İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ehli beled

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
52
isabet
52 cümle/beyitte
19,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
52 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5221,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 52

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ehli beled” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 281b Der-vasf-ı reng-i rûy ve kâr [u] kesb-i ehl-i beled : Cümle halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk olmağıla reng-i rûyları dâ’ima humret üzr …
EÇS II 281b Der-ta‘rîf-i lisân u libâs-ı ehl-i beled : Erbâb-ı ma‘ârif ve tekye-şinâsân çelebîleri gâyet çokdur. Fesâhat ve belâğat ü …
EÇS II 318a … u] kesbleri değiş dokuş iledir. Kadîm-i ezelden eyle edegelmişler. On bin kadar ehl-i beled ibâdullahdır. Cümle Şâfi‘iyyü'l-mezheb ve pâk-i‘tikâd ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ …
EÇS II 349a … t [u] kûhu berf-i İlâh ile memlû idi. Paşa niçe cür’et sâhibi yiğitlere ve niçe ehl-i beled kulağuzlara ihsân [u] in‘âmlar edüp ayaklarına at kılından ve kazıldan örülmüş …
EÇS II 351a … otak develeri ve matbah ve dış kilâr ve ahûr ocağı ağırlığı yigirmi aded yarar ehl-i beled kulağuzlar ile vakt-i seherde ba‘zı atlılar dahi ubûr etdiler.
EÇS II 369a … -i Sakarya kenarınca Ağaç denizi nâm çengelistân ve hıyâbân-ı ormanistândır kim ehl-i beled olmayan garîbü'd-diyâr âdemlerin niçesi gâ’ib olmuş vahşî canavarlara ve kuttâ‘ …
EÇS III 5b … ; kurşum ile mestûr bir mescid-i ma‘mûrdur. Lâkin âbdesthâneleri harâb olmağıla ehl-i beled hakîre "İmâr eyle" deyü ibrâm etdiler, ammâ müsâfir olmağıla iktidârımız olmayu …
EÇS III 26a Bunlardan mâ‘ada bu şehr-i azîmde yüz seksen sarây hammâmı vardır deyü ehl-i beled tefâhür kesb ederler. Hakîkat yine eyledir.
EÇS III 57b–58a … e bir kerre bu şecerin Rûm tarafından bir azîm dalı kırılup zemîne düşer. Cümle ehl-i beled Rûm'da bir pâdişâh fevt olur derler. Meğer Sultân Osmân Hân asrında bir dalı kı …
EÇS III 64b … Kur’ân: Cümle (---) aded dârü't-ta‘lîm-i hazret-i Kur’ân'dır. Evâ’il-i kadîmede ehl-i beled hazret-i Kur’ân'a ri‘âyet edüp mahâric-i hurûfiyle kemâ hüve hakkuhu icrâ edeme …
EÇS III 79a–79b … âhîm Hân'a iki fil hedâyâ giderken bizim Turhal sahrâsında meks etmişler. Cümle ehl-i beled ve cemî‘i kurâ ve kasabât halkı seyr [u] temâşâlarına gitdiler. Biz dahi beş on …
EÇS III 107a Ziyâretgâh-ı Çorlu: Evvelâ Köprücü semtinde Ziyâret-i Osmân Dede, cümle ehl-i beled nezerâtlarıyla varırlar. Ve
EÇS III 122a–122b … 122b cümle besâtîn ve hadîkaları ravza-i rıdvândan nişân verir oldu. Bu kerre ehl-i beled "Sâhibü'l-hayrât şehrimiz sele aldırup çamur olur oldu" deyü sâhib-i hayra teşe …
EÇS III 122b Dediler ehl-i beled Rahmâ bize târîh içün / Geldi İbrâhîm cârî etdi cûy-ı Zemzem'i. / Sene [1075]
EÇS III 133a–133b … etdiler. Hemân bir hayli kelb yine mürga sarılup bir azîm arbede edüp temâşâcı ehl-i beled bunları birbirinden ayırmak mümkün olmayup ol günde minkârın meksûr u cenâhın m …
