İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

eküp

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
23
isabet
22 cümle/beyitte
8,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi239,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–23 / 23

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“eküp” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 158a … ret-i Mûsâ varup ol hâtûn Mûsâ'nın ayağı altından gubârı alup mübârek gözlerine eküp Hazret-i Mûsâ şifâ buldu. Bu hâl üzre ol hâtûn iki yüz sene kehhâllık etdi. Amm …
EÇS I 166a … âncıyân: Dükkân 105, neferât 208, pîrleri ibtidâ Hûşeng Şâh'dır, pembeyi zemîne eküp sidik ile sıvarup bi-emr-i Hudâ kettân oldu, ilâ yevminâ sidik gibi râyihası va …
EÇS I 172a … mesne pâlûde murâd edinüp iki fincân bir akçeye alup üzerine zencebîl ve darçın eküp ve gülâbdân ile ta‘zîmen gülâb saçup bu gûne kâr ederler. Ammâ önlerinde peştem …
EÇS I 188a … m lehem bâr ile bir işi birbirine yapışdırmak içün kuyumcular lehem üzre borayı eküp bi-emrillâh âteşde iki gümüş birbirine muttasıl olup yekpâre olur.
EÇS III 58b … zret-i Mu‘âviye ile bu mahalde Sıffîn-i nahsîn cengin ederken bu mahalde pirinç eküp bu uyûn ile reyy edüp hâlâ anların kerâmetiyle Hudâyî pirinç hâsıl olduğundan b …
EÇS IV 207b–208a … âhlariyle meks edüp bostânlarına kavun ve karpuz ve gûnâ-gûn sebzevât ve şükûfe eküp kâr ederler. Ammâ bunda bir gûne reyhân ekerler kim herkesün hudûdu kenârında e …
EÇS IV 207b–208a … p kâr ederler. Ammâ bunda bir gûne reyhân ekerler kim herkesün hudûdu kenârında eküp bir ayda gûyâ olup mızrak kaddi oldukda ol reyhândan 208a içerisi görünmek ih …
EÇS IV 391b … mezra‘alarında hod giyâhât [u] nebâtâtları ve pembe vü hinduvâneleri bir kerre eküp ikişer üçer kerre mahsûl aldıklarından cümle müverrihân şehr-i Nasîbîn derler a …
EÇS V 70b … tiremeyüp cemî‘i Anadolu ve Karaman ve Mar‘ayş ve Sivas eyâletlerinin ahâlîleri eküp biçmeği ve yeyüp içmeği şehirlerinde bırağup götürmede yenli ve bahâda ağır zî- …
EÇS VII 69a … meydân-ı bezme gelüp zemîni sulayup kabak ve karpuz ve kavun ve hıyar tohumları eküp üstâdları bu ekilen tohumların üstlerine sepe sepe işeyüp alâ mele’i'n-nâs tarf …
EÇS VII 108a … ir. Ve dâ’imâ yedikleri darıdır, ammâ ehl-i hâl olan meşâyihân ve sofîleri arpa eküp ekmeğin yerler, zîrâ Hazret-i Peygamber dâ’imâ arpa ