dağların bulup anda Heremin nâm bir şehri Kalimon-ı Kehene binâ etdi. Andan son …
âyet-i delîl [ü] bürhândır kim cCebel-i Cûdî'de ba‘de't-tûfân sefîne-i Nûh Necî karâr edüp şehr-i Cûde'yi seksen nefer kimesne imâr edüp tavattun edüp evlâd-ı evlâdları münteşir olup cümle târîhde anınçün Hazret-i Nûh'a "Âdem-i Sânî" ve "Eb-i Sânî" dediler. Ba‘dehû ol şehr-i Cûde bir bender şehr-i azîm olup andan cümle evlâd-ı Nûh ve ümmet-i Nûh bu şehirden murâd edindikleri arz-ı hâliyelere istilâ edüp mahsûldâr yerleri imâr etmeğe 35a başlayup ibtidâ Arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş binâ oldu. Andan şehr-i Balîs, andan Mısr-ı Atîk mukâbelesinde Hazret-i İdrîs'in ta‘lîmiyle Cize hâkinde Sureyd Hakîm'in binâ etdüğü Ehrâm dağların bulup anda Heremin nâm bir şehri Kalimon-ı Kehene binâ etdi. Andan sonra hâlâ Mısr-ı Atîk kim ana ol asrda şehr-i Fustât derlerdi, ol imâr oldu. Bi-kavli müverrihîn Hazret-i Nûh Tûfân'dan halâs olduğu gün yevm-i Aşura idi. Herkesde bulunan ta‘âmları bir kazgana koyup tabh edüp tenâvül edüp nâmına "Aşura" dediler, Hazret-i Nûh sünnetidir. Ve ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûhı'n-Necî üç yüz sene mu‘ammer olup üç oğlu dahi oldu. Bir oğlu Hâm'dır, kara Zengiler ve Fir‘avnîler ve Cebbârîn kavmleri bu Hâm'ın zürriyyetinden vücûda gelmişlerdir. Ve bir oğlu Sâm'dır. Arab ve Acem ve cümle peygamberler anın sülâle-i ırk-ı tâhirinden vücûda gelmişlerdir. Ve bir oğlu Yâfes'dir. Türk ü Tatar ve Sakâlib Ye’cüc ü Me’cüc bunun neslinden vücûda gelmişlerdir. Bir oğlu Ken‘ân idi. Babası Nûh Nebî ile gemiye girmeyüp peygamber belinden gelüp mürtedd olan ibtidâ bu Ken‘ân'dır. Cümle Mısır Kıptîleri ve Malta kâfiri Arabı ve Cezîre-i Girid'de İsfakiye Arabı Kıptîdendir, zuhûrları Mısır İskenderiyyesi'ndendir kim asılları Kıbtî ve Ken‘ân b. Nûh'a müntehîlerdir. Ken‘ân babasıyla zevrak-ı rahmete girmeyüp bir tuç kumkuma içre me’kûlât meşrûbâtıyla kumkuma içre girüp yeye, içe, sıça devr-i dâ’im gene yeye yeye necâsetinde gark olup Tûfân'da kumkumasıyla bir kenara çıkup hâlâ Mısır'ın sa‘îd-i âlîsi elvâhât evvel-i Nakraveş kurbunda kumkuması bârçeleriyle bir gâr içre yatar. Kabâbıta kavminin ziyâretgâhlarıdır. Hakîr üç kerre uğrayup temâşâ etdik. Deyr-i kadîm-misâl bir gâr-ı yetîmân dâr-ı bî-îmândır kim ol Ken‘ân hakkında sûre-i (---) âyet (---)Arapça nassı bu Ken‘ân hakkında kıbel-i Hak'dan alâ tarîkı'l-kısas Habîb-i Hudâ'ya nâzil olmuşdur. Niçe müverrihler Hâm ve Sâm ve Yâfes Tûfân'da gemi içre bile idi, derler. Ba‘zılar, Tûfân'dan sonra vücûda geldiler, derler. Sahîhi bu ola. Netîce-i merâm Tûfân'dan sonra gemi içre olan seksen nefer kimesneden bu dünyâ benî Âdem ile mâlamâl olduğundan Hazret-i Nûh'a Âdem-i sânî derler. Bir rivâyetde Ferîdûn Hazret-i Nûh ile gemide bile idi. Tatar andan tenâsül buldu, derler. Ferîdûn'un kabri Heyhât sahrâsında medfûn olduğu inşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ammâ bu Hazret-i Nûh'un ziyâretgâhı olan Kerk-i Nûh karyesi semtinde cebel-i Deyr derler bir kûh-ı bülend vardır. Bir tarafı cânib-i garba, Berût cânibinde Akdeniz'e nâzırdır. O cebel-i müntehâ içre yetmiş iki mezâhib fırak-ı dâlleden Dürüzî Timânî ve Yezîdî ve Mervânî kavmi sâkinlerdir. Ve bu cebelde zikri sebkat eden Ken‘ân b. Nûh aleyhi's-selâmın bir mağarası vardır. Ehl-i Sâm, Ken‘ân babasıyla gemiye girmeyüp kumkuma içre bu mahalde gark olduğuna sûre-i Nûh (---) âyet-i şerîfi delîl ederler. Arapça bu mahal içündür deyü müfessirîn tefsîr etmişlerdir. Ve ale'l-ittifâk Tûfân-ı Nûh ibtidâ bu Bukâ‘ sahrâsındaki nehr-i Tennûr'dan zuhûr edüp cihânı cümle gark etdi. Mezheb-i hukemâda olanlar "Tûfân hemân Arz-ı Mukaddese'de oldu" derler. Eyle ise âyet Arapça nassına göre Hazret-i Nûh'un gemisi cebel-i Cûdî üzre ka[râr] etdikde Cûde ve Musul ve Irâk-ı Acem ve Kurna ve Basra cümle arz-ı mukaddes olmuş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 34b–35a ·
metinde göster ·
… k dalyanı tılsımâtları ve Mısır İskenderiyyesi'nde Âyine-i İskender ve Mısır'da
Ehrâm
