… at-i seyyi’e-i berây-ı nisvân-ı sâhib-isyân: Bu şehr-i Sofya'nın havâtinlerinin
ehl-i perde
olan mestûre zenâneleri aslâ şâhrâha çıkmazlar. Meğer muztarr-ı hâl olup sûk-ı …
Diğer şekl-i hasene lâkin bid‘at-i seyyi’e-i berây-ı nisvân-ı sâhib-isyân: Bu şehr-i Sofya'nın havâtinlerinin ehl-i perde olan mestûre zenâneleri aslâ şâhrâha çıkmazlar. Meğer muztarr-ı hâl olup sûk-ı sultânîye çıkalar. Ammâ her gice niçe bin zenâne ve zâniye kirlenüp kendüyi pâk etmek içün nâpâk esbâbların yıkamak ve kendüyi yıkanmak ve bir köşede kalmak içün esbâbların boğçalayup niçesi fânûs ile niçe bini şeb-i muzlimde banaya giderim, deyü ehl-i nâ-ehlinden me’zûn olup kimi banaya kimi gayri hâneye gidüp kirlenen esbâbların yıkarlar. Bu şehre mahsûs bir ayıb şeydir. Efendimiz Melek Ahmed Paşa men‘ edem zann edüp cümle a‘yân-ı vilâyet rızâ vermediler. Her şeb bu gûne nisvânlar tâ sabâha dek gürûh gürûh gelmede ve gitmede ve gezmededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 140b ·
metinde göster ·
… eri lü’lü’-i meknûn, her siyâbı kendülere uykun, Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde
ehl-i perde
, zâhide, sâhib-i cemâl havâtîn-i mü’eddebeleri vardır. Gerçi böyle bir sevâd-ı …
Kelimâtları mevzûn ve dişleri lü’lü’-i meknûn, her siyâbı kendülere uykun, Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde, zâhide, sâhib-i cemâl havâtîn-i mü’eddebeleri vardır. Gerçi böyle bir sevâd-ı mu‘azzamda "Çam çakalsız olmaz" kelâmı üzre koç kaçkını eder nisvân-ı sâhib-isyânları da olur ammâ sâ’ir diyâra nazar ederek bu şehr-i Edirne aslah-ı mevcûddur. Zîrâ duhter-i pâkîze-ahterleri gâyet perhîzkâr pâkizeleri var kim henüz her biri birer gûne dürr-i yetîm-âsâ birer dürr-i nâ-sufte ve birer gonca-i nâ-şüküftedirler kim pederlerinden gayri er yüzün {görmüş} ve merd sözün istimâ‘ etmiş değillerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 166b ·
metinde göster ·
, zâhide sâhib-i cemâle havâtînleri var. Çârsû-yı bâzârda bir fertûte pîrezen da …
Şehr-i Diyârbekir memâlik-i Âl-i Osmân'da eyle bir diyârdır kim Hazret-i Yûnus'un du‘â-ı hayr[ı] berekâtları sebebiyle ecnâs-ı mahlûkâtun cemî‘si ile ma‘mûr oldu. Ammâ ekseriyyâ halkı Ekrâd u Türkman ve Arab u Acem'dir. Re‘âyâ vü berâyâsı cümle Ermenî'dir. Anınçün diyâr-ı E[r]men add olunur. Ve kal‘ası Şat kenârında cezîre-i Dicle'den add olunur, zîrâ Furât ile nehr-i Şat mâbeynine cezîre-i Dicle add olunur. Âb [u] hevâsınun letâfetinden halkı gâyet zekî ve sıbyânları gâyet necîb ü reşîd olup cümle halkı lisân-ı Kürdî ve Türkî ve Arabî ve Acemî ve lisân-ı Yarmenî tekellüm ederler. Talâkat-ı lisânda gâyet fusehâ-yı büleğâdan kimesneleri vardır. Ve gâyet garîb-dost u muhibb-i fukarâ âdemleri vardır. Ve cümlesi şûh u şengül ü şakrak ve nedîm ü zarîf ve nükteşinâs u tîz-fehm âdemleri vardır. Mehâbet ü salâbet ve şecâ‘atda her biri Rüstem'-akrândırlar. Ve gâyet müsinn ricâlleri ve müsinne nisvânları olur. Hakkâ ki bu vilâyetün umûmen zarâfeti gibi sâhib-i melâhatı olmaz, derler. Cümle halkı mü’min u muvahhid ve pâk-i‘tikâd u ehl-i tevhîd ve sâhib-i vera‘ âdemlerdir. Nisâ makûleleri gâyetü'l-gâye Râbi‘a-ı Adeviyye mertebesinde ehl-i perde, zâhide sâhib-i cemâle havâtînleri var. Çârsû-yı bâzârda bir fertûte pîrezen dahi yokdur. Sûk-ı sultânîde bir bint-i sagîre görseler katl ederler yâhûd pederini te’dîb ederler. Tâ bu mertebe ehl-i ırz Diyârbekir'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 208b ·
