bu kal‘a-i Ercîş'e girerken ol asırda beğleri Deli Ferhâd Beğ idi. Kal‘a kuluyl …
Hatta Melek Ahmed Paşa efendimiz ile bu kal‘a-i Ercîş'e girerken ol asırda beğleri Deli Ferhâd Beğ idi. Kal‘a kuluyla ve livâsı tahtındaki sipâhânıyla altı bin mikdârı güzîde asker-i müsellah göstermişdir kim bu ceyş-i Ercîş'in âlât-ı silâhları şa‘şa‘asından çeşmlerimiz hîrelendi. Ve kal‘aya karîb geldiğimizde derûn-ı kal‘adan bir sadâ-yı gülbâng-ı Muhammedî istimâ‘ olunup sadâ-yı Allah Allah evc-i âsumâna peyveste oldu. Bu mâbeynde kal‘anın burc u bârûlarından evvel bu kadar bin tüfeng atıldı ve ra‘d-vâr gürlemesi âsûde olmadan bir yaylım balyemez topları atıldı kim kal‘a-i Ercîş mürğ-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı ve paşa-yı zîşân kal‘aya karîb geldikde topçular arz-ı mahâret içün Van deryâsı üzre balyemez topları sekdirme gülleler atup her gülleleri deryâda kelle gibi sekerdi. Bu hâl üzre niçe elvân şâdumânîler gösterüp paşa serâperdesinde meks edüp ba‘de'z-ziyâfe bir dîvân-ı azîm olup üç gün tekâ‘üd fermân olundu. Hakîr kal‘anın seyr ü temâşâsına şurû‘ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a ·
metinde göster ·
temâşâsına giderken el-azametullâh bu kal‘adan nehr-i Turla üzre kırkar karış v …
Bu kal‘ayı Melek Ahmed Paşa efendimiz ile temâşâsına giderken el-azametullâh bu kal‘adan nehr-i Turla üzre kırkar karış ve yigirmişer vukıyye gülle atar toplar atdılar kim Turla nehri üzre gülleler seke seke karşu Özü kıyıları tarafında Otyarık nâm mahalle varup yine karşu sahrâlarda gülleler seke seke zemîni toz edüp gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35b ·
metinde göster ·
Rûmeli eyâletine mutasarrıf olduğumuzda nefs-i Sofya-i sâfiye şehri ahâlîsinden …
Ammâ sene 1062 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz ile Rûmeli eyâletine mutasarrıf olduğumuzda nefs-i Sofya-i sâfiye şehri ahâlîsinden yüz otuz yaşında Mahmûd Paşa câmi‘i imâmı Koca İmâm ve Leysîzâde Çelebi ve Koca Ya‘kûb Çavuş ve Koca Mü’ezzin Mahmûd Çelebi'ler ile şeb [ü] rûz ihtilât edüp mu‘tâdımız üzre cümle ehl-i kubûru ziyâret ederken şehr-i Sofya-i sâfiyenin cenûbu tarafına cebel-i Vitoş nâmıyla şöhre-i şehir olmuş bir kûh-ı bâlâdır kim şehr-i Sofya'ya sâfî havâle bir tell-i bâlâdır. Ol kûh-ı bâlânın zeylinde Koru Bâğları nâm bir hıyâbân-ı Acem-misâl dıraht-ı kiraz vişne ile zeyn olup şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Ol İremezâtü'l-imâd misilli merâmı teferrüc ederken Koca İmâm-ı hümâm el açup bir kabr üzre du‘â ve senâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b ·
metinde göster ·
… gün Lipul Beğ oğlu Dilber İstifan Beğ'e vilâyet-i Boğdan ihsân olunup Ahmed Ağa
efendimiz ile
Edirne'den Boğdan diyârı seferine gitdiğimiz konakları ayân u beyân eder
İşbu bin yetmiş mâh-ı Saferü'l-muzafferinin yigirmi üçüncü cum‘a ertesi gün Lipul Beğ oğlu Dilber İstifan Beğ'e vilâyet-i Boğdan ihsân olunup Ahmed Ağa efendimiz ile Edirne'den Boğdan diyârı seferine gitdiğimiz konakları ayân u beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 100b ·
metinde göster ·
… lî Paşa ve Kalga Sultân âdemleriyle sa‘âdetlü pâdişâha arz eyleyüp Kalga Sultân
efendimiz ile
kırk bin asker olup,
Niçe bini dahi piyâde ve atlı dağlara düşüp ardları sıra bizim Tatar askeri düşüp anları kova kıra gitmede. Beri cânibde Yergöğü kal‘asında bu kadar zamândan berü mahsûr olan paşalar ve asker-i İslâmlar kal‘adan taşra çıkup secde-i şükürler edüp Kalga Sultân'a ve yalı ağasına semmûr kürkler geydirilüp hakîre dahi bir semmûr kafâsı kürk ihsân olunup Paşa askerleri dahi firâr eden küffârların akîblerine düşüp gitmede, ammâ hikmet-i Hudâ ol gece bir şiddet-i şitâ kopup bi-emr-i Hayy-i Kadîr nehr-i Tuna donup pây-ı taht olunca azamet-i Hudâ bu kadar zamândan berü Tuna'nın karşu tarafında muhâfazaya duran deryâ-misâl asker fursat bulup "Bire küffâr bozulmuş" deyince ümmet-i Muhammed buz üzre Tuna'yı 103b ubûr edüp beri Yergöğü'den geçüp üç gün üç gece dağlarda ve bellerde ve köy kendlerde biter ot ve öter horos komayup hadd [ü] hasrın cenâb-ı Kibriyâ bilir ol kadar hayvânât ve mâl-ı ganâ’im üsârâlar ile asâkir-i nusret-me’ser muğtenim oldular kim bir dahi böyle olmamışdır. Hemân ol sâ‘at bu feth-i meserreti Fazlî Paşa ve Kalga Sultân âdemleriyle sa‘âdetlü pâdişâha arz eyleyüp Kalga Sultân efendimiz ile kırk bin asker olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103a–103b ·
