i mâ-yekûn beş yüz atlı cündî ve beş yüz tüfengli yiğit ile en …
Ve ekâlîm-i Mısır'da bundan çok eyâlete mâlik hükûmet yokdur. Tâ bir ucu Mağrib-zemîn'de Fes pâdişâhiyle müşâdır. Ve bir tarafı Merânkeş pâdişâhiyle müşâdır. Ve bir tarafı cenûba İsvân vilâyetine varır. Ve bir tarafı garba Tarabulus'a varır. Ve bir tarafı altun tibri gelen Evcile'ye varır. Ve bir cânibi tâ Cebelü'l-Ahzar'a müntehî olur. Ve Sa‘îd-i âlî tarafından bir ucu Elvâhât'a ve bir tarafı tâ Berberistân'a varır. Ammâ cür’et sâhibi kâşifler gerekdir kim bu arzullâhi vâsi‘a'da olan ecnâs-ı mahlûkâtı zabt [u] rabt edüp yed-i tûlâsın ayân edüp iki yüz kîse mâl-ı pâdişâhîyi bu zikr olunan ekâlîmlerden ve eyâletinde üç yüz altmış pâre kurâdan mâl tahsîl ede. Ve hâkim olan ekall-i mâ-yekûn beş yüz atlı cündî ve beş yüz tüfengli yiğit ile enüp binmek gerekdir. Zîrâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y305a ·
metinde göster ·
"Nâmem vusûlünde eğer Mısır Y 316a hâkine kadem basmışsan yürü, işin Allâh âsân ede. Ve illâ kadem basmamışsan avdet edüp Hâricîler üzre Ummân gazâsına gelesin" deyü nâme tilâvet olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y315b–Y316a ·
metinde göster ·
Ve'l-hâsıl Mısır askerinin ve vüzerâsının bir kusuru yokdur kim kul isyân
ede ve
vüzerâ zulüm ede. Ammâ halk tammâ‘ olup zulüm etmeğe meyyâl olmuşdur. Ammâ mısr …
Ve'l-hâsıl Mısır askerinin ve vüzerâsının bir kusuru yokdur kim kul isyân ede ve vüzerâ zulüm ede. Ammâ halk tammâ‘ olup zulüm etmeğe meyyâl olmuşdur. Ammâ mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·