metinde göster ·
… dil eyle akıdırlar ammâ yine böyle iken her biri Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde
ehl-i perde
zâhide-i sâhib-cemâle havâtînleri vardır ve niçe bin duhter-i pâkîze-ahterleri …
Sitâyiş-i tâ’ife-i zenâne-i masdar-ı insân: Ekseriyyâ hâk-i Bağdâd'ın zenâneleri hüsn-i cemâlde ve lûtf-i i‘tidâlde olup kelimâtları cümle mevzûn ve dür-dâne dişleri gûyâ dürr-i meknûn halk olup geysû-yı müşkbârların çim-çim ve ham-be-ham edüp sarkıddıklarında bir cihetde uşşâkı mu’âhaze edüp cânlarına bin cân u dil eyle akıdırlar ammâ yine böyle iken her biri Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde zâhide-i sâhib-cemâle havâtînleri vardır ve niçe bin duhter-i pâkîze-ahterleri ve gâyet perhîzkâr bikr-i nâ-şükûfteleri var kim gûyâ her biri birer dürr-i yektâ-yı nâ-sifte ve birer gonca-i nâ-şüküftelerdir. Pederlerinden gayrı er yüzün ve erkek sözün istimâ‘ etmiş değillerdir. Ve hokka dehen ü la‘l fâm ve sîm-beden ve nâzük endâm olurlar. Ve söze gelseler bedî‘u'l-beyân u fasîhu'l-lisân olurlar. Her birinin cünbüş-i harekâtları ve reftâr u güftârları âdemi hayrân u ser-gerdân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345b ·
metinde göster ·
… ân ve bedî‘ü'l-beyândırlar, ammâ nisâ makûleleri Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde
ehl-i perde
zâhide-i sâhib-cemâle havâtînleri var.
Ve dahi sîm beden ve nâzik endâm mahbûbü'l-kulûb 116b püserânları var kim söze gelseler fesîhü'l-lisân ve bedî‘ü'l-beyândırlar, ammâ nisâ makûleleri Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde zâhide-i sâhib-cemâle havâtînleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116a–116b ·
metinde göster ·
sâhib-cemâl havâtînleri var, ammâ cemâlleri mestûrelerdir, lâkin hüsn-i cemâlde …
Der-sitâyiş-i mahbûbe-i bânûyân-ı nisvân: Ekseriyyâ nisâ makûleleri Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde sâhib-cemâl havâtînleri var, ammâ cemâlleri mestûrelerdir, lâkin hüsn-i cemâlde ve lutf-i i‘tidâlde olup kelimâtları cümle mevzûn ve dişleri dürr-i meknûn ve geysû-yı müşk-i amber sârâların sarkıtdıklarında bir cihetde uşşâkı mu‘âheze edüp hallâlarının cânlarına bin cân ü dil ile kendülerine niçe dili akıdırlar. Söze gelseler bedî‘ü'l-beyân ve fasîhü'l-lisân hulvü'l-kelâm havâtînleri var ve duhter-i pâkîze-ahterleri gâyetü'l-gâye perhîzkâr bâkire bintânları var kim henüz her biri birer dâne-i dürr-i yetîm-âsâ gonca-femm-i nâ-şüküfte ve birer dürr-i nâ-sufte Meryem-âsâ kızlardır. Eb [ü] cedlerinden mâ‘adâ er yüzün ve merd sözün istimâ‘ etmemişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130b ·
metinde göster ·
… ence ve kocaya varır gelir gâyet garîb-dost ve gurabâlardan kaçmaz ehli yanında
ehl-i perde
geçinir vâdîde vâlideleri fertûte ve kâlime zenâneleri var. "Şehir içinde cerey …
Âb [u] hevâsı latîf olduğundan şûrîze zenâneleri olur. Hattâ nisvân-ı sâhib-isyânları ehline küsüp hemân bir eşeğe binüp Sofya şehrine gidüp anda niçe bin gence ve kocaya varır gelir gâyet garîb-dost ve gurabâlardan kaçmaz ehli yanında ehl-i perde geçinir vâdîde vâlideleri fertûte ve kâlime zenâneleri var. "Şehir içinde cereyân eden nehr-i Okos'un te’sîriyle havâtînleri bu keyfiyyetdedir" deyü Plevne ahâlîsi Vireca avretlerin bu gûne medih şekilli ederler. Bizler dahi işidir revânıyız.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56b ·
