Mesîregâh-ı İdrîs Köşkü: Bânîsi Bayramiyye tarîkinden Şeyh İdrîs nâm bir azîz, bir tekye inşâ edüp cemî‘i yârân-ı zarîfân-ı dervîşân anda cem‘ olup safâ ederlerdi. Ba‘dehu cülûs-ı Mustafâ Hân'da mezbûr şeyhe mülhiddir deyü isnâd edüp tekyesi ve evkâfın harâb [ü] yebâb, binâsın türâb edüp zîr [ü] zeber etdiler. Hâlâ bir kaç dıraht-ı müntehâları ve çemenzâr soffaları ve namâz seddi ve çeşme-i zülâli ve havz-ı azîmi kaldı. Hâlâ yine İdrîs Köşkü nâmıyla bir teferrücgâhdır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
… n mîllerin içinden çıkarup cümle ehl-i hıref-i zergerân eğe ile topları mücellâ
ederler. Ba‘dehu
üstâd-ı neccârân topları vâlide-i müşfikaları gibi kundaklayup gûnâ-gûn terbiye …
Bu hâlde iken yine du‘â vü senâ mukarrerdir. Tâ cümle toplar tolup tamâm oldukda du‘â dahi hayr ile itmâmın bulup ol gün yetmiş aded kimesne hil‘at-ı pâdişâhî ile behre-yâb olup terakkîler ihsân olunup ba‘dehu topcubaşı sadrıa‘zama ziyâfet edüp cümlesi keçe külâh esbâbların çıkarup dökülen toplar zemîn içre kâmil bir haftada sovuyup andan mîllerin içinden çıkarup cümle ehl-i hıref-i zergerân eğe ile topları mücellâ ederler. Ba‘dehu üstâd-ı neccârân topları vâlide-i müşfikaları gibi kundaklayup gûnâ-gûn terbiye ile cenge âmâde ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 131b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu deryâ-misâl asker ile hâlâ kal‘a yerinde binâya şürû‘ edüp binâ etdüklerini çalılar ile setr ederler. Ba‘dehu Sultân Mehemmed akl-ı Arasto râhib-i nihânînin re’y [ü] tedbîriyle Kostantîn'in elçi ile gönderdiği sığır postın gergiye gerüp ince bıçağ ile dâ’iren-mâdâr dilim dilim edüp ol cirmde yalçın kayalar üzre hisârı inşâ ederler. Yine râhib-i nihânî eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… der. Eyyûb yoğur[d]cubaşısı ve Eyyûb subaşısı ve çobanlar kethudâsı dahi hidmet
ederler. Ba‘dehu
vakt-i Temmûz'da bu karistânı karcıbaşı korudup pâdişâha ve vâlide sultâna ve s …
Andan ertesi gün yine cümle asker ve kapudan paşanın on iki bin pâyzenleri ve bostâncıları ve yeniçeriler cümle mîrî kazma ve çapa ve kürekler ile deryâ-misâl cemapur askeri cümle Eyyûb Sultân'a gidüp İdrîs Köşkü sahrâlarında olan karları (---) karlığına leb-ber-leb ederler. Yedi yerde dahi üstü küşâde hafr karlıklar vardır. Evvelâ Sultân karlığı ve Ebü'l-feth karlığı ve İdrîs Şeyh karlığı ve Korucu karlığı nâm karlıkları doldururlar. Andan gayrı korudanı Vardamınc deresin ve Boz Vasıl deresin ve Südcü deresin ve Nasıfpaşa deresin bu cümle dereleri dahi leb-ber-leb doldurup bu günde niçe yüz kazgan ta‘âm pişüp askere ve sadrıa‘zam'a nefîs ta‘âmlar ile yeniçeri ağası ziyâfet edüp yine karcıbaşı dâmen der-miyân hidmet eder. Eyyûb yoğur[d]cubaşısı ve Eyyûb subaşısı ve çobanlar kethudâsı dahi hidmet ederler. Ba‘dehu vakt-i Temmûz'da bu karistânı karcıbaşı korudup pâdişâha ve vâlide sultâna ve sadrıa‘zama, ta‘yîn olunan yerlere bezl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
… afa ve baskı ve kemendler ile dükkânların zeyn edüp na‘l döğerek pür-silâh ubûr
ederler. Ba‘dehu
çilingirbaşı ve na‘lbandbaşı güzîde askerleriyle pür-silâh sekizer kat mehterhâ …
Âhir-i kâr bunlara yamak olur neferât, esnâfât olmamağile çilingirân ile bir azîm alaylarında arabalar üzre dükkânlarında gûnâ-gûn çevirme Şâm na‘lı ve Bosna ve Vişigrad ve Hersek ve Koniçe ve İslâmbol'un okka na‘lları ve sâ’ir bisât ve sıntırac ve keski ve gözündekisi nişterleri ve kelpedân ve tahra ve perçîn çekici ve iş çekiçleri ve işkence malafa ve baskı ve kemendler ile dükkânların zeyn edüp na‘l döğerek pür-silâh ubûr ederler. Ba‘dehu çilingirbaşı ve na‘lbandbaşı güzîde askerleriyle pür-silâh sekizer kat mehterhânelerin çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 185a ·
metinde göster ·
… Muhammed Ekber-i Yemenî deyü du‘â edüp sonra kendü pîr [ü] pîş-i kademlerin yâd
ederler. Ba‘dehu
paşmakcıbaşının güzîde askeri pür-silâh ubûr edüp ardı sıra vaka‘ u vakâr ile k …
