… ın binâsı ve tahtıdır deyü şehr-i Makdon'ı müceddeden ta‘mîr ü termîm edüp taht
edindi
. Yüz sene mu‘ammer olup İslâmbol'u eyle amâr etdi kim hemân bıtrîk ve ruhbândan …
Bânî-i hâmis: Yanko ibn Mâdyân oğlu Puzantin nâm kıral Ungurus diyârından cüyûş-ı müşrikîn ile İslâmbol'a gelüp babamın binâsı ve tahtıdır deyü şehr-i Makdon'ı müceddeden ta‘mîr ü termîm edüp taht edindi. Yüz sene mu‘ammer olup İslâmbol'u eyle amâr etdi kim hemân bıtrîk ve ruhbândan altı kerre yüz bin kıssîs var idi. {Anıniçün İslâmbol'un bir ismi dahi Puzanta'dır.} Puzantin dahi Tuna nehri buzu üzre at ile ubûr ederken buz meksûr olup Puzantin'in ömrü buz gibi şikeste olup vücûdu buz gibi eridi. Ol sene yine bir zelzele-i kübrâ olup İslâmbol münhedim olup ancak Hazret-i Süleymân'ın binâ etdüği kasır ve Ayasofya câmi‘i yerindeki ma‘bedgâh-ı Hazret-i Süleymân kalup yetmiş sene harâb [ü] yebâb kalup yılan ve çıyan ve bûm ve masasa kânı oldu. Ba‘dehu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a ·
metinde göster ·
… dakların harâb [ü] yebâb edüp hâlâ iç kal‘a olan İslâmbol'a istîlâ edüp tahtgâh
edindi
. Ve Ciniviz kıralı dahi Galata câniblerinden tâ Karadeniz Boğazı'na varınca sâh …
Ba‘dehu târîh-i mezbûrda diyâr-ı İşpanya'da Rim Papa nâmıyla iştihâr bulan memleketin kıral-ı dâll-i bed-fi‘âli hâkim-i Freng-i bed-rengdir. Ve imâret-i vüs‘atda nümûdâr-ı hisâr-ı heft evrengdir. Dâr [u] diyârlarına Merene-i kübrâ derler. Ol diyâr-ı müşrikînden Kostantîn nâm bed-kâm bir pâdişâh hurûc edüp memâlik-i şarkı ve garbı ve şimâli ve cenûbu ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a şehinşâhların kabza-i teshîre alup şehr-i Makdon kaldı deyü hasretü'l-mülûk olan İslâmbol'u feth [u] teshîr dâ‘iyesiyle ol sûr-ı azîm üzre diyâr-ı Efârîkadan ve bilâd-ı Makdonya'dan on kerre yüz bin cüyûş-ı kefere ve fecere cem‘ edüp berren ve bahren deryâ-misâl asker ile dârü'l-mülk olan Makdonya'ya gelüp Kostantîn karada Silivri cânibinden muhâsara etdi. Deryâdan bin pâre keştî ile Ciniviz kıral-ı dâlli i‘ânetiyle {cânib-i} bahrden muhâsara etdiler. Yedi ayda İslâmbol'u cebren ve kahren alup Silivri'den Terkoz kal‘asına varınca yedi kat germe kal‘a dîvârların ve burc [u] bârûları ve handakların harâb [ü] yebâb edüp hâlâ iç kal‘a olan İslâmbol'a istîlâ edüp tahtgâh edindi. Ve Ciniviz kıralı dahi Galata câniblerinden tâ Karadeniz Boğazı'na varınca sâhil-i bahrde olan kılâ‘ları harâb [ü] yebâb edüp cümle Freng-i bed-reng Galata'yı tahtgâh edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… de olan kılâ‘ları harâb [ü] yebâb edüp cümle Freng-i bed-reng Galata'yı tahtgâh
edindi
.
