İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

edeb*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
71
isabet
67 cümle/beyitte
26,3
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
24
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6426,1
Kutadgu Bilig568,0
Dede Korkut Kitabı261,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 71

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“edeb*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 577 aġırladı ḫacib orun birdi tör / edeb birle ay toldı oldurdı kör
KB 4128 ḳalı aşḳa begler oḳısa sini / edeb birle aş yi keḍ ögren munı
KB 4506 oġul ḳızḳa ögret bilig hem edeb / aŋar iki ajun anıŋ asġı tap
KB 4594 ḳayu türlüg aşḳa barır erse sen / edeb birle aş yi bilir erse sen
KB 6469 kiçigde edeb yoḳ uluġda bilig / otunlar üküş boldı yitti silig
EÇS I 69a "Kaç sâ‘atde hatm-i şerîf edebilirsin " dediler.
EÇS I 72a "Bire Hünkâr'ım dönmeden gönlüm bulandı, kusacağım geldi, edebde sikime sıçarsın, bire pâdişâhım başıniçün o da geldi" deyince gülmeden bî-tâb u …
EÇS I 104a … üp dâr-ı devlete gelüp kula dilgîrliğinden Şâm ve Mısır'a gitmek sadedinde iken edebde hayâsın sıkup Yedikulle'de şehîd edüp sene (---) târîhinde bu türbede defn etdi …
EÇS I 115b … kalup âhir Dîvâneyi ba‘zı müslimler bir kaç guruşa sulh edüp yine ba‘de's-sulh edebde dal-kîr mühmele olup lâşe-i Yahûd üzre sepe sepe işeyüp başında şapka ile firâr …
EÇS I 151a Beşinci edeb teni ile yürümekdir.
EÇS I 200a … dedükleri ber-hevâ tayerân eder bir vahşî kuşdur. Eğer kuşı bir nezâketle sayd edebilirsen bu bezâstende kâr edebilirsin demek işâretidir. Ammâ hakkâ ki acâyib rumûz vasi …
EÇS I 200a … er bir vahşî kuşdur. Eğer kuşı bir nezâketle sayd edebilirsen bu bezâstende kâr edebilirsin demek işâretidir. Ammâ hakkâ ki acâyib rumûz vasiyyetdir.
EÇS I 211b … r latîf bal verdim" deyüp baldan bir parmak yiyince bakkâl kadının yüzüne karşu edebde part par[t] kavarazânlık edüp on bir kişi mahkeme içre zartazenlik eylediklerin …
EÇS II 222b … kal‘ası İznik şehrine karîbdir. Ve Osmân Gâzî sâdât-ı kirâmdan Hazret-i eş-Şeyh Edebalı azizin duhter-i pâkîze-ahterin alup Orhân Gâzî ol kızdan müştakk olduğu muhakka …
EÇS II 222b … eleri tarafından sâdât-ı kirâmlardandır. Ve eş-Şeyh Hazret-i Tursun Fakîh, Şeyh Edebalı'nın akrabâlarından olup Osmân Gâzî'nin ibtidâ-i cülûsu hutbesin mezkûr Tursun Fakîh …
EÇS II 225b … Medrese-i Sultânî ve Medrese-i Bâyezîd Paşa ve Medrese-i Hamza Beğ ve Medrese-i Edebiyye ve Medrese-i Gazzâziyye ve Medrese-i Veliyyüddînzâde Ahmed Paşa.
EÇS II 232a … ‘âdetlerinde ibtidâ cum‘a hutbesin Tursun Fakıh okuyup sâdât-ı kirâmdan eş-Şeyh Edebalı hazretlerinin kızın alup Orhân Beğ andan müştak olup Âl-i Osmân vâlideleri tara …
EÇS III 6b … hutbesini Osmân ismiyle Tursun Fakîh nâm kimesne kırâ’et edüp sâdât-ı kirâmdan Edebalı nâm azîzin duhter-i pâkize-ahteri şerîfesin alup Orhân andan müştakk olup anınç …
EÇS III 83a–83b … ‘ şehirden iki sâ‘at ba‘îd bir buhayre vardır. Bir günde sür‘aten iki âdem devr edebilür . Zehr-i mâr-ı semm-i helâhil bir buhayredir. Ba‘zı müverrihler 83b "Bu buhayr …
EÇS III 129a Ve Mevlânâ Ankud Süleymân Efendi, Anadolu'da Bilecik'dendir, Edebalı neslindendir. Osmân Gâzî-i Sânî ile Hotin Seferi'ne giderken merhûm olup Ulucâm …
EÇS III 133a–133b … kılup minkârın kec edüp horos-misâl merdânelik ederek yatan kelbin üstüne çıkup edebde ördek zekeri gibi bir karış var kîr-i mühmele-i kec-kârın çıkarup hâh nâ-hâh be …
EÇS IV 197a … el kavuşdur" deyü ta‘lîm ederler. Garâbet bunda kim "Cümle edepsizliği meydânda edeb hoşdur, el kavruşun", deyü birbirlerine nasîhat-i hâm ederler. Paşa-yı halîm bu …
EÇS IV 285a Hakîr eyitdim: "Sultânım, buyurursuz kim Acem diyârıdır, bir hoşça edebinizle ol, buyurup sekban u sarıca haşerâtları götür, dersiz. Eyle vâsi‘ mezheb diyârd …
EÇS IV 291b … ir kaç Kızılbaş-ı teberrâyı katl ideriz." dediler. Hakîr eyitdim: "Bre âdemler, edebinizle olunuz. Islâh-ı âlem size mi kaldı. Bir kaç gün çârsû-yı bâzâra çıkman." deyü t …
EÇS IV 399a Bu ebyâtları Mıkdısî yahşı tahrîr etmişdir ammâ hakîr bu kadar ancak işâret edebildik ve hâlâ bu harâbe niçe bin Buhtî kavmi ba‘zı kıbâblarda ve zîr-i zemînlerde ve …
EÇS V 5b … bir cezîre yerdir. Anda efendimiz bir şey tahsîl edemeyüp ancak masrûfun ihâta edebildi . Züğürd âdem İslâmbol'a gelse Kaya Sultân ile ne safâ etse gerek" dedim.
