İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ederler bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
158
isabet
158 cümle/beyitte
58,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
51 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi15864,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 158

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ederler bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 115a Mesîre-i sânî: Bir kerre bu Dîvânenin vâlidesin tütün içerken dutup haps ederler. Bu Dîvâne, Kara Mustafâ Paşa'ya vâlidesi halâsıyçün dîvâna vardıkda Boynueğri Çavu …
EÇS I 119a … esi kâkül-i dilberân gibi perîşân olup sâyesinde cemî‘i cemâ‘at-i kesîre ibâdet ederler. Bu haremin dahi iki kapusu var. Ammâ cânib-i garb kapusundan taşra bir harem-i azî …
EÇS I 120a … çemenzârlarında ayş [u] nûş edüp gam-ı dünyâyı ferâmûş edüp sohbet-i hâsü'l-hâs ederler. Bu câ-yı müferrih dahi bir diyâra mahsûs değildir, illâ şehr-i Eyyûb'a mahsûsdur. …
EÇS I 125b … var kim her biri eflâke ser-çeküp şâhaları sâyesinde ehl-i teferrüc kesb-i hevâ ederler. Bu haremin dahi dörd kapusu vardır, garb tarafı kapusunun yemîn [ü] yesârında kırk …
EÇS I 146a … âl etdikde ol kurâ halkı tathîr edüp kavs-ı kuzah-misâl kemerleri {dahi} tathîr ederler. Bu kemerin cânib-i erba‘asında ma‘mûr [u] âbâdân korular vardır. Cümle uşşâkân and …
EÇS I 153b … pençe-i âfitâb gılmân mehtâblardır kim sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlar üzre ubûr ederler. Bu gılmân huddâmânın pîrleri zamân-ı kadîmde Hazret-i Yûsuf idi. Ammâ Hazret-i Ris …
EÇS I 154a … e "Sübhânallâh" diyerek bu kadar sulehâ-yı ümmetden kimesneler mü’eddebâne ubûr ederler. Bu tâ’ifenin kârları hîn-i gazâda cemî‘i şühedâları defn etmeğiçün sefere me’mûrla …
EÇS I 157a … rdan gayrısı cümle tahsîl olan mâlları iştirâk-i sevî üzre hisse-mend olup gazâ ederler. Bu esnâflardan mâ‘adâ bî-garaz hasbeten-lillâh gazâya giden fukarâların hisâbın Al …
EÇS I 157a … n" deyüp ellerin dak ederek asvâtları evce peyveste olup du‘â hırmeni içre ubûr ederler. Bu tâ’ife-i ecinneyi görmeyen dünyâda bir şey görmüş değildir. Andan,
EÇS I 158a … teler ile zeyn edüp {ba‘zı emrâzlı âdemlerin nabızların dutup devâ ederek} ubûr ederler. Bu esnâf hakkında Hazret-i Resûl hadîs buyurmuşlardır:
EÇS I 165a Ardları sıra sekizer kat mehterhâne ve kös-i Âl-i Osmâniyân çalınarak ubûr ederler. {Bu bâlâda tahrîr olunan Akdeniz kapudanlarına yamak olan yedi aded esnâfların yekû …
EÇS I 166a–166b … r ile ölçerek "Ala bin guruş vere yüz guruş" deyü gûyâ kahve fürûht ederek ubûr ederler. Bu esnâflar ale'l-umûm ubûr edüp ardları sıra,
EÇS I 166b … bûb gılmânlar ile ubûr edüp dahi akîblerince sekizer kat mehterhâneler ile ubûr ederler. Bu dahi güzîde alaydır. {Bu Mısır bâzergânbaşısına yamak olan 12 esnâfdır, dükkân …
EÇS I 167a … -i acilde bu orman sayaları içre koyunları İslâmbol'a getirüp bir günde ganîmet ederler. Bu sayalarda cümle beş bin sayacı ter-oğlanları vardır. Bunlar dahi hâzırbaş ubûr …
EÇS I 167b … kim ıydeynin üçüncü günlerinde niçe bin âdem cem‘ olup yoğurd ve kaymak tenâvül ederler. Bu lezîz yoğurd meğer Bingöl yaylasında ola, gâyet lezîzdir. Ba‘zı cânlar Eyyûb Su …
EÇS I 167b Bunlar dahi bu gûne ubûr ederler. Bu tâ’ifeler dahi kassâblara yamakdır. Zîrâ anların dahi kârları koyun ile itmâm b …
EÇS I 169b Bu cümle kurbânların kelle ve paçaların başcıyân alup kâr ederler. Bu sığır celeb-keşânları dahi cümle pür-silâh olup dükkân dezgâhsız esb-i sabâ-sür …
EÇS I 171b … nâf-ı yahniciyân: Dükkân 100, neferât 255, dükkânlarında yahni bey‘ ederek ubûr ederler. Bu iki esnâfın pîrleri (---) (---), Enes ibn Mâlik nazar-gerdesidir. Kabri (---) m …
EÇS I 172b … lur bir otdur. Havânlarda döğüp şeker ile yâhûd asel-i hâlis ile tabh edüp ubûr ederler. Bu dahi mukavvî ve safrâ ve balgamı ve sevdâyı mahv eder, hoş-hor nefâyis şerbetdi …
EÇS I 175b … este deste âvîzeler edüp gûyâ her bir dükkân nigârhâne-i Çîn gibi müzeyyen ubûr ederler. Bu esnâf sırmakeşândır ammâ,
EÇS I 176b … ıyla ve neferâtlarının omuzlarında onar vukıyye havânlar elleriyle saf saf ubûr ederler. Bu esnâflar dahi Âl-i Osmân'da makbûldür.