Ba‘dehu târîh-i mezbûrda diyâr-ı İşpanya'da Rim Papa nâmıyla iştihâr bulan memleketin kıral-ı dâll-i bed-fi‘âli hâkim-i Freng-i bed-rengdir. Ve imâret-i vüs‘atda nümûdâr-ı hisâr-ı heft evrengdir. Dâr [u] diyârlarına Merene-i kübrâ derler. Ol diyâr-ı müşrikînden Kostantîn nâm bed-kâm bir pâdişâh hurûc edüp memâlik-i şarkı ve garbı ve şimâli ve cenûbu ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a şehinşâhların kabza-i teshîre alup şehr-i Makdon kaldı deyü hasretü'l-mülûk olan İslâmbol'u feth [u] teshîr dâ‘iyesiyle ol sûr-ı azîm üzre diyâr-ı Efârîkadan ve bilâd-ı Makdonya'dan on kerre yüz bin cüyûş-ı kefere ve fecere cem‘ edüp berren ve bahren deryâ-misâl asker ile dârü'l-mülk olan Makdonya'ya gelüp Kostantîn karada Silivri cânibinden muhâsara etdi. Deryâdan bin pâre keştî ile Ciniviz kıral-ı dâlli i‘ânetiyle {cânib-i} bahrden muhâsara etdiler. Yedi ayda İslâmbol'u cebren ve kahren alup Silivri'den Terkoz kal‘asına varınca yedi kat germe kal‘a dîvârların ve burc [u] bârûları ve handakların harâb [ü] yebâb edüp hâlâ iç kal‘a olan İslâmbol'a istîlâ edüp tahtgâh edindi. Ve Ciniviz kıralı dahi Galata câniblerinden tâ Karadeniz Boğazı'na varınca sâhil-i bahrde olan kılâ‘ları harâb [ü] yebâb edüp cümle Freng-i bed-reng Galata'yı tahtgâh edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… a ve kal‘a-i Azağ'a varınca bin yedi yüz pâre kal‘aya mâlik olup Galata'yı taht
edindi
.
Ba‘dehu şehr-i Kostantîn yedi sene mu‘attal yatup âhir salb olunan Yağfûr kıralın bir küçük veled-i nâ-pâki tâ’ife-i Freng-i pür-reng ile iştirâk-i sevî üzre şehr-i Kostantîn'i zabt edüp ismine Kanator Kıral derlerdi, kendüsi İslâmbol'a müstevlî oldu. Ciniviz Frengi Galata'nın nısfına mâlik oldu. Ve İşpanya nısfına kıral olup devletleri günden güne nizâm [u] intizâm bulup Ciniviz küffârı Karadeniz sâhilinden tâ cezîre-i Kırım'a ve kal‘a-i Azağ'a varınca bin yedi yüz pâre kal‘aya mâlik olup Galata'yı taht edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Karadeniz'in tarafeyninde tâ Azak kal‘asına varınca bin altmış pâre kal‘a binâ etdi. Hattâ cezîre-i Kırım'da kal‘a-i Kefe ve Sudak ve Tateli ve Balıklağa ve İnkirmân ve Menkub ve Sarkirmân ve Kerç ve karşu tarafda Taman ve Azak kal‘aların binâ edüp Karadeniz'in cânib-i erba‘asın zabt [u] rabt edüp Ciniviz kıralı büyük oğlu Arondo'yu Galata kal‘asına kıral nasb edüp babası Sakız cezîresinde karâr edinüp taht edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
. Bu kerre cânib-i erba‘ada dilgîr olan küffârlar ejder-i heft-ser-misâl baş kal …
Anın üstüne sefer tedârikiyçün bin pâre gemi tedârik olunup iki aded kara mavunalar binâ olunup üçer yüz pâre top ile âmâde iken hikmet-i Hudâ "el-abdu yudebbiru vallahu yukaddiru" mazmûnunca Cenâb-ı İzzet'in hikmet-i ezelîsi bu imiş, sene (---) târîhinde Murâd Hân, dâr-ı bâkî pâdişâhı olup makâm-ı Illıyyînde tahtgâh edindi. Bu kerre cânib-i erba‘ada dilgîr olan küffârlar ejder-i heft-ser-misâl baş kaldırup bilâd-ı Osmâniye üzre musallat olmağa ibtidâ Moskov-ı benî-asfer-i meskov baş kaldırup Kırım ve Azak nevâhîlerin nehb ü gârete âgâze etdüğün Kırım hânı [inâyet](---) Girây Hân, Sultân İbrâhîm Hân'a ve Sadrıa‘zâm Kara Mustafâ Paşa'ya arz eyleyüp ığmâz-ı ayn etdiler. Zîrâ Sultân Murâd Hân'dan sonra kul hareket etmeğe başlayup sadrıa‘zam üzre tasalluta başlamışlardı. "Kulun burnunu sefer kırar" deyü Kara Mustafâ Paşa bir cânibe sefer açıldığın isterdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 259b ·
