… şey tenâvül etmezdi. Elbette lekçi avretleri bu dîvânenin yanı sıra gezüp murâd
edindiği
âdeme işâret edüp ol âdem bir elek alıverüp fi'l-hâl eleği pâreleyüp çemberin a …
Ve Elekçi Dîvânesi: Bî-zebân bir dîvâne idi. Bi-emrillâh elekden gayrı bir şey tenâvül etmezdi. Elbette lekçi avretleri bu dîvânenin yanı sıra gezüp murâd edindiği âdeme işâret edüp ol âdem bir elek alıverüp fi'l-hâl eleği pâreleyüp çemberin atup bürüncüğün helvâ gibi ağzın köpürderek yiyüp çeşm-i mestin süzüp safâ ederdi. Garâbet bunda kim bir hırsıza zindânda cellâdlar işkence etseler ibtidâ ol harâmîye bürüncük yutdurup yine ipile ağzından çıkarırken âdemin zehresi ve ma‘îdesi ağzına gelir, harîr bürüncük böyle bir bed şey iken bu dîvâne bürüncüğü nebât-ı hamavî gibi ekl eder, garîb temâşâdır. Yine böyle iken bu dîvânenin bir merd tebevvül [ü] tağayyuz etdüğin görmemişlerdir. Ve's-selâm. 115a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114b–115a ·
metinde göster ·
… n'u alup menkûhası oldu. Ol zamânda Moğol pâdişâhlarının hükmü ol idi kim murâd
edindiği
duhteri ve hâtûnu cebren ve kahren alırdı. Bu kerre Çoban-bây firâr etdüğü yerd …
Ba‘dehû Bağdâd nâm bir Gürciyyü'l-asl mehpâre duhter-i ahteri bu Çoban-bây oğluna vermişdi. Sultân Ebû Sa‘îd Çoban-bây'dan Bağdâd Hâtûn'u isteyüp vermedüğünden Sultân Ebû Sa‘îd Çoban-bây üzre asker çeküp mukâvemete kâdir olmayup firâr edüp oğlunu yerine hâkim nasb edüp Sultân Ebû Sa‘îd Çoban-bây oğlun katl edüp taleb etdüğü Bağdâd Hâtûn'u alup menkûhası oldu. Ol zamânda Moğol pâdişâhlarının hükmü ol idi kim murâd edindiği duhteri ve hâtûnu cebren ve kahren alırdı. Bu kerre Çoban-bây firâr etdüğü yerde Âl-i Dânişmendiyye'den ve Âl-i Selçukıyân'dan hayli leşker cem‘ edüp Sultân Ebû Sa‘îd üzre gelüp ceng-i azîm edüp Pasin sahrâsında Çoban-bây münhezim olup ol cengde şehîd olup devletin Sultân Ebû Sa‘îd Akçakoyunlu'ya verdi kim yine Çoban-bây'ın ve Âl-i Selçukıyân-ı Alâ'eddîn'in ve Âl-i Dânişmendiyye'den Melik Gâzî hazretlerinin Akçakoyunlu Hasan Alp ammîzâdeleri idi. Bu Akçakoyunlu dahi zevi'l-iktidâr şâh olup Sultân Ebû Sa‘îd Tebrîz'de maktûl olduğuna târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10b ·
metinde göster ·
… girmeğe murâd edinse ol ân ol hey’ete temessül edüp ber-hevâ tayerân edüp murâd
edindiği
kimesnelere vesvese eder ve avreti dahi kendi sûretindedir.
Ve kendüsü dahi kuş sıfatlıdır ve kanatları omuzu başındadır ve kuyruğu ardında tüğlü ve ucu tırnaklı ve elleri ve ayakları dahi kuş minkârı gibi tırnaklıdır. Ba‘zılar arslan tırnaklıdır demişler. Ve başı ve kolları ve uylukları âdem gibidir ammâ kim kulakları fil kulağı gibidir. Kelimâtında kâf ve fâ ve jâ hurûfu çokdur ve savtı avret sadâlıdır. Hâlâ bir gözü kördür kim Hazret-i İbrâhîm İsmâ‘îl'i kurbân etmeğe götürürken "İsmâ‘îl'e gitme" deyü vesvese ederken Şehzâde İsmâ‘îl Nebî Mekke'de Minâ bâzârında bir taş ile urup İblîs'in gözün çıkardı. Hâlâ cümle huccâc ol zamândan berü Minâ bâzârında altmış iki aded şeytâna racemât taşların atarlar kim İsmâ‘îl Nebî'den sünnet kalmışdır. Anınçün hâlâ şeytânın sağ gözü kördür ve kankı sûrete girmeğe murâd edinse ol ân ol hey’ete temessül edüp ber-hevâ tayerân edüp murâd edindiği kimesnelere vesvese eder ve avreti dahi kendi sûretindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395b ·
metinde göster ·
… şa-yı müdebbir Kırım Hânına bir mahabbetnâme gönderse kırk elli bin Tatar murâd
edindiği
yerde hâzır-bâş idi.
