… i ve Sâ‘ib'idir. Figâniyye'sine ve Na‘t-ı Şerîf'ine zamânımız şu‘arâları nazîre
edememişlerdir
ve letâ’ife müte‘allık on lisân üzre on iki bend bir hicv-gûne bir bahr-i tavîl …
On yedisine bâliğ oldukda dîvânın hurûf-ı teheccî üzre tamâm edüp hâlâ şu‘arâ mâbeyninde dîvânı humûss-ı Nahşivânî'dir. Gûyâ zamânın Örfî'si ve Sâ‘ib'idir. Figâniyye'sine ve Na‘t-ı Şerîf'ine zamânımız şu‘arâları nazîre edememişlerdir ve letâ’ife müte‘allık on lisân üzre on iki bend bir hicv-gûne bir bahr-i tavîl etmişdir. Ol dahi makdûr-ı beşer değil bir lehçe-i garîbdir. Gerçi lisânında sehel dığdığı lehçesi gibi bir lüknet var idi ammâ bunda olan cevlân-ı tab‘ u tîz-fikr zamânımızın şu‘arâlarında yok idi. Husûsan babası Mısır fellâhlarından Parmakkapu'da kürk yapup Beddâvî şerbetçisinde tenâvül olunan kâhk-i ebyâz ve gurâbiyye anın pederi kârıydı. Fakîr Fehîm yiğirmi bir sene mu‘ammer olup nâ-murâd dâr-ı 10a gurbetde dâr-ı izzete revâne olup huzûr-ı Râbbi'l-izzetde na‘t-ı Resûl-i mübîni kırâ‘at etmeğe azm-ı cân etdi. Rahmetullahi [aleyh].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 9b–10a ·
metinde göster ·
… rîf u tavsîf etmişlerdir, ammâ Hudâ âlimdir deryâda katre ve güneşde zerre medh
edememişlerdir
. Munsıf olan cihânbân seyyâhân-ı büldânlar "Cihânda mislin görmedik" derler. Ha …
Evvelâ bu İreme-zât-ı Merâm'ı ve bu hâdîka-i revza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cinân-misâli niçe bin sultân-ı şu‘arâlar şehrengiz edüp ta‘rîf u tavsîf etmişlerdir, ammâ Hudâ âlimdir deryâda katre ve güneşde zerre medh edememişlerdir. Munsıf olan cihânbân seyyâhân-ı büldânlar "Cihânda mislin görmedik" derler. Hakkâ ki bu hakîr de bu Konya temâşâsına gelince yigirmi sene seyâhatimiz olup böyle bir gaytân [u] hıyâbân görmedim. Budin serhaddinde Peçoy-ı sirem-mânend bâğ-ı İrem şehrinin kal‘a ardında Barudhâne mesîregâhı ve Kırım cezîresinde Sudak bâğı ve İslâmbol'da Âl-i Osmân'ın yüz yetmiş bâğçe-i gülistânları ve Malâtiyye Aspozusu ve Tebrîz'de Şâh-ı Cihân bâğı ve bu Konya Merâmı mesîregâhının yanında o temdîh olunan mesîregâhlar bir çemenzârçe değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 14a ·
metinde göster ·
… asto'dur ve cemî‘i müşâvere ve turvinlerde bunun sözünden âkılâne müşâvere sözü
edememişlerdir
.
Ammâ ol kadar necîb ü reşîd ve tîz-fehm ve müdrik ve zî-akldır kim gûyâ akl-ı Arasto'dur ve cemî‘i müşâvere ve turvinlerde bunun sözünden âkılâne müşâvere sözü edememişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 67a ·
metinde göster ·
Niçe yüz muharrirler fermân-ı pâdişâhîyle bu şehre girüp tahrîr
edememişlerdir
, zîrâ küffârın kesret ü vefretinden kefereleri add olunmamışdır. Bu şehir Yeniş …
Niçe yüz muharrirler fermân-ı pâdişâhîyle bu şehre girüp tahrîr edememişlerdir, zîrâ küffârın kesret ü vefretinden kefereleri add olunmamışdır. Bu şehir Yenişehir'den çok ma‘mûr şehr-i müzeyyendir. Bu şehrin kıblesi hârici tarafında tâ Yenişehir'e varınca cümle otuz yedi bin aded bâğdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235b ·
metinde göster ·
… istincâ [hâ]nelerin suları yokdur. Niçe bin sâhibü'l-hayrâtlar gelüp su hayrâtı
edememişlerdir
, zîrâ bu şehir bir mürtefi‘ yere vâki‘ olup andan âlî zemîn yokdur kim terâzûla …
Der-aded-i tahrîrât-ı çâh-ı mâ-i hânedân: Cümle üç bin yüz altmış aded bi’r-i büyût-ı ra‘nâlar vardır kim cümle kuyu suları isti‘mâl eder ünâsı vardır. Hattâ bu şehirde su kıtça olmağile herkes vakt-i tekâzâ-yı hâcetde ibriğin eline alup çârsû-yı bâzâr içre ibriğiyle reftâr ederek sâhibü'l-hayrâtların beyt-i helâ hayrâtlarına edepde sıçmağa ya‘nî (...) evşan etmeğe giderler, zîrâ her hayrât-ı kademgâh-ı istincâ [hâ]nelerin suları yokdur. Niçe bin sâhibü'l-hayrâtlar gelüp su hayrâtı edememişlerdir, zîrâ bu şehir bir mürtefi‘ yere vâki‘ olup andan âlî zemîn yokdur kim terâzûlarla su getireler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b ·
metinde göster ·