… r atmeydânı'dır. Her cum‘a niçe bin hussân-süvâr cündîler cem‘ olup silâhşörlük
ederler. Aceb
temâşâ yeridir. Ve,
Mesîregâh-ı Ceres Meydânı: Bu şehrin nihâyetinde Kâğızhâne râhı üzre bir atmeydânı'dır. Her cum‘a niçe bin hussân-süvâr cündîler cem‘ olup silâhşörlük ederler. Aceb temâşâ yeridir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
… rde tuz olup ilâ hâze'l-ân cemî‘i mahlûk-ı Hudâ, İbrâhîm Halîl tuzundan tenâvül
ederler aceb
hikmetdir.
"Yâ İbrâhîm çamur karışdırdığın ma‘cene içre kalan toprağı bir kısım şarka ve bir kısım garba ve bir kısım şimâle ve bir kısım cenûba atup ziyâfetimdir yiyin ey mahlûk-ı Hudâ de" deyü Cenâb-ı izzet hitâb edüp İbrâhîm ile çâr kısmı çâr kûşeye atınca Rabbü'l-izzet rîha emr edüp cümle türâbı rû-yı zemîne dağıtdı ve bi-emr-i Hudâ her gubâr düşdüğü yerde tuz olup ilâ hâze'l-ân cemî‘i mahlûk-ı Hudâ, İbrâhîm Halîl tuzundan tenâvül ederler aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159b ·
metinde göster ·
… pür-silâh olup dükkân dezgâhsız esb-i sabâ-sür‘atlere süvâr olup pür-silâh ubûr
ederler, aceb
pâk askerdir.
Bu cümle kurbânların kelle ve paçaların başcıyân alup kâr ederler. Bu sığır celeb-keşânları dahi cümle pür-silâh olup dükkân dezgâhsız esb-i sabâ-sür‘atlere süvâr olup pür-silâh ubûr ederler, aceb pâk askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 169b ·
metinde göster ·
… r değil, akıl ihâta etmez kâr-ı mühlikdir. {Arkalarında çuvallar ile cümle ubûr
ederler, aceb
dîv kavmdir.}
Ammâ zelehor hammâlları gedikdir ve gâyet zeber-dest tüvânâ âdemlerdir, biri fevt olsa taşra Cânbezdi nâm hammâllardan bir tüvânâsın bu merhûm zelehor gediğine korlar. Bu tâ’ife birer toklu veyâhûd birer kuzucuk ve kırkar badya boza içüp bin okka kâmil yüke girir. Zîrâ Eydincik ve Bandırma 175b ve Erdek ve Mihalıç nâm şehir iskelelerinden seklem ta‘bîr etdikleri yedişer sekizer kantâr-ı Osmânî gelir çuvalları onar âdem kaldırup bir âdemin arkasına koyup ol dahi kantâra koduğu zamân kantârın mîlleri vızır vızır öter ve yine kantârdan arkasına koyup murâd edindikleri yere götürürler ammâ iki tarafından birer zelehor hammâlları dahi ellerine yapışup imdâd ederler. Makdûr-ı beşer değil, akıl ihâta etmez kâr-ı mühlikdir. {Arkalarında çuvallar ile cümle ubûr ederler, aceb dîv kavmdir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175a–175b ·
metinde göster ·
hikmetdir kim 242b ba‘zı çıkıları yarup içinden niçe yüz siyâh başlı kurdlar …
Evsâf-ı âb-ı müshilât, İçme : Her sene mâh-ı temmûzda kiraz mevsiminde cümle İslâmbol'dan ve gayrı büleydelerden niçe bin âdem cem‘ olup çadırlarında bir sâz [u] söz u ayş ve nûş edüp kırk gün kırk gice leb-i deryâda top u tüfenk ve fişenk şâdmânları olur kim diller ile ta‘bîr ve tavsîf olunmaz. Ehl-i derd olup ahlât-ı fâside marazına mübtelâ olanlar bunda üç gün üç gice İçme suyından nûş edüp bi-emrillahi Te‘âlâ kimi istifrâğ edüp sarı sarı ve yeşil yeşil safrâ ve sevdâ ve balgam ve ahlâtlar çıkar kim râyiha-i habîsinden âdem helâk mertebesine varır. Ba‘zı âdemin aşağısından safra ve sevdâ ve ahlât ve kara balgam ve namazbur ve okran ve sîrence nâm emrâz-ı muhtelifeler çıkar kim âdem hayât-ı câvidân bulur. Ba‘zısından bilâ-teşbîh, tesbîh gibi dizilmiş çıkınca çıkınca şeyler çıkup kırkar ellişer boğum bağırsak-misâl çıkıları çalılara sererler, gelüp gidenler temâşâ ederler. Aceb hikmetdir kim 242b ba‘zı çıkıları yarup içinden niçe yüz siyâh başlı kurdlar ve kelebek misillü mahlûk haşerâtlar çıkar. Bir yalçın kayadan kaynayup çıkar. Berrâk ve latîf sudur ammâ sehel şûrcadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242a–242b ·
