İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

eder bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
93
isabet
92 cümle/beyitte
34,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
47 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi9338,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 93

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“eder bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 28a Sıhhat-i hikâyeyi beyân eder: Bu hakîrin pederi Sultân Süleymân Hân ile Belgrad ve Rodos ve Budin ve Ustolni-Bel …
EÇS I 113a … ni?] meremmât edüp borcuna versin" deyü ricâ eder. Murâd Hân "N'ola" deyü cevâb eder, bu cevâbı Kapanî niçe a‘yânda dahi söyler.
EÇS I 124b … istiridyeden tenâvül etse her gece ehliyle ve nâ-ehliyle beşer onar kerre cimâ‘ eder. Bu gûne bir mahlûkdur kim Tershâne bâğçesi önünde hâsıl olan gâyet memdûhdur. Bâğç …
EÇS I 165b … -gûn kırmızı olup rîş [u] geysûda olan kehleyi helâk edüp gird [ü] gubârdan pâk eder. Bu kerre sizin hınnânıza dahi ihtiyâc yokdur" deyüp kassâblar Mısır bâzergânlarını …
EÇS I 208b … ngilis borularının vakt-i seherde savt-ı hazînleri âdemi mest [ü] medhûş bî-hûş eder. Bu üstâd-ı kâmiller dahi bu yüzden arz-ı ma‘rifetle güzer ederler.
EÇS II 229b … rmuşdur kim vech-i arza zelzele vâkı‘ oldukda bu dağlar mismâr gibi zemîni zabt eder. Bu kûh-ı azîmlerin hakkında Hallâk-ı âlem Kur’ân-ı Azîm'inde buyurur. Âyet ⟦Arapça …
EÇS II 286b–287a … âreler olmağıla seyyâhân-ı resen-bâz-ı üstâdân anda iplerin bend edüp cânbâzlık eder. Bu câmi‘ harâbe olmağıla Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ ta‘mîr u termîm etmeyüp içinde b …
EÇS II 291b … Gayrılar küşâde Hüdâî hummelerdir kim her biri birer âsiyâb-ı mâ kadar cereyân eder. Bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp fermân-ı vezîr ile kal‘a kullarının nısfı ağalarıy …
EÇS II 306a … dlerine ve cânib-i garbda Rûmiyye ve Dumdumî ve Dumbulî şehirlerine götürüp kâr eder. Bu buhayrenin dâiren-mâdâr edvârı Van deryâsından büyükdür kim on günde piyâde âde …
EÇS II 307b … h-ı temmûzda endek kalup dükeli devâbât makûlesinden keçi ve koyun ayakdan ubûr eder. Bu nehri biz dahi güzer edüp cânib-i şimâle ma‘mûr kendler içre 7 sâ‘at gidüp,
EÇS II 324a Cümle imâretleri beyân eder : Bu kal‘a içre cümle üç bin hâne-i a‘yân [u] eşrâf ve gayrı büyût-ı ehl-i kâr esnâf …
EÇS II 345a–345b … i bâriddir. Lâkin şehre gelmeyüp şehir hâricinde bâğçeler ve mezâri‘âtları saky eder. Bu uyûn-ı câriyenin başı, şehrin cânib-i şimâli tarafındaki kûh-ı bülendlerden tul …
EÇS II 346b–347a … n bâğ u bâğçelerin saky eder. Ve cümle nevâhî kurâlarının mezra‘a yerlerin reyy eder. Bu Merzifon diyârının hâli oldur kim bârân-ı rahmet ne kadar nâzil olsa elbette yi …
EÇS II 348a … rü bu iki nehrin ortasındadır. Bu nehirler taşdığı mahal, Köpr[ü] sahrâsın gark eder. Bu nehirler Deşan dağından gelüp nehr-i Istavloz'dan ağaç cisr-i azîmden ubûr olun …
EÇS II 359b … e suk-ı sultânîsi muhtasar bir kasaba-i ma‘mûrdur. İçinden nehr-i (---) cereyân eder. Bu kasabanın iki başında azîm kapuları var imiş. Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında C …
