eş-Şeyh Şa‘bân-ı Sânî: Bu dahi Kastamonu hâkindendir ve Büyük Şa‘bân
Efendi halîfesidir
. Şeyh Vefâ câmi‘i hareminde medfûndur. Gayrı evsâfları ma‘lûmumuz olmamağile ha …
eş-Şeyh Şa‘bân-ı Sânî: Bu dahi Kastamonu hâkindendir ve Büyük Şa‘bân Efendi halîfesidir. Şeyh Vefâ câmi‘i hareminde medfûndur. Gayrı evsâfları ma‘lûmumuz olmamağile hadîs: Arapça mazmûnu üzre olmasın içün gayrı menâkıbı tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
Mevlevî külâhı ve bol yenli kebe cübbe ve ayağına na‘lın geyüp elinde münakkaş …
Ve Keçeli Dede: Geysûdâr Mehemmed Efendi halîfelerinden Mevlevî külâhı ve bol yenli kebe cübbe ve ayağına na‘lın geyüp elinde münakkaş keçesiyle a‘yân-ı kibârı devrân edüp keçesine altun ve guruş doldurup ol dahi kırkar ve ellişer yetîmleri cem‘ edüp mâl-ı firâvân bezl edüp mezkûr yetîmlere pâk libâslar geydirüp çeng [u] çağâna ve hây-hû ile ma‘sûmları sünnet etdirüp birer üstâda ve hocaya veyâhûd bir vüzerâ ve a‘yâna hidmete verirdi. Bu hüsn-i hâl ile bir dervîş âdem idi. Bağdâd fethi haberi geldiği gün Ramazân-ı şerîfde merhûm olup Necâtî Beğ mezâristânında defn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114a ·
metinde göster ·
. Yine Eyyûb'da Cezerî Kâsım Paşa câmi‘ine karîb bir mescid-i şerîf ve bir zâviy …
eş-Şeyh Eyyûbî Mahmûd Efendi: Küberâ-i Halvetî'den Ya‘kûb Efendi halîfesidir. Yine Eyyûb'da Cezerî Kâsım Paşa câmi‘ine karîb bir mescid-i şerîf ve bir zâviye-i latîf-i rûşenâ inşâ etmişdi. Ol makâm-ı ferah-fezânın hareminde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 121b ·
metinde göster ·
… ve mütevâzı‘ kimesne idi. {Kullekapusu Mevlevihânesi'nde medfûndur. Yerine Âdem
Efendi halîfe
oldu}.
eş-Şeyh Mevlevî İsmâ‘îl Dede: Ankaravî'dir, Kullekapusu Mevlevîhânesi şeyhi idi. Sene 1041 târîhinde İsmâ‘îl-vâr râh-ı Hakk'a kurbân oldu. Ve tekye sâhasında medfûndur. Ba‘dehu yerine Adalyalı Âdem Dede, sâhib-i seccâde oldu. Ammâ merhûm azîz İsmâ‘îl Efendi yedi sene a‘mâ olup yine tefsîr-i mağz-ı Kur’ân Mesnevî ü Ma‘nevî ederdi. Bi-emrillâh gözü açıklardan olup Mesnevî-i Şerîf'i şerh etdi kim hâlâ Fârisî-hânlar mâbeyninde hummûs-ı Nahşivânî'dir. Ve on bir cild sâ’ir kütüb-i mu‘tebere te’lîfâtları vardır. Bahr-i ma‘ânî, müteşerri‘ ü müteverri‘ ve dervîş, edîb ve mütevâzı‘ kimesne idi. {Kullekapusu Mevlevihânesi'nde medfûndur. Yerine Âdem Efendi halîfe oldu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 127b ·
metinde göster ·
" deyü elime yapışup ziyâret ziyâret gezdiklerimiz de inşâallahu Te‘âlâ tahrîr o …
Ve mine'r-rü’yâ-yı sâliha: Hakîr Evliyâ ol gün ki kal‘a-i Engürü'ye dâhil olup ibtidâ âsitâne-i Hacı Bayrâm-ı Velî'ye varup ziyâretiyle müşerref olup bir hatm-i şerîfe şürû‘ edüp konağımıza gelüp ba‘de'l-ışâ evrâd [u] erkânımız edâ edüp du‘â-i istihâre ile hâb-âlûd olup menâmımda görürüm kim bir orta boylu, sarı sakallı aselî hırka-i peşmîne giymiş, başında aselî külâh-ı veledî üzre on iki dolama destâr-ı Muhammedî sarmış gelüp eydür: "Bak a oğlum! Lâyık mıdır kim benim tilmîzim olan Kösec Bayrâm-ı Velî'ye giderken beni basup geçesin, anı ziyâret edüp bir hatme mübâşeret idesin. Bana bir Fâtîha tilâvet edüp geçmeyesin, lâyık mıdır?" dedi. Hakîr eyitdim "Sultânım cenâb-ı şerîfiniz kimdir? Ben sizi bilmem ve kande sâkin