metinde göster ·
hikmet-i Hudâdır. Bu şehrin cânib-i şimâli kurbunda nehr-i Kür deryâ-misâl olup …
Bu kal‘a ile Demirkapu kal‘ası mâbeyni leb-i deryâ ile dörd konakdır. Mâbeynde nevâhî-i Müskir kendleri vardır kim her bir kendi birer büleyde-i ma‘mûredir. Ve göçer-evli Terekeme kavmi vakt-i zemistânda obaları ile konup göçerler. Ve yine bu Bakü'nün cânib-i şarkîsinde şehr-i Şaburan üç menzildir ve kal‘a-i Şemahı yine şarkîsi tarafında beş konakdır ve yine Bakü'nün şîmâlî tarafında şehr-i Gîlân (---) konakdır ve Şamâkî'nin bender iskelesidir. Çîn-i Hıtâ ü Hoten'den ve Fağfûr ü şehr-i Zenândan ve Kalmah ve Moskov'dan dâ’imâ elçiler ve ağır bâzargânlar gelüp metâ‘ getirirler. Ve dâ’imâ Moskov elçileri gelüp rehn dururlar. Acem diyârına ekseriyyâ semmûr ve balık dişi ve zincâb ve Bulğarî telâtin ve niçe elvân metâ‘-ı gûnâ-gûn Moskov diyârından Gîlân'a ve bu Bakü'ye çıkar ve bu Bakü'den tuz ve neft ve za‘ferân ve harîr alup Moskov'a götürürler. Zîrâ za‘frânı ve harîri Lahîcân'dan şeffâflı ibrişimi olur ve Anadolu'da Za‘ferânborlu'sunda latîf za‘ferânı olur. Ve bu Bakü nâhiyelerinde ba‘zı şûre yerler vardır. At ve âdem basup sehl dursa atın tırnağı ve âdemin ayağı yanar. Ba‘zı yerleri hafr edüp kârbân halkı ol hafr içine tancere ile lahm ve gayrı ta‘âm koyup ân-ı sâ‘atde zemînin herâretinden ta‘âm pişüp tenâvül ederler, aceb hikmet-i Hudâdır. Bu şehrin cânib-i şimâli kurbunda nehr-i Kür deryâ-misâl olup Bahr-i Haraz'a munsab olur. Ba‘zı zemân Moskov'un Kazak-ı Akı kenarı sazlı gemileriyle bu Kür nehrine girüp âmedânî Acem şehirlerin nehb ü gâret edüp niçe bin Acem esîriyle mâl-ı ganâ’im alup esîrleri Gîlân bâzârına götürüp emân ile fürûht eder. Bir nehr-i azîmdir kim Tuna'ya mânend arîzdir, lâkin amîk değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314b ·
metinde göster ·
… ma ve kutr-ı nebât-ı Hamavî ve Şâmî ta‘âm-ı mâ-hazar getirüp şeb [u] rûz hizmet
ederler, aceb
âsitâne-i Hazret-i Mesîh'dir. Andan yine cânib-i şarka düz sahrâ içre (---) sâ‘ …
Ve bu deyrin beş yüz mikdârı papas ve ruhbânları vardır. Taraf-ı Acem'den ve cânib-i Âl-i Osmân'dan her şeb beşer ve altışar yüz ad[ed] atlı gelüp meks edüp çul ve tobra çıkarmadan cümle râhibler mihmândârlık edüp şîr-i hurma ve kutr-ı nebât-ı Hamavî ve Şâmî ta‘âm-ı mâ-hazar getirüp şeb [u] rûz hizmet ederler, aceb âsitâne-i Hazret-i Mesîh'dir. Andan yine cânib-i şarka düz sahrâ içre (---) sâ‘atde nehr-i azîm Araz ve nehr-i Zengî'yi bir cisrden ubûr edüp def‘a-i sânîde yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325b ·
metinde göster ·
… lâba sarılup deverân ederek bâlâya çıkup andan aşağı Âsî nehre kendüleri pertâb
ederler, aceb
temâşâdır.