EÇS II 372b–373a … âmıyla bir dahi hazretin sancağıyla üzerime gelme deyü ahd [ü] yemîn verüp âzâd eder. Bu esnâda paşanın ve gayrı Anadolu askerinin bâr [u] bengâhı ve hayme vü hargâhı g …
EÇS III 25b Memdûhât-ı sanâyi‘âtların beyân eder : Bu şehirde dahi cümle halkı pembe ipliği eğirüp çârşefler ve havlılar ve harîr siy …
EÇS III 34a … yerde enhâr-ı zülâlleri cereyân edüp Mize Boğazı'n ubûr edüp Şâm bağlarını saky eder. Bu cebelde âb-ı zülâl ta‘bîr etdikleri zî-rûh kar kurdu vardır, derler, ammâ hakîr …
EÇS III 34b … özlü bir cisr-i azîmdir. Bânîsi ma‘lûmum değildir. Altından nehr-i Bukâ cereyân eder. Bu nehrin tulû‘ı Ba‘albek dağlarından ve Ma‘ân cebellerinden ve ziyâretgâh-ı enbiy …
EÇS III 37a–37b … Ba‘dehû ol seyl harâb etdüğü mahalle bir rasîf-i kavî inşâ edüp âsitânesin imâr eder. Bu ahvâl karîbü'l-ahd olmağıla mahkeme-i Bukâ‘'da ve Zeydâniyye ve Ba‘albek sicill …
EÇS III 58b … imâristândan bir şey yokdur. Vakt-i şitâda ba‘zı Türkmân Etrâkleri içinde meştâ eder. Bu kal‘a dibinde gemiler ile Furâd'ı karşu geçüp Mar‘aş hâkinde,
EÇS III 77b … ikrâm edüp İsterâbâd diyârında Şehzâde Bâyezîd'in geldigin Şâh Tahmâsb'a i‘lâm eder. {Bu asırda İrân-zemîn şâhı Şâh Tahmâsb olduğuna târîhdir:
EÇS III 81b … ve cemî‘i köylerinde olan re‘âyâlarının tekâliflerin Malâtiyye muhassılı tahsîl eder. Bu şehrin ekseriyyâ imâretleri cümle kayalar üzre vâki‘ olup cümle bâğ-ı İremleri …
EÇS III 83b … bâh bir filcân ol sudan nûş edüp üç amel eder bir fincân dahi nûş edene üç amel eder. Bu tertîb üzre on filcân nûş eden kaviyyü'l-bünye âdeme kâmil otuz amel eder. Ba‘z …
EÇS III 98b–99a … ken Hasan Ağa'nın bir yâr-ı sâdıkı Üsküdar'a haber uçurup Hasan Ağa ol ân firâr eder. Bu haber iftirâsın hakîre isnâd etdiler ammâ alîmallah ve şehîdallah ve kefâ-billa …
EÇS III 109b … var kâmil yüz kulaçtır. Bir seng-pâre ilkâ ile seng sadâsı âdemin zehresin çâk eder. Bu kal‘a içre bundan gayri âsâr-ı binâlar yokdur. Ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr bur …
EÇS III 112a … keste olan yerlerin ta‘mîr ü termîm edüp gereği gibi tamâm edüp sâhibine teslîm eder. Bu hakîrin akl-ı kâsırı perîşân olduğu şeydir kim mâder-zâd a‘mâ kimesne sâ‘atçi o …
EÇS III 135b … hükmündedir. İllâ Eski Murâd Hân arkı mahsûlü taraf-ı vakfdan mütevellîsi zabt eder. Bu sahrâda Meriç nehri tur‘a ve arkları var kim gûyâ Kandiye kal‘asının veyâhûd Ha …
EÇS III 141a … arı'nda bir ârâmgâh-ı ferahşâd yerdir kim gam u gussa ile anda varan ferah kesb eder. Bu Korubâğları'nda niçe yüz mesîregâh-ı bî-minnetler vardır ammâ tavsîf etmek müşk …
EÇS III 155b deyüp engüşt ber-dehen eder. Bu câmi‘in bir pesendîde san‘atı dahi üstâd-ı russâsı bu câmi‘in cemî‘i kıbâbların …
EÇS III 170a … ubbesi eflâke ser çeküp bir menzil yerden kurşumları bahr-i nîlgûn-vâr temevvüc eder. Bu kâr-ı ibret-nümâ Koca Mi‘mâr Sinân'ın amelidir kim bu câmi‘de dahi zîbâ tasarru …
EÇS IV 227b … arkîsi ve taraf-ı cenûbîsi uçurum kayalardır kim aşağıdan nehr-i Bitlîs cereyân eder. Bu kayanın ta zirve-i a‘lâsı kimi amelî ve kimi Hudâyî vâki‘ olmuş bir sahrâ-yı az …
EÇS IV 257b … ar kim balyemez toplar kat-ender-kat dizilmişdir kim aşağı su kullesin muhafaza eder. Bu kayanın aşağısı sazlı bataklı yerdir. Hergiz yanına âdem varamaz. Zîrâ Van topl …