dağları dibinde taşdan Ebü'l-hevl kellesi söylemez olup ve'l-hâsıl yedi bin ade …
Ve bu şehirde bir deyr-i mu‘azzam var idi, gûyâ Ayasofya idi. Anda Andire Yoroz nâmında bıtrîk ü kıssîs papa ve ladika ve ruhbânlar var idi. Ol ser-çeşme-i palas pûşân-ı sâhib-i nâr-ı zünnâr Andire mel‘ûn ilm-i nücûmda yed-i tûlâ sâhibi olmağıla Hazret-i Resûl-i Hudâ, Muhammedü'l-Mustafâ'nın Mekke'de zuhûr edeceğin ve cemî‘i kamâme ve düyûr mutalsamâtların münhedim olacağın ta‘ayyün-i yevm, sâ‘at, derîce, dakîka ile demiş idi. Ve ol gün bu Avganda deyri yıkılır derken hikmet-i Hudâ Mekke'de Hazret-i Mustafâ vücûda geldikde Bağdâd'da tâk-i Kisrâ ve Irâk'da âteş-gede-i Nemrûd ve Ayasofya ve Kızılelma ve Kudüs'de kamâme ve Beytü'l-lahm ve Budin Kızılelmasında Makbûl İbrâhîm Paşa'nın câmi‘ etdiği deyr-i azîm ve Üstürgon deyri kubbesi ve Üstolni-Belgrad kubbesi ve Tarabefzûn'da ve Kostantiniyye'de Sarâyburnu'nda balık dalyanı tılsımâtları ve Mısır İskenderiyyesi'nde Âyine-i İskender ve Mısır'da Ehrâm dağları dibinde taşdan Ebü'l-hevl kellesi söylemez olup ve'l-hâsıl yedi bin aded tahrîr olunan kıbâb u âteş-gedeler cümle Hazret-i Risâlet rahm-i mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekede cümlesi kudûm-i Resûl edîm-i arza kadem basınca cümlesi münhedim olunca cemî‘i millet-i Mesîhiyye bildiler kim Muhammed-i Arabî rûy-ı arza kadem basdı. Hemân ol sâ‘at bu Zağra şehrindeki Avganda deyrinde olan mezkûr papas Andire Yoros "İşte bugün Muhammed dünyâya gelir" deyü müterakkib iken bir zelzele-i azîm zâhir olup deyr-i Avganda münhedim olup içinde Papa Andire mürd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 132a ·
metinde göster ·
… sehel harâb olmak ile Kalimon hakîm yine imâr edüp anda sâkin oldu. Merhûm olup
Ehrâm
dağında defn etdiler. Oğlu Mısrâyim hakîm-i kebîr olup şehr-i Fustât'ı binâ etd …
Bu belde-i kadîmin hakkında cemî‘i millet-i Mesîhiyye müverrihleri müttefekun aleyh olup sıhhati üzre eyle tahrîr etmişlerdir kim 137a Âdem-i Eb-i sânî Hazret-i Nûh Necî Tûfân'dan necât buldukdan sonra Musıl kurbunda cebel-i Cûde'de keştî-i Nûh karâr edüp anda yetmiş nefer kimesne ile şükrân-ı selâmet herkesde ne ni‘met bulundu ise bir yire cem‘ edüp bir kazgan içre tabh eyleyüp tenâvül edüp Hakka şükür etdiler. Ol ta‘âmın ismine aşur aşı nâm kodular. Zîrâ Tûfân'dan halâs oldukları gün mâh-ı muharremin onuncu gün olmağıyla yevm-i âşir deyüp aşur aşı dediler. Andan Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm zevrakında olan yetmiş aded âdemlere nübüvvet ile fermân edüp her birini birer diyâra Kalimon keheneyi Arz-ı Hâsân'a gönderdi kim hâlâ diyâr-ı Mısır'da Bilbes şehrine Arz-ı Hâsân derler. Anınçün Mısır arz-ı mukaddesden değildir. Ba‘dehû Kalimon hakîm Mısır'a varup Hazret-i İdrîs ta‘lîmiyle binâ olunan Mısır Cizesindeki Hırem dağları ki hâlâ anlara Fir‘avn dağları derler, ammâ hilâfdır Sürid hakîm izn-i İdrîs ile binâ etmişdir. Tûfân'dan sehel harâb olmak ile Kalimon hakîm yine imâr edüp anda sâkin oldu. Merhûm olup Ehrâm dağında defn etdiler. Oğlu Mısrâyim hakîm-i kebîr olup şehr-i Fustât'ı binâ etdiğiyçün şehr-i Mısır dediler. Bu Mısrâyim dahi merhûm olup yetmiş aded evlâdı kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a gelüp birer cây-ı vatan istediklerinde her birin bir diyâra gönderüp Sırfâyil nâm bir oğlunu Rûm'a gönderüp ibtidâ Rûm'da vatan tutanın bu Sırfâyil'dir. Arz-ı Rûm'da deverân u seyerân ederek bu Sofya arzının âb [u] hevâsından ve Vitoş nâm kûh-ı bülendinden hazz edüp arz-ı Sofya'da sâkin olup her biri yüzer seneye bâliğ iken her birin birer arza gönderüp vatan dutundular. Bir oğlu Latine'dir, Dobra Venedik'e gidüp nevpeydâ Venedik körfezi sâhilinde kurâ ve kasabâtlar binâ edüp anda tenâsül bulup kavm-i Latin oldu. Bir oğlu Hersek idi. Hersek diyârı anın ismiyle müsemmâdır. Bir oğlu Vornik idi. İzvornik'de sâkin olup Voynuk kabilesi Vornik neslindendir. Bir oğlu Bulkarya'dır. Bulgar andan münteşir oldu. Bir oğlu Franka idi. Frenk andandır. Biri Hırabda idi, Hırvad andandır. Bir oğlu Boşnak idi, kavmi andandır. Bir oğlu Doşka idi, Alaman ile Venedik mâbeyninde Dodoşka kavmi andandır. Ammâ Macar Acem'den gelme Menuçehr evlâdlarından Mençır'dan galat Macar kavmidir. Sırfâyil'in bir oğlu da Romaa idi. Kızılelma Roması'nda kalup {on bir evlâdı olup her birin birer diyârı reyy ü imâr etmeğe gönderdi kim İşpaniye vilâyetinin ismidir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136b–137a ·