EÇS III 140b Sitâyiş-i libâs u lisân-ı ehl-i beled :
EÇS III 143a–143b … ak vâlide eş verüp cümle murglar âşiyânlı âşiyânına pervâz urup gitdiler. Cümle ehl-i beled bu hâle ta‘accüp etdiler. Melek Paşa efendimiz dahi ahvâl-i pür-melâle hayrân k …
EÇS IV 192b … Ammâ şiddet-i şitâ olmağile askerin tekâlîfine tahammül edemeyeceklerini bilüp {ehl-i beled} evlerin mâllarıyla bırağup dağlara firâr etmişlerdi. Cümle asâkir-i Melek Ahmed …
EÇS IV 196b–197a … yâ henüz üstâd-ı bennâ destinden rehâ bulmuş bir namâzgâh-ı niyâzgâhdır. Cemî‘i ehl-i beled istiskâ du‘âsına bunda cem‘ olurlar müstecâbü'd-da‘ve bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir …
EÇS IV 225b … ğinden Dehdîvân dahi derler. Hâlâ ol cây-ı mürtefi‘de bir mastaba esâsı vardır. Ehl-i beled andan gâfildir kim o cebelden cümle Van deryâsı ve Van kal‘ası ve Rahova sahrâs …
EÇS IV 323a–323b … sım üzre ilm-i vefk ile "Müsâfirem müsâfirem" hattı tahrîr olunmuşdur. Hâlâ bir ehl-i beled ve bir garîbü'd-diyâr-ı nâ-beled bu şehre girdikde üç kerre "Müsâfirem" deyü ni …
EÇS IV 398a … i sağîre kenârında birkaç aded su değirmânları var, etrâf kurâlardan dahi sâ’ir ehl-i beled gendümleri getirüp tahhânlar herkesin gılâlın öğüdüp öşrün alur meşhûr değirmân …
EÇS V 10a … is olup kethüdâ olmuşdu. Aleyhi mâ yüstehakk cezâsın buldu" deyü cümle aşîretin ehl-i beled hân ile sulh edüp hemân hakîr Haydar Kethüdâ ve üç aded Haydar huddâmı ve beş a …
EÇS V 31a … bâdet edem zann edüp yine halka ta‘n [u] ta‘arruzdan hâlî değil idi, ammâ cümle ehl-i beled dahi,
EÇS V 46b … edüp hedâyâ ile ordu-yı İslâm bay oldu, ammâ mukaddemâ "Hân gelmesi" haberinde ehl-i beled havfa düşüp cemî‘i esbâb [u] eskallerinin zî-kıymetlerinin Kiyu şehri ensesinde …
EÇS V 68b Evvelâ Silisre'den yine alay-ı azîm ile çıkarken cümle ehl-i beled bükâ-âlûd olup cümle sığâr u kibârın du‘â-yı hayrlarıyla ibtidâ,
EÇS V 97a … astûr olan "Tâğî" lafzı irtihâllerine târîh düşüp tahrîr olunmuşdur. Sene 1030. Ehl-i beled niçe keşf [u] kerâmetlerin nakl etdiler, ammâ kesret-i kitâbet olunmasın içün t …
EÇS V 178b … -gâye şîrîn âb-ı hayâtdır kim İslâmbol'da gûyâ Kâğızhâne suyudur ve bunda cümle ehl-i beled esbâbların gasl edüp aslâ sabun sürmeden her siyâbları gül pembe-misâl beyâz ol …
EÇS VI 53a–53b … havâ ve hoş-mâ humma-i rûşinâdır. Ve yüzden mütecâviz ev hammâmları vardır deyü ehl-i beled 53b (beled) tefâhür kesb ederler.
EÇS VI 54b–55a … fer sulehâ-yı ümmetden âdemlerdir deyü hüsn-i hâl [ü] salâh-ı ahvâllerine cümle ehl-i beled şehâdet edüp hamd-i İlâh hânelerine konup ni‘metlerin tenâvül edüp du‘â-yı hayr …
EÇS VI 58b Der-kıyâfet-i ehl-i beled : Cümle serhadli esbâbı geyüp semmûr ve gayri kalpak ve kubâdî ve pâbuç geyerler …
EÇS VI 75a … bî-pâk ü bî-pervâ girüp ahâlî-i Budin'e böyle imdâd ve zahâ’ir geldiğinde cümle ehl-i beled tâze cân bulur.
EÇS VI 82a … er bu zîr-i zemîn sarnıçlarda cem‘ olup vakt-i muhâsarada dollâblar ile çekilüp ehl-i beled nûş ederler azîm hayrâtdır.
