İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

edem

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
73
isabet
71 cümle/beyitte
27,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7329,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 73

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“edem” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 73a … vardır. Ammâ hurûf-ı tâ ve ayn redîfinde nâ-tamâmdır. Vehbî Osmân Çelebi tamâm edem derken ol dahi nâ-tamâm olup tamâm-ı dünyâya intikâl eyledi.
EÇS I 86b … ânların cümle bırağup Yeni kal‘a {nâm dâr-ı menhûslarına} firâr edüp anda karâr edem zan edüp anı dahi sadrıa‘zam {(---) gün muhâsara edüp} başlarına dar etdi.
EÇS I 111a … ine ahâlî-i mahalle hazz etmediler. Âhir Yahûdî dükkâna girüp kepengleri küşâde edem derken kepengi Yahûdî zabt edemeyüp başı üzre kepeng düşü[p] Yahûdî'nin başı hu …
EÇS I 152a … ne kadar bin askerdir ve ne kadar müzeyyen ü mülebbes esnâfdır, seyr [ü] temâşâ edem . Düstûr-ı hümâyûnum böyle sâdır olmuşdur. Ve eyle bir alay-ı azîm etsinler kim …
EÇS II 271a–272b … zâbit nasb edüp cümle tekâlîf-i örfiyyeden seni ve evlâdların mu‘âf ve müsellem edem " deyü yemîn billah ve kasem tallah edüp mezkûr keferenin gerdenine bir emân des …
EÇS II 304a–304b … şî Ca‘fer Paşa Kürdistân askeriyle kırup gelir. Âhir cümlesi birer diyâra firâr edem sanup cümlesi dendân-ı tîğdan geçüp Ca‘fer Paşa müstakil serdâr-ı mu‘azzam olup …
EÇS II 330a–331b … dörd menzil yerden bir ılgar ile gelüp kal‘a-i Gönye'yi dest-i küffârdan halâs edem . Husûsen me’mûr değil idim ve sancâğım hâki dahi değildir. Ben dîn-i mübîn uğur …
EÇS II 351b–352a … türbedârın izniyle bardağı indirüp su ile pür eyleyüp teberrüken tecdîd-i vudû’ edem derken, anı gördüm ibrîk mâ’-i zülâl ile memlû. Ammâ üzerinde kırk yıllık gubâr …
EÇS III 10b … ker cem‘ etmeğiçün Zağpa Deresi nâm mahalde mutalsam olan defîneye kenz-küşâlık edem derken derûn-ı gencîden bir âteş zâhir olup cümle tevâbi‘iyle Melik Çobân Kurdu …
EÇS III 33a … gurlu dağında bulgur kusup bir kerre yan verüp bir kerre hîle edüp gerüye dönek edem sandı. "El-abdü yüdebbiru vallahu yukaddir, bre Celâlîler bozuldu" deyince seki …
EÇS III 130a … nan küffârları ikişer pâre ederler. Küffâr bu hâlî görüp karârı firâra mübeddel edem zann edüp kırkı da üç yiğidin elinde katl olunup ol fetâlar bu kadar mâl-ı ganâ …
EÇS III 140b … arın yıkarlar. Bu şehre mahsûs bir ayıb şeydir. Efendimiz Melek Ahmed Paşa men‘ edem zann edüp cümle a‘yân-ı vilâyet rızâ vermediler. Her şeb bu gûne nisvânlar tâ s …
EÇS III 165a … hât: Ahâlî-i şehrin taşra kurâlardan gelüp şehirde sâkin olarak şehrîce kelimât edem deyü ba‘zı kelâmlar bu gûnedir. Meselâ "Ahmed Çibugilde idik" anlarda vâfir "fi …
EÇS III 175b–176a … miz bu hâli görüp tarîk-i Hâcegân'da iken fırsat ganîmetdir deyüp ol dahi bî‘at edem deyü temennâ etdikde dervîş eyitdi "Ey âşık, siz Melek Ahmed Paşa değil misiz? …
EÇS III 179a–179b … düp "Benden emîn ol!" deyü bu cevâhir hançeri ihsân eyledi. Ben dahi sana in‘âm edem , kabûl eyle birâder" deyü hançeri paşaya verdi.