metinde göster ·
… a telhîs edüp ale'l-akîb kendüsi pâdişâha girüp 98a mührü ferâğat etmek murâd
edindi
. Pâdişâh aslâ rızâ vermeyüp "Eyle olur Lala! {Âyet, sûre-i Neşrah}Arapça "El …
Ammâ meydân-ı ma‘rekede Ereğli kapudanı kalyonu Ahmed Paşa ile ve Mağribli Alî Kapudan ve Kara Mavuna ve Vâlide Kalyonuyla cümle yedi aded kalyon bir gün bir gice ceng ede ede küffârdan kırk pâre kalyon ve kadırga ve mavuna helâk olup âhir Ahmed Paşa şehîd olunca Mustafâ Kapudan uluç âdemîsi idi, gemisinde kimesne kalmayup gemiyi âteşe vurup şehîd olup sâ’ir gemiler ile Melek Paşa galyonu dahi âteşe urup bu gûne sû-i tedbîr ile eyle bu donanma-yı azîm münhezim olup cümle kırk bir pâre gemi nâkıs olup mâ‘adâsı Sakız limanına sâlimîn ü gânimîn vâsıl olduğun Adana Paşası Abdullah Paşa haber getirince efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın aklı başından gidüp gûyâ sar‘ dutup ol ân pâdişâha telhîs edüp ale'l-akîb kendüsi pâdişâha girüp 98a mührü ferâğat etmek murâd edindi. Pâdişâh aslâ rızâ vermeyüp "Eyle olur Lala! {Âyet, sûre-i Neşrah}Arapça "Elhamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn"dir, "Rabbu'l-müslimîn" değildir. Hikmeti ve kudret-i ezeliyyesi böyle imiş" dedükde "İmdi, pâdişâhım! Var kuvveti bazuya getirüp böyle bir donanma-i azîm edüp bu dahi böyle olup ma‘lûm oldu kim küffâr ile deryâda muhâsamet ve mukâvmet müşkildir. Bu intikâmı küffâra komayalım. Ecdâd-ı ızâmlarının pâk rûhlariyçün ve Hazret-i Risâlet-penâhın rûh-ı şerîfiyçün olsun, mührile karadan deryâ-misâl asker ile tâ Arnavudluk içinde Kilimente ve Karadağ ve Pava ve Nikşik ve Daternak ve Durubrak ve Banyan âsîlerin kırarak Hersek sancağı hudûdunda Kutur kal‘asın ve Kilis kal‘asın ve İspilet kal‘asın ve Kamin ve Kaminkrad ve Ribniçe ve Mandaline ve Bodguriçse ve Tekeli Paşa döğdüğü Şibenik kal‘ası ve Zadra kal‘ası ve Kotar vilâyeti ve Dodonişka vilâyetleri bu zikr etdiğim kılâ‘ların cümlesi bizim Bosna eyâleti hudûdunda deryâ kenarında sağîr ü kebîr kal‘alardır, bunları karadan birer birer muhâsara edelim. Küffâr bunların tedârikinde iken başına vâveylâ düşüp cezîre-i Girid hâlî kalup serdârın Hüseyin Paşa lalan da defterhâne ile yüz bin asker vardır. Anlar da Kandiye kal‘asın muhâsara edeler. Bi-emrillahi Te‘âlâ her tarafdan küffâra göz açdırmayup bu donanmamızın intikâmın alırız" dedikde sa‘âdetlü pâdişâh "Allah âsân getire, bir müşâvere edelüm" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97b–98a ·
metinde göster ·
dahi ziyâde harâc ve dahi ziyâde hudûd verelim, hemân dostluk edelim" deyüp gel …
"Baş üstüne pâdişâh-ı Rûm ne ki murâd edindi dahi ziyâde harâc ve dahi ziyâde hudûd verelim, hemân dostluk edelim" deyüp gelen nâme Cânpoladlı Hasan Ağa'ya verüp ol dahi Pojon kal‘ası üzre çâsârın Beç kal‘asına varup nâmeyi krala verüp ol dahi "Sem‘an ve tâ‘a" deyü Sadrıa‘zama üç günde mektûbları gelüp Sadrıa‘zam şâd [u] handân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 30a ·