EÇS VI mük. 137b … bir seyishâne pîşkeş verüp yine atları ehl-i kurâya emânet verüp ba‘dehu cümle ehl-i beled ile ve a‘yân-ı Pojagacık ile vedâlaşup kışla köyümüzden yarar kulağızlar alup g …
EÇS VI 147a … ânib-i şimâlîsi ve taraf-ı garbîsi serâpâ dağları mahsûldâr bâğlardır. Ve cümle ehl-i beled kayıklara ve çırnıklara süvâr olup karşu tarafdaki bâğ-ı İremlerine ve cinîn ü …
EÇS VI 148a … vâbı ve bir dizdârı ve yigirmi aded merdüm-i hisârı var, ammâ ulûfeleri yokdur. Ehl-i beled kendüleri ulûfe verirler, zîrâ Kotur'a bu kal‘aya gâyet yakın olmağile bu kasab …
EÇS VII 181b … taşıdığım üç aded iri samson kelpleri dahi gemiden çıkarup iki Maskov keferesi ehl-i beled refîk kefereler alup sayd [u] şikâr tarîkıyla nehr-i Ten'i buz üzre karşu taraf …
EÇS VIII 258b … n ile enilir hammâm-ı kesîfdir. Ammâ "Yetmiş aded sarây hammâmları vardır" deyü ehl-i beled tefâhur kesb ederler.
EÇS VIII 350b Istılâh-ı ehl-i beled : Cümle halkı Urûmca ve Arnavudca kelimât ederler ammâ başka bir gûne lehce-i ma …
EÇS VIII 354b … r. Bir hammâm dahi dâ’imâ mu‘attaldır, ammâ ev hammâmları çokdur. Kâhîce anlara ehl-i beled de girüp gasl ederler.
EÇS IX Y42b … bir semekenin nâm [u] nişânı kalmayup ol gün aslâ görünmezler aceb mutalsamdır. Ehl-i beled takrîri üzre "Kaydefâ kralenin tılsımıdır" derler.
EÇS IX Y70b … da katre-misâl kadar eksilmeye. Seng-i hârâdan kesme aşren fe-aşr bir havuzdur. Ehl-i beled mutalsamdır, derler. Bu havuza hâ’il kûh-ı balâ üzre,
EÇS IX Y74a … n olmağile ahâlî-i memleket Celâlî ve Cemâlî Karayazıcı ve Sa‘îd Arab havfinden ehl-i beled bir yere cem‘ olup Arapça nass-ı fermânı üzre meşveretlerinde yek-dil [ü] yek …
EÇS IX Y79a İlâ yevminâ hâzâ cümle ehl-i beled bu yaylada dağ u bâğ u râğ ve ırağ u yakın hıyâbânlar içre külbeler inşâ edüp e …
EÇS IX Y266a–Y266b … içinde deveyi pinhân etmiş. Bulunup ba‘de's-sübût paşa anın boynun urdu. Cümle ehl-i beled havf u haşyete düşüp dağlardan develerin getirüp iki bin deve mikdârı huccâca u …
EÇS IX Y267b … bir serâmed nahl değildir, çatal çataldır. Ve berki dahi gayri gûne olduğundan ehl-i beled bildiler kim Muhammed Emîn bed-du‘â etdi. Der-akab,
EÇS X Y185b Kureyn'den şehr-i Bilbeys'e karîb gelirken cümle ehl-i beled istikbâle çıkup rûznâmeci ve cümle erbâb-ı dîvân ve Çerâkese beğleri ve yedi bö …
EÇS X Y343a–Y343b Ve sâhil-i bahre karîb eş-Şeyh Mehemmed Efendi: Karîbü'l-ahd imiş. Cümle ehl-i beled menâkıbların nakl ederler kim Serîr-i Sakatî mertebesinde ulu sultân imiş. Hâlâ …
EÇS X Y348a … irir. Revzenleri cümle Nîl'e nâzırdır. Ba‘zı hânenin kayıkhânesi evi içindedir. Ehl-i beled birbirlerine kayıklar ile gidüp gelirler.
EÇS X Y355a … re etrâfına ve şehrin bâğçelerine bî- bilâ-hisâb tuyûr-ı vahşî-i gûnâ-gûn gelüp ehl-i beled sayd edüp kifâflanırlar ederler. Ve gömleklik beyâz kenârlı ketân bezi meşhûrdu …