cümle ağavâtlarımız tâze cân bulup herkes tedârik-i râh görmeğe âgâh oldular. M …
Bu mezkûr kibâr-ı evliyâullahları ziyâret edüp niçe gûne seyr [u] temâşâlar ederken Âsitâne tarafından ulaklar gelüp paşa efendimiz yine müşevveşü'l-hâl iken buluşdular. Meğer müsellim bir semmûr kürk giydirüp "İnşâallah bir haftadan sonra Âsitâne'ye müteveccih oluruz" deyü efendimiz Kaya Sultân'ın ve Sadrıa‘zâm Çerkes Dervîş Mehemmed Paşa'nın ve'l-hâsıl cemî‘i vükelâ-yı devletin mektûbların paşa tilâvet etdirüp "Âsitâne-i sa‘âdete gelüp ikinci kubbe vezîrisiz, gelüp tahsîl-i mizâc edesiz" deyü cümle mekâtibler tilâvet olunup paşa efendimiz ve cümle ağavâtlarımız tâze cân bulup herkes tedârik-i râh görmeğe âgâh oldular. Meğer bin altmış üç senesi mâh-ı Recebü'l-mücerrebinin üçüncü gün Melek Ahmed Paşa efendimiz Rûmeli'nden ma‘zûl olup eyâlet-i Rûmeli Silâhdâr Muslu Paşa'ya vezâret ile sadaka olundu. Paşa efendimiz kâmil bir hafta sarâyda oturup levâzımât-ı râh görülünce sarâydan kalkup aşağı şehirde Balı Efendi azîzin ırk-ı tâhirinden Seyyid Mustafâ Çelebi'nin sarâyına inüp anda mihmân olup cümle tedârikler görülüp cemî‘i ağavâtlara ve cümle karakollukçulara tarcıla nâmında yigirmi kise harc-ı râh verilüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146a ·
metinde göster ·
… Andan cemî‘i İslâmbol a‘yânları gürûh gürûh ve esnâf esnâf gelüp niçesine paşa
efendimiz ve
niçe binine Çavuşbaşı kapu kethüdâlığı edüp ta‘rîf u tavsif ederlerdi. Bu keyfi …
Yedinci vezîr Defterdâr Moralı Mustafâ Paşa nümâyân olunca İpşir Paşa bilâ rikâb esb-peymâsına süvâr olunca bizim Melek Ahmed Paşa, Deferdârın hüsn-i ta‘bîrinde oldukça İpşir istimâ‘ etmeyüp Defterdâr İpşir'in rikâbın bûs etdi. İpşir aslâ nazar etmeyüp su’âl bile etmedi ve hayli tahkîrâne nazar edüp niçe ıtâb-âmîz kelimâtlar etdikçe Melek Ahmed Paşa tarafdârı olup niçe gûne 179a tarafdârlıklar ederdi. Âhir-i kâr İpşir Paşa "Birâder! Bu mudur mührü benim üzerimden iki bin kîseye almak isteyen, gider şu hayyizi!" deyüp bir hayli meydâna at sıçradup fakir Defterdâr hayli piyâde yürüdü. Andan cemî‘i İslâmbol a‘yânları gürûh gürûh ve esnâf esnâf gelüp niçesine paşa efendimiz ve niçe binine Çavuşbaşı kapu kethüdâlığı edüp ta‘rîf u tavsif ederlerdi. Bu keyfiyyet-i hâl üzre alay-ı azîm ile İpşir Paşa Üsküdar'da Salacak nâm iskele hâ’ilinde Ayşe Sultân sarâyına nüzûl edüp kurbânlar kesildi. Ve cümle İpşir askeri Üsküdar şehri içre kırk bin asker sepişüp kırk elli bin mikdârı asker-i bî-pâyân dahi hayme ü hargâhlarıyla sahrâ-yı Üsküdar'da meks edüp cümle İpşir askeri İpşir'in meks etdüğü sarâyı kat-ender-kat ihâta etdiler. Ba‘dehû İpşir Paşa'ya ve cümle istikbâle çıkan vüzerâ vü vükelâya ve sâ’ir erbâb-ı devlete Ayşe Sultân tarafından İpşir Paşa'ya bir ziyâfet-i azîm olmuşdur kim gûyâ ziyâfet-i Hâtem-i Tâyy idi. Ba‘dehû sa‘âdetlü pâdişâh tarafından Bostâncıbaşı kayığıyla Dârüssa‘âde Ağası (---)(---) Ağa ve Şeyhülislâm Ebû Sa‘îd Efendi gelüp İpşir Paşa'yı huzûr-ı pâdişâhîye da‘vet etdikde "İnşâallah yarın alay-ı azîm ile pâdişâhımın pây-ı serîrine yüzüm sürerim" deyü gitmemek sadedinde olunca cümle huzzâr-ı meclis "Ne mümkindir, elbette da‘vete icâbet edersiz" deyü ibrâm [u] ilhâh etdiler. Âhir-i kâr İpşir Paşa âbdest almak bahânesiyle mâbeyn hücresine girüp Kara Abaza Hasan Paşa ve Cân Mirza Paşa ve Kürd Mehemmed Ağa ve (---)(---)(---)(---) bu gûne haşerât ile meşveret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 178b–179a ·
metinde göster ·
gayri paşalar ve alaybeğleri ile serâperdesine nüzûl edüp mâ‘adâ asâkir-i İslâm …
Bizim elçi paşa dahi alay-ı azîmiyle ayak ayak giderek hudûd millerine iki bin adım kadar yakîn vardıkda hemân bizim elçi paşa esbâb-ı ihtişâmın arz edüp kahvealtı yemek bahânesine bir münakkaş-ı ibret-nümûn çetr-i mülemma‘ı altun toplarıyla tarfetü'l-ayn içre kurdurup cümle zer-ender-zer döşedüp paşa efendimiz ve gayri paşalar ve alaybeğleri ile serâperdesine nüzûl edüp mâ‘adâ asâkir-i İslâm cümle atları üzre pür-silâh âmâde olup durdular ve mâ-hazar mümessek ve mu‘amberîn ta‘âmlar yürüdüler. Cümle asâkire atlar üzre çörekler ve hâs u beyâz nânpâreler bezl olup ba‘de't-ta‘âm paşa mehterhâne faslı etdirüp bir hayli zamân haymesinde durup andan küffârın dahi elçisi gemilerinden çıkup hudûd milleri üzre gelüp ol dahi bir kara çadırda meks edüp yine paşaya "Buyursunlar" deyü haber gönderdikde paşa bu habere vücûd vermeyüp asker-i İslâm ile cirit oynamağa başladılar, ammâ bizim tarafımızdan Üstürgon odabaşıları kâfir elçisine varup hudûdda olan millerde kâfirin elçisin görüp paşaya gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44b ·
metinde göster ·