… (---) dağlarından tulû‘ edüp niçe büleydelere ve kasabâtların mezârı‘ların rey
ederek inüp
bu şehr-i Bâyburd içre aşağı şehrden kal‘a altına doğru cereyân edüp bu nehrin …
Evsâf-ı nehr-i Çoruğ: 328a Eyâlet-i Erzurûm'da (---) dağlarından tulû‘ edüp niçe büleydelere ve kasabâtların mezârı‘ların rey ederek inüp bu şehr-i Bâyburd içre aşağı şehrden kal‘a altına doğru cereyân edüp bu nehrin iki cânibi kat-ender-kat ma‘mûr [u] âbâdân şâh-nişînler ve müzeyyen kârgîr binâ sarây-ı âlîler ve gûnâ-gûn maksûreler ile ârâste ve câ-be-câ gül ü gülistânlı hadîkalar ile pîrâste olmış hânedânları vardır. Herkes kâh-ı Havernaklarında oturup nehr-i Çoruğ'da şinâverlik eden alabalıkları sayd [u] şikâr edüp tenâvül ederler bir âb-ı hayât nehr-i zülâldir kim nehr-i Çoruğ,, cûy-ı rûh'dan galatdır. Ya‘nî rûh ırmağı demekle meşhûr bir berrâk u sâf ve billûr-misâl bir nehr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 327b–328a ·
metinde göster ·
… âblar içinde cereyân eden dere kenarında hafta bâzârı olur. Mezkûr dere cereyân
ederek inüp
şehrin aşağı cânibinde cereyân eden (---) nehrine mahlût olup andan nehr-i Saka …
Bunlardan mâ‘ada mesâcidlerdir. Ve cümle üç bin altmış aded ikişer kat hâne-i zîbâlardır. Cümle dîvârları kerpiçdendir, amma sütûhları cümle tahta örtülüdür. Ve medrese ve dârü'l-hadîsi ve dârü'l-kurrâsı vardır. Zîrâ tâlib-i ilm fuzalâ ve ulemâsı çokdur. Ammâ medreseleri sâ’ir diyârın medreseleri gibi kârgîr binâ dârü't-tedrîsleri yokdur. Ve yetmiş aded mekteb-i sıbyânı vardır. Gılmânları gâyet necîb ve reşîd olup yedi yüzden mütecâviz hâfız-ı Kur’ân ve huffâz-ı Kitâb-ı Muhammediyye vardır. Ve bir şeyhülislâmı var kim cemî‘î ulemâ anınla mübâhase-i ilmiyye etmede âcizlerdir. Ve nakîbü'l-eşrâfı fâzıl değildir ammâ gâyet mün‘im ü sâhib-kerem, ni‘met-i firâvân sâhibidir. Ekseriyyâ halkı ulemâdır. Sipâhî dahi çokdur. Cümle, elvân sûf ve muhayyer giyerler. Ammâ zenâneleri cümle muhayyer giyerler. Etrâk şehirlerinden olmağıla ekseriyyâ halkı Oğuz tâ’ifesidir. Ya‘nî Türk kavmi demenin hüsn-i ta‘bîridir. Ve cümle yedi aded hânı vardır. Hattâ çârsû içinde bir mükellef hânı ıhrâk-bi'n-nâr olmuşdur. Ve cümle (---) hammâmdır. Çârsû içinde (---) hammâmı gâyet 367b müferrahdır. Ve cümle altı yüz dükkândır. Her zî-kıymet mevcûddur. Lâkin kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur. Çârsûda kassâblar içinde cereyân eden dere kenarında hafta bâzârı olur. Mezkûr dere cereyân ederek inüp şehrin aşağı cânibinde cereyân eden (---) nehrine mahlût olup andan nehr-i Sakarya'ya munsab olur. Bu şehr bir mürtefi‘ yerde olmağıla cümle şâhrâhları kumsalca kaldırımsızdır. Ve halkı gâyet garîbü'd-diyâra ri‘âyet edüp ehl-i kerem âdemlerdir. Âb [u] hevâsının letâfetinden Türk mahbûbları olur. Mahbûbeleri memdûh değildir. Zîrâ çârsû-yı bâzârda ve deri ve dernekde ve cem‘iyyet-i sûrda görülmiş değillerdir. Gâyet afîfe ve mü’eddebe nisvânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367a–367b ·
metinde göster ·
… nda on yedi yerden cem‘ olup bâlâda tahrîr olunan Leh kal‘aları önünden cereyân
ederek inüp
Kazak diyârında niçe yüz pâre kal‘alara uğrayup ba‘dehû bu Özü kal‘ası önünde b …
Nehr-i Özü: Tâ vilâyet-i Maskov ile vilâyet-i Krakov ile vilâyet-i Daniska dağlarında on yedi yerden cem‘ olup bâlâda tahrîr olunan Leh kal‘aları önünden cereyân ederek inüp Kazak diyârında niçe yüz pâre kal‘alara uğrayup ba‘dehû bu Özü kal‘ası önünde bir top menzili ba‘îd kal‘a-i Hasan Paşa-yı sağîr ve kal‘a-i Kılburun arasında deryâ-misâl gûyâ şattı'l-Arab gibi Karadeniz'e mahlût olup bu mahalde on mîl ve yedi mîl enli nehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55b ·
metinde göster ·
… n nehr-i (---) bu dereler içre cereyân ederek Gâzî İsâ Beğ kemerleriyle cereyân
ederek inüp
şehr-i Üsküb'ün hân u câmi‘ u hammâm u medreselerine taksîm olur azîm hayrâtdır …
Ve bu Kaçanik'den akan nehr-i (---) bu dereler içre cereyân ederek Gâzî İsâ Beğ kemerleriyle cereyân ederek inüp şehr-i Üsküb'ün hân u câmi‘ u hammâm u medreselerine taksîm olur azîm hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169a ·
metinde göster ·