… rı vardır. Pâdişâhlar sürgün avı edüp cümle hayvânâtı bunda tokada tıkup temâşâ
ederler. Ekseriyyâ
Sultân Murâd-ı Râbi‘ efendimiz bu câ-yı latîfden haz edüp ayş [u] nûş ederdi. B …
Bâğçe üstâdı ve yüz aded bostâncı neferâtları vardır. Bir ormanistân içre bir kûhî vâdîdir. Bir hammâmı ve müte‘addid kâ‘aları vardır. Pâdişâhlar sürgün avı edüp cümle hayvânâtı bunda tokada tıkup temâşâ ederler. Ekseriyyâ Sultân Murâd-ı Râbi‘ efendimiz bu câ-yı latîfden haz edüp ayş [u] nûş ederdi. Bunda bir çemenzâr yerde cirid-endâht etdikleri nişânı taşındaki târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139b ·
metinde göster ·
… ırarak "inebü'd-dibs ciğer tâzeler, câna safâ verir ağdam nefâyisdir" deyü ubûr
ederler. Ekseri
Etrâk tâ’ifesidir.
Esnâf-ı ağdacıyân: Sâhib-i kârhâne yalnız yüz{dür}, neferât yedi yüz{dür}, bunların pîri Hazret-i (---), Selmân-ı Pâk belin bağladı. Kabri (---) dedir. Bunlar dahi tahtırevânlar üzre dükkânlarında kazan kazan ağda kaynadup müdevver tahta kepçeler ile karışdırarak "inebü'd-dibs ciğer tâzeler, câna safâ verir ağdam nefâyisdir" deyü ubûr ederler. Ekseri Etrâk tâ’ifesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b ·
metinde göster ·
… er birinde gûnâ-gûn erbâb-ı ma‘ârif garîbü'd-diyâr bekâr âdemler sâkin olup kâr
ederler. Ekseriyyâ
pâypûşçu, ya‘nî pabuççu bekârları ve takyeci ve derzî bekârları sâkin olur. Bun …
Der-alâmet-i vekâle-i mücerredân-ı garîbân: Cümle yedi aded bekâr odalarıdır kim her birinde gûnâ-gûn erbâb-ı ma‘ârif garîbü'd-diyâr bekâr âdemler sâkin olup kâr ederler. Ekseriyyâ pâypûşçu, ya‘nî pabuççu bekârları ve takyeci ve derzî bekârları sâkin olur. Bunların da hâncıları ve vakıf câbîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126b ·
metinde göster ·
… te düşüp yine bikr-i şakalar ile meclis-i şerîflerin neşât [u] sürûr ile mesrûr
ederler. Ekser
eyyâmda bu gûne şakâlar da olur. Ba‘de'l-meclis herkes hücrelerine giderken her …
Ve bu veled-i zinâların yetmiş hîleleri birbirleriyle mücâvere ve mübâhese-i şakâ-yı gûnâ-gûn etdiklerinde istimâ‘ olunmamış hârık-i âde mûhiş şeyler söyleyüp eşkâl tonlara girdiklerinde âdem havf ü haşyete düşüp yine bikr-i şakalar ile meclis-i şerîflerin neşât [u] sürûr ile mesrûr ederler. Ekser eyyâmda bu gûne şakâlar da olur. Ba‘de'l-meclis herkes hücrelerine giderken herkese belağan mâ-belağ ihsân [u] in‘âmlar olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129b ·
metinde göster ·
re‘âyâları Rûm, Bulgar ve Çıtak ve Yörük kavmidir kim beyâz abâ ve kebeler geye …
Der-sûret-i çîn meh-cebîn-i mahbûbe-i mahbûbân: Merd [ü] zenân-ı cüvânân-ı perî rûyları gâyet çokdur. Evvelâ cümle dilberânları gâyet garîb-dost olup semmûr Boşnak kalpağı geyüp Rûmeli gâzîleri gibi sıkma çuka dolamaları gümüş düğmeli ve çakşırları yine gümüş kopçalı ve kubâdî ve pâbuçlu ve serhaddî kontoşlu dilberânları olur. A‘yân-ı eşrâf ihtiyârları yine gûnâ-gûn çuka ferrâce ve semmûr kürk kontoşlar geyüp destâr-ı Muhammedî sararlar. Ba‘zı elfâzlarında "varmısık, gelmısık" deyü ziyâdece tekellüm ederler. {Ekseriyyâ re‘âyâları Rûm, Bulgar ve Çıtak ve Yörük kavmidir kim beyâz abâ ve kebeler geyerler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 220a ·
