… tâ gelüp asker kırılup cümle mühimmât anda kalup Moskov ahz eylemişdir. Eğer ol
Edil ile
nehr-i Ten birbirine mahlût olsa İslâmbol'dan gemilerle cümle asker-i İslâm ceb …
{Der-sitâyiş-i nehr-i azîm Edil}: Ammâ ru-yı arzda Cenâb-ı Bârî cümleden büyük Moskov diyârında nehr-i azîm Edil'i halk etmişdir kim tulû‘undan gurûbına gelince kırk mil ve elli mil arzı vardır. Ve umkı yigirmi kulaç ve otuz kulaç derindir. İbtidâ tulû‘ı Moskov diyârının cânib-i garbîsinde bahr-i Muhît kenarındaki dağlardan tulû‘ edüp yedi aylık yol cânib-i şarka cereyân edüp Heyhât sahrâsının şark tarafı nihâyetinde bahr-i Haraz'a (---) koldan derya-misâl mahlût olur. Moskov gemileri ve Acem'in Bakü ve Demirkapu ve Gilân gemileri bu nehre girüp Moskov'a tüccâr-ı sevdâgerân götürürler. Hattâ Murâd Hân-ı Sâlis'de Sokollu Mehemmed Paşa kal‘a-i Azak dibinden cereyan eden Ten nehrinin başı, Edil nehrine üç menzil olmağıla nehr-i Edil'den hafirler kazup nehr-i Ten'e mahlût etmeğe iki sene çalışup husûle gelmişken bi-emri Hayy [u] Kadîr şiddet-i şitâ gelüp asker kırılup cümle mühimmât anda kalup Moskov ahz eylemişdir. Eğer ol Edil ile nehr-i Ten birbirine mahlût olsa İslâmbol'dan gemilerle cümle asker-i İslâm cebehâne ve mühimmâtlarıyla Karadeniz'den Azak bahrine, andan nehr-i Ten ile tâ nehr-i Edil'e, andan gemiler ile Acem diyârında Demirkapu'yu ve Bakü'yü ve Şirvân [u] Şemâkı'yı ve Gîlân'ı bî-bâk ü bî-pervâ zabt etmek mümkin idi. Allahümme yessir. Hâlâ mülûk-ı Âl-i Osmân murâd edinse emr-i sehildir. Zîrâ Edil nehrine handaklar varmağa bir sâ‘atlik yer kalmışdır. Nehr-i Edil'in irtifâ‘ı âlîdir. Nehr-i Ten süflîdir. Ol ecilden nehr-i Edil deryâsı kal‘a-i Azağa gelirdi. Bu hakîrin Mehemmed Girây Hân asrında Edil handakları manzûrumuz olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 115a ·
metinde göster ·
Hâlâ bu Başdepe nâm mahal Terek kal‘ası hudûdunda Maskov kralı hükmündedir. Eğer su’âl olunursa Maskov vilâyeti Heyhât sahrâsının şimâli tarafında nehr-i Edil ve nehr-i Cayığ'ın öte tarafındadır, bu Dağıstân pâdişâhı ülkesinde nice kal‘a ve nevâhî ve hâk-i pâke nice mâlik olabilir derse, nehr-i Edil ile donanması akup Bahr-i Harez'e girüp andan gemilerle Dağıstân çetinde Terek kal‘asına ve niçe kend [ü] nevâhîlere mâlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 162a ·
metinde göster ·
… e asâkir-i İslâm girüp nehr-i Edil'in bir kolun kazmağa başlayup kâmil sekiz ay
Edil ile
nehr-i Ten'in beynlerin kazup yemîn ü yesârına dağlar gibi handakın türâbların …
Bu mahalle Türk Or'u, ya‘nî Osmânlı handakı denmesinin vech-i tesmiyesi oldur kim sene 976 târîhinde Sultân Selîm-i Sânî asrında Sokollu vezîr-i a‘zamın re’y [ü] tedbîriyle Acem şâhından intikâm alup Şirvân ve Şamâkî ve Demirkapu ve Bakü kal‘alarında muhâfazada olan Özdemiroğlu Osmân Paşa'ya ve Hâdım Ca‘fer Paşa'ya ve Cığalzâde'ye ve Koca Ferhâd Paşa'ya imdâd ve mühimmât u levâzımât gitmesi âsân olmak içün Karadeniz'den gemiler cebehâne götürüp Azağ'a gide, andan nehr-i Ten ile şayka gemiler nehr-i Ten'in nehr-i Edil'e yakın yerine gemiler varup nehr-i Ten ile nehr-i Edil'in mâbeynleri bir günlük, iki nehri birbirlerine mahlût etmek içün Kefe paşası Çerkes Kâsım Paşa'yı ve Kırım hânı Semiz Mehemmed Geray'ı ve Eflak ve Boğdan askerlerin cümle 175a yüz bin kadar yer götürmez asker olup bu kadar kerre yüz bin aded kazma ve tahta ve balta ve külüng ve kürek ve niçe gûne mühimmât ve cebehâne ve yüz aded şâhî toplar ve gayri yüz bin gûne levâzımâtlar ile yüz bin asker ile bu şimdi bizim konduğumuz Türk Or'u nâm mahalde nehr-i Edil kenârında asker-i İslâm meks edüp ibtidâ düşmandan emîn olmalarıyçün bir tabur-ı azîm kazup cümle asâkir-i İslâm girüp nehr-i Edil'in bir kolun kazmağa başlayup kâmil sekiz ay Edil ile nehr-i Ten'in beynlerin kazup yemîn ü yesârına dağlar gibi handakın türâbların yığmışlar ve nehr-i Ten'i kâmil iki konak yere deryâ gibi getirmişler. Hemân iki nehrin arası birbirlerine kavuşmağa iki sâ‘atden eksik yer kalmışken hemân Tatar kavmi bizim askere fıs verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174b–175a ·