Bu bâlâda tahrîr olunan cümle esnâf teferrüclerinde bir gulâmları revâne oldukda ibtidâ Muhammed Ekber-i Yemenî deyü du‘â edüp sonra kendü pîr [ü] pîş-i kademlerin yâd ederler. Ba‘dehu paşmakcıbaşının güzîde askeri pür-silâh ubûr edüp ardı sıra vaka‘ u vakâr ile kavvâfbaşı ve paşmakcıbaşı at başı berâber âriyetî iç gulâmlarıyla pür-silâh olup dahi ardları sıra tablhâne-i Âl-i Osmân ile ceng-i harbîler çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 196a ·
metinde göster ·
… attâ bunun bir köşesinde Eflâtûn'un savma‘ası var, niçe kefereler girüp ziyâret
ederler. Ba‘dehu
Memi Paşa fermân-ı pâdişâhîyle bir gün cümle askeriyle pür-silâh olup bu deyri …
Memi Paşa câmi‘i: Tâ Eflâtûn-ı İlâhî halîfeleri binâ edüp bir deyr-i azîme imiş. Hattâ bunun bir köşesinde Eflâtûn'un savma‘ası var, niçe kefereler girüp ziyâret ederler. Ba‘dehu Memi Paşa fermân-ı pâdişâhîyle bir gün cümle askeriyle pür-silâh olup bu deyri ale'l-gafle basup zîr-i zemînlerinde kırk elli kadar evlâd-ı ümmet-i Muhammed bulunup kimi dil bilür ve kimi bilmez. Bu evlâd-ı püserân-ı ciğer-kûşe-i müslimîni guzât-ı müslimîn bu hâlde görüp "Bire urun gâzîler" deyince tarfetü'l-ayn içre cümle kıssîs [ve] bıtrîk ve ruhbân ve patirgâh-ı günâhkârlara bir kılıç urup bu câmi‘i feth edüp Memi Paşa bu deyrün mihrâbın velî edüp Fethiyye nâmında bir câmi‘-i zîbâ-yı pür-nûr etmişdir kim âdem derûn-ı câmi‘den çıkası gelmez. Serâpâ kurşumlu ve haremli ve bir serâmed minâreli eynegâh-ı kadîmdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67a ·
metinde göster ·
… â Gül Baba, ‘Beni ol semte gömün, ser-çeşme-i hâmûşân olayım’ dedikde anda defn
ederler. Ba‘dehu
cemî‘i şühedâları da anda defn ederler. Hâlâ biz dahi anların şerefiyyetine cüm …
"Evliyâ efendim, hakkâ eyi su’âl etdin. Bizim kıble cânibimiz Kile sahrâsıdır. Zamân-ı kâfirden berü ol taraflar kâfirlerin maşatlığı idi ve her bâr kâfirleri asâkir-i İslâm anda kırup kâfir üstühânlarıyla mâl-â-mâl olup bir karış arz-ı hâliye yokdur. Anıniçün bizim cebbânemiz kıble tarafında değildir. Ba‘dehu vilâyetimiz dest-i İslâma girdikde ibtidâ Gül Baba, ‘Beni ol semte gömün, ser-çeşme-i hâmûşân olayım’ dedikde anda defn ederler. Ba‘dehu cemî‘i şühedâları da anda defn ederler. Hâlâ biz dahi anların şerefiyyetine cümle mevtâlarımız anda defn ederiz" deyü cevâb etdiler. Hakkâ ki yahşı haber verdiler. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90b ·
metinde göster ·
Serdâr İbrâhîm Paşa, taburu zabt edüp Uyvar kal‘asına ve Komaran kal‘asına aske …
Ammâ sene 1008 târîhinde Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında Serdâr-ı mu‘azzam İbrâhîm Paşa ve Tatar Hân bu tabura iki kerre yüz bin küffârı kapadup ale't-tevâlî bir ay ceng-i azîm edüp kırk bin kadar küffârı sademât-ı top ile helâk edüp âhir küffâr taburda karâr edemeyüp ol asırda küffâr Üstürgon'a istîlâ etmiş. Hemân Tuna nehri üzre cisr-i azîm inşâ edüp cümle {küffâr} Üstürgon'a geçüp karâr ederler. Ba‘dehu Serdâr İbrâhîm Paşa, taburu zabt edüp Uyvar kal‘asına ve Komaran kal‘asına asker-i İslâm gönderüp şeb-hûn eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99b ·
metinde göster ·
… sâkin olup metâ‘-ı kâlây u vâlây-ı kâmhâ-yı hârâların fürûht edüp kâr [u] kisb
ederler. Ba‘dehu
her biri diyârlarına giderler.
Der-aded-i hân-ı hâcegân-ı tüccârân: Ümmeten on bir aded hân-ı sevdâgerânları var kim Rûm ve Arab u Acem'in bâzergânları bu kârgîr binâ hânlarda sâkin olup metâ‘-ı kâlây u vâlây-ı kâmhâ-yı hârâların fürûht edüp kâr [u] kisb ederler. Ba‘dehu her biri diyârlarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141a ·
metinde göster ·
bu âsitânede medfûn olan Gâzî Murâd Baba'yı ziyâret ederler. Ve,
El-hâsıl gayri şehrin ahâlîleri bu bezmgâha me’kûlât [u] meşrûbâtlarıyla gelüp gûnâ-gûn cân sohbetleri edüp felek-i kec-reftârdan kâm aldık, zann ederler. Ba‘dehu bu âsitânede medfûn olan Gâzî Murâd Baba'yı ziyâret ederler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145b ·
metinde göster ·
… r ciğer ve bağırsak makûlesi eşyâların bu kal‘a mahallinde altun leğen ile defn
ederler. Ba‘dehu
Selîm Hân cülûs etdükde bu kal‘ayı ve türbe-i pür-envârı inşâ ederler.