Temâşâ-yı garîb budur kim şehrin âvâre sıbyânları bu dollâba sarılup deverân ederek bâlâya çıkup andan aşağı Âsî nehre kendüleri pertâb ederler, aceb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26a ·
metinde göster ·
himmet-i benî Âdem'dir. Bu temâşâları Çanga balkanı içre ubûr edüp yine (---) s …
Kal‘a-i Çanga: Yanvan Târîhi kavli üzre Yanko ibn Madyan binâ etmişdir kim öte Pirevadi'de Dobruca kralı Bulkar meliklerinden idi. Anın ile Yanko kral müşâ olmağla bu Çanga balkanının tâ zirve-i a‘lâsı vasatında bu kal‘ayı Yanko binâ edüp âyende vü revende tüccârdan bâc alup selâmetle tüccârı ubûr etdirir idi. Ba‘dehû sene 814 târîhinde Mûsâ Çelebi feth edüp kal‘ayı harâb etmişdir. Hâlâ niçe yerde hıyâbân içre burc [u] bârûları zâhir olup harâmîler yatağı ve haydûd kâfirleri durağı olmuşdur. Ammâ bu mahalde âsâr-ı binâ-yı azîm oldur kim bu kal‘a dibinden bir kal‘a dîvârı cânib-i garba bu balkan üzre Kızan balkanına ve Şıpka balkanına ve Torvakurudan balkanına ve Televe balkanına velhâsıl on konak tâ Alacahisâr balkanlarına varınca bu kal‘a dîvârın Yanko ibn Madyan hükmüdür kim Dobruca kralı tarafından Soltat kavmi ya‘nî Tatar kavmi Rûm'a geçmeye deyü {handak-ı azîm dahi} binâ etmişdir, ammâ makdûr-ı beşer değildir. Niçe kerre balkanları aşarken bu hayyıtlara râst gelüp hayretde kalmışız. Ve yine bu Çanga kal‘asının cânib-i şarkîsinde bu dîvâr tâ Sücülü ve Koparan balkanları İçre Karadeniz sâhilinde Varna kal‘ası mukâbelesinde Galata burnundan elli mil deryâ içre binâ olunmuş bir dîvârdır. Mürûr-ı eyyâm ile talattum-ı deryâdan deryâ içre olan rasîf münhedim olup ka‘r-ı deryâda esâsları nümâyândır. Mellâh-ı keştîbân-ı Bahr-i siyâh ol rasîfde havf edüp alarka ubûr ederler. Aceb himmet-i benî Âdem'dir. Bu temâşâları Çanga balkanı içre ubûr edüp yine (---) sâ‘atde cânib-i şimâle Çanga'dan aşağıya nüzûl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109a ·
metinde göster ·
… ıkları gelüp cümle sayyâd-ı mâhî elinde dâma düşüp Anabolı kavmi balık ganîmeti
ederler, aceb
hikmet-i Hudâdır.
