… tdirdiniz?’ deyü katl edenleri ve cümle ahâlî-i kurâ kayd-bend ile dîvâna ıhzâr
edin. Ve
eğer fili katl etmemiş olsalar, henüz tahta cülûs etmiş Sultân Mehemmed'e ol fi …
"Sultânım der, imdi direm u dirhem ve masrûf-ı ehemm tahsîli mahallidir. Bu husûsa bir şedîd u çerî âdem gerekdir kim Allah'dan korkmaya ve ‘Fili niçün katl etdirdiniz?’ deyü katl edenleri ve cümle ahâlî-i kurâ kayd-bend ile dîvâna ıhzâr edin. Ve eğer fili katl etmemiş olsalar, henüz tahta cülûs etmiş Sultân Mehemmed'e ol filciğizi hedâya gönderseniz. Bu dünyâ duralı bir pâdişâh-ı selâtin-i selefe eyle hedâyâ göndermemiş olaydı" deyü paşa huzûrunda kutu içre duran fil meyyitinin gûşleri ve lebleri hortumu ve dîdeleri ve düm-i çâr-pâların medh edüp "Azamet-i Hudâ" deyü ta‘accübâne hayretde kalup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 79a ·
metinde göster ·
… daşlarım cenbinde defn edüp kırk bin altuna başım ucunda bir çeşme-i cân-perver
edin. Ve
kırk bin altun ağalarıma ve kırk bin altun Mekke ve Medîne'ye deyü cümle vüzerâ …
Tabi‘at-ı yübûset ise felç marazına gâyet muzırdır. Felcin dâ’-i devâsı dâ’imâ müshil ve tahtânî şâfler lâzımdır. Netîce-i merâm günden güne hâli gâyet müşted olup bizim paşayı ve sâ’ir vüzerâ ve ümerâ-yı vükelâları katına kığırup vasiyyet etdi. Evvelâ huddâmlarım beni susuz öldürüyorlar, beni Alî Paşa câmi‘i mihrâbı önünde sâ’ir vüzerâ karındaşlarım cenbinde defn edüp kırk bin altuna başım ucunda bir çeşme-i cân-perver edin. Ve kırk bin altun ağalarıma ve kırk bin altun Mekke ve Medîne'ye deyü cümle vüzerâya vasiyyet edüp üçüncü gün dâr-ı bâkîye intikâl edüp cemî‘i İslâmbol'a vâveylâya düşdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 173b ·
metinde göster ·
elçiye birkaç bin asker istikbâle gönderin" deyü elçinin mektûbların paşaya ver …
"Sultânım efendim, sergüzeşt [ü] serencâmım diller ile ta‘bîr ü tavsîf ve kalemlerle tahrîr ü terkîm olunmaz. Hemân netîce-i kelâm bu hakîr hâlâ üç aydan berü kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek vilâyet-i Maskov'un Kazan ve Balu Hân ve Heşdek ve Alatır ve Ejderhân ve Mujikkirmân vilâyetlerinden berü geşt [ü] güzâr edüp gelirken sultânıma müjde olsun, size bir azîmü'ş-şân elçi getirdim ki anda olan tuhaf u tefârûk makûlesi eşyâlar ile bir elçi Âl-i Osmân pâdişâhına gelmemişdir. Hemân Der-i devlete arz edüp i‘lâm edin ve elçiye birkaç bin asker istikbâle gönderin" deyü elçinin mektûbların paşaya verüp tercüme olup kırâ’at olundukda fakîr Mehemmed Paşa başın açup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183b ·
metinde göster ·
… . Hemân deryâ kenârına varın, eğer bu kal‘ayı oradan feth etmezseniz beni kebâb
edin. Ve
Göllük tarafında deryâ kenârında kum içinde meteris edüp tâ kal‘a dibine varsın …