Ba‘dehû Melek Ahmed Paşa-yı âkıl mukaddemâ Hân'ın elli aded Macar kapudanları ki vermiş, hemân anları der-ceng-i evvel Âl-i Osmân istemeden Tatar eliyle Eflâk ve Boğdan ve Kazak ve Leh ve Erdel kefereleri eliyle her birin değerin değmeze kırkar ve ellişer kîse ve beşi yüzer kîseye verilüp cebr ü noksan cümlesinin bahâları bin altı yüz doksan altı kîse edüp ol mâl-ı ganâ’imle Akkirmân kal‘ası ve Kili kal‘ası ve Bender kal‘ası ve Yanık hisârı ve Özü kal‘alarına birer mu‘temedün-aleyh ağalar gönderüp ta‘mîr ü termîm etmeğe cehd [u] ihtimâm edüp niçe hayrât [u] hasenâtlar etdi. Ve nitekim Melek Ahmed Paşa Özü eyâletine mutasarrıf idi, Hân ile Paşa'nın birbirlerine âdemleri hedâyâlarıyla gidüp gelmede idi. Ol ecilden Hân ile Paşa'nın mahabbetleri münkatı‘ olmayup Paşa-yı müdebbir Kırım Hânına bir mahabbetnâme gönderse kırk elli bin Tatar murâd edindiği yerde hâzır-bâş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 52b ·
metinde göster ·
… ffâr bir dahi bu kal‘adan içeri giremeyüp Âl-i Osmân donanması Akdeniz'de murâd
edindiği
cezîre vilâyetlere gider oldu. Hakkâ ki bu kal‘a-i Sultâniyye ilhâm-ı Rabbânî i …
Sene 1068 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in vâlide-i müşfikası gayret [ü] hamiyyet-i dîn-i Muhammedî içün hasbeten lillâh mâlın bezl edüp bu mahalde bu kal‘ayı binâ etdi. Sebebi oldur kim bu mahal Akdeniz boğazının ağzıdır. Bunda içeri kâfir gemileriyle tâ zikr olunan kal‘aların top ermez yerlerinde lenger-endâz olup bî-bâk u bî-pervâ yatup İslâmbol'dan donanma-yı Âl-i Osmân geldikde akındı üzre gelüp kâfirle yaka yakaya olup elbette gemilerimizi alırdı. Niçe kerre böyle edüp donanmamız münhezim oldu. Âhir Vâlide Sultân bu kal‘ayı binâ edüp azîm toplar koyup küffâr bir dahi bu kal‘adan içeri giremeyüp Âl-i Osmân donanması Akdeniz'de murâd edindiği cezîre vilâyetlere gider oldu. Hakkâ ki bu kal‘a-i Sultâniyye ilhâm-ı Rabbânî ile binâ olunup Vâlide Sultân binâsı olduğundan nâmına Sultâniyye kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91a ·
metinde göster ·
… yüp tâ Macar diyârına giderler, zîrâ fasîh ü belîğ Macarca bilirler. Anda murâd
edindiği
kapudan ve gayri bî-îmâ[n] kâfirleri kapup beş on günden şehr-i Peçoy'a sâlimîn …
Ekseriyyâ çete ve potura kovan yiğitleri Macar kâfiri esbâbı geyüp tâ Macar diyârına giderler, zîrâ fasîh ü belîğ Macarca bilirler. Anda murâd edindiği kapudan ve gayri bî-îmâ[n] kâfirleri kapup beş on günden şehr-i Peçoy'a sâlimîn ü gânimîn gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69a ·
metinde göster ·
… k emlâk sâhibiyim ve Budin'de benim bâğım yâhûd bir dükkânım vardır" deyü murâd
edindiği
gorofun ve irşeğin ve şagların kızlarından murâd edindiği kızı alır ve tereddüd …
Ve cânib-i erba‘asında yetmiş aded kavm-i düşmanları sayf [u] şitâda âmâde olup Budin'e nigerândadırlar. Hattâ diyâr-ı Alaman'da ve kal‘a-i Beç'de ve kal‘a-i Prak'da ve şehr-i Kallevine'de olan kâfirlerin zamân-ı kadîmde dedeleri elinde Budin içre evleri olup hâlâ ol evler dest-i İslâmda iken kefere zamânında ol evlerin sâhibleri olanların evlâdlarından bir kefere müflis olsa, "Budin'de benim evim vardır" deyü evinin hüccet temessükâtını rehin verüp kırk elli bin guruş karz alır ve "Benim Budim'de evim var, milk emlâk sâhibiyim ve Budin'de benim bâğım yâhûd bir dükkânım vardır" deyü murâd edindiği gorofun ve irşeğin ve şagların kızlarından murâd edindiği kızı alır ve tereddüd etmeyüp fülûs-i ahmer[e] muhtâc ve ac u zâc kefere ise de "Budin'deki milki yine bunundur" deyü ol kâfire kız verirler, bu muhakkak seyr [ü] temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82b ·