Bu aşağı kal‘anın şimâli ve yıldızı ve garbîsi tarafların ihâta etmiş bir liman-ı azîmdir kim Anabolı Körfezi'nin nihâyetindedir. Gemiler çet-a-çet küpeşte küpeşteye karın karına yatsalar bin pâre gemi alır, ammâ demir üzre mola yatsalar üç yüz pâre gemi alur liman-ı cây-i menâsdır. Bu limanın tâ ortasına vâki‘ olan Kastel kal‘ası mâbeyninde yatan gemiler beş kulaç suda yatırlar. Lâkin maşrık ve şimâl ve yıldız tarafı kenârları kumsal sığ yerlerdir. Gûnâ-gûn latîf ü semîn balıkları sayd olunur. Ammâ yılda bir kerre hadd [ü] hasrın Cenâb-ı Kibriyâ bilir ol kadar kefal balığı gelüp Kastel kal‘ası önünde bir tılsım balık var, anın te’sîriyle kefal balıkları gelüp cümle sayyâd-ı mâhî elinde dâma düşüp Anabolı kavmi balık ganîmeti ederler, aceb hikmet-i Hudâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281a ·
metinde göster ·
… ayup çıkar, gûyâ buz pâresidir. Cümle ehl-i kal‘a bu mâ-i zülâlden def‘-i atşân
ederler. Aceb
sun‘-ı Hudâ'dır kim bu kal‘adan balâ bir kûh dahi yokdur kim andan gelir deyü m …
Ve bu kal‘anın cânib-i şarkında kal‘a temeli altında bir yalçın kaya içinden bir âb-ı hayât su kaynayup çıkar, gûyâ buz pâresidir. Cümle ehl-i kal‘a bu mâ-i zülâlden def‘-i atşân ederler. Aceb sun‘-ı Hudâ'dır kim bu kal‘adan balâ bir kûh dahi yokdur kim andan gelir deyü mülâhaza oluna. Sübhâne'l-Hallâku'l-Bâkî bu âbından gayri hevâsı dahi latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y97a ·
metinde göster ·
… gûyâ şarâben tahûrdur. Cemî‘i Ulalı ve Muğlalı bu çemenzâr namâzgâhda teferrüc
ederler, aceb
ferah-fezâ yerdir. Andan kalkup yine garba üç sâ‘at ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubû …
Menzil-i mesîregâh-ı Kazancı câmi‘i: Bir koyah hıyâbân-ı dırahtistân içre bir namâzgâhdır. Sâye-i dırahtından zemîne güneş isâbet etrnez. Bir âb-ı hayât çâh-ı mâsı var kim gûyâ şarâben tahûrdur. Cemî‘i Ulalı ve Muğlalı bu çemenzâr namâzgâhda teferrüc ederler, aceb ferah-fezâ yerdir. Andan kalkup yine garba üç sâ‘at ma‘mûr u âbâdân kurâlar ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y100b ·
metinde göster ·
… le şehir halkı haftada bir kerre yâhûd ba‘de'l-asır gelüp ziyâret edüp teferrüc
ederler aceb
ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır
Husûsan ârif-i samedânî Şeyh Muhammed Beddâvî hazretleri bu makâmda medfûndur ve cümle şehir halkı haftada bir kerre yâhûd ba‘de'l-asır gelüp ziyâret edüp teferrüc ederler aceb ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y188a ·
metinde göster ·
… san yerler, elbette gâyib olur. Ammâ bu ruhbânlar bu kadar bin yıldan berü hıfz
ederler. Aceb
i‘tikâd ve garîb istikâmetdir.