olursun?" dedim. Anlar eyitdi "Âlem-i fetâlığında Güleşciler Tekyesin'de ve Sultân Murâd huzûrunda pehlivânlara du‘âcılık ederken "Engürü'de er yatır, Rûm'da Sarı Saltık, demez miydin. İşte Engürü'de Er Sultân benim. Aşağı tahta'l-kal‘a kurbunda Odunbâzârında bir kesîf kubbe içinde kaldım. Anda gelüp beni ziyâret edüp bir Fâtiha'yla şâd eyle. Sen dahi dünyada ve âhiretde şâd [u] ber-murâd olasın. Sabâh namâzından sonra sana bir âdem göndereyim, hemân bana benzer, anın ile el ele verüp bu şehr içre reftâr ederek bana gelüp ziyâret eyle. Selâmün aleyküm" deyüp gâ’ib oldu. Hemân hâbdan bî-dâr olup pâk âbdest alup vakt-i sabâha muntazır durup ba’de salâti'l-fecr paşadan bir mehter-i enderûn gelüp "Buyurun tahta'l-fıtûra" dedi. "Hayır oğlum! Bu gün sâ’imim" deyü mehteri savdım. Hemân anı gördüm, ahşam vâkı‘amda gördüğüm kimesne çıkageldi. Selâm verüp "Evliyâ Çelebi, siz misiz? Buyurun Er Dede Sultân vâkı‘amızda bizi size gönderdi. Ziyâretine gidelim" dedi. Ammâ sözü gûya yer altında zîr-i zemînden çıkar. 358b Hakkâ yüzü münevver ve sözü şîrin mü’essir, hemân ferâcem giyüp Bismillah ile kapudan taşra çıkup piyâdece giderken ilerü şehri içre on bir mahalde medfûn kibâr-ı evliyâullahları ism [ü] resimleriyle söyleyüp ziyâret etdirüp ba‘zısına "bizim çerâğımızdır" der, ba‘zısına "Azîzim Hâmid Efendi halîfesidir" deyü elime yapışup ziyâret ziyâret gezdiklerimiz de inşâallahu Te‘âlâ tahrîr olunur. Hemân kim elime yapıştı, elinde aslâ kemiği yok idi. Ne cânibe eğsem hamîr gibi eğilirdi. Hemân elin elimden çeküp sağ eliyle bir ziyâret gösterdi ve yine elime yapışdı. Ba‘zı âhirete müte‘allık kelimâtlar ederek Odunbâzârı nâm bir mahalle vardıkda meydânın cânib-i garbîsinde bir kubbe-i sağîr nümâyân olup "İşte Er Sultân kubbesi şudur" deyü sâğ eliyle gösterüp hakîr dahi ol tarafa nazar edince bir dahi yanıma bakdım, ol kimesne gâ’ib olmuş. "Bre meded ben anın elin elimden koyurmasam gerek idim. Bre meded hâlim neye müncer olur" deyü cânib-i erba‘aya vakt-i seherde serâsîme olup gezerdim. Hemân ol şahsı gâ’ib etdiğim bir şâhrâh-ı azîm idi. Önümde ve ardımda görünmeyüp gâ’ib olmuşdu. İmdi şu keçe kaplı küçük kapudan içeri girmiş ola, deyü hemân kapuyu açup içeri girdim. Meğer ne gördüm, bozahâne imiş. Bu kadar paşalı ve bu kadar harbende ve harkeşân ve kimi çöğür ve kimi tambura çalup bir hây-hûy kim ta‘bir ü tavsîf olunmaz. Hemân biri "Evliyâ Çelebi! Gel bir bozacığımız iç" dedi. "Hay benim bozahâneye girdiğim gördüler" deyü hicâbımdan yire geçdim. Hemân taşra çıkup doğru Er Sultân kubbesine varup bâbın açup içeri girdikde "Esselâmü aleyküm yâ pîr-i azîz" deyü bükâ ederek atebe-i süflîsine bu âsî yüzüm rûmâlîde kılup eyitdim "Ey Sultânım! Vâkı‘ama girüp sana bir mürşid-i kâmil vesîle görderirim dedin, ahde vefâ edüp gönderdin. Henüz irşâd olmadan elimden aldın. Kapuna yüz süregelüp ziyâret etdim. Habîb-i Hudâ aşkına beni dünyâ ve âhiretde mahrûm koma. Allah ile ahdim olsun, rûh-ı şerîfiniçün bir hatm-i şerîf tilâvet ideyim" deyüp bir hatm-i şerîfe başlayup kabr-i şerîfinin sandûkası olan yeşil sûf ile mestûr zarfının altına girüp, "Himâye yâ Er Sultân, himâye" deyüp girdim. Ol sâ‘at hâb-âlûd olup eyle gark-ı arak olmuşum kim esbâblarımdan taşra ter çıkup mukaddemâ yine vâkı‘amda gördüğüm