metinde göster ·
… gılmânları ve zenâneleri mahbûbe-i mahbûb ve beyne'l-ünâs matlûb ve mergûb olup
ehl-i perde
afîfe hâtûnları ve mü’eddeb püserânları olur. Ve âb-ı hayât suları cârî ve revâ …
Bu kasaba yayla dibinde olmak ile âb [u] hevâsı hûb ve gılmânları ve zenâneleri mahbûbe-i mahbûb ve beyne'l-ünâs matlûb ve mergûb olup ehl-i perde afîfe hâtûnları ve mü’eddeb püserânları olur. Ve âb-ı hayât suları cârî ve revân bir kasabacık-i âbâdân ve bâğ u bâğçesi firâvân olup beyâz tutu gâyet lezîz ve eriği gâyet âbdâr-ı hoş-hor olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58b ·
metinde göster ·
… le yüz yigirmi yedi aded yerde hânedân hammâmları vardır, zîrâ haremleri cânibi
ehl-i perde
olmağile ev hammâmlarına girirler.
Der-medh-i hammâm-ı gâsilân-ı râhat-ı cân: Cümle iki aded hammâmlardır. Biri beri tarafda (---)(---) hammâmdır. Biri karşu Tabahâne tarafındadır, ammâ bu şehir içre cümle yüz yigirmi yedi aded yerde hânedân hammâmları vardır, zîrâ haremleri cânibi ehl-i perde olmağile ev hammâmlarına girirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
Der-sûret-i çîn meh-cibîn-i mahbûbe [vü] mahbûbân: Hüsn-i cemâlleri bir mertebededirler kim geysûlarının her târları şeb-târdır. Ve hâllarının her dânesi hâl-ı Hâşimî-vâr bin gez reşk-i müşk-i Tatar değer hakkâk(?) destleri değmemiş zâhide sâhib-i cemele ehl-i perde havâtînleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127b ·
metinde göster ·
… i meknûn olup geysûlarının her târı şeb-târ olup Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde
ehl-i perde
havâtînleri vardır.
Der-medh-i peyker-perî rûy-ı zenân: Cümle bintân-ı zenân meh-pâreleri bir mertebe hüsn-i cemâlde ve latîf-i i‘tidâlde olup kelimâtları cümle mevzûn ve dişleri dürr-i meknûn olup geysûlarının her târı şeb-târ olup Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde havâtînleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228b ·
metinde göster ·
havâtînleri olur. Ve câ-be-câ mahbûb cüvânları olur. (---)(---)(---)(---) (- …
Ve zenâneleri cümle elvân çuka ferrâceler ve yassı başlı beyâz çember bürünüp mü’eddebâne gezer ehl-i perde havâtînleri olur. Ve câ-be-câ mahbûb cüvânları olur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 259a ·
metinde göster ·
El-hâsıl cezîre-i Mora vilâyetinde üç yüz elli pâre şehir ve yigirmi dörd aded kazâ yerde bu Koron şehrinin mahbûb-ı matlûbu meşhûr ammâ mahbûbelerin görmedim. Ve şehir ahâlîsi dahi ehlinden mâ‘adâ havâtînlerin görmezler. Kendilerinin nakilleri üzre Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde zâhide sâhib-cemâle havâtînleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271b ·
metinde göster ·
olup her biri Râbi‘a-i Adeviyye-misâldir. 351a Ammâ ahâlî-i vilâyet gâyet gar …
Der-mahbûbeleri ehl-i perde olup her biri Râbi‘a-i Adeviyye-misâldir. 351a Ammâ ahâlî-i vilâyet gâyet garîb-dost ve âlüfte ve âşüfte yârândan ehl-i kerem ve ehl-i merhamet sofra sâhibi âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350b–351a ·
metinde göster ·
… sararlar. Ve cümle havâtînleri beyâz car bürünürler, Y 17a ammâ gâyetü'l-gâye
ehl-i perde
