… bin kantar sof ipliği Firengîstân'a gider, mümkin olmayup Engürü sofuna taklîd
edemediler
. İlâ hâze'l-ân çalışırlar.
Bu gûne elvân sahtiyânlar ta dip Firengîstân'a gidüp pesend ederler kim anlar bu gûne sahtiyân idememişlerdir. Ekseriyyâ güderi derisi işlerler. Moskov telâtin derisi işlerler. Rûm'da biz dahi telatin idemeziz ve Firengîstân'da Engürü sofu dahi işleyemezler. Hatta beher sene niçe bin kantar sof ipliği Firengîstân'a gider, mümkin olmayup Engürü sofuna taklîd edemediler. İlâ hâze'l-ân çalışırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 233b ·
metinde göster ·
… mkin değildir, zîrâ bu kadar pâdişâhlar bu mahalle kârgîr binâ cisr-i azîm inşâ
edemediler
, zîrâ mahrec-i âbı olan yeri tûlen ve arzen iki mîle karîb sâzlık ve neyistânlı …
Ve bu buhayrenin âbı mezkûr dağlardan bir nehr-i kebîr-misâl bir gölden çıkup Rind[iy]e boğazı nâm mahalde iki aded cebel-i bâlâların mâbeynlerinden cereyân ederek yarım konak yer gidüp nehr-i Orfan ile bu Beşik gölünün ayağı bir olup Rindiye boğazında Akdeniz'e mahlût olacağı mahalde Selânik'den ve Kavala'dan ve gayri yerlerden gelüp gidiciler cümle gemilerle bu nehr-i Orfan'ı geçerler. Gayri şey ile ubûr etmek mümkin değildir, zîrâ bu kadar pâdişâhlar bu mahalle kârgîr binâ cisr-i azîm inşâ edemediler, zîrâ mahrec-i âbı olan yeri tûlen ve arzen iki mîle karîb sâzlık ve neyistânlık buhayredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 211a ·
metinde göster ·
… p sizi bassalar gerek idi. Kal‘a içinde dizdâr hânesinde yatdığınızdan bir çâre
edemediler
. Ba‘dehu atlarınızı uğurlamağa çalışdılar, bizler vâkıf-ı esrâr olup sabâha dek …
"Vallâhi sultânım, dünkü gün siz(in) ceng edüp birkaç kâfirin başların alup niçesini dahi mecrûh etmişsiz, mel‘ûnların akrabâları bu gece şehre gelüp sizi bassalar gerek idi. Kal‘a içinde dizdâr hânesinde yatdığınızdan bir çâre edemediler. Ba‘dehu atlarınızı uğurlamağa çalışdılar, bizler vâkıf-ı esrâr olup sabâha dek sizi ve atlarınızı muhâfaza etdik ve cenâbınızı huzûrunuz uçurmayalım deyü size ve dizdârı haber etmedik. Şimdi ise bu başlar ile sizi bu kâfirler bu yoldan Avlonya paşasına selâmet götürmezler, ileride bir dar boğaz vardır anda sizi elbette beklerler. Biz bugün sizlerden ayrılmayup refîk oluruz" deyü 357a iki yüz aded pâk müsellah ve mükemmel yiğitler önümüze düşdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b–357a ·
metinde göster ·
… bu Katrân kal‘ası nümâyân oldukda kırk elli atlı Urbân zâhir oldu. Ammâ cür’et
edemediler
, yine ol mahalde kaldılar. Anları ubûr edüp sağ tarafımızdan yüz atlı kadar var …
Evsâf-ı kal‘a-i Katrân: şâm eyâletinde Kudüs-i şerîf sancağı hâkinde Kerek kal‘ası subaşısı hükmündedir. Ammâ re‘âyâsı gâyet isyân üzrelerdir. Hattâ bu hakîr "iki yüz mikdârı salt cürd atlı kimesne eyle deve ayağıyla gitmek ne belâdır" deyü mukaddemce gidüp bu Katrân kal‘ası nümâyân oldukda kırk elli atlı Urbân zâhir oldu. Ammâ cür’et edemediler, yine ol mahalde kaldılar. Anları ubûr edüp sağ tarafımızdan yüz atlı kadar var Urbân mızrakların silküp "Hov Hov" diyüp üstümüze at sürdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y264b ·
metinde göster ·