EÇS V 11a … mek hakkın bilir merd-i meydânsın. Ol Allâh hakkı derûnum âteşinden şöyle böyle edem dedim, ammâ eğer Melek bu dereçeye gelende men anı ihsân [u] in‘âm ile utanduru …
EÇS V 11b–12a … epe işeyem. Ve Kürd ve Küye kavmiyle üzerine recm taşı atup la‘net taşıyla defn edem " dedikde hemân hân fermân edüp cümle şehrin ekâbir u esâğirinin huddâmları ve N …
EÇS V 31a ebyâtı mazmûnu üzre ibâdet edem zann edüp yine halka ta‘n [u] ta‘arruzdan hâlî değil idi, ammâ cümle ehl-i bele …
EÇS V 39a … r gördü kim Bucak Tatarı askeriyle Osmânlı arasında kalup sehel cenge mukavemet edem sanup bi-emr-i Hudâ bir anda cümle yigirmi sekiz bin küffâr dendân-ı tîğ-i âteş …
EÇS V 45b Çârsû-yı hüsni seyr edem serâser hocayım / Bir cefâ dükkânı yokdur hep vefâ bâzârıdır
EÇS V 60b … nce hemân küffâr-ı dûzah-karâr bu hâli görüp cân havliyle bir kerre bir elbeşti edem sanup kendülerin meterislerinden kal‘a handaklarına atup pâre pâre olmada.
EÇS V 61a Ve ba‘zı küffâr "şinâverlik edem " deyü karşu geçüp Kılburun halkı kâfirlerin burunları kılından çeküp Kılburun k …
EÇS V 61b … itdim: "Yoldan gelmiş ve Özü muhâsarası çekmiş âdemde âbdest mi kalır ki {secde edem} " dediğimde Paşa ol kadar tebessüm edüp,
EÇS V 65a … sürûr [u] şâdumânımızdır gerekdir kim Melek Ahmed Paşa lalama mansıbın mukarrer edem " deyü pâdişâh-ı gazanfer-fer Dergâh-ı âlî kapucubaşılarından Musâhib-i şehriyâr …
EÇS V 79b … edüp bir iç ağası hıştı ile hakîre bir hışt havâle edüp ben dahi men‘ [u] def‘ edem derken hakîrin uyluğuna bir hışt urup bir yanımdan bir yanıma geçüp büryân kebâ …
EÇS V 98a–98b … feth etdiği sene Ciniviz kâfiri dahi bu Keşân kal‘asına istîlâ edüp cây-ı menâs edem derken sene (---) târîhinde Bâyezîd-i Velî Mora diyârında Koron kal‘ası fethine …
EÇS V 102a … lebi beş kîse ve beş at ve beş köle ve beş yüz altun ve niçe ihsân [ü] in‘âmlar edem " deyü va‘de-i kerîmler eyledi, ammâ bu mahalde yine taburda gûnâ-gûn ceng-i Efr …
EÇS V 103b … ile bir câmi‘ binâ edeyim, yâhûd pâdişâhım tarafından bir câmi‘-i selâtîn binâ edem . Ana dahi e’imme ve hutebâ ve meşâyih-i mürtezika ve huddâmân gönderin" deyü De …
EÇS V 105b … olduğumda pâdişâhıma beş kerre yüz bin altun ve sultânıma yüz bin altun hidmet edem " deyü gönderdiği mektûbun mührü budur:
EÇS V 140b … tâ sene (---) târîhinde yedi yüz pâre keştîler ile İşpaniye bu kal‘ayı muhâsara edem zann edüp bu kal‘a altına gelüp karaya asker döküp top-ı kûplar ile döğüp sarıl …
EÇS V 171a Çârsû-yı hüsn seyr edem serâser hocayım / Bir cefâ dükkânı yokdur hep hüsün-bâzârıdır
EÇS VI 21b … îr-i bend-i zincîr ve niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini firâr-ı der-deyr(?) edem der iken anlar dahi dendân-ı tîğdan sîr olup evlâd [u] iyâllerinden muğân cüvân …