EÇS V 29a … llâh deyüp, "Evliyâ rüyâ-yı sâliham oldur kim, vâkı‘amda çömelüp âbdest alırken edebde ardıma biri bir parmak urunca hemân sıçrayup gördüm ki birkaç pösdeki kürkü gey …
EÇS V 150a Edebde avredini filan edeyim
EÇS VI 21a Bu hakîr-i pür-taksîrin serencâmıdır kim eğer terk-i edeb ise de ma‘zûr buyurulup dâmen-i afv ile setr oluna.
EÇS VI 21a … e bend-i şalvara rehâ buldurup dâmen der-miyân ve ceyb hemyân edüp başlı başıma edebde yesteh-i bârânzede ederken mâ-fevkimde ağaçlık içinden bir catırdı ve bizim(?) …
EÇS VI 21b "Bire edebsiz âdem" deyü herîf ü zarîf kelleden nâ-ümîd olup gitdikde hemân küffârın ol necâs …
EÇS VI 35a Tıkifşatı büsı. / Edebde götünü filân edeyim.
EÇS VI 48a … de mâlâ-ya‘nî ve güft ü gûy-ı mesâvî kelimât olmazdı. Bu hâl ile yine huzûrunda edebden hâric olmayan latîfe-âmîz gûnâ-gûn şakalar olunup dişleri görünecek mertebe teb …
EÇS VI 73a–73b … ümde sad lek hamd [ü] senâlar edüp "Âh murâd [u] merâmım üzre ziyâret ve temâşâ edebilsem Allâhümme yessir" deyü du‘â vü senâ etdim.
EÇS VI 85b … bâkire ise iki üç kerre aşk ile aksırır. Eğer meftûha ise aslâ aksırmayup belki edebde osurur, aceb temâşâdır.
EÇS VI 124b … vf u haşyet târî oldu kim "Âyâ bu meydân-ı neberdde câm-ı şehâdetden biz de nûş edebilir miyiz, yohsa selâmetle Uyvar'a çıkabilir miyiz?" deyü cân başıma sıçrayup câm-ı …
EÇS VII 103a edebde götüni filân edeyim
EÇS VII 129b … llidler kim her biri şîrîn-güftâr sebük-reftâr fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân edebden hâric olmayan mesîh-i enfâs-vâr mevtâyı güldü[ri]ci mukallidlerden Sûrnâ Ahmed …
EÇS VII 129b … se-i ilm-i şer‘î ve mesâil-i fıkıh ve ferâiz ve ilm-i usûl [u] furû‘ [ve] ilm-i edeb görülüp bu meclisde edebden hâric bir vaz‘-ı nâ-hemvâr görülmezdi. Cemî‘i zamân …
EÇS VII 129b … l-i fıkıh ve ferâiz ve ilm-i usûl [u] furû‘ [ve] ilm-i edeb görülüp bu meclisde edebden hâric bir vaz‘-ı nâ-hemvâr görülmezdi. Cemî‘i zamânda salâhü'l-hâli cemî‘i ahlâ …
EÇS VII 131a–131b "Bu da ne güzel pâk mezheb ve sünnet ferâ’izler ve ne güzel pâk edebdir , ammâ zekerin bir âdem kesmek bu fenâ mezhebdir. Bu bizim memleketlerimizde bir …
EÇS VII 133b edebde taşak
EÇS VII 148a … a Mürsel ve Kara Kokoca ve Kara Koca ve Kara Ece Ya‘kûb ve Kara Koca Al ve Kara Edebalı nâm kırk nefer kara kocalar ile Kapudağı burnundan Bahr-i Rûm'u karşuya sallar …
EÇS VII 157b Edebde kısrak / filan ederim
EÇS VII 157b Edebde eşek filân etdim domuz.
EÇS VII 157b Edebde eşek filân edici.
EÇS VII 157b Edebde vâlideni filân edeyim.
EÇS VII 157b Edebde avradını filân edeyim.
EÇS VIII 193a … atarı bir dıraht-ı müntehânın dibinde evşan edüp ya‘nî yesteh-i bârân-zede edüp edebde dübürünü uryân edüp hevâya döndü ve doğrulup götünden tersini çıkarup ağzına ko …
EÇS VIII 203b … ıkesri hâssın ihsân edüp ‘Yakında bir mansıb-ı âlî de ihsân ederim. İslâmbol'da edeb ile otursun’ buyurmuşlar. Var imdi bu hâssın emrin ve bu bizim mektûblarımız gö …