metinde göster ·
… verrih Mıkdısî-i Yarmenî böyle tahrîr etmişlerdir ve gerçi Me’mûn Halîfe mezkûr
Ehrâm
dağlarından İdrîs Nebî tevârîhleri âşikâre olunandan mukaddem Arab u Acem ve Ka …
Ba‘dehû Ferîdûn Şâh'ın Hazret-i Hûd du‘âsıyla on bir aded oğlu bu şehr-i Musul'da vücûda geldi. Büyük oğlu Tûr'dur, anın oğlu Nâdîm'dir, anın oğlu Peşeng'dir ve anın zâdesi Efrâsiyâb'dır. Ferîdûn'un gemide bile olan evlâdı Ebrec Şâh'dır, anın oğlu Kûşeng'dir ve anın zâdesi Menûçehr'dir kim Hazret-i Mûsâ Nebî'ye îmân getirmişdir ve yüz yigirmi yıl pâdişâhlık edüp hükmünde olan kal‘aları âbâdân eyleyüp bu şehr-i Musul'un cânib-i etrâfına handaklar kazdırup nehr-i Şatt'ı handaklar içre ve çölistân-ı Irâk içre cereyân edüp hayli mu‘ammer oldu ve merhûm olup Deşt-i Kıpçak'da Kazan şehrinde Menûçehr Şâh medfûndur. Andan sonra bu Musul'a Ferîdûn'un Selem nâm bir oğlu şâh oldu ve anın zâdesi Gâv-ı Isfahânî hâkim oldu ammâ Isfahân'da tevellüd etdi. Anın oğlu Kareb şâh oldular kim her biri birer pehlivân-ı cihân idiler. Bunlar cümle oğul oğula nebîrezâdeler İrân u Turan ve Semerkand u Luristân u Moltân diyârları sâhibi olmuşlar iken devlet-i Mısr'a tama‘ edüp cebel-i Heremeyn'den mâl-ı defâyin-küşâlık idelim derken Mısır'da merhûm olup cebel-i Heremeyn'de medfûnlardır deyü müverrihân-ı Acem ve müverrih Mıkdısî-i Yarmenî böyle tahrîr etmişlerdir ve gerçi Me’mûn Halîfe mezkûr Ehrâm dağlarından İdrîs Nebî tevârîhleri âşikâre olunandan mukaddem Arab u Acem ve Kabâbıta ve Yunaniyân-ı Rûm ve İsrâîlî târîhleri var idi ammâ bu cebel-i Heremeyn'den Me’mûn'un ihrâc etdiği târîhler cihâna velvele-ârâ oldu. Ve bu şehr-i Musul Ferîdûn ve Menûçehr devletinden sonra Âl-i Ekâsire'den Enûşirvân-ı âdile intikâl edüp Hazret-i Risâlet'in vilâdeti gicesi Tâk-i Kisrâ ve âteşgede-i Nemrûd ve niçe mutalsamâtlar ve kıbâb-ı Ayasofya ve kubbe-i Kızılelma münhedim olup ol leyle-i mübârekede bu şehr-i Musul serâpâ münhedim olup ecinne pâdişâhlarından Melik Sırfeyâîl mâlik-i Musul olup benî Âdem varamaz oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 400b ·
metinde göster ·
… rin sahrâ-yı mezâri‘lerinde âlî bayırlar üzre Ayasofya kubbesi gibi ve Mısır'da
Ehrâm
dağları gibi kırk elli yerde yüz yıllık buğday demedi yığınları var. Cümle buğd …
Hattâ bu şehrin sahrâ-yı mezâri‘lerinde âlî bayırlar üzre Ayasofya kubbesi gibi ve Mısır'da Ehrâm dağları gibi kırk elli yerde yüz yıllık buğday demedi yığınları var. Cümle buğdayın başakları yığın içinde ve kökleri taşrada olup yaz ve kışda aslâ çürümez, yüz yıldan kalmış öşr-i kral buğdaydan dağlar var. Tâ bu mertebe ganîmet şehr-i İrem olduğundan Serdâr bu şehr-i emînde emniyyet üzre karâr-dâde olup her tarafa asker-i yararlar da gönderdi, zîrâ hâciz-i hasım ve mâni‘-i kavî Kemen Yanoş-ı la‘în gâ’ilesi de ber-taraf olup diyâr-ı Erdel emn ü râhat oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
… r cümle oğul oğula ve nebîrezâdeler bir yerde kal‘a-i Balu Hân'da gûyâ Mısır'ın
ehrâm
dağları gibi kümler altlarında medfûnlardır. Ve selef pâdişâhları kabirlerinin …
Bunlar cümle oğul oğula ve nebîrezâdeler bir yerde kal‘a-i Balu Hân'da gûyâ Mısır'ın ehrâm dağları gibi kümler altlarında medfûnlardır. Ve selef pâdişâhları kabirlerinin seng-i mezârlarına cümle ahvâlâtlarıyla müddet-i medîde ömr-i girân-mâyeleri ve müddet-i saltanatları ve imâret etdikleri ve feth etdikleri dâr-ı diyârları cümle tahrîr etmişler. Hakîr dahi andan ahz edüp bu mecmû‘a-i müsevvedâtımıza tesvîd eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 172b ·
metinde göster ·
… tda iken oğlu Kâsim'ı melik etdi, ammâ bu dahi putperest-i utârid olup Mısır'da
Ehrâm
dağların yıkmağa kasd etdi. Ahâlî-i Mısır men‘ eylediler.