Sene 974 târîhinin mâh-ı Saferü'l-muzafferinin evâhirinde Sultân Selîm-i Sânî ibn Süleymân Hân binâsıdır. Pederi Süleymân Hân bu Seğitvar gazâsı altında kal‘a feth olmazdan üç gün mukaddem merhûm olup müdebbir Sokollu Vezîr Süleymân Hân'ın merhûm olduğun ebedü'l-ebed ifşâ etmeyüp "Sağdır" deyü ke'l-evvel hizmetler edüp derhâl cenâze-i Süleymân Hân'ın batn-ı şerîfin yarup ûd u amber ve tuz ile salamura edüp emâneten yere korlar ve kalb-i şerîfleri ve sâir ciğer ve bağırsak makûlesi eşyâların bu kal‘a mahallinde altun leğen ile defn ederler. Ba‘dehu Selîm Hân cülûs etdükde bu kal‘ayı ve türbe-i pür-envârı inşâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 11b ·
metinde göster ·
… zebûn ederler ve ol ân kal‘aya yürüyüş ederler. Hamd-i Hudâ Freng hisârın feth
ederler. Ba‘dehu
cümle küffâr iç kal‘aya tolarlar.
Meğer hikmet-i Bârî yârî kılmayup fethi Sultân Süleymân'a müyesser olmayup âhır-ı kâr sene 1004 târîhi mâh-ı Şevvâlin 13 gününde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Egre gazâsına teveccüh edüp sene 1005 târîhi Saferi gurresinde bizzât Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis kal‘a-i Egre'yi muhâsara edüp ol gece küffâr taşra varoşu asâkir-i İslâm havfinden bırağup orta kal‘aya girüp cenge âheng ederler. Ale's-seher asâkir-i İslâm varoşa duhûl ederler ve ol sâ‘at Egre'yi on bir yerden toplar ile döğmeğe başlayup meterisler yürümeğe başlarlar, ammâ kal‘anın şarkîsi olan bâğlar bayırında olan meterisler Freng kal‘ası içre olan küffârın amânın keser, ammâ Anatolu vezîri Tavîl Lala Mehemmed Paşa ve Rûmeli vezîri Hasan Paşa bâğlar tarafından Freng hisârına toprak sürüp kal‘ayı zebûn ederler ve ol ân kal‘aya yürüyüş ederler. Hamd-i Hudâ Freng hisârın feth ederler. Ba‘dehu cümle küffâr iç kal‘aya tolarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35b ·
metinde göster ·
… îf olunmaz. Böyle keşf [ü] kerâmet etdiklerinde rûh teslîm edüp ol mahalde defn
ederler. Ba‘dehu
üzerlerine selef hânları bir kârgîr binâdan bir kubbe-i âlî edüp hâlâ anda âsûd …
"Yâ nehr-i azîm bi-emrillâhi te‘âlâ yağ-ı sâfî sarı semîn ak" dedikde bi-iznillâh ol ân nehr-i Turla sarı say yağı akmağa başlayup üç gün üç gece yağ akup Karadeniz'in yüzünü yağ bürüyüp Akdeniz'e bile yağ cereyân edüp cemî‘i leb-i deryâda olan benderlerin ahâlîleri ol kadar yağ cem‘ ederler kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Böyle keşf [ü] kerâmet etdiklerinde rûh teslîm edüp ol mahalde defn ederler. Ba‘dehu üzerlerine selef hânları bir kârgîr binâdan bir kubbe-i âlî edüp hâlâ anda âsûde-hâldir. Ve cenbinde niçe bin şehîd-i şühedâlar dahi medfûnlardır. Ve zamân-ı evâ’ilde bu Mayak Baba Sultân kurbunda bir kal‘a-i metîne var imiş. Âsâr-ı binâları hâlâ zâhir ü bâhirdir. Ve hâlâ bu mahalde otlayan hayvânâtların yağı eyle çok olur kim Mayak yağı deyü rub‘-ı meskûnda meşhûr-ı âfâk olup misk [ü] anber-i hâm gibi râyiha-i tayyibeli may-ı sâfîdir. Ve bunda otlayan koyunların niçe bininin dişleri altun gibi sarı olur derler, ammâ hakîr görmedim. Niçe gâzîler bu vâdîlerde kîmyâ otu vardır, derler. Hattâ niçe kerre Leh ve Freng kâfirlerinin bu mahalden nebâtât [u] giyâhât cem‘ etdiklerin görmüşlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106b ·
metinde göster ·
… up ziyâret etdiğimiz Şeyh Mansûr hazretleri Mâlik Eşter hazretlerin gasl ü defn
ederler, ba‘dehu
Şeyh Mansûr da merhûm olurlar. Ammâ bu Mâlik Eşter hazretleri Eski Yurd'da medf …
Andan Mâlik Eşter askeri mâl-ı ganâ’imle muğtenim Kırım'a gelüp Mâlik Eşter dahi Salsal'ın oku zahmından şehîd olup Çufud kal‘ası altında medfûn olup ziyâret etdiğimiz Şeyh Mansûr hazretleri Mâlik Eşter hazretlerin gasl ü defn ederler, ba‘dehu Şeyh Mansûr da merhûm olurlar. Ammâ bu Mâlik Eşter hazretleri Eski Yurd'da medfûndur, ammâ üzerinde aslâ türbe kubbesi ve âlî binâlardan bir alâmet yokdur. Ancak Mehemmed Geray Hân efendimizin câmi‘-i rûşen-âbâdı sâhasında medfûn olup başları ve ayakları ucunda birer amûdlar dikilidir kim tarz-ı kadîm hatlarından ayândır. Kadd-i şerîfleri kâmil elli ayakdır. Ve etrâfı gûyâ bâğ-ı İrem ve gül-i gülistândır. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 132b ·
metinde göster ·
"Varın murâd edindiğiniz yerde bir kal‘a ve şehir yapup sâkin olun" deyü izin alup gâret oldukları yerde bir kal‘a bünyâd etmeğe başlayup ismine Karım kirmân derler, ya‘nî Karım hasımlarından mâllar tahsîl edüp intikâm aldıklarıyçün Karım kirmân deyü tesmiye ederler. Ba‘dehu "Karım"dan Kırım galat-ı meşhûr kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 137a ·
metinde göster ·
… ne cümle esîr edüp Kırım'a gelirler. Ve her Kazak'ı birer eşedd-i ukûbetle katl
ederler. Ba‘dehu
bu Arbat kal‘asın inşâ ederler.
"İşde biz Arbat burnundan Azak denizi sığ imiş, andan kaçup size gelüp haber etdik. Hemân durman, varalım Kırım adasın uralım ve Tatar'dan çok mâl alalım ve bu kadar esîrlerimiz kurtaralım" deyüp bu kadar küffâr Kalmık Kazaklar ile bu Arbat burnuna Azak denizi sığlığından [yol] bulup Kırım'a girüp Kırım'ı ale'l-gafle alan u tâlân edüp bu kadar mâl-ı ganâ’im ve bu kadar esîr-i firâv[â]nlar alup tâ Güleçli Ahmed Efendi gölü câmi‘in ve Kerç kal‘ası etrâfların Kalmık urup yine bu Arbat burnundan Kalmık bu kadar mâl-ı ganâ’imle üç gün olur gideli, hemân Gâzî Mehemmed Geray Hân kırk yedi bin aded Tatar gâzîleriyle tarfetü'l-ayn içre atlanup Kırım'ın Or kal‘asından taşra çıkup gideli üç gün olmuş, Kalmığ'ın ardlarına düşüp bir gün bir gece yortup Heyhât içinde Kalmığ'a sataşup cümle Kalmıh'ı dendân-ı seyf-i Muhammedî'den geçirüp kırk yedi bin Kalmık atları ve Kırım'dan bile firâr eden Kazakları yine cümle esîr edüp Kırım'a gelirler. Ve her Kazak'ı birer eşedd-i ukûbetle katl ederler. Ba‘dehu bu Arbat kal‘asın inşâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143a ·
metinde göster ·
… e bârgâhlarıyla gelüp bu mâ-i müshilden nûş edüp ayş [u] ışret edüp zevk u şevk
ederler. Ba‘dehu
bundan cânib-i şimâle 6 sâ‘at gidüp,
Manastır-ı Kasro: Ayende ve revendelere ni‘metleri mebzûldur ammâ içinde âsî kâfirleri eksik değildir. Hikmet-i Hakîm-i Mutlak bu kenîsenin haremindeki kuyudan bir şorca beyâz süd gibi su çıkar. İki filcân içene hakîm şerbetinden nâfi‘ olup burmadan ve sarmadan mülâyemet üzre on kadar amel edüp vücûd-ı insânda ve ma‘îdede ne kadar fazalât ve ahlât-ı fâside ve ne kadar safrâ ve sevdâ ve balgam ve namâzbur misilli şeyleri ve cemî‘i sovulcan ve kurdları kırup tahtânî niçe ameller edüp âdem ten-dürüst olur. Anıniçün bu deyre beher sene mâh-ı Temmûz'da niçe bin âdem hayme vü hargâh ve bârgâhlarıyla gelüp bu mâ-i müshilden nûş edüp ayş [u] ışret edüp zevk u şevk ederler. Ba‘dehu bundan cânib-i şimâle 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
… ülhayr Gâzî İbrâhîm Paşa ki sebeb-i sulh-i kal‘a-i Kandiye'dir ana hayr du‘âlar
ederler. Ba‘dehu
bu şehirden kalkup şarka iki sâ‘at gidüp,
Ve bu şehir gâyet mürtefi‘ zemîn olmağile su gelmek muhâl olup şehrin şimâlinde bir hadenk menzili ba‘îd yerde bir çâh-ı mâ-i azîm hafr edüp Y 4b andan dollâblar ile atlar şeb [u] rûz çeküp şehir içre Zemzem-i İbrâhîm'in mahzenleri ile mâ-i zülâl leb-ber-leb olup cümle ibâdullâh andan def‘-i atşân edüp sâhibü'l-hayrât Ebülhayr Gâzî İbrâhîm Paşa ki sebeb-i sulh-i kal‘a-i Kandiye'dir ana hayr du‘âlar ederler. Ba‘dehu bu şehirden kalkup şarka iki sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y4a–Y4b ·
metinde göster ·
… ından zahm-dâr edüp ol zahm yerlerinden zamk gibi bir şey cereyân edüp anı cem‘
ederler. Ba‘dehu
tahmîr edüp afyon olur. Ekâlîm-i Y 17b seb‘ada bu diyâra mahsûs olduğundan ce …
{Ve bu şehrin memdûhâtından, halkının ekseriyyâ kârları afyondur. Cemî‘i bâğçelerinde mahsûlleri afyondur kim haşhâş derler bir gûne otdur, müdevver müdevver semeresi olur. Her sene anı zirâ‘at ederler. Kemâlin bulmadan dahi sebiz-gûn iken tarlalarda avret oğlan cem‘ olup bu haşhâşı bıçağıla her tarafından zahm-dâr edüp ol zahm yerlerinden zamk gibi bir şey cereyân edüp anı cem‘ ederler. Ba‘dehu tahmîr edüp afyon olur. Ekâlîm-i Y 17b seb‘ada bu diyâra mahsûs olduğundan cemî‘i diyâra bu Karahisâr'dan gider. Ve bu Karahisâr'ın aseli bu haşhâş şükûfesinden hâsıl olmağile tenâvül edene keyif verir. Ve köselesi ve sahtiyân ve gönü meşhûr-ı âfâkdır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y17a–Y17b ·