gibi Er Sultân'ı evvelki eşkâliyle görüp selâm verdi ve aleyk alup eyitdim: "Sultânım! Bana vesîle gönderdiğin âdemi yitirüp bî-vesîle kalıp kapuna geldim. Beni teh-dest koma" dedim. Hemân eyitdiler: "Sen hâfız-ı Kur’ân olduğundan ve muhibb-i evliyâ olup kibâr-ı evliyâullahın âsitânelerine yüz sürdüğünden mahrûm kalmazsın. Biz sana muhabbetimizden vâkı‘ana girüp sana vesîle göndeririz. Anın eline yapışup bre gel dediğim sabahısı yine ben varup eline yapışdım. Seni tarîk-ı hakka götürür mürşid-i kâmil kim elem çekme âkıbet yolun selâmetle sırât-ı müstakîmdir. Ammâ sen de bu avânlar ile gezerken istikâmet edüp fukarâ ve zu‘afâya merhamet üzre olup avânlardan halâs etmeğe sa‘y eyle ve paşana söyle benim himâyemde olan Engürü'ciğimde kapanup celâlî olup civârımda olan ibâdullahları müte’ezzî etmesin ve sana Cenâb-ı Bârî seyâhat-i tâm, âhir nefesde îmân verüp şefâ‘at-i Resûlullah'ı nasîb edüp sıhhat-i bedenle cihânı geşt ü güzâr etdükçe azacık ta‘âm ye ve azacık söyle ve az uyu ve ilme çok amel eyle. Netîce râh-ı hakkı bulmağa lâzım olan ameldir kim Cenâb-ı Bârî Kur’ân-ı Azîm'inde âyet,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 358a–358b ·
metinde göster ·
… kyesi âsitâne-i azîmdir ve Çayırlı câmi‘i'nde Es‘ad Efendi tekyesi şeyhi Himmet
Efendi halifesidir
kim e‘ızze-i kirâmdandır. Ve dahi eski mezârlıkda Sarı Saltuk Sultân ziyâreti t …
Ve cümle kırk aded mekteb-i sıbyândır, ammâ cümle on aded tekye-i dervîşândır. Evvelâ derûn-ı kal‘ada tekye-i Gözlü Sultân ve yine kal‘a içinde Kesbî Mustafâ Efendi tekyesi âsitâne-i azîmdir ve Çayırlı câmi‘i'nde Es‘ad Efendi tekyesi şeyhi Himmet Efendi halifesidir kim e‘ızze-i kirâmdandır. Ve dahi eski mezârlıkda Sarı Saltuk Sultân ziyâreti tekye-i Bektâşiyân-ı zî-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 69a ·
metinde göster ·
… Murtezâ Paşa efendimiz hakîr Kastamonu diyârında Tarîk-i (---) Kastamonî Şa‘bân
Efendi halîfesi
eş-Şeyh İsmâ‘îl Efendi azîze gönderüp paşadan hedâyâlar alup ve harcrâh alup,
Bu mahalden Murtezâ Paşa efendimiz hakîr Kastamonu diyârında Tarîk-i (---) Kastamonî Şa‘bân Efendi halîfesi eş-Şeyh İsmâ‘îl Efendi azîze gönderüp paşadan hedâyâlar alup ve harcrâh alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 94b ·
metinde göster ·
… münhedim etmiş. Hâlâ eser-i binâları zâhirdir. Ammâ imâr olan Kastamonî Şa‘bân
Efendi halîfelerinden
Yeniçeri Pîrî Efendi tekyesi ulu âsitânedir. Ve Şeyh Pîrî aşk-ı İlâhî ile serme …
Ve cümle (---) aded tekye-i dervîşândır. Cümleden şehrin cânib-i şimâlinde bâğlar ve bâğçeler kenarında tekye-i Bektâşiyân var imiş. Görenler, bu dünyâda nazîri yok idi, deyü hikâye ederler. Hilâfet-i Ahmed Hânî'de Vezîr Nasıf Paşa münhedim etmiş. Hâlâ eser-i binâları zâhirdir. Ammâ imâr olan Kastamonî Şa‘bân Efendi halîfelerinden Yeniçeri Pîrî Efendi tekyesi ulu âsitânedir. Ve Şeyh Pîrî aşk-ı İlâhî ile sermet bir ârif-i billahdır. Âşıkâne ve tasavvufâne penç-beyt ilâhiyâtları lisân-ı âşıkânda on iki makâm üzre tilâvet olunur bir müdevveri var. Ve tekye-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 110a ·
metinde göster ·
Ve Dervîş Efendi tekyesi, tarîk-i Celvetî'de Üsküdarî Mahmûd
Efendi halîfesidir
kim tekyeyi yine mahdûm-ı Dervîş Efendi binâ etmişdir. Halûk ve halîm ve selîm …