Bu gârda Hazret-i Resûl-i Kibriyâ bunda ibâdet ederken ser-i sa‘âdetleri ve zânû-yı mübârekleri seng-i hârâya te’sîr edüp hayli çukurdur. Ve leb-ber-leb gülâbdır. Cümle ehl-i züvvâr yüzlerine sürüp rûyları münevver olur. Ve kefere dahi "Muhammed-i Arabî'nin secdegâhıdır" deyü mübârek re’s-i şerîfleri hafrinin cânib-i erba‘ası[n] eyle mücevher etmişler kim gûyâ murassa‘ tavkdır. Ammâ bu ne hâletdir? Bizim evkâflarımızda bir mücevher taş değil, bir seng-i bî-ma‘nâ kosan yerler, elbette gâyib olur. Ammâ bu ruhbânlar bu kadar bin yıldan berü hıfz ederler. Aceb i‘tikâd ve garîb istikâmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226b ·
metinde göster ·
… rı şükûfeleri P 115a olur. Hukemâlar isti‘mâl edüp müshilât ma‘âcinlere idhâl
ederler. Aceb
latîf edviye-i mu‘tedildir. Eğer bu mahalle bir sâhibü'l-hayır bir kuyu dahi ka …
Ve bu kuyu cenbinde bir musallâ soffası ve bir mihrâbı var. Bu mahallin cânib-i erba‘asında sınâmekî beyâbânı gâyet çokdur. Her diyâra bu mahalden gelir sarı sarı şükûfeleri P 115a olur. Hukemâlar isti‘mâl edüp müshilât ma‘âcinlere idhâl ederler. Aceb latîf edviye-i mu‘tedildir. Eğer bu mahalle bir sâhibü'l-hayır bir kuyu dahi kazsa yetmiş bin hac savâbı ederdi, zîrâ gâyetü'l-gâye muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y274a ·
metinde göster ·
Ve bu kubbenin cânib-i erba‘asında niçe bin âb-ı Zemzem bardakları vardır, surâhî kûzelerdir. Anlara Zevrak-ı Safâ derler. Âb-ı Zemzem ile leb-ber-leb edüp rûzgâra karşu durup kesb-i hevâ edince buz pâresi olur. Ve niçe bin surâhî boğazlı bardaklardır. Her biri birer sâhibü'l-hayrâtların hayrıdır. Üzerlerine kırmızı hat ile ism-i sâhibü'l-hayr tahrîr olunmuşdur. Meksûr olan bardak yerine biri dahi alınur. Bunların sâhibleri her diyârdan surre ve atıyyeleri gelüp vekîl olan kimesne bardakları doldurup huccâc-ı müslimîne bezl ederler, aceb hayrât-ı müstetirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b ·
metinde göster ·
… metdeyim, Y 120b ba‘zı havâtîn-ı marîze ve mecnûne bu bîmârhânede evlâd hâsıl
ederler, aceb
hikmetdir. Hattâ İbrâhîm Paşa asrında bir gulâm tevellüd edüp ismini Şifâyî kod …
Ve ve bu dârü'ş-şifânın bir tarafında nisvân bîmârhânesi vardır. Bu dahi azîm tekellüflü binâdır. Cümle huddâmları yine avretlerdir. Ancak hukemâ mahremdir, anlar bî-pâk [ü] bî-pervâ girüp emrâz-ı muhtelifesine göre devâ ederler. Ammâ bu hikmetdeyim, Y 120b ba‘zı havâtîn-ı marîze ve mecnûne bu bîmârhânede evlâd hâsıl ederler, aceb hikmetdir. Hattâ İbrâhîm Paşa asrında bir gulâm tevellüd edüp ismini Şifâyî kodular. Hulâsa-i kelâm böyle bir binâ-yı azîm dârü'ş-şifâ geşt [ü] güzâr etdiğimiz diyârlarda manzûrumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y120a–Y120b ·
metinde göster ·
… çük kırmızı mercimekleri vardır. Ba‘zılar sarımsağ ve yoğurd ile bişirüp bûrânî
ederler, aceb
ni‘met-i lezîz olur. Ve,