metinde göster ·
… f Nebî aleyhi's-selâmın fir‘avnı budur kim Mısır'da Aynu'ş-şems şehrini tahtgâh
edindi
ve çok çingane askeri edindi. Âhır-ı kâr Diyârbekir'de kavm-i Amâlika'dan Ebû K …
Ba‘dehu yerine Reyyân ibnü'l-Velîd melik olup kavm-i kabâbıta buna Nehravis derler. Yûsuf Nebî aleyhi's-selâmın fir‘avnı budur kim Mısır'da Aynu'ş-şems şehrini tahtgâh edindi ve çok çingane askeri edindi. Âhır-ı kâr Diyârbekir'de kavm-i Amâlika'dan Ebû Kapuş Gakin ibn Kayhum pâdişâh-ı Mısır'a gelüp Mısır azîzinin vezîri Bernaş nâm âsaf-ı dilâver Amâlika'ya karşu çıkup iki asker birbirleriyle kâmil üç sene ceng-i azîm edüp niçe kerre yüz bin Çingane kavmi Mısır'da helâk olup bakıyyetü's-süyûfları bu diyâr-ı Rûm'a geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu yerine Reyyân ibnü'l-Velîd melik olup kavm-i kabâbıta buna Nehravis derler. Yûsuf Nebî aleyhi's-selâmın fir‘avnı budur kim Mısır'da Aynu'ş-şems şehrini tahtgâh edindi ve çok çingane askeri edindi. Âhır-ı kâr Diyârbekir'de kavm-i Amâlika'dan Ebû Kapuş Gakin ibn Kayhum pâdişâh-ı Mısır'a gelüp Mısır azîzinin vezîri Bernaş nâm âsaf-ı dilâver Amâlika'ya karşu çıkup iki asker birbirleriyle kâmil üç sene ceng-i azîm edüp niçe kerre yüz bin Çingane kavmi Mısır'da helâk olup bakıyyetü's-süyûfları bu diyâr-ı Rûm'a geçdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209b ·
metinde göster ·
… -i san‘at ve birin ehl-i zirâ‘at eyledi. Ve şehr-i İstahır'ı vâsi‘ eyleyüp taht
edindi
. Ve adl [ü] dâd ederken kendüye cünûn ârız olup rübûbiyyet da‘vâsına başladı. V …
Ve zamânında cümle halkı dörd fırka eyledi. Birin ulemâ birin sipâhî ve birin ehl-i san‘at ve birin ehl-i zirâ‘at eyledi. Ve şehr-i İstahır'ı vâsi‘ eyleyüp taht edindi. Ve adl [ü] dâd ederken kendüye cünûn ârız olup rübûbiyyet da‘vâsına başladı. Ve rûy-i arzda olan pâdişâhları Y 70b kendüye tâbi‘ etdi. Lâkin Şeddâd bin Âd mutî‘ olmayup oğluyla Dahhâk'i yer götürmez asker ile Cemşîd üzerine gönderüp Ayasuluğ'da Cemşîd'i kam‘ [u] rem‘ edüp münhezim etdiler. Ve Cemşîd'i erre ile iki bölüp halk-ı cihân şerr [ü] şûrundan emîn oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y70a–Y70b ·
metinde göster ·
Ol asırda akd-i nikâh-ı merd [ü] zen "Lâ-ilâhe illallâh Âdem Safiyullâh" kelimesi idi. Y 2a şîs enîs-i munîs-i gam-güsârı olan hûrî ile şâm-ı cennet-meşâm hâkinde Havrân nevâhîlerine varup anda sâkin oldular. Hûrândan galat Havrân derler. Bâlâdaki cild-i (---) mufassal tahrîr olunmuşdur. Ve Hazret-i Âdem iptidâ Serendîb'i mekân edindi. Mekân-ı evveli Bin[göl] yaylasında mekân-ı Serendîl Hazret-i Âdem'in mekân-ı Serendîb, ikinci mekânı cebel-i Arafât, üçüncü mekânı izn-i Rabbü'l-İzzet ile Q 160a Mekke-i mükerreme yerine gelüp vatan edindiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y1b–Y2a ·
metinde göster ·
… r. Hattâ Selîm Hân ol sürûr [u] şâdumânı görüp Mısır'ı taht edinüp kalmak murâd
edindi
, cümle ulemâ ve a‘yân-ı devlet rızâ vermediler.