metinde göster ·
Ez-în-cânib yine sa[de]de rücû‘ edelim. Bu şehr-i Kaşa altına Serdâr Hüseyin Paşa efendimiz ile (---) asker varup Helil Gabor'u krallığa taleb etdiğimizde kal‘a-i Kaşa hâkimi haber gönderüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 15a ·
metinde göster ·
Bu şehrin cemî‘i a‘yân-ı kibârı iskele başına istikbâle gelüp Melek Ahmed Paşa efendimiz bir alay-ı azîm ile Belgrad'a girmişdir kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Mâ-tekaddem bu şehr-i Belgrad-ı bender-âbâd sene (---) târîhinde Varat kal‘ası gazâsına giderken şehrengîz olmuşdu, ammâ şimdi cemî‘i a‘yân-ı kibâr efendimize her gece ziyâfetler eyleyüp ol kadar ni‘met-i nefîseler tenâvül edüp ol kadar zevk u safâlar etmişiz kim ta‘bîri mümkün değildir. Hakkâ ki Belgrad ziyâfetlerinde olan baklava Rûm ve Arab ve Acem'de olmak ihtimâli yokdur kim Belgrad baklavası meşhûr-ı âfâkdır. Ve şehri de diyâr-ı Rûm'un Mısır'ıdır. Bir gün Melek Ahmed Paşa efendimiz ile etrâf-ı Belgrad'ı alâ tarîki's-seyr eyleyüp cânib-i kıbleye 2 sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31b ·
metinde göster ·
… yle olduğu zü'l-celâl Allâh'a ma‘lûmdur. Ale's-seher salât-ı subhu İbrâhîm Paşa
efendimiz ile
edâ edüp tahta'l-kahve-i gûnâ-gûnlar tenâvül olunurken Çavuşbaşı İbrâhîm Ağa il …
Vâki‘-i ahvâl-i pür-melâl böyle olduğu zü'l-celâl Allâh'a ma‘lûmdur. Ale's-seher salât-ı subhu İbrâhîm Paşa efendimiz ile edâ edüp tahta'l-kahve-i gûnâ-gûnlar tenâvül olunurken Çavuşbaşı İbrâhîm Ağa ile Başmuhâsebeci Gürcî Mehemmed Efendi gelüp ba‘de's-selâm ve'l-kelâm kahvealtı tenâvül etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115b ·
metinde göster ·
Evvelâ Haseki Ağa'ya bu kadar zamân refâkatimiz sebebiyle vedâ‘ mahallinde hakîre iki yüz altun ihsân edüp der-i devlete revâne oldu ve hakîr cümle ahâlî-i Belgrad ile ve Hacı Mustafa Paşa efendim ile vedâ‘laşup Sadrıa‘zam dahi kös-i rıhletler çalup cânib-i şimâle 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28a ·
metinde göster ·
… ısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kirmân idi. Hattâ sâhib-kıran Gâzî Seydî Ahmed Paşa
efendimiz ile
diyâr-ı Erdel'de kuvvet-i bâzûsiyle yüz altmış pâre kal‘aları kabza-i teshîre a …
Ve mezkûr Seykelhit kal‘ası bizim Bihar hudûdunda bir fecc-i amîk bataklık içinde Sedd-i İskender-vâr şekl-i müdevver etrâfında tokuz tabyalı ve kırmızı tula binâlı ve cânib-i garba nâzır bir kapulu bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kirmân idi. Hattâ sâhib-kıran Gâzî Seydî Ahmed Paşa efendimiz ile diyâr-ı Erdel'de kuvvet-i bâzûsiyle yüz altmış pâre kal‘aları kabza-i teshîre alup içlerine girüp cümlesinin hedâyâların almışken ve cümle kılâ‘lar mutî‘ [u] münkâd olmuşken bu Seykelhit kal‘ası sa‘b u metîn olmak ile Seydî Ahmed Paşa'ya bir Girid mankırı vermeyüp bin yedi yüz pâre alarka topu Seydî Paşa'ya atup aslâ uğratmadı. Âhır-ı kâr Seydî Paşa dâğ-ı derûnundan "Olmaya illâ hayr gidi kâfir Seykelhit kal‘ası" deyüp hâ’ib ü hâsir dâğ-ı derûnuyla gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88b ·
metinde göster ·
… r: Kal‘a-misâl iki aded ma‘mûr kilisalardır kim fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa merhûm
efendimiz ile
ceng-i azîm ederek bu kal‘aları feth edüp cümle donanmayı bunun limanına koyup …
Kal‘a-i Todoriler: Kal‘a-misâl iki aded ma‘mûr kilisalardır kim fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa merhûm efendimiz ile ceng-i azîm ederek bu kal‘aları feth edüp cümle donanmayı bunun limanına koyup tarfetü'l-ayn içre asker-i İslâmı gemilerden taşra döküp andan kal‘a-i Hanya'ya sarıldığımız mahalde bu kal‘a-i Todoriler'in evsâfları merkûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321a ·
metinde göster ·