Bamya: Yeşil yeşil şeşhâne pelid cirminde bir ta‘âmdır. Üstü keler derisi gibi dikenlicedir, ammâ tabh oldukda dikeni mahv olur. Lâhm-ı şahm ile bişince ve içine limon suyu koyunca gâyet nâfi‘ ta‘am olur. Ve içinde mercimekden küçük kırmızı mercimekleri vardır. Ba‘zılar sarımsağ ve yoğurd ile bişirüp bûrânî ederler, aceb ni‘met-i lezîz olur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y239a ·
metinde göster ·
… . Hâs u âm birbirlerinden istiskâl etmeyüp cân birliği ile sohbet-i hâssu'l-hâs
ederler. Aceb
hikmetdir, sâ’ir P 257a âsitânelerde bu gûne cem‘iyyet-i rûhânî olmaz. Zîrâ c …
Bir ulu âsitânesi ve tekyesi ve câmi‘i ve imâreti ve fukarâları vardır. Cümle evkâfı el-Melikü'l-Kâmil'in hayrâtıdır, zîrâ anların ahd-i evâhirinde sene 632 târîhinde merhûm olmuşdur. Her cum‘a günü câmi‘inde eyle izdihâm olur kim bir âdem gelse yer bulunmaz, derken bi-emrillâh ummân-ı kerâme gibi gelen sığar, gelen yer bulur. Cümle halk birbirlerinin dizlerinde otururlar. Hâs u âm birbirlerinden istiskâl etmeyüp cân birliği ile sohbet-i hâssu'l-hâs ederler. Aceb hikmetdir, sâ’ir P 257a âsitânelerde bu gûne cem‘iyyet-i rûhânî olmaz. Zîrâ cemî‘i ulemâ-yı Mısır,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y269b ·
metinde göster ·
… ltânî üzre avret bâzârıdır. Gömlek kaldurup don ve uçkur çözüp bey‘-i men-yezîd
ederler aceb
gümrâh bâzâr-ı nisvân-ı sâhib-isyândır. Her zenâne metâ‘ın fürûht eder bâzâr-ı …
Ve başka avret bâzârı vardır. Binden mütecâviz çadırlar ve külbe-i meskeşhânelerde sûk-ı sultânî üzre avret bâzârıdır. Gömlek kaldurup don ve uçkur çözüp bey‘-i men-yezîd ederler aceb gümrâh bâzâr-ı nisvân-ı sâhib-isyândır. Her zenâne metâ‘ın fürûht eder bâzâr-ı emmâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y290b ·
metinde göster ·
… arından ifrâz edüp bu dârışedde verirler, âyende vü revende mihmân olup tenâvül
ederler, aceb
hayrâtdır. Hakîr dahi bunun dârışeddinde bir gece Y 301a müsâfir olup ale's-s …
Bu diyârda mahalle kasabaya derler. Buhayre hâkinde leb-i Nîl'de iki yüz hâneli ve bir yeni câmi‘li ve minâreli ve bir zâviyeli ve on dükkânlı ve bir kahvehâneli ve bir dârışedli ma‘mûr kasabadır. Dârışed bu diyârda emîn ü mültezim sâkin olup müsâfirhâne olan yere derler. Cümle kurâ halkı mahsûlâtlarından ifrâz edüp bu dârışedde verirler, âyende vü revende mihmân olup tenâvül ederler, aceb hayrâtdır. Hakîr dahi bunun dârışeddinde bir gece Y 301a müsâfir olup ale's-sabâh merâkiblere süvâr olup yigirmi mîl cereyân ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y300b–Y301a ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘ teng mahalde olmak ile haremi yokdur. Ve Şâfi‘î havuzuna Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa vâlî[-i] Mısır iken Nîl-i mübârekden sâkıyeler ile su çeküp elli göz kantara ile kahvehâneler mâbeyninden Nîl'i geçirüp âbdest havzuna gelüp ibâdullâh tecdîd-i vuzû‘ ederler, aceb hayrât-ı azîmdir. Andan şehrin cânib-i şimâlî nihâyetinde Rabât-ı kulle kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y346b ·
metinde göster ·