metinde göster ·
… ım vardır" deyü murâd edindiği gorofun ve irşeğin ve şagların kızlarından murâd
edindiği
kızı alır ve tereddüd etmeyüp fülûs-i ahmer[e] muhtâc ve ac u zâc kefere ise de …
Ve cânib-i erba‘asında yetmiş aded kavm-i düşmanları sayf [u] şitâda âmâde olup Budin'e nigerândadırlar. Hattâ diyâr-ı Alaman'da ve kal‘a-i Beç'de ve kal‘a-i Prak'da ve şehr-i Kallevine'de olan kâfirlerin zamân-ı kadîmde dedeleri elinde Budin içre evleri olup hâlâ ol evler dest-i İslâmda iken kefere zamânında ol evlerin sâhibleri olanların evlâdlarından bir kefere müflis olsa, "Budin'de benim evim vardır" deyü evinin hüccet temessükâtını rehin verüp kırk elli bin guruş karz alır ve "Benim Budim'de evim var, milk emlâk sâhibiyim ve Budin'de benim bâğım yâhûd bir dükkânım vardır" deyü murâd edindiği gorofun ve irşeğin ve şagların kızlarından murâd edindiği kızı alır ve tereddüd etmeyüp fülûs-i ahmer[e] muhtâc ve ac u zâc kefere ise de "Budin'deki milki yine bunundur" deyü ol kâfire kız verirler, bu muhakkak seyr [ü] temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82b ·
metinde göster ·
… ak ile atalıkları birbirlerine düşüp âhır Cingiz Hân'ın hâl-i hayâtında velîahd
edindiği
dördüncü oğlunun {oğlu} Toluy neslinden olan Menkirtim Hân ibn Tağar Hân'ı hân …
Ba‘de[hu] sene 666 târîhinde Bereket Hân merhûm olup Eski Salâ'da medfûndur. Anın bir tıfl-ı nâ-resîde oğlu bir yaşında olmak ile atalıkları birbirlerine düşüp âhır Cingiz Hân'ın hâl-i hayâtında velîahd edindiği dördüncü oğlunun {oğlu} Toluy neslinden olan Menkirtim Hân ibn Tağar Hân'ı hân edüp Kırım'a getirdiler. Bu dahi Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Filimenk ve Macar ve Kurs ve Nemse ve İslovin ve Tot ve Korol kralların cümle harâca kesüp Krakov vilâyetlerinden Daniska vilâyeti seferine gidüp hisâbın Cenâb-ı Bârî bilir mâl-ı hazâ’in üsârâlar ile cezîre-i Kırım'a gelüp ana dahi Arapça âyeti fermânı gelüp sefer-i hakîkîye azm-i cinân edüp yeri dâr-ı İlliyyîn ola. Hâlâ kabri Mankıt elindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 199a ·
metinde göster ·
diyâra gider. Hakîr bunda sehel istirâhat edüp dizdârın futûrun tenâvül edüp an …
İzmir Körfezi boğazı ağzında vâki‘ olmuşdur. Urla'ya ve Kuşadası ve Balat şehrine gitmek murâd edinen müsâfirîn İzmir'e uğramayup bu kal‘adan gemilerle ubûr edüp murâd edindiği diyâra gider. Hakîr bunda sehel istirâhat edüp dizdârın futûrun tenâvül edüp andan İzmir Körfezi kenârınca kayalı dağlı ve bâğlı yerler ile iki sâ‘at dahi güzer ederek cânib-i şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y42b ·
metinde göster ·
Bir gün şeyh Bekkâr gelüp bu ma‘sûmu kundağından çıkarup uryânen cemî‘i murâd
edindiği
yerlerdeki ziyâretlere götürüp gezdirir. Ol gün ol gulâm piyâde yürümeğe başlay …
Bir gün şeyh Bekkâr gelüp bu ma‘sûmu kundağından çıkarup uryânen cemî‘i murâd edindiği yerlerdeki ziyâretlere götürüp gezdirir. Ol gün ol gulâm piyâde yürümeğe başlayup ilâ hâze'l-ân hakîr sene 1081 târîhinde gördükde bir rûh-ı musavver ma‘sûm-ı pâk idi. Böyle uryân keşf [ü] kerâmâtin âşikâre ederek seyrân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y256a ·
metinde göster ·
… ile her arzın irtifâ‘ın alup ana göre halîcler ve su arkları kesüp Nîl'i murâd
edindiği
yerlere cereyân etdirdi.