Ba‘dehu Ma‘âdinus hayâtda iken oğlu Kâsim'ı melik etdi, ammâ bu dahi putperest-i utârid olup Mısır'da Ehrâm dağların yıkmağa kasd etdi. Ahâlî-i Mısır men‘ eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209b ·
metinde göster ·
… 'ın eşbeh-i ser-efrâzı ve gâzî ve cânbâzıdır. Bağdâd'dan Mısır'a gelüp Mısır'da
Ehrâm
dağlarından mutalsam kenzleri çıkarup üstünden bir kat taşın münhedim etmiş, hâ …
İmdi seyyâhân-ı cihâna ve müverrihân-ı benî âdeme şöyle ayân u beyân olunur ki sene 256 târîhinde Me’mûn Halîfe Âl-i Abbasiyân'ın eşbeh-i ser-efrâzı ve gâzî ve cânbâzıdır. Bağdâd'dan Mısır'a gelüp Mısır'da Ehrâm dağlarından mutalsam kenzleri çıkarup üstünden bir kat taşın münhedim etmiş, hâlâ âsârları zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y150b ·
metinde göster ·
… n dâr-ı bâkıyeye irtihâl eyledi, demişler. Bağdâd'dan azm-i Mısır edüp Mısır'da
Ehrâm
dağlarından gencîne çıkarup ol mâl ile kayâsıralar üzre sefere gidüp ba‘zı fütü …
Ve yine bu câmi‘in sol cânibinde bir kesîf yerde merkad-i Me’mûn Halîfe. Mermer sandûkasında târîhleri ile ma‘lûmdur. Ammâ "Mezheb-i İ‘tizâldedir" deyü beyne'l-halk mezmûm olmak ile merkad-i âşiyânları ile âşikâre yerde değillerdir. Ammâ ba‘zı müverrihân mezhebden rücû‘ edüp ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at iken dâr-ı bâkıyeye irtihâl eyledi, demişler. Bağdâd'dan azm-i Mısır edüp Mısır'da Ehrâm dağlarından gencîne çıkarup ol mâl ile kayâsıralar üzre sefere gidüp ba‘zı fütühâtdan sonra 48 yaşında kendü karındaşı Me’mûn'u şehîd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y153b ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i Âdem ve İdrîs Nebî intikâlinden sonra bu
Ehrâm
dağları Sâbiyye kavmine Ka‘be idi. Her sene gelüp ziyâret ederlerdi. şimâl tara …
Ve Hazret-i Âdem ve İdrîs Nebî intikâlinden sonra bu Ehrâm dağları Sâbiyye kavmine Ka‘be idi. Her sene gelüp ziyâret ederlerdi. şimâl tarafındaki cebel-i Ehrâm'ı er kişiler ziyâret ederlerdi. Cenûb tarafındaki Ehrâm'ı avretler tavâf ederlerdi. Ammâ Hazret-i Âdem hayâtda iken her sene Mısır'dan cemî‘i evlâd [u] ensâbıyla Ka‘be-i şerîf yerinde olan Beyt-i Ma‘mûr'a varup tavâf-ı hacc edüp kâh Mısır'da ve kâh şâm-ı şerîfe karîb Havrân'a gelüp sâkin olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y3a ·
metinde göster ·
dağları ziyâretgâh-ı hâs [u] âm idi. Zîrâ cümle melikleri anda defn ederlerdi. …
Ol asırda bu Ehrâm dağları ziyâretgâh-ı hâs [u] âm idi. Zîrâ cümle melikleri anda defn ederlerdi. Tâ Hazret-i İbrâhîm'e gelince Ka‘be-misâl bu Ehrâmları tavâf ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y7a ·
metinde göster ·
dağlarından kenz-i azîmler çıkar) Yûnâniyân elinden Adana'yı ve Sis [ü] Misis v …
Bu Me’mûn, bizzât Mısır'a gelüp seyr [ü] seyrân, geşt-i cihân-ı devrân edüp (Ehrâm dağlarından kenz-i azîmler çıkar) Yûnâniyân elinden Adana'yı ve Sis [ü] Misis ve Kara Görgüz'ü ve Tarsûs'u feth edüp kal‘a içinde Câmi‘u'n-Nûr'un sol cânibinde bir muzlim küncde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y24b ·
metinde göster ·
… tennûre-i la‘lgûnu bend kılup bir heybe mecmû‘a-i tuhef ve birer post ve birer
ehrâm
ketfimize urup meğer bir çemender hâzır etmiş, kitâbları ve ehrâmları hımâra ta …
mısra‘ı mazmûnu üzre kasem-i yallâh edüp hazîne odasına girüp birer kat hırka-i Bektaşiyân Y 42b geyüp elde teber-i Müslimî(n), belde sapan-ı Dâvûdî, serlerimizde âfitâbe-i Vâhidî['yi] kec kılup bellerimize mümessek cild-i telâtîn tennûre-i la‘lgûnu bend kılup bir heybe mecmû‘a-i tuhef ve birer post ve birer ehrâm ketfimize urup meğer bir çemender hâzır etmiş, kitâbları ve ehrâmları hımâra tahmîl edüp vakt-i sabâh âlem ağyârdan bî-haber iken Tarabefzûn'dan taşra çıkup yola revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42a–Y42b ·