metinde göster ·
bunları ziyâret etmeğe Yahûd tâ’ifesi gâyet sa‘y ederler. Zîrâ tevârîhlerinde m …
Ammâ kal‘a altında gâr-ı Kutûr derler bir mağârada yine Hazret-i İsmâ‘îl evlâdları medfûndur. Evvelâ Hazret-i Kutûr ve Hazret-i Âzeryâ ve Hazret-i Kaydâ ve Hazret-i Fütdemâ ve Hazret-i Taymâ. Bunların gâr kapuları mesdûddur, ammâ huzûrlarına varup ziyâret ederler. Ekseriyyâ bunları ziyâret etmeğe Yahûd tâ’ifesi gâyet sa‘y ederler. Zîrâ tevârîhlerinde mastûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y200b ·
metinde göster ·
hurûfları teshîl ve terkîk-i imâle ile icrâ ederler. Ammâ serî‘ hâfızları çokdu …
Ammâ Mısır'da çok lahn-ı celî ve lahn-ı hafî ederler, ekseriyyâ hurûfları teshîl ve terkîk-i imâle ile icrâ ederler. Ammâ serî‘ hâfızları çokdur. Husûsan Mısır'daki asrımızda Şeyh Selâme ve Şeyh Abdülhak ve Şeyh Muhammed-i Gamzâvî ve Şeyh Hamdullâh-ı İsyûtî, bunlar fasîhü'l-lisân ve bedî‘ü'l-beyân Q 198b Aşere ve Takrîb sâhibleri ve bunların emsâli yedi yüz şeyh-i kurrâ var idi. Hakîr tilâvet etdükde yemîn ederlerdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y107a ·
metinde göster ·
… h bu toprak üzre her neye mâlik ise hâk-i amber-pâk üzre gece ve gündüz zirâ‘at
ederler. Ekser
zirâ‘atleri darıdır, zîrâ çok mahsûl verir. Andan Kârhâne sâhibi bu tohm üzre s …
Andan cemî‘i ibâdullâh bu toprak üzre her neye mâlik ise hâk-i amber-pâk üzre gece ve gündüz zirâ‘at ederler. Ekser zirâ‘atleri darıdır, zîrâ çok mahsûl verir. Andan Kârhâne sâhibi bu tohm üzre semâdan kifâyet mikdârı matar nâzil edüp ertesi cümle sahrâlar çemenzâr olur, Bâğbân Hudâ murâdı üzre bu diyârı saky edüp kırkıncı günde terekeleri hâsıl olup mahsûllerin alup mağârâları içine koyup herkes nafakaları ile bay olup balık yağların da hâzırlayup mağârâlarına cümle ibâdullâh kapanırlar. Ammâ bu Q 332a gârlarının P 329a bâbların eyle sed edüp yekpâre taşdan kapaklar etmişlerdir kim iki taşın imtizâcı mahallinden bir katra su girmeyüp bâbların Y 430a içerden sed edüp kapanınca vakt-i Temmûz dahi erişüp âsumândan üç ay eyle matarlar boşanup bu mücellâ taşlar üzre yağan toprakları bu vilâyetlerden seyl-i revân sürüp Nîl'e döker. Nîl dahi seylden cûş-ı hurûşa gelüp ol kırmızı toprak çamuriyle Temmûz'da cereyân ederek Mısır'a gelmesinin sebebi bu vilâyet-i Cersinka'ya yağan toprak sebebiyle Mısır'a Nîl kırmızı çamur gelüp üç ay diyâr-ı Mısır Cennet çamuruna gark olup Nîl çekildikçe bu çamur üzre fellâhîn zirâ‘at edüp ganîmet olurlar. İşte Temmûz'da cümle sular eksilüp Nîl-i mübârek ziyâde olup kırmızı çamur gelmesinin aslı bu bizim vardığımız vilâyet-i Cersinka'ya yağan yağmurlar ve türâblar sebebiyledir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y429b–Y430a ·
metinde göster ·