EÇS I 178a Bunlar dahi ey kâr ederler. Bu tâ’ife cümle pür-silâh olup ve küheylân atlara süvâr olup ve binden mütecâviz k …
EÇS I 180b … rdûz yasdıklar ile donadup her şâhnişînlerinde mahbûb gulâmlar hidmet edüp ubûr ederler. Bu sebzehâne anların dahi kârhânesidir. Anıniçün tavanları ve direklerin atlas ve …
EÇS I 189a … nlardan sonra dökmecibaşı alay-ı azîmile sekizer kat mehterhânesin çalarak ubûr ederler. Bu yamak olan cümle üç aded esnâfdır ve cümle (---) dükkândır ve cümle (---) asker …
EÇS I 198b … ilberânlarıyla müsellah ubûr edüp sekizer kat mehterhâne çalarak tayy-ı menâzil ederler. Bu berberbaşıya yamak cümle yedi esnâfdır ve cümle (---) dükkândır ve cümle (---) …
EÇS I 199b … hlivânların sûretlerin musavvirân dükkânlarının cânib-i etrâfına zeyn edüp ubûr ederler. Bu musavvirlerin ser-çeşmesi Miskâlî Solakzâde. Ve Tiryâkî Osmân Çelebi, kal‘alar …
EÇS I 200a … keriyle ve şeyh ve nakîbleriyle ve du‘âcılarıyla sekizer kat mehterhâneyle ubûr ederler. Bu nakkâşbaşıya yamak cümle on yedi esnâfdır ve cümle (---) dükkândır ve yekûn (-- …
EÇS I 201a … inde çifte köçekler ile pür-silâh olup sekizer kat mehterhâne ile mükemmel ubûr ederler. Bu bedâsten kethudâsına yamak olan cümle otuz esnâfdır ve cümle (---) dükkândır ve …
EÇS I 202a … cıbaşı güzîde askeriyle pür-silâh olup sekizer kat mehterhânelerin çalarak ubûr ederler. Bu doğramacıbaşıya yamak olan cümle tokuz esnâfdır ve cümle (---) dükkândır ve cüm …
EÇS I 205a … ü Yemen'e götürürler. Elbette her sene birer muhîl [u] şeytanatlı şeyler peydâ ederler, bu gûne mâhiyyetlerin arz ederek geçerler.
EÇS II 220b–221a … llarına farz eyleyüp emr-i Hakk'a imtisâlen her kulları edâ-yı farz edüp ibâdet ederler. Bu abd-i kemter dahi edâ-yı hacc eylemek arzûsıyla seyâhate tâlib ü râğıb olup "Ây …
EÇS II 225b–226a … ş cânlar vardır kim teferrüce varan cânlara dil u cân ile rû-mâlîde edüp hizmet ederler. Bu tekyeyi Orhân Gâzî binâ etmişdir. Binden mütecâviz sahan ve tencere ve kazgân-ı …
EÇS II 228b … r üzre la‘l-gûn gül varakları nisâr edüp hoşâb alanların kâselerine gülâb nisâr ederler, bu dahi bir diyâra mahsûs değildir.
