… inçak Şâh bu Küçük Heyhât'da dâ’imâ sâkindir, ammâ babası Taysı Şâh nehr-i azîm
Edil'in öte
tarafında Büyük Heyhât'da sâkin olur kim bu Heyhât tâ Çîn ü Mâçîn'e ve Hıtâ vü …
Bunlar cihâna müstevlî olmuş ve cihângîr olup rûy-ı arzı dutmuş on iki aded pâdişâhlardır. Bu bizim elçi ban ile buluşduğumuz Taysı Şâh ve oğlu Moyinçak Şâhlardır kim Moyinçak Şâh bu Küçük Heyhât'da dâ’imâ sâkindir, ammâ babası Taysı Şâh nehr-i azîm Edil'in öte tarafında Büyük Heyhât'da sâkin olur kim bu Heyhât tâ Çîn ü Mâçîn'e ve Hıtâ vü Hoten ve Karanlık Dünyâya varup nihâyet bulur bir sahrâ-yı Heyhât'dır. Bu mezkûr iki pâdişâhlar üçer ve dörder kerre yüzer bin ceng-âver askere mâliklerdir. Kalmık re‘âyâlarının ve esîrleri kavm-i Noğay ve kavm-i Heşdek'in hisâbların Cenâb-ı Bârî bilir kavimler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179a ·
metinde göster ·
… her kal‘ada konunca top şâdımânları ederlerdi. Ammâ 180b bu kal‘aların karşu
Edil'in öte
tarafında azîm kal‘alar görünü[p], anlardan dahi top şâdımânları sadâsı güc ile …
Bu on pâre kirmenlerden elçiye on bin kadar sığırlar ve koyunları hedâyâ verüp her kal‘ada konunca top şâdımânları ederlerdi. Ammâ 180b bu kal‘aların karşu Edil'in öte tarafında azîm kal‘alar görünü[p], anlardan dahi top şâdımânları sadâsı güc ile gelüp istimâ‘ olunurdu, zîrâ bu mahalde nehr-i Edil kırk elli mîl enlidir. Anıniçün karşu kal‘aların topları sadâsı güc ile gelirdi. Bu kal‘aları ayne'l-yakîn görüp esmâları ma‘lûmumuzdur, ammâ ilme'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl edüp içlerine girmediğimizden esmâları ve eşkâlleri tahrîr olunmadı. Andan on birinci günde cânib-i şimâle giderken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180a–180b ·
metinde göster ·
… Hemân evvelbahârda sevâhil diyârlardan sökün edüp bu Heyhât-ı Sağîr'e ve nehr-i
Edil'den öte
Heyhât-ı Kebîr'e gelüp yavrularlar. Hattâ bu hakîr nehr-i Edil kenârlarında tâ …
Hattâ bu sahrâda cemî‘i karalar vilâyetinin İsne ve İsvân ve vilâyet-i Sûdân ve vilâyet-i Funcistân vilâyet-i Irâk-ı Bağdâd'a sevâhillenen turnalar bahâr eyyâmında bu Heyhât sahrâsı sazlığ ve kamışlıklarına gelüp bunda yumurtlayup yavru çıkarır. Arabistân'da yavru çıkarmazlar ve aslâ anda yumurtlamazlar, zîrâ şiddet-i hârdan beyzaları pişüp yavru çıkarmazlar. Hemân evvelbahârda sevâhil diyârlardan sökün edüp bu Heyhât-ı Sağîr'e ve nehr-i Edil'den öte Heyhât-ı Kebîr'e gelüp yavrularlar. Hattâ bu hakîr nehr-i Edil kenârlarında tâ nehr-i Cayık'a varınca seyâhat ederken turna ve kaz ve ördeğin yavruları atlarımızın altında pâymâl-i rimâl olup gezerlerdi. Ve niçe semiz yavruların alup pişirüp safâsın ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190a ·
metinde göster ·
… sîr eder. Bu Kalmık içinde hâlâ elli bin Nogay müslim esîr vardır. Andan nehr-i
Edil'in öte
tarafında,
Bu tâ’ife yüz bin oba olur. Nehr-i Kuban cânibinde sâkinlerdir. Ba‘zı mahalde fursat Y 37a bulup Çerkezistân içinde sâkin olan Arslan Beğ ve Nevrûz Beğ Nogayların gâret edüp esîr eder. Bu Kalmık içinde hâlâ elli bin Nogay müslim esîr vardır. Andan nehr-i Edil'in öte tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y36b–Y37a ·
metinde göster ·