"Devletli vezîr, bu asâkir-i İslâmı iki yıldır bu Çufud tabyası ve Taşlı tabya ve Haçlı tabya ve Kanlı tabyaları önlerinde bu ümmet-i Muhammedi ne kırdırırsın. Bu mahaller ve bu sahrâlarda cümle altlarınız onar ve on ikişer kat lağımlardır. Bir yerden on lağım atar cümle lağımlar benim işlerimdir ve benim re’y-i tedbîrimle yapılmışlardır. Eğer benim sözüm dutarsanız bu mahallerden bu kal‘ayı döğmeği ferâğat edin, zîrâ toprağında lağımları çokdur. Ammâ Kızıl tabyadan tâ deryâ kenârına varınca cümle taşlık olup ol tarafda aslâ lağım yokdur. Hemân deryâ kenârına varın, eğer bu kal‘ayı oradan feth etmezseniz beni kebâb edin. Ve Göllük tarafında deryâ kenârında kum içinde meteris edüp tâ kal‘a dibine varsınlar, eğer 294a anda dahi lağım var ise beni lağım ile âteşe yakın" deyü meserret haberler verince Sadrıa‘zam âye[t] sûre-i (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293b–294a ·
metinde göster ·
… p harâc cem‘ etsek gerek. Eğer kapuya yapışmak muradınızsa varın, ağaya intisâb
edin ve
anlara haber edin. Biz şurada bınar başında kahve pişiririz. Gerüden tiz gelsin …
"Bursa'dan gelüp Kütâhiyye harâc ağası efendimiz gerüde yüz atlı ile işte geliyorlar. Kütâhiyye'ye gidüp harâc cem‘ etsek gerek. Eğer kapuya yapışmak muradınızsa varın, ağaya intisâb edin ve anlara haber edin. Biz şurada bınar başında kahve pişiririz. Gerüden tiz gelsinler. Haber eylen" dedim. Hemân biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y7a ·
metinde göster ·
sadâ-yı Allâh Allâh ile küffâr üzre hamle edin. Mansûr u muzaffer olursuz" buyu …
"Herîse ve buğday şorbâsı tenâvül edin. Ve sadâ-yı Allâh Allâh ile küffâr üzre hamle edin. Mansûr u muzaffer olursuz" buyurmuşlardır. Andan cümle sahâbe herîse tenâvül etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357b ·
metinde göster ·
"Lâkin oğullar, size mürâca‘atım oldur kim Mısır vâlîsi Defterdâr Ahmed Paşa nüzûlü günü ol vak‘a-i vâkı‘a-i kübrâda Azebler kapusu önünde lahm-ı acîn gibi hezâr-pâre Y 276b olunan üstâdımız Hazret-i şeyh şa‘râvî hazretlerinin akrabâlarından fakîr Abdülfettâh'a bed-du‘â etdimdi ki yine şa‘râvî hazretlerinin kerîmelerinden Sitti Zehra'nın meşrûtası olan nezâretimi almış idi, bed-du‘âm hedef-i icâbetde kabûl olup Azebler bâbı önünde gulû-yı âm ile Abdülfettâh'ı pâre pâre etdiler. Sizlerden ricâ ve temennâm oldur kim anın rûhiyçün câmi‘-i Ezher'de kırk hatm-i şerîf tilâvet edüp savâbın Abdülfettâh'ın rûhuna hibe edin ve leyle-i cum‘ada helvâ tabh edüp fukarâ-ya bezl edün" deyü vasiyyet-âmîz kelimâtlar edüp yine câmehâbı üzre oturup girde-bâliş üzre serbâliş edüp üftâde telâmîzleri nâliş etmeğe başlayup hayli güftügû oldu. Ammâ şeyh hâb-ı râhata varup reng-i rûyı verd-i handâna dönüp arak-âlûd olup ol gün niçe gûne keşf [ü] kerâmâtları zâhir u bâhîr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y276a–Y276b ·
metinde göster ·