EÇS IV 281a … kal‘a-i Van'a gönderüp mezkûr Câlût'un deyrinde olan papası İslâm ile müşerref eder. Bu cezîrede olan papaslar harâcı kabûl edüp Hazret-i Ebâbekir'in akîbince Mekke'ye …
EÇS IV 305a … 'ı ve Râziye Kadınzâde'ye Sivas'ı verüp cümle Anadolu eyâletlerin tevcîh-i âhar eder. Bu hâl ile şâh üzre asker çeküp gider. Meğer bizzât şâh bunları dağ başından seyr …
EÇS IV 331b … Bağdâd'a irsâl olunur bir mansıb-ı âlî-i hâsdır. Ve Şehribân kadısı nâ’ibi hükm eder. Bu şehr-i Behrûz ile Bakuba hâssının hâki birbirlerine müşâdırlar. Ammâ bu şehr-i …
EÇS IV 345a Ve nehr-i Mendîl, dahi Şatt'dan ayrılup çölde olan kurâları reyy eder. Bu mahalde Şatt'dan ayrılan nühûrlar tamâm oldular. Niçe enhârlar dahi Basra'dan a …
EÇS IV 362b … t'a mahlût olup bu nehr-i Safrây-ı Ma‘kal Şatt'ın medd ü cezmiyle rücû‘ u duhûl eder. Bu arz-ı Irâk ve arz-ı Basra'da "Bu nehr-i Ma‘kal ve nehr-i Übülle nısıf dâ’ire gi …
EÇS IV 362b Nehr-i Sandîl-i ekber: Şatt'dan ayrılup Basra nevâhîlerin saky eder. Bu mahallerden tâ Lahsa ve Ummân ve Tûc Mekrân ve Cezâyir vilâyetlerine varınca ko …
EÇS IV 378b … p âzâd edüp üç bin altun ihsân edüp ehl [ü] ıyâlinin rûz-merre ma‘ûnâtın ta‘yîn eder. Bu ahvâle vâkıf olmuş âdemlerden istimâ‘ edüp bu sergüzeşt-i ibret tahrîr olunmuşd …
EÇS IV 398a Önünden nehr-i Kamçıyân çayı cereyân edüp vâdî-i Kamçıyân'ı saky eder. Bu ayn-ı zülâlin ibtidâ-i tulû‘ı cebel-i Hirem'den hurûc edüp niçe yüz aded kasabâ …
EÇS V 127b–128a … dur. İsmine Voda-Sirib derler bir mel‘ûn sudur, zîrâ gümüş ma‘denlerinden tulû‘ eder. Bu şehir halkı bu sudan nûş etmek ile ekseriyyâ bu şehir halkının boğazlarında yum …
EÇS VI 41b … nûndan ziyâde alsa re‘âyâsı çarığın geyüp bir günde der-i devlete gelüp şikâyet eder. Bu şehirde kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve elli aded neferâtı …
EÇS VI 50a … i mâlih olmasına sebeb vakt-i şitâda Karadeniz'in talattumu bu halîce girüp acı eder. Bu gölde kış günleri gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen hûş u tuyûr bu göl …
EÇS VI 55a … n kıble tarafı ve batı tarafında nehr-i Osma, şehrin tâ o[r]ta yerinden cereyân eder. Bu nehrin menba‘ı iki konak yerde tâ Karlova kazâsı ardında Torvakurudan dağlarınd …
EÇS VI 64b … altmış adım dar boğazdadır, ammâ nehr-i Dırava derindir ve şiddet üzre cereyân eder. Bu cisrin iki başında dahi metîn ü müstahkem kapuları var ve cisir ortasında olan …
EÇS VI 99b … rîz toprakdan kesme sarp handakı vardır kim içinde nehr-i Tuna gemileri cereyân eder. Bu handak üzre kara tarafında cânib-i garba mekşûf bir kapusu var, ammâ iki kat me …
EÇS VI 112a … n-ı vezîr olduğu üzre tobraları alup resîd eder, tobra getirmeyenden yine taleb eder. Bu minv[âl] üzre bir günde tobralar kûh-ı Demâvend ve kûh-ı Elburz gibi eyle yığıl …
EÇS VI 143a … a‘dehu bu kal‘a-i Miloşva'ya Hersek banı mâlik olup Hersek vilâyetinin tahtgâhı eder. Bu kal‘aya Miloşva derler ve Milişova dahi derler. Netîce galat-ı meşhûr evlâ olma …
EÇS VI 144a–144b … afı iki sâ‘at tûlu bir sahrâ-yı çemenzârdır kim içinden nehr-i Tihotine cereyân eder. Bu nehrin ibtidâ tulû‘ı yine Hersek sancağı yaylaklarında (---) dağdan çıkup ayn-ı …