cemî‘i ehl-i dîvân-ı Rûm bu fil-beçeyi görüp âlem-i hayretde kaldılar. Hemân Mu …
"Sultânım bu filciğizi bizim kurâmızda bir bikr-i nâ-şükûfte kız doğurdu. Şimdi hâkimimiz kızı ve pederi ve vâlidesi ve akrabâlarını cümle haps etmişdir ve bu filciğiz hayâtda idi. Subaşı ebeye boğdurdu. Sultânımdan ricâ olunur kim bir bî-garaz ağa kulunuzu gönderüp kızı ve vâlidesini hapsden ıtlâk etdirüp huzûrunuzda ihkâk-ı hakk olunmasın ricâ ederiz" dedikde cemî‘i ehl-i dîvân-ı Rûm bu fil-beçeyi görüp âlem-i hayretde kaldılar. Hemân Murtezâ Paşa hakîre eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 79a ·
metinde göster ·
… lâyetinize gidesiz ve illâ size amân u zamân vermeyüp bugün yarın bir azîm ceng
ederiz" dedikde
,
Hân hazretleri buyurdular kim, "Boynueğri Mehemmed Paşa şimdi ma‘zûldür. şimdi boynu doğru ve dişleri eğri {Köpürlü} Mehemmed Paşa devridir kim hüküm anlarındır kim beni Tatar askeriyle ve Melek Ahmed Paşa'yı Âl-i Osmân askeriyle sizin üzerinize gönderdi kim sizi Leh tahtına oturmadan men‘ edüp dönesiz, elinize ve vilâyetinize gidesiz ve illâ size amân u zamân vermeyüp bugün yarın bir azîm ceng ederiz" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43a ·
metinde göster ·
"Yok bugün çıkarsanız hoş ve illâ yarına kalırsa işte guzât-ı müslimîn bir kerre ve kırk kerre dahi yürüyüş etmeğe hâzır-başlardır. Cümleniz kırup evlâdlarınız esîr ederiz" dedikde, âhirü'l-emr cümle küffâr bî-silâh taşra çıkmağa karâr verüp yeniçeri ocağından ve yedi bölükden ve serdâr tarafından derûn-ı hisâra bin mikdârı asker girüp cümle cebehâne ve hazîneyi ve topları kabza-i tasarrufa alup zabt etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 125b ·
metinde göster ·
Hüseyin Odabaşı eydir; "Kemen Yanoş'un kral olduğundan Âl-i Osmân pâdişâhının izni ve haberi yokdur. Kanûn üzre kral değildir, bir zorba âsîdir. Şimdi bu sefere anın içün geldik, ammâ bize de karşu duramayup kaçup gezer. Biz anı kral istemeziz, bu Zolomioğlu'nu verin götürüp kral ederiz" dedikde, hemân kapudan-ı la‘în-i bî-îmân gazab-âlûd olup hemân fakîr Zolomioğlu'nu kal‘adan aşağı atmağa (atmağa) fermân edüp evce berâber kal‘a kenârına Zolomioğlun getirüp fakîr kefere yüz bin feryâd [u] nâlişler edüp atarken cümle kapudanlar ve irşek ve bıtrîk ve şaglar ricâ edüp halâs edüp yine zindâna girirken hemân Hüseyin Odabaşı Zolomioğlu'na sarılup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12b ·
metinde göster ·
… birin dahi âzâd edüp öbirlerine "Siz dahi bizi selâmete çıkarın, sizi dahi âzâd
ederiz" dedikde
"Cân baş üzre" dediler.
Hamd-i Hudâ bu gazâ-yı zafer-me’serde üç bin yedi yüz altmış katana esîr pâ-beste ve dil-haste bend-i zencîr olup onar onar Tatar tarzı bunları tuşaklayup ve cümle atlara avretleri ve gulâmları ikişer ikişer bindirüp beş yüz aded arabaları yine âteşe yakup yine hamd-i Hudâ bir hayli salt ve sebük-bâr olup bir gece nehr-i Morava kenârında ve bir gece nehr-i Raba kenârında yatup ertesi nehr-i Raba'yı ubûr etdik, ammâ bir ta‘b 6a çekmeden bir âsân yol bulup karşu tarafda ibtidâ kulağızımız olan bir hâ’in kâfiri katl edüp birin dahi âzâd edüp öbirlerine "Siz dahi bizi selâmete çıkarın, sizi dahi âzâd ederiz" dedikde "Cân baş üzre" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5b–6a ·
metinde göster ·
… fire kılıç urmağile ba‘s olup anların fermânıyla bizler dahi kılıç urup gazâlar
ederiz", dedikde
kral yigirmi dörd senede bir tecdîd-i sulha rızâ verüp bizim elçi paşa yigirmi …
"Yok bu söze pâdişâhımızın rızâsı yokdur. Fermân-ı pâdişâhî yigirmi yılda bir tecdîd-i sulh ola, zîrâ bizim pâdişâhımız ve cümle asâkir-i İslâmımız ceng-i cidâlsiz ve harb-i kıtâlsiz olamazlar, zîrâ bizim Hazret-i Muhammedimiz Allâh emriyle kâfire kılıç urmağile ba‘s olup anların fermânıyla bizler dahi kılıç urup gazâlar ederiz", dedikde kral yigirmi dörd senede bir tecdîd-i sulha rızâ verüp bizim elçi paşa yigirmi seneden ziyâde sulha kâ’il olmayup niçe gûne güft u gûy kîl u kâller olup kralın rızâsı üzre âhır-ı kâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 65b ·
metinde göster ·