metinde göster ·
… uf bin Eyyûb'un Karakuş nâmında bir maslahat-güzâr âdemi Cîze şehri tarafındaki
Ehrâm
dağlarının taşların yıkup Mısır'ın Sarây kal‘asın ve Cîze şehri kantaraların in …
Nice divelden arda kalmış mihmânhânedir. Her vezîr nasîbi kadar sâkin olup konup göçer, gûyâ bir âşiyân-ı kebûterdir. Ammâ binâsı yalçın kayalar üzre vâki‘ olmuş zemînden yüz arşın âlî sedd-i metîn üzre üçer kat tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir binâlardır. Esâsının her taşı fîl cüssesi kadar seng-i hârâlardır. Bu taşları sene (---) târîhinde Sultân Salâhaddîn Yûsuf bin Eyyûb'un Karakuş nâmında bir maslahat-güzâr âdemi Cîze şehri tarafındaki Ehrâm dağlarının taşların yıkup Mısır'ın Sarây kal‘asın ve Cîze şehri kantaraların inşâ etmişdir. Ammâ Sarây kal‘ası bedenleri yerine şâhnişînler ve revzenler ve gûnâ-gûn maksûre ve kâ‘alar vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y81b ·
metinde göster ·
… bâbıta asrında bu mahalde tucdan bir koç tılısmı var idi. Yüzü Cîze tarafındaki
Ehrâm
dağlarına nâzır idi. Kaçan kim ol tuc koç ayaklarıyla eşinüp gıjgırsa ol sene M …
Ahmed Tolun bir kal‘a binâ etmeğile Kal‘atü'l-Kepş dediler. Zîrâ Kabâbıta asrında bu mahalde tucdan bir koç tılısmı var idi. Yüzü Cîze tarafındaki Ehrâm dağlarına nâzır idi. Kaçan kim ol tuc koç ayaklarıyla eşinüp gıjgırsa ol sene Mısır'da koyun çok olup ol mahalde koyun bâzârı olduğundan Cebelü'l-Kebş derlerdi. Ve yine hâlâ koyun bâzârı anda olur. Ve hazret-i Mûsâ çoban iken koyunların bu mahalde otladup ibâdet etdüği mahal hâlâ Ahmed Tolun câmi‘inin mihrâbı Hazret-i Mûsâ ve Hazret-i Hızır makâmıdır kim Hazret-i Resûl Ahmed Tolun'a vâkı‘asında;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y91b ·
metinde göster ·
Yigirmi iki arşını geçüp yigirmi dörd arşın olduğu zamân mine'l-cebel ile'l-cebel deyü nidâ ederle, ya‘nî bir dağdan bir dağa Nîl taşdı, demekdir. Dağdan murâd Mısır'ın cânib-i garbîsinde Cîze tarafında Heremeyn dağları vardır, iki büyük bir küçük amelî dağdır. Anlara beyne'l-halk Ehrâm dağları derler, ammâ efvâh-ı avâmda Fir‘avn dağı derler. Nîl-i mübârek anların dâmenine dek taşsa mine'l-cebel ile'l-cebel derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y147a ·
metinde göster ·
… up sene 198 târîhinde âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe Bağdâd'dan Mısır'a gelüp
Ehrâm
dağlarından gencîne ve gûnâ-gûn kitâblar çıkarup bu Ümmü'l-kıyâs'ı ol defîne mâ …
Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile Ümmü'l-kıyâs harâb olup sene 198 târîhinde âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe Bağdâd'dan Mısır'a gelüp Ehrâm dağlarından gencîne ve gûnâ-gûn kitâblar çıkarup bu Ümmü'l-kıyâs'ı ol defîne mâlıyla ta‘mîr ü termîm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y148a ·
metinde göster ·
… dahi bir gûne zamîmeler etdiler. Ammâ Y 148b Me’mûn Halîfe Mısır'da kalmayup
Ehrâm
dağlarından çıkardığı mâl-ı firâvân ile Antâkıyye kayserleri üzre sefere gidüp …