metinde göster ·
… Lâkin yılda bir kerre bu yaylağa gelüp sekiz ay ayş [u] işret edüp kesb-i hevâ
ederler. Ba‘dehu
güz eyyâmında sağîr ü kebîr Adalya'ya gidüp ancak nâ’ib ve subaşı yüz âdem ile …
Sene (---) târîhinde Teke Bay oğlu Ermeni keferesi elinden feth edüp ba‘dehu Yıldırım Hân destine girmişdir. Teke sancağı hâkinde paşa hâssı voyvadalıkdır. Müftîsi ve nakîbüleşrâfı ve kadısı ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı cümlesi Adalya'da sâkinlerdir. Lâkin yılda bir kerre bu yaylağa gelüp sekiz ay ayş [u] işret edüp kesb-i hevâ ederler. Ba‘dehu güz eyyâmında sağîr ü kebîr Adalya'ya gidüp ancak nâ’ib ve subaşı yüz âdem ile cümle evleri hıfz [u] hirâset üzre olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y132b ·
metinde göster ·
bu mahalde defn olunup Sultân Salâhaddîn yanında nesl-i Fâtımiyyûn'dan şeyh Mağ …
Ve bir limon ve turunc ve zeytûn ve incîr ve hurmâlı bâğ-ı İrem içre Tekye-i Mağribî derler bir âsitânesi var, yüzden mütecâviz fukarâsı ve âyende vü revendeye ni‘meti mebzûl bir tekye-i lâ-nazîrdir. Ve tekyenin sebeb-i ihyâsı bu âsitânede medfûn şeyh imâdeddîn hazretleri Hazret-i şu‘ayb Nebî zürriyyetinden olmak ile bu tekyeye muttasıl beyt-i Hazret-i şu‘ayb vardır. Bir cânibi gârlardır. Bir cânibi bu tekyenin bâğçesidir. Bu azîz ol âsitânede eben-an-ceddîn sâkinler imiş. Bizzât şeyh imâdeddîn perhîz [ve] mücâhede ile iki yüz yıl mu‘ammer olup Mısır sultânı olan Sultân Salâhaddîn Yûsuf bu azîzi ziyârete geldikde azîz hazretleri sultâna ta‘zîm edüp ser-i sa‘âdetlerin sultânın zânûsuna koyup rûh teslîm ederler. Ba‘dehu bu mahalde defn olunup Sultân Salâhaddîn yanında nesl-i Fâtımiyyûn'dan şeyh Mağribîyi bu azîz üzre koyup bu türbeyi inşâ eder. Anıniçün tekye-i Mağribî derler. şeyh Mansûr-ı Mağribî anda âsûdedir. Kaddesallâhu sırrahu'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202a ·
metinde göster ·
… yle bu mahalle gelüp bu hıyâbân içre bir külbe-i ahzânda sâkin olup cân sohbeti
ederler. Ba‘dehu
teberrüken bu âsitâneyi bu mahalle (---) inşâ ederler. Kırk elli fukarâ hücresi …
Andan tarîk-ı Bedevî ve Sa‘dî ve Râ‘î ve Rufâ‘î ve Halvetî ve Celvetî ve Rûşenî ve Gülşenî [ve] Bektaşî ve Mevlevî tekyeleri var kim her biri birer selef pâdişâhlarının ve vüzerâ-yı izâmların hayrâtlarıdır. Ammâ Mencik köşkü râhı üzre bir mevlevîhânesi var kim ta‘bîr olunmaz. Gûyâ bir İremezâtü'l-imâd içinde bir kasr-ı müşeyyed âsitâne-i Celâleddîn-i Rûmî'dir. Bizzât Hazret-i Mevlânâ şems-i Tebrîzî hazretleriyle bu mahalle gelüp bu hıyâbân içre bir külbe-i ahzânda sâkin olup cân sohbeti ederler. Ba‘dehu teberrüken bu âsitâneyi bu mahalle (---) inşâ ederler. Kırk elli fukarâ hücresi ve semâ‘ ve safâhânesi ve matbah ve mihmânhânesiyle bir bâğ-ı behişt makâmdır. Ve içinden nehr-i (---) cereyân edüp teferrüce gelen uşşâkânlar selsebîl-vâr çağlayup revân olduğundan def‘-i gam ve ref‘-i endûh [u] elem edüp bîd-i ser-nigûn-ı gûnâ-gûnun sâyesinde ayş [u] işret edüp sohbet-i dem bu dem edüp köşe-be-köşe sohbet-i hâs ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y245a ·
metinde göster ·
… alle vâki‘ olmuşdur. Ve ehl-i Mekke sekiz ay kâmil bunda sâkin olup kesb-i hevâ
ederler. Ba‘dehu
şehr-i Abbâs'a giderler.
Ve hevâsı Mekke'den latîfdir, zîrâ Mekke'den Mîne'ye gelince iki sâ‘at bâlâya gidilir. Zemîni haylî irtifâ‘ üzredir ve muzlim yerde değildir. Gâyet küşâde mahalle vâki‘ olmuşdur. Ve ehl-i Mekke sekiz ay kâmil bunda sâkin olup kesb-i hevâ ederler. Ba‘dehu şehr-i Abbâs'a giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y325a ·
metinde göster ·
… kke'ye mâlıyla götürüp Abdülmuttalib ki Hazret'in dedesidir, Hazreti ana teslîm
ederler. Ba‘dehu
kırk yaşında Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldikde vâlidesinden intikâl eden hân …
Ba‘dehu vâlidesi akrabâları Hazreti Mekke'ye mâlıyla götürüp Abdülmuttalib ki Hazret'in dedesidir, Hazreti ana teslîm ederler. Ba‘dehu kırk yaşında Hazret-i Risâlet'e nübüvvet geldikde vâlidesinden intikâl eden hâne ki Hazretin rahm-i mâderden müştakk olduğu bu mezkûr beyt-i şerîfin Ukayl bin Ebî Tâlib'e Q 144a hibe edüp kendileri Hadîce-i Kübrâ'nın hânesine nakl eder. Mürûr-ı eyyâm ile Ukayl hazretlerinin vârisleri bu beyt-i latîfi Haccâc Yûsuf Zâlime bey‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y351b ·
metinde göster ·
… f içün Cennet'den Beyt-i ma‘mûru edîm-i arza nüzûl etdirdi. Her bâr anda ibâdet
ederlerdi. Y 366a Ba‘dehu
Mekke sengistân yer olmak ile zirâ‘at içün Cenâb-ı Bârî Hazret-i Âdem'i şâm-ı ş …
Âdem [ve] Havvâ Mekke deresinde niçe zamân sâkin oldular. Ve Cenâb-ı Bârî anlara ziyâret-i tavâf içün Cennet'den Beyt-i ma‘mûru edîm-i arza nüzûl etdirdi. Her bâr anda ibâdet ederlerdi. Y 366a Ba‘dehu Mekke sengistân yer olmak ile zirâ‘at içün Cenâb-ı Bârî Hazret-i Âdem'i şâm-ı şerîf kurbunda Havrân sahrâlarına gönderüp anda zirâ‘at edüp tenâsül buldular. Ve her sene Beyt-i ma‘mûra gelüp tavâf edüp Arafât'a çıkarlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y365b–Y366a ·
metinde göster ·
… içinde ne kadar mashara var ise evlerinden çıkup bâzâr içinde gûnâ-gûn şakalar
ederler. Ba‘dehu
bu subaşı alayından sonra, evvelâ,
Hakîkatü'l-hâl Mısır'ın içinde ne kadar mashara var ise evlerinden çıkup bâzâr içinde gûnâ-gûn şakalar ederler. Ba‘dehu bu subaşı alayından sonra, evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y166b ·
metinde göster ·
… calarına tenbîh olunup haftada iki kerre câmi‘-i Ezher'de du‘âya cem‘ olup du‘â
ederlerdi. Ba‘dehu
fermân-ı vezîr ile gayrı selâtîn-i selef câmi‘lerinde du‘â olmağa başlayup Kama …
Kethudâ İbrâhîm Paşa vâlî-i Mısır iken Kamaniçse seferi du‘âsıyçün Y 250a Mısır'ın cemî‘i mekteb hocalarına tenbîh olunup haftada iki kerre câmi‘-i Ezher'de du‘âya cem‘ olup du‘â ederlerdi. Ba‘dehu fermân-ı vezîr ile gayrı selâtîn-i selef câmi‘lerinde du‘â olmağa başlayup Kamaniçe fethi mümted olup feth [ü] fütûhât ve meserret haberleri gelmedüğinden halk me’yûs olup du‘âya gitmeğe batî oldular. Bir gün İbrâhîm Paşa bâlâda tahrîr olunan Mısır mollâsı İshâkzâde Efendi'ye esnâ-yı kelâmda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y249b–Y250a ·
metinde göster ·
… zup niyyetü'ş-şifâ deyüp nûş ederler ve bu âb-ı hayâtı getüren fukarâlara in‘âm
ederler. Ba‘dehu
sâ’ir ümmet-i Muhammed nûş edüp niçe kerre yüz bin cerre ve bardak su doldururl …
İbtidâ bismi-ilâh ile şeyh-i Ebû Hüreyre nûş edüp Mısır vezîrine ve mollâya ve nakîbü'l-eşrâfa ve mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmlarına ve sâ’ir ümerâ-yı Mısır'a ve gayrı eşrâf-ı kibârın emânet gönderdikleri ibrîk ve cerre ve kûzelerine şeyh hazretleri ol sudan doldurup cümle a‘yân-ı Mısır'a hedâyâ gönderüp anlar dahi bardaklarda olan şeyhin mührün bozup niyyetü'ş-şifâ deyüp nûş ederler ve bu âb-ı hayâtı getüren fukarâlara in‘âm ederler. Ba‘dehu sâ’ir ümmet-i Muhammed nûş edüp niçe kerre yüz bin cerre ve bardak su doldururlar, bi-emrillâh bir katra tenezzülde olmaz. Ve şâm u Haleb'e ve Bağdâd u Basra'ya ve İslâmbol'a bakır kalaylı kumkumalar ile teberrüken cüllâb-ı Ebû Hüreyre deyü hedâyâ gönderirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271b ·