zenâne mahbûbeleri vardır. Anlarda dahi ba‘zısı tiryâkî imişler. Avret ola ve t …
Ve cümle Q 9bP 9b halkı çuka ferrâce ve kontoşlar geyerler. Ve ulemâ ve a‘yânları semmûr ve sof ferrâce geyüp gezerler. Ve ekseriyyâ halkı muhibb-i Mevlânâ olduklarından külâh üzre beyâz alâmet-i Muhammedî destâr sararlar. Ve cümle havâtînleri beyâz car bürünürler, Y 17a ammâ gâyetü'l-gâye ehl-i perde zenâne mahbûbeleri vardır. Anlarda dahi ba‘zısı tiryâkî imişler. Avret ola ve tiryâkî ola, ne‘ûzü billâh. Anıniçün ehilleri hânelerine gelmeyüp kahvehânelerde kıssahân ve gazelhân dinleyerek hânelerine gitmeğe iktidârları olmayup kaşına kaşına kahvede uyuya kalır, zîrâ evine varsa avreti tiryâkî kendüsi dahi tiryâkî iki lecûc bir yerde hüsn-i zindegâne edemediklerinden ekseriyyâ ehl-i hırefleri kahvede mihmân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16b–Y17a ·
metinde göster ·
… lâhların nazar-ı iksîrleri ta‘allûk eylediğinden bu şehrin cümle zenânesi gâyet
ehl-i perde
Râbi‘a-i Adeviyye-misâl havâtînleri vardır. Ve merdân-ı Hudâ-emredânlarında dah …
Ve bu şehre kibâr-ı evliyâullâhların nazar-ı iksîrleri ta‘allûk eylediğinden bu şehrin cümle zenânesi gâyet ehl-i perde Râbi‘a-i Adeviyye-misâl havâtînleri vardır. Ve merdân-ı Hudâ-emredânlarında dahi niçe bin sulehâ-yı ümmetden kûşe-nişîn ve halkdan münzevî ve bi-nişîn savm-ı Dâvûd ile gündüz sâ’im ve gece kâ’im ve müfessirîn ü muhaddisînden mazanne-i kerâme sâhib-i P 43b sülûk pîşvâ-yı tarîk Q 43b müstecâbü'd-da‘ve kimesneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y84b ·
metinde göster ·
ve mü’eddebe izârlı hâtûnları vardır. Ve ekseriyyâ halkı külâh üzre beyâz destâ …
Ve nisvân tâ’ifesi gâyet ehl-i perde ve mü’eddebe izârlı hâtûnları vardır. Ve ekseriyyâ halkı külâh üzre beyâz destâr-ı Mevlevî sararlar. Gâyet sâlih kimesneleri vardır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y99a ·
metinde göster ·
… r sarı çizme geyüp izdihâm-ı râhlardan gitmeyüp tenhâ yollardan giderler. Gâyet
ehl-i perde
hâtûnları vardır.
Ve âb [u] hevâsı sevâhil ve yaylak mu‘tedil olduğundan merâlî ve gazâlî gözlü mahbûb u mahbûbesine nihâyet yokdur. Ve zenâne kısmı gâyet mü’eddebe ve mestûrelerdir. Sîm ü zer-i hâlisden bir gûne sivri takye geyüp beyâz izâr u dutuk bürünürler. Ve bir yere gitseler sarı çizme geyüp izdihâm-ı râhlardan gitmeyüp tenhâ yollardan giderler. Gâyet ehl-i perde hâtûnları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
… Ba‘zıları kahvehânelerde rakkâslık edüp gavâzîlik ederler, ayıb değildir. Ammâ
ehl-i perde
havâtînleri başkadır, anlar cum‘a gün mezâristândan gayrı yere gitmezler. Ve cü …
şehrin âb [u] havâsının hoşluğundan siyâh-çerde buğday enlü mahbûbesi olur. Zîrâ diyâr-ı Habeş karîb olmağile Habeşe câriyelerden müştak olan sehl esmerü'l-levn olup bu gûne mahbûbesi olur. Yed-i Kudret ile mükahhal gazlî gözlü zenâneleri olur. Ve cümle siyâh izâr-ı harîr bürünürler. Cümlesinin gûşları menkûşlu ve gerdenleri tavklı ve kolları ve pâyları halhâllı al u ala ve harîr gömlekli bintân-ı sâhib-isyânları vardır. Ba‘zıları kahvehânelerde rakkâslık edüp gavâzîlik ederler, ayıb değildir. Ammâ ehl-i perde havâtînleri başkadır, anlar cum‘a gün mezâristândan gayrı yere gitmezler. Ve cümle halkı alaca kereke abâ geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y380a ·
metinde göster ·