Ammâ bu Mısrâyim ilm-i hendese kuvveti ile her arzın irtifâ‘ın alup ana göre halîcler ve su arkları kesüp Nîl'i murâd edindiği yerlere cereyân etdirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y5b ·
metinde göster ·
… re yâre pâre şarâb ve kebâb ister. Derhâl bâzâra gidene bir üç akçe verüp murâd
edindiği
eşyâları âmâde edüp bâde ve boza içine ak karanfîl ve tatula ve kulak kiri ve h …
Esnâf-ı bâzâra gidenler: Bunlar bâbullûkda olan bozahâne ve meyhâneden ve kebâbçı dükkânlarından ve sâ’ir âlet-i tarab nakillerinden ba‘zı eşyâlar getürüp kifâflanırlar. Ve ba‘zı esfehü's-süfehâ tâze cüvânân makûlesi ağalarından hammâm bahânesine me’zûn olup bâbullûka gelüp bir külbede bir nigâre ile sînesâf olurken nigâr bir pâre yâre pâre şarâb ve kebâb ister. Derhâl bâzâra gidene bir üç akçe verüp murâd edindiği eşyâları âmâde edüp bâde ve boza içine ak karanfîl ve tatula ve kulak kiri ve hasır külü koyup ol cüvân bir kadeh içince çelebi kınâ çuvalı gibi devrilüp der-ân cümle esbâb ve bıçak ve hançer ve kîse gidüp fora roba olup ba‘zı ipden kazıkdan kurtulmuş Y 178a haşerâtlar çelebiyi murâd [u] merâmına vâsıl edüp bir künce veyâ uzakda bir yere bırağırlar. Çelebi ayılup görse ki uryân kalmış, çi fâ’ide keşf-i râz dahi edemez. Gitdi gider dahi gider. Eğer yanında mâlı çok ise der-ân katl edüp gömerler. Allâh âlim ü dânâdır, Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa asrında böyle ahvâller vâki‘ oldu, dediklerinde bir kapucubaşısına fermân verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y177b–Y178a ·
metinde göster ·
… fetlere girüp gelirler ve gûnâ-gûn münâkaşalar edüp giderler. Ve arûs her murâd
edindiği
âdemin dizine oturup öpüşüp görüşüp gider.
Hâsıl-ı kelâm ol leyle-i tavîlde tâ vakt-i şâfi‘îye varınca gelin ve güyeğü onar kerre gûnâ-gûn kıyâfetlere girüp gelirler ve gûnâ-gûn münâkaşalar edüp giderler. Ve arûs her murâd edindiği âdemin dizine oturup öpüşüp görüşüp gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y244a ·
metinde göster ·
… ayrı metâ‘ götürüp getirirler. Ba‘zı âdem bundan kayığa binüp şehr içinde murâd
edindiği
yere gider. Bir cisr dahi şehrin kıblesi hâricinde Sâbûniyye tur‘ası üzre Ca‘fe …
Ve bâlâda zikr olunan mehterhâne çalınan cisrin iki tarafı dahi dükkânlardır, pençereleri Nîl'e nâzırdır. Ve yine şehr içinde üç göz bir cisr dahi Sûku'l-hubûb kurbundadır. Bunun dahi tarafeyninde ma‘mûr dükkânlardır, pençereleri tur‘aya nâzırdır. Bu mahalde iskele vardır, kayıklar gemiler yanaşup gılâl ve gayrı metâ‘ götürüp getirirler. Ba‘zı âdem bundan kayığa binüp şehr içinde murâd edindiği yere gider. Bir cisr dahi şehrin kıblesi hâricinde Sâbûniyye tur‘ası üzre Ca‘fer Ağa cisri derler üç göz kantara-i azîm cümle taş-binâdır, ammâ gayrılar tula-binâdır. Bu sırâtın vasatında çâr-gûşe mermer üzre celî hüsn-i hat ile yazılan târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y358a ·
metinde göster ·
… ederek halîcin tarafeyninde ola[n] bâğ u bâğçeli sarâyları temâşâ ederek murâd
edindiği
hânelere uğrayarak kayıklar ile şehr içinde seyrân ederler.
Ve ba‘zı erbâb-ı devlet kayıklara süvâr olup sâz u söz fasılları ederek halîcin tarafeyninde ola[n] bâğ u bâğçeli sarâyları temâşâ ederek murâd edindiği hânelere uğrayarak kayıklar ile şehr içinde seyrân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·