metinde göster ·
şeyhi âsitânede soyup hırka ve destârı yine hücresinde pinhân edüp keşşâflar da …
Andan Garbiyye ve Menûfiyye kâşifleri kendü askerleri ile âsitâne-i Bedevî'ye gelüp hırka hücresin açup şeyhin birine Hazret-i Bedevî hırkasın ve destârın geydirüp alay-ı azîm ile şeyhi şehir içinden Y 295a ubûr etdirerek şeyh İbrâhîm-i Metbûlî câmi‘inde salât-ı cum‘ayı edâ edüp halîfeyi yine âsitâne-i sa‘âdete getürürken cümle benî âdem istikbâline çıkup seyr [ü] temâşâ ederler. Ba‘dehu şeyhi âsitânede soyup hırka ve destârı yine hücresinde pinhân edüp keşşâflar dahi edâ-yı hizmet etdüklerine hüccet-i şer‘iyye alup anlar dahi vedâ‘ ziyâretin edüp Mısır'a giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y294b–Y295a ·
metinde göster ·
… i İbrâhîm-i Dessûkî cenbindeki şeyh Mûsâ kubbesinde sandûka-i şeyh Mûsâ'yı setr
ederler. Ba‘dehu
yevm-i cum‘ada dahi azîm alay ile İbrâhîm-i Dessûk'un kisvesin tecdîd edüp Nîl …
Ve bu mevlûdun sekizinci çehârşenbe günü Buhayre vilâyetinde Demenhûr kasabasında mevlûd-ı şerîf olmak içün dellâllar nidâ etdükde İbrâhîm-i Dessûkî hazretlerinin karındaşı eş-şeyh Mûsâ hazretlerinin kisve-i şerîfin bir sandûkaya geydirüp alay-ı azîm ile yedi yüz meşâyihân-ı Burhâniyân ve yigirmi bin fukarâ-yı dervîşân-ı dilrîşân-ı zîşân-ı pür-nişân-ı bî-nişân uşşâklar pây-bürehne ve ser-bürehne olup tevhîd-i sultânî ile cümle tabılların ve zillerin ve kudümlerin döğerek kisve-i şerîfi Nîl kenârında sâhibü'l-hayrât makâmından götürüp kubbe-i İbrâhîm-i Dessûkî cenbindeki şeyh Mûsâ kubbesinde sandûka-i şeyh Mûsâ'yı setr ederler. Ba‘dehu yevm-i cum‘ada dahi azîm alay ile İbrâhîm-i Dessûk'un kisvesin tecdîd edüp Nîl kenârında sâhib-i makâmdan yedi yüz meşâyihler ve kırk elli bin Burhânî ve Gîlânî ve Rufâ‘î fukarâları ile tevhîd ü tezkîr ederek cem‘iyyet-i kübrâ ile kisve-i şerîfi kubbe-i âliyeye getürüp sandûka-i İbrâhîm'i örtüp sâhibü'l-hayrâtlara ve selef pâdişâhlarına ve âl-i Osmân'a du‘â ve senâlar edüp cümle meşâyihân mesrûr [u] handân şâdân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y303b ·
metinde göster ·
Elhâsıl bu zikr olunan cümle Urbân-ı uryân ac u zâc u muhtâc çöl çölistândan gılâl zamânı gelüp harbe ucuyla gılâl alup ba‘zı kurâları nehb ü gâret edüp müft ü meccânen tereke alup kışla hakkı vermede inâd u muhâlefet edüp ceng ederler, ba‘dehu şikârın alup çöle çölistâna giderler. Cebbârîn kavimdirler, anıniçün Buhayre kâşifi çok askere mâlik olup cür’et sâhibi olmak gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y305a ·
metinde göster ·
… an kam‘ edüp rûy-ı deryâya döküp bakıyyetü's-seyfi keştîlerine süvâr olup firâr
ederler. Ba‘dehu
Nîl tur‘asın ta‘mîr ü termîm edince İbn Îsâ ahâlî-i İskenderiyye'yi saky etmeği …
Bu Hûş-ı Îsâ niçe kerre yüz bin Urbân askeriyle İskenderiyye kal‘asına imdâd yetişüp küffârı taht-ı kal‘adan kam‘ edüp rûy-ı deryâya döküp bakıyyetü's-seyfi keştîlerine süvâr olup firâr ederler. Ba‘dehu Nîl tur‘asın ta‘mîr ü termîm edince İbn Îsâ ahâlî-i İskenderiyye'yi saky etmeğiçün beher yevm üç bin deve yükü Nîl suyu ile İskenderiyye halkın atşândan halâs edermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y310b ·
metinde göster ·
… a-i sânî: Bu gâsûl otun ahâlî-i beled dağlar gibi bir yere yığup ihrâk bi'n-nâr
ederler. Ba‘dehu
külün bir yere cem‘ edüp bir dahi germ-â-germ âteş-i Nemrûd ile yakup mezkûr kü …