metinde göster ·
… bu iki nehir birbirine ne zamân karışır ve ne zamân bundan gemiler geçüp nehr-i
Edil ile
Bahr-i Harez'e varılır. Andan ne zamân deryâdan Demirkapu'ya ve Şirvân'a ve Şam …
"Bu kışda ve kıyâmetde bu iki nehir birbirine ne zamân karışır ve ne zamân bundan gemiler geçüp nehr-i Edil ile Bahr-i Harez'e varılır. Andan ne zamân deryâdan Demirkapu'ya ve Şirvân'a ve Şamâkî'ya varılır" deyü askeri ıdlâl edüp bir gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175a ·
metinde göster ·
… hlût olup Azak'dan nehr-i Ten ile azîm gemiler girüp nehr-i Edil'e varup nehr-i
Edil ile
Bahr-i Harez'e girüp andan asker-i İslâm'a her mühimmât ve her zahîre varmak âs …
Ammâ eğer beş on gün dahi kazılsa nehr-i Edil'in bir fırkası nehr-i Ten'e mahlût olup Azak'dan nehr-i Ten ile azîm gemiler girüp nehr-i Edil'e varup nehr-i Edil ile Bahr-i Harez'e girüp andan asker-i İslâm'a her mühimmât ve her zahîre varmak âsân olup donanma gemilerimiz gitmek mümkin olurdu. Ve Gence ve Şirvân ve Şamâkî ve Şâbûrân ve Niyâzâbâd ve Demirkapu ve Bakü ve Gîlân kal‘aları ve vilâyetleri feth oldukdan sonra kızılbaş-ı bed-ma‘âşı ortadan kaldırmak âsân olurdu. Ammâ "El-abdü yüdebbiru vallâhu yukaddir" Cenâb-ı Kibriyâ'nın hikmeti var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175a ·
metinde göster ·
… rü gelüp mukaddemâ bâlâda tahrîr olunan Türk Or'u nâm konduğumuz mahalde nehr-i
Edil ile
mâbeynleri bir konak kalup Osmânlı nehr-i Ten ile nehr-i Edil'i birbirlerine ma …
Bu nehr-i Ten tâ vilâyet-i Maskov'un (---) vilâyeti dağlarından berü gelüp mukaddemâ bâlâda tahrîr olunan Türk Or'u nâm konduğumuz mahalde nehr-i Edil ile mâbeynleri bir konak kalup Osmânlı nehr-i Ten ile nehr-i Edil'i birbirlerine mahlût edüp handak-ı azîm kazdıkları mahalle karîb nehr-i Ten uğrayup bu mahalde Jivakirmân altından cereyân edüp ba‘de'l-yevm cânib-i garba akup Azak kal‘ası dibinde Azak denizine {tokuz boğazdan} mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
… aded kal‘aları binâ edüp amâr etdi. Hâlâ bu kal‘alar sebebiyle bir dahi nehr-i
Edil ile
nehr-i Ten birbirlerine mahlût olup Acem diyârının Demirkapusu ve Şirvân ve Şam …
Ammâ "Bu nehr-i Ten'in kenârında bu kal‘alar ne zamân amâr oldu?" deyü su’âl olunursa Sultân Selîm-i Sânî ve Sultân Murâd-ı Sâlis asrında Sokollu Âkıl Vezîr Mehemmed Paşa bâlâda tahrîr olunan nehr-i Edil'i ve nehr-i Ten'i birbirleriyle mahlût edüp Azak kal‘amız dibinden gemiler nehr-i Ten'den nehr-i Edil'e andan Bahr-i Harez'e İslâm askeri Özdemir[oğlu] Osmân Paşa'ya Şirvân ve Şamâkî ve Demirkapu'da imdâd gitmek içün iki nehir birbirine karışmağa çalışup iki nehrin birbirlerine ittisâli müyesser olmadığından sonra küffâr-ı Kazak-ı âk bu kal‘aları Deşt-i Kıpçak ortasında cereyân eden nehr-i Ten'in yemîn ü yesârına tâ kal‘a-i Azağ'a gelince (---) aded kal‘aları binâ edüp amâr etdi. Hâlâ bu kal‘alar sebebiyle bir dahi nehr-i Edil ile nehr-i Ten birbirlerine mahlût olup Acem diyârının Demirkapusu ve Şirvân ve Şamâkî kal‘alarına gitmek müşkil oldu. İşde bu kal‘aların sebeb-i imâreti bu yüzden olmuşdur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183a ·
metinde göster ·
Beş kerre yüz bin mel‘ûn olur imiş. Nehr-i Edil ile nehr-i Cayık beynehümâsında sâkinlerdir. Bunlar sihr [ü] efsûnu öbür Kalmıklardan ziyâde imiş. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y37a ·
metinde göster ·