Selîm Hân dahi İskenderiyye'de hayâtda olan kimesnelerin ziyâretine varup du‘â-i hayrların alup merhûmların ruhâniyetlerinden istimdâd taleb edüp yine akabe ve firkateler ile Mısır'a bir şâdumân ile gelüp ol hafta Ümmü'l-kıyâs'da Nîl kesimi edüp bir şâdumânî olmuş kim hâlâ Mısır tevârîhlerinde mastûrdur. Hattâ Selîm Hân ol sürûr [u] şâdumânı görüp Mısır'ı taht edinüp kalmak murâd edindi, cümle ulemâ ve a‘yân-ı devlet rızâ vermediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y56b ·
metinde göster ·
… edüp tenâsül bulup Mısır'a mâlik olup İskenderiyye'yi binâ etdi ve Menûf'u taht
edindi
. Ol asırda İskenderiyye şehrinin ismi Rukûde idi. Hâlâ Alman diyârında İskender …
Binâ-yı azîm ve diyâr-ı kadîm şehirdir. Bu sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘a-i İskenderiyye'nin hakkında niçe bin müverrihler evsâfın tahrîr etmişlerdir, ammâ cümleden mu‘teber Kabâbıta tevârîhleri mu‘temed tevârîhlerdir kim hübût-ı Âdem'den sonra kalem Hazret-i İdrîs'e verilmişdir. Kıbtî kavmi ol zamândan berü ilâ yevminâ hâzâ rûz-merre cümle vakâyı‘âtı tahrîr etmededirler. Eğer kefereler ise de anlardan cemî‘i zamânda kizb ve habt-ı kelâm sâdır olmamışdır. Anıniçün cemî‘i edyânda tevârîhleri mu‘teber olup âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe tevârihâta mâ’il olmağile Mısır'a gelüp Ehrâm dağların feth edüp niçe bin pâre kitâb-ı İdrîs'i ve kitâb-ı Dânyâl'ı çıkarup lisân-ı Arabî ile terceme etdi. Ve niçe yüz Kıbtî tevârîhlerin dahi lisân-ı Kıbtîden Arabî ile terceme edüp ol tevârîhlerin kavli üzre, ibtidâ bu İskenderiyye tûfân-ı Nûh'dan sonra Bayzar bin Hâm ki birâder-i Sâm'dır, Nûh Nebî gayrı evlâdlarından rûgerdân olup bu Bayzar'a du‘â edüp tenâsül bulup Mısır'a mâlik olup İskenderiyye'yi binâ etdi ve Menûf'u taht edindi. Ol asırda İskenderiyye şehrinin ismi Rukûde idi. Hâlâ Alman diyârında İskenderiyye'ye Rukûde derler. Ammâ lisân-ı Yûnânda Aleksandire derler. Cümle kavm-i Kabâbıta bundan tenâsül bulmağile Ebü'l-kabâbıt derler. Otuz evlâdı oldu. Büyük oğlu Mısrâyim idi. Arîş'den tâ İsvân-ı Sûdân'a varınca melik olup ba‘dehu babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp tûfândan evvel vefât eden Hürmüs Melik yanında Heremeyn'de defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y313b ·
metinde göster ·
… n pâre gemi ile Dimyât'a gelüp istîlâ etdi, andan tâ Mansûre'de karâr edüp milk
edindi
. Beri tarafda Sultân Sâlih yüz bin asker ile ılgar edüp Gazze cânibine gidüp an …
Ba‘dehu Mısır sultânlarından es-Sâlih Eyyûb bu şehrin âb [u] havâsın beğenüp dahi ziyâde ma‘mûr [u] âbâdân etdi kim bâğ-ı behişt etdi. Ba‘dehu İşpanya la‘în bin pâre gemi ile Dimyât'a gelüp istîlâ etdi, andan tâ Mansûre'de karâr edüp milk edindi. Beri tarafda Sultân Sâlih yüz bin asker ile ılgar edüp Gazze cânibine gidüp andan geri dönüp ibtidâ Dimyât'ı halâs edüp küffârın iki yüz pâre gemisin kabza-i tasarrufa Y 352b alup Mansûre'de olan küffârın ardın alup deryâ-misâl asker ile Mansûre'yi muhâsara edüp yedi gün yedi gecede iki kerre yüz bin küffârdan bir cân kurtulmaduğı cemî‘i tevârîhlerde mastûrdur. Andan sonra bu Dakhel şehrine Mansûre dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y352a–Y352b ·
metinde göster ·