Ba‘dehu sene 785 târîhinde yine âl-i Abbâsiyân'dan el-Mütevekkil Alallâh Muhammed ibn el-Muktazıd Billâh Ebûbekir zamân-ı hilâfetinde kâ’immakâmı olan Sultân Berkûk'a fermân edüp anlar dahi bir gûne zamîmeler etdiler. Ammâ Y 148b Me’mûn Halîfe Mısır'da kalmayup Ehrâm dağlarından çıkardığı mâl-ı firâvân ile Antâkıyye kayserleri üzre sefere gidüp cemî‘i dâr [u] diyârların başlarına dar edüp deyrlerinden de deyyâr bir küffâr-ı bed-girdâr ber-karâr kalmayup cümlesinin karârları firâra mübeddel olup gelüp Tarsûs kal‘asın muhâsara edüp anı dahi amân vermeyüp feth etdi. Ba‘dehu Me’mûn kırk sekiz yaşına bâliğ iken kendü karındaşı Me’mûn'u şehîd etdi, sene 199. Hâlâ Tarsûs'da Câmi‘ü'n-Nûr'un kurbunda bir muzlim köşede mermer sandûka içinde medfûndur. Târîhiyle hakîrin mazbûtudur, ziyâret etmişizdir. Ammâ merhûm Me’mûn Halîfe'nin Mısır'da Ümmü'l-kıyâs'dan gayrı hayrâtı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y148a–Y148b ·
metinde göster ·
Efvâh-ı nâsda Ehrâm dağı derler. Avâm mâbeyninde Fir‘avn dağları derler. Ammâ lisân-ı Kıbtîde Berâbî derler. Bi-kavli Târîh-i İbn Celâl ibtidâ bu Heremler dağların binâ eden Kâyin oğlu Hunûh oğlu Mahvîl oğlu Dermeşîl oğlu Berâb binâ etdiğiyçün bu dağlara Heremeyn-i Berâbî derler. Nîl'in cânib-i garbîsine vâki‘ olmuş iki büyük ve bir küçük dağlardır. Cânib-i erba‘ası ceyrân ve gâv-ı beyâbânî ve kurd ve hargûş makûlesi şikârlar bulunur. İnşâallâh aşağıda mahalliyle bânîsi ve ne içün binâ olunup mutalsam olundu, anı beyân ederiz, ve's-selâm. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y225b ·
metinde göster ·
dağlarına lisân-ı Kıptî'de Berâbî derlerdi. Zîrâ iptidâ bu Heremleri binâ eden …
{Ammâ bi-kavli müverrih İbn Celâl, bu Ehrâm dağlarına lisân-ı Kıptî'de Berâbî derlerdi. Zîrâ iptidâ bu Heremleri binâ eden Kayin oğlu Hanûh oğlu Mahvîl oğlu Dermeşîl oğlu Berâb'dır, anıniçün bu dağlara Berâbî derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y232a ·
metinde göster ·
Bu hakîr ana yüz kantâr bârûd-ı siyâh ile altı hazîneli bir Kandiye kal‘ası lağımı atsam Ehrâm dağların ihrâm gibi havâya münkalib edüp ân-ı sâ‘atde ka‘r-ı zemînde Nîl'e âsâr-ı binâdan temeli bile kalmazdı. Ammâ hakîkatü'l-hâl vech-i arzda böyle bir binâ-yı azîm görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y233a ·
metinde göster ·
… ahâ-yı bülegâ kimesne kişi idi. Ba‘de'l-feth Amr ibnü'l-Âs'ın izniyle bu Zünnûn
Ehrâm
dağlarına girüp anda olan ibret-nümâ hatları okuyup lisân-ı Arabîye terceme ede …
Tetimme-i cebel-i Heremeyn oldur kim Melik Mukavkıs'dan Hazret-i Risâlet'e elçilik ile gidüp îmâna Y 234a gelen Zünnûn-ı Mısrî Sa‘îd-i âlî'de Şark Ahmîm nâhiyesinde mütevellid olmuş ferîdü'd-dehr bir fusahâ-yı bülegâ kimesne kişi idi. Ba‘de'l-feth Amr ibnü'l-Âs'ın izniyle bu Zünnûn Ehrâm dağlarına girüp anda olan ibret-nümâ hatları okuyup lisân-ı Arabîye terceme eder. Ol hatlar budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y233b–Y234a ·
metinde göster ·
… e Bağdâd'dan Mısır'a geldükde Me’mûn'un vezîri idi. Sene 205 târîhinde Mısır'da
Ehrâm
dağların Me’mûn Halîfe münhedim edüp kenz çıkarırken büyük Ehrâm'dan bir taş dü …
Kabr-i Abdullâh ibn Tâhir: Nusaybin nâm şehirden Ekrâd tâ’ifesinden müdebbir ve zevî'l-ukûl âl-i Abbâsiyândan bir kimesne idi. Me’mûn Halîfe Bağdâd'dan Mısır'a geldükde Me’mûn'un vezîri idi. Sene 205 târîhinde Mısır'da Ehrâm dağların Me’mûn Halîfe münhedim edüp kenz çıkarırken büyük Ehrâm'dan bir taş düşüp bu Abdullâh ibn Tâhir vezîr merhûm olup İbn Yâmen civârında defn olundu. Üzerine Me’mûn Halîfe azîm kubbe ve âsitâneler binâ edüp atebe-i ulyâsı üzre târîhleri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y272b ·
metinde göster ·
… -i Ehrâmlar'a gelüp Tûfân'dan evvel ma‘mûr olan şehirlerinden âsâr-ı binâ ancak
Ehrâm
dağların buldular, gördüler kim süknâ mümkün değil, ol mahalden kalkup Menûf ol …