EÇS II 253b … hi katl edüp niçeleri esîr-i pâ-beste ve dil-haste çâker-i efkende-misâl hizmet ederler. Bu hâl-i pür-melâli ahâlî-i Tarabefzûn görüp nefîr-i âmm ile kal‘a kapuların kapay …
EÇS II 258a … tlerinin hâlleri budur. Zîrâ cümle evleri ormanlar içredir. Birbirlerinden havf ederler. Bu Kotası kavmi ile Jana Çerkesi gâyet yakın meşâdır. Mabeynehümâlarında bir cebel …
EÇS II 293b … boğda gulâmları var kim âyende vü revendelerin önüne durup cân u baş ile hizmet ederler. Bu deyrin birin Enûşirvân binâ etmiş, birini Kayser-i Rûm binâ etmiş, birin Ermen …
EÇS II 294b … mâhîleri gibi havz-ı Şâfi‘î'de şinâverlik edüp birbirlerin bî-tekellüf derağûş ederler. Bu şehrin ekseriyyâ halkı Gökdolak ve Cüllah'lardır. Âşıkâne ma‘niyyâtlar okurlar, …
EÇS II 295a–295b … -‘aşr bir havz-ı azîmi var, cümle dilberânlar onda deniz mâliki gibi şinâverlik ederler. Bu havz içre hammâmcı beher yevm birer şele, ya‘nî birer sepet berk-i verd-i handâ …
EÇS II 310a–310b … end, cümle keferelerdir. Kayıklarla beri Meküçü[vü]r kendine geçüp hafta bâzârı ederler. Bu kendler Gence hudûdudur. Andan kalkup Kuşlunca 310b belin aşup (---) sâ‘atde,
EÇS II 346b–347a … Deşan dağı yaylağına çıkup altı ayda anda Türkmân kabîleleriyle yayla fasılları ederler. Bu yaylanın vasfında lisân-ı meddâhân kâsırlardır. Bu yayla tâ kadîm-i evvelde Âl- …
EÇS III 19a … kaplan geldikde câmûsun boğaları kaplanı ortaya alıp ol ân emân vermeyüp helâk ederler. Bu dağlar içine gayri âdem dahi giremezler. Hattâ Murtezâ Paşa eyle alay-ı azîm ed …
EÇS III 23b–24a … hr-i Nîl Mısır'dan geldi, derler ve Hazret-i Mûsâ asrında gelmişdir deyü iddi‘â ederler}. Bu nehr-i azîmi sihrile getirdilerse de başka bir sırr-ı Hûdâ'dır. Andan bu nehir …
EÇS III 34b … e ehl-i Ba‘albek bu kûh-ı bâlâya çıkup ziyâret-i havâriyyûn edüp kesb-i tarâvet ederler. {Bu Rebve Boğazı dağında muttasıl bir cebel-i azîm vardır. Anda bir kehf-i yetîmân …
EÇS III 34b–35a … eyüp kumkuma içre bu mahalde gark olduğuna sûre-i Nûh (---) âyet-i şerîfi delîl ederler. Arapça bu mahal içündür deyü müfessirîn tefsîr etmişlerdir. Ve ale'l-ittifâk Tûfân-ı Nûh …
EÇS III 38b … e bir deyr-i ma‘mûru var, cümle kefere Aleksandır'ın ma‘bedgâhıdır deyü i‘tibâr ederler. Bu mahalde cümle keferelerdir ammâ aslâ lisân-ı Rûmî bilmeyüp Arabî tekellüm ederl …
EÇS III 62a … n gâyet serî‘ âsiyâbdır. Cümle cemâ‘at-ı kesîre bunun mîzâbından tecdîd-i vuzû‘ ederler. Bu şehrin cânib-i (---) bir yaylağ-ı kûh-ı bülend vardır. İsmine (---) (---) derle …
EÇS III 62a Lisân-ı Etrâk-i sahih: On iki nev‘ üzre kelimât ederler. Bu kavmin ibtidâ tulû‘ları Mâverâü'n-nehr'de şehr-i Mâhân'dan hurûc edüp Âl-i Dâni …
EÇS III 121b … zenleri ve bacaları vardır. Niçesinde furûnları olup tâze poğaça ve ekmek tablı ederler. Bu değirmânların mekânları Silistre kal‘ası önünde herkesin nişânıyla mahalleri va …
EÇS III 122b … e kasabâtlardan cem‘ olup metâ‘ların meydân-ı muhabbetde arz-ı kâlâ edüp fürûht ederler. Bu şehir re‘âyâsına Dobruca Çıtağı derler, turfe-lisân ve garîb-hey‘et âdemlerdir.
EÇS III 136a … i Mısır'dır. Cümle âyende vü revendenin devvâbları bundan nûş edüp def‘-i atşân ederler. Bu haremin bir cânibinde bir azîm imâret-i dârü'z-ziyâfesi var. Her şeb [u] rûz ce …