Ve Dervîş Efendi tekyesi, tarîk-i Celvetî'de Üsküdarî Mahmûd Efendi halîfesidir kim tekyeyi yine mahdûm-ı Dervîş Efendi binâ etmişdir. Halûk ve halîm ve selîm mürşid-i kâmil bir erdir, sellemehullah. Ve Harâccı tekyesinde Tatar Abdürrezzâk Efendi, ulemâ-yı Nogay'dan mazanne-i kirâme müfessir ve muhaddis ulu sultândır. Bu tekyelerden mâ‘adâ meşhûr tekye yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119b ·
metinde göster ·
derler kim, "Belî sultânım, şeyhimiz ömr-i nâzenîninde balık eti ve gayrı zî-rû …
Mehemmed Efendi halîfeleri derler kim, "Belî sultânım, şeyhimiz ömr-i nâzenîninde balık eti ve gayrı zî-rûh kısmı yemeyüp çârsû-yı bâzâra varmayup dâ’imâ riyâzât-ı perhîz-i mücâhede ile geçinüp böyle bir kitâb te’lîf etmişdir" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b ·
metinde göster ·
… tarîk-i Âl-i Abâ-yı Celvetî ve Halvetî tekyeleri vardır. Cümleden Güleçli Ahmed
Efendi halîfesinin
tekyesi amârdır.
Der-zikr-i tekye-i dervîşân: Cümle üç aded tekyegâh-ı erbâb-ı tarîk-i Âl-i Abâ-yı Celvetî ve Halvetî tekyeleri vardır. Cümleden Güleçli Ahmed Efendi halîfesinin tekyesi amârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119a ·
metinde göster ·
… Baba Ca‘fer tekyesi, andan Şeyh İbrâhîm Gülşenî tekyesi, andan Üsküdârî Mahmûd
Efendi halîfesi
Celvetî Alî Efendi tekyesi, andan Göllük tabyasının iç yüzünde tarîk-i Bayrâmîd …
Andan Yassı tabyanın iç yüzünde Karabaş tekyesi, ulu âsitâne olup, andan Su kemeri kurbunda Hünkâr câmi‘i yolu üzre Hindî Baba Ca‘fer tekyesi, andan Şeyh İbrâhîm Gülşenî tekyesi, andan Üsküdârî Mahmûd Efendi halîfesi Celvetî Alî Efendi tekyesi, andan Göllük tabyasının iç yüzünde tarîk-i Bayrâmîde Şeyh Vâhidî hânkâhı, andan Ankebût Ahmed Paşa câmi‘i kurbunda tarîk-i Uşşâkîden Şeyh Esedüddîn savma‘ası, andan Panıgrad kapusunda Cebehâne tekyesi tarîk-i Fenâyîdendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 315b ·
metinde göster ·
… âviz mürîd-i ferîdi vardır. Bursa'da medfûn Y 84a kutb-ı âfâk Hazret-i Üftâde
Efendi halîfelerindendir
kim tarîk-ı Halvetîdir. Bu Şeyh İbrâhîm dahi ol turukdandır.
Ve sâ’ir kurâ ve kasabâtlarda dahi yigirmi binden mütecâviz mürîd-i ferîdi vardır. Bursa'da medfûn Y 84a kutb-ı âfâk Hazret-i Üftâde Efendi halîfelerindendir kim tarîk-ı Halvetîdir. Bu Şeyh İbrâhîm dahi ol turukdandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83b–Y84a ·
metinde göster ·
olup mâte sene 1014, ammâ bu kubbe içre sandûkası yokdur. Lâkin yine bu dergâhd …
Bunların yerine dâmâdı eş-Şeyh Mehemmed Efendi halîfe olup mâte sene 1014, ammâ bu kubbe içre sandûkası yokdur. Lâkin yine bu dergâhda medfûndur. Zîrâ bu kubbenin altı ve taşra semâ‘hâne haremi altı serâpâ zîr-i zemîn Y 112b fıskıyyedir, cümle meşâyih-i Gülşenî ve a‘yân-ı Gülşenî ve Rûşenî anda medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112a–Y112b ·
metinde göster ·
Bu fasıllardan sonra Çelebi Efendi halvethânesinden çıkup cümle müştakân ta‘zîm edüp dest-bûsuna varırlar. Ammâ kimesneye dest Y 221b bûs etmeğe rızâ vermez, illâ bir kimesne kendüden bî‘at edüp cihâz-ı fakrı kabûl etmiş ola, ol mahrem-i esrâr olup tarîkde olduğuyçün yed-i yümnâsının keffini bûs ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y221a–Y221b ·
metinde göster ·