Ba‘dehu bu Menûf'u taht edinüp evvelkiden ziyâde amâr etmişdir. Ammâ ibtidâ imâreti Tûfân'dan sonra Hazret-i Nûh'un oğlu Hâm'dır, Hâm oğlu Bayzar'dır, ve Bayzar kayın babası Kalîmûn Hakîm Kâhin ile ba‘de't-tûfân Hazret-i Nûh'dan me’zûn olup Eski Mısır'ın karşusundaki cebel-i Ehrâmlar'a gelüp Tûfân'dan evvel ma‘mûr olan şehirlerinden âsâr-ı binâ ancak Ehrâm dağların buldular, gördüler kim süknâ mümkün değil, ol mahalden kalkup Menûf olan yere gelüp âsâr-ı binâlar etmeğe başladılar. Tûfân'dan sonra arz-ı Mısır'a kadem basan bu Bayzar bin Hâm bin Nûh Nebî'dir. Cümle ta‘allukâtıyla otuz kişi idi, anıniçün Menûf deyü tesmiye etmişlerdir. Menûf, mâfeden galatdır, Kıbtî lisânınca mâfe otuz adedine derler. Ba‘dehu Bayzar niçe yüz yıl mu‘ammer olup Menûf şehrinde azîm binâlar ihdâs edüp rûy-ı zemîn-i Mısır'da ibtidâ hâkim olan bu Bayzar bin Hâm'dır ve ibtidâ binâ olunan bu Menûf'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y282a ·
metinde göster ·
… r olup âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe tevârihâta mâ’il olmağile Mısır'a gelüp
Ehrâm
dağların feth edüp niçe bin pâre kitâb-ı İdrîs'i ve kitâb-ı Dânyâl'ı çıkarup li …
Binâ-yı azîm ve diyâr-ı kadîm şehirdir. Bu sedd-i Ye’cûc-misâl kal‘a-i İskenderiyye'nin hakkında niçe bin müverrihler evsâfın tahrîr etmişlerdir, ammâ cümleden mu‘teber Kabâbıta tevârîhleri mu‘temed tevârîhlerdir kim hübût-ı Âdem'den sonra kalem Hazret-i İdrîs'e verilmişdir. Kıbtî kavmi ol zamândan berü ilâ yevminâ hâzâ rûz-merre cümle vakâyı‘âtı tahrîr etmededirler. Eğer kefereler ise de anlardan cemî‘i zamânda kizb ve habt-ı kelâm sâdır olmamışdır. Anıniçün cemî‘i edyânda tevârîhleri mu‘teber olup âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe tevârihâta mâ’il olmağile Mısır'a gelüp Ehrâm dağların feth edüp niçe bin pâre kitâb-ı İdrîs'i ve kitâb-ı Dânyâl'ı çıkarup lisân-ı Arabî ile terceme etdi. Ve niçe yüz Kıbtî tevârîhlerin dahi lisân-ı Kıbtîden Arabî ile terceme edüp ol tevârîhlerin kavli üzre, ibtidâ bu İskenderiyye tûfân-ı Nûh'dan sonra Bayzar bin Hâm ki birâder-i Sâm'dır, Nûh Nebî gayrı evlâdlarından rûgerdân olup bu Bayzar'a du‘â edüp tenâsül bulup Mısır'a mâlik olup İskenderiyye'yi binâ etdi ve Menûf'u taht edindi. Ol asırda İskenderiyye şehrinin ismi Rukûde idi. Hâlâ Alman diyârında İskenderiyye'ye Rukûde derler. Ammâ lisân-ı Yûnânda Aleksandire derler. Cümle kavm-i Kabâbıta bundan tenâsül bulmağile Ebü'l-kabâbıt derler. Otuz evlâdı oldu. Büyük oğlu Mısrâyim idi. Arîş'den tâ İsvân-ı Sûdân'a varınca melik olup ba‘dehu babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp tûfândan evvel vefât eden Hürmüs Melik yanında Heremeyn'de defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y313b ·
metinde göster ·
… ır idi, bu Mısır'ın babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp Tûfân'dan evvel vefât edüp
Ehrâm
dağlarında defn olunan Hürmüs'ün yanına bu Bayzar'ı defn etdiler ve oğlu Mısır …
Bu Elvâh-ı Kebîr'in bânîsi kable't-Tûfân kehhân-ı mine'l-kehâyin Kalîmûn Hakîm binâsıdır. Anıniçün bu şehre Kalîmûn derler. Ba‘de't-tûfân Bayzar bin Hâm'dır kim Ebü'l-kabâbıt'dır, anın otuz oğlu oldu, büyük oğlu Mısır idi, bu Mısır'ın babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp Tûfân'dan evvel vefât edüp Ehrâm dağlarında defn olunan Hürmüs'ün yanına bu Bayzar'ı defn etdiler ve oğlu Mısır Mısır'a müstakil melik olup yigirmi tokuz karındaşlarına ekâlîm-i Mısır'ı tevzî‘ edüp diyâr-ı Mısır'ı amâr etdiler. Ve cümlesi Tûfân'dan iki bin altı yüz âm mürûr edince devletleri tamâm olup Mısır meliki dahi fevt edüp Ehrâm dağlarında babası Bayzar yanında Mısır'ı defn etdiler. Ol asırda bu Ehrâm dağları tâ Hazret-i İbrâhîm'e gelince Ka‘be-misâl ziyâretgâh-ı hâs [u] âm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448b ·