Hâssa-i sânî: Bu gâsûl otun ahâlî-i beled dağlar gibi bir yere yığup ihrâk bi'n-nâr ederler. Ba‘dehu külün bir yere cem‘ edüp bir dahi germ-â-germ âteş-i Nemrûd ile yakup mezkûr kül birbirine bitişüp top top olur. Ba‘dehu iskele başındaki mahzenlerde yâhûd taşrada köm köm yığup tüccârları kantâr urup alırlar. Mısır'a ve sâyir diyârlara bâzergânları niçe kerre yüz bin kantâr ve kîle gâsûl hâkisterin alup Mısır'da ve gayrı diyârlarda değirmenlere çeküp ba‘dehu elekden geçirüp âteş-i germ-â-germde natrûn ile kal edüp gûnâ-gûn şîşeler ve kanâdîl ve câmlar yaparlar. Gâyet mücellâ ve berrâk billûr câmları olur kim görenler anı câm-ı Cem ve billûr-ı moran ve necef zann eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y312b ·
metinde göster ·
… n ederek tavâf edüp yine gârın önünde kat-ender-kat meks edüp gûyâ bir meşveret
ederler. Ba‘dehu
her ecnâs-ı tuyûrun içinden birer murg gârın içine girüp artık çıkmazlar. Tâ ol …
Ba‘dehu bu kuşlar ale's-sabâh ki vakt-i şâfi‘î ki olur, el-azametullâh, mâbeynlerinde bir feza‘ u çeza‘ ve gırîv [ü] feryâd kopar kim istimâ‘ edene bir vehm ârız olur. Vakt-i seher ki olur, bu cebelde bir gâr-ı azîm vardır, ol gâr-ı azîm üzre cemî‘i murgân sayha-i şedîd urarak ber-havâ olup pervâz ederek yedi kerre sayha-i âlî ile bu gârı cevelân deverân ederek tavâf edüp yine gârın önünde kat-ender-kat meks edüp gûyâ bir meşveret ederler. Ba‘dehu her ecnâs-ı tuyûrun içinden birer murg gârın içine girüp artık çıkmazlar. Tâ ol murg gâr-ı muzlim içinde cân vermeyince cemî‘i kuşlar tayerân etmezler. Ba‘zı içeri gâra giren kuşlar cân havli ile taşra çıkınca gayrı kuşlar anı döğe döğe gâra korlar, yine çıkarsa minkârları ile katl Y 370a edüp gayrısın korlar. Tâ ki şems-i âteş-tâb burcundan çıkdıkda ibtidâ turna kalkar, andan murg-ı kemâzâr kerkes, andan karakuş, andan çaylak ve andan laklak.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y369b–Y370a ·
metinde göster ·
bir kabîle Urbân dahi üzerlerine gelüp hisse isterler, bunlar dahi vermeyüp cen …
Şeyh Alî-i Vâsıtî obasında mihmân olduk. Bu kabîle Künûzeyn lakabiyle mülakkab olduklarının aslı İsvân harâbistânında iki kenz bulup cümle ale's-sevî taksîm-i guremâ ederler. Ba‘dehu bir kabîle Urbân dahi üzerlerine gelüp hisse isterler, bunlar dahi vermeyüp ceng-i azîm edüp gelen Urbânı rumh-ı sinândan geçirirler. Ol zamândan berü kabâ’il-i Künûzeyn derler, münhedim olan Urbâna kabâ’il-i Karh derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389a ·
metinde göster ·
… şems-i tâbân nümâyân olunca bir kerre bu amûdda olan mihrâba şarka karşu secde
ederler. Ba‘dehu
el ele verüp raks edüp giderler. Ve gurûb mahallinde dahi güneş gâyib olduğu ma …
Ammâ zîr-i zemînlerde olan kavm-i Mugân'ın aslâ ne kenîse ve ne âteşgedesi var. Hemân gârlarının üstünde bir vâsi‘ fezâda buhayreye nâzır bir amûd-ı müntehâ vardır. Amûdun garba nâzır bir oyulmuş mihrâbı var. Cümle Mugân vakt-i seherde ol fezâya cem‘ olup şems-i tâbân nümâyân olunca bir kerre bu amûdda olan mihrâba şarka karşu secde ederler. Ba‘dehu el ele verüp raks edüp giderler. Ve gurûb mahallinde dahi güneş gâyib olduğu mahalde kezâlik böyle ederler. Beher yevm iki kerre ibâdetleri budur. Âkıbeti hayr olsun, Hâkim Hüseyin Kan temâşâ içün âteş-perestlerin ve Mugân kavminin bu âyîn-i bâtılların etdirüp temâşâ ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y401a ·
metinde göster ·
… lik sâyebânına gelüp ta‘am tenâvül etdik. Hakîrin ta‘accüb etdiğine anlar hande
ederler. Ba‘dehu
bu sahrâdan kalkup yine Nîl cenbinde cânib-i cenûba altı gün altı gece mâhitâbd …
El-hâsıl dem-beste olduğum temâşâ idi. Andan melik sâyebânına gelüp ta‘am tenâvül etdik. Hakîrin ta‘accüb etdiğine anlar hande ederler. Ba‘dehu bu sahrâdan kalkup yine Nîl cenbinde cânib-i cenûba altı gün altı gece mâhitâbda dahi giderdik. Vakt-i sabâhda sayd [u] şikâr ederdik. Bu vâdîye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426a ·
metinde göster ·