EÇS VI 22b–23a … vermeyüp muhâsara etdi, ammâ kal‘a-kûpluk etmeğe me’mûr olmayup kal‘a muhâsara edem derken muhâtara edeyazdı, zîrâ kal‘a-kûpluk etmeğe niçe bin elvân mühimmât [u] …
EÇS VI 53a … -i Tunca kurbunda bir çemenzâr yerde olmak ile hakîr ol çemenzârdan at ile ubûr edem derken hemân hakîrin atı kulağına dak gark olup at çabaladıkça gark olduğun gör …
EÇS VI 71b–72a … al‘aya Zirinoğlu kırk bin asker ile bu kal‘ayı döğüp Penteli kal‘ası gibi ıhrâk edem zann edüp zarabât-ı top-ı kûplar ile bu kal‘anın câ-be-câ yerlerin rahnedâr ⟦72 …
EÇS VI 105a Andan cümle küffâr sahrâ ortasında cem‘ olup "Yine bir arbedecik edem " deyü Fargaçi Kral-ı dâl-i bed-fi‘âl var kuvvetin bâzû-yı bî-kuvvetine getirüp …
EÇS VI 105a … l-i bed-fi‘âl var kuvvetin bâzû-yı bî-kuvvetine getirüp bir hayli âteş-feşânlık edem zann etdi. Gördü kim asker-i bî-şümâr bir ân karâr etmeyüp eyle gelir kim bu ge …
EÇS VI 132b … errûh Çavuşzâde Mehemmed Paşa'ya emirler gidüp "Her kim fermânsız köprüden ubûr edem derse başın kesüp mâlı senin olsun" deyü fermânlar gitdi.
EÇS VI 135a … îvârlar içindeki lağımdan giren âdemler üzre kumbara ve taşları bırağup yürüyüş edem diyen âdemleri helâk edüp bi'z-zarûrî içeri giren âdemler yine lağım deliklerin …
EÇS VI 153a … ed Paşa'dan emirler var idi kim Novalıdan Dobra-Venedikli'nin koyunların tahsîl edem .
EÇS VII 1b Niçe İslâm diyârın nehb edem derken o müşrikler,
EÇS VII 25a … den pertâb edüp meğer belinde bir küçük tüfengi var imiş, belinden çıkarup âteş edem zann edüp hakîr bunun koluna nice bir balta tügdüsü urdum ise tüfeng kolundan f …
EÇS VII 48a … i ellerinde bu Yanık'da fitîl yakup gezerler. Hattâ hakîr "Tabyalara çıkup seyr edem " dedim, nevbetçi kâfirler komadılar tâ bu mertebe ihtirâz üzredirler.
EÇS VII 66a–66b … leri taşra çıkup cân ber-cehennem mürd oldular. Hemân çâsâr önünde arz-ı cür’et edem deyü birkaç kâfir at üzre hücûm edüp yularından {ata} yapışam zann etdiler. Anl …
EÇS VII 150a … îde kızları seni bitleyüp döşeğin bırağup hizmet ederler, ammâ bir fi‘l-i şenî‘ edem diyen âdemi evden kovarlar yâhûd katl ederler. Ammâ şılga nâm köle kızları ve o …
EÇS VIII 299a "Dest-bûs edem " dedim, dedem rızâ vermeyüp bir el arkası yerde temennâ etdim. Ve ber-zânû âdâb …
EÇS VIII 312a Hamd-i Hudâ küffârın hüsn-i tedbîr edem deyü inşâ etdiği şeytânatlar cümle sû-i tedbîr olup cümle tahayyülât efkâr-ı fi …
EÇS IX Y174b … elâm olup seyâhatden ârâm bulamam kim sâ’ir müverrih gibi âb ü tâb verüp tavsîf edem . Ancak alâ kadri'l-imkân bu mertebe iktidârımız oldu. Afvile mestûr buyurula.
EÇS IX Y232b … Hakîrin derûnundan geçdi ki bu Hazret-i Seryâ rûhuna bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edem , deyü hâtırda iken hemân şeyh,
EÇS IX Y242a … izcileyin Yezîdî mel‘ûnun bir kızın nikâh ile alup şunda bir köşede nihânî vaty edem , demek ile şeyhü'l-yezîdimizin ırzına şe’n gelür diyesiz. Bire mel‘ûnlar, sizin …