metinde göster ·
… bin altı yüz âm mürûr edince devletleri tamâm olup Mısır meliki dahi fevt edüp
Ehrâm
dağlarında babası Bayzar yanında Mısır'ı defn etdiler. Ol asırda bu Ehrâm dağla …
Bu Elvâh-ı Kebîr'in bânîsi kable't-Tûfân kehhân-ı mine'l-kehâyin Kalîmûn Hakîm binâsıdır. Anıniçün bu şehre Kalîmûn derler. Ba‘de't-tûfân Bayzar bin Hâm'dır kim Ebü'l-kabâbıt'dır, anın otuz oğlu oldu, büyük oğlu Mısır idi, bu Mısır'ın babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp Tûfân'dan evvel vefât edüp Ehrâm dağlarında defn olunan Hürmüs'ün yanına bu Bayzar'ı defn etdiler ve oğlu Mısır Mısır'a müstakil melik olup yigirmi tokuz karındaşlarına ekâlîm-i Mısır'ı tevzî‘ edüp diyâr-ı Mısır'ı amâr etdiler. Ve cümlesi Tûfân'dan iki bin altı yüz âm mürûr edince devletleri tamâm olup Mısır meliki dahi fevt edüp Ehrâm dağlarında babası Bayzar yanında Mısır'ı defn etdiler. Ol asırda bu Ehrâm dağları tâ Hazret-i İbrâhîm'e gelince Ka‘be-misâl ziyâretgâh-ı hâs [u] âm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448b ·
metinde göster ·
Bu Elvâh-ı Kebîr'in bânîsi kable't-Tûfân kehhân-ı mine'l-kehâyin Kalîmûn Hakîm binâsıdır. Anıniçün bu şehre Kalîmûn derler. Ba‘de't-tûfân Bayzar bin Hâm'dır kim Ebü'l-kabâbıt'dır, anın otuz oğlu oldu, büyük oğlu Mısır idi, bu Mısır'ın babası Bayzar ibn Hâm vefât edüp Tûfân'dan evvel vefât edüp Ehrâm dağlarında defn olunan Hürmüs'ün yanına bu Bayzar'ı defn etdiler ve oğlu Mısır Mısır'a müstakil melik olup yigirmi tokuz karındaşlarına ekâlîm-i Mısır'ı tevzî‘ edüp diyâr-ı Mısır'ı amâr etdiler. Ve cümlesi Tûfân'dan iki bin altı yüz âm mürûr edince devletleri tamâm olup Mısır meliki dahi fevt edüp Ehrâm dağlarında babası Bayzar yanında Mısır'ı defn etdiler. Ol asırda bu Ehrâm dağları tâ Hazret-i İbrâhîm'e gelince Ka‘be-misâl ziyâretgâh-ı hâs [u] âm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448b ·
metinde göster ·
Hazret-i Süleymân rîha emr edüp ol mahalle nüzûl edüp Ehrâm dağları huddâmlarının hâtûnlarından bir müsinne hâtûn buldular, andan su‘âl edüp ol mahallin gösterüp derhâl ka‘r-ı Nîl'den cinnîler Hazret-i Yûsuf'un sandûkasın tahtına alup rîha emr edüp berg-i hâtif gibi Kudüs'e cebel-i Ceyrûn'a Halîlü'r-rahmân cenbinde babası Hazret-i Ya‘kûb'un yanında defn etdiler. Hamd ol Hâlık'a kim anı dahi birkaç kerre ziyâret etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
dağların binâ eden Sûrîd kehene-i köhnenin binâsıdır. Ehrâm dağları ile Fustât …
Şehr-i azîm ve bilâd-ı kadîm imiş. İbtidâ bânîsi Ehrâm dağların binâ eden Sûrîd kehene-i köhnenin binâsıdır. Ehrâm dağları ile Fustât şehri ki Mısır-ı atîkdir, anların iskelesidir. Mısır hâkinde (---) kîse iltizâmlı kâşiflikdir. Yüz tevâbi‘iyle ve yedi bölükden mevcûd ve müsellah mustahfızân askeri ile hükûmet eder a‘lâ kâşiflikdir. Ve kendüye senevî kırk kîse mâl hâsıl olur. Ve şeyhü'l-Arabı Habîroğlu'dur, çöl cânibinin hâkimidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… imiş. İbtidâ bânîsi Ehrâm dağların binâ eden Sûrîd kehene-i köhnenin binâsıdır.
Ehrâm
dağları ile Fustât şehri ki Mısır-ı atîkdir, anların iskelesidir. Mısır hâkinde …
Şehr-i azîm ve bilâd-ı kadîm imiş. İbtidâ bânîsi Ehrâm dağların binâ eden Sûrîd kehene-i köhnenin binâsıdır. Ehrâm dağları ile Fustât şehri ki Mısır-ı atîkdir, anların iskelesidir. Mısır hâkinde (---) kîse iltizâmlı kâşiflikdir. Yüz tevâbi‘iyle ve yedi bölükden mevcûd ve müsellah mustahfızân askeri ile hükûmet eder a‘lâ kâşiflikdir. Ve kendüye senevî kırk kîse mâl hâsıl olur. Ve şeyhü'l-Arabı Habîroğlu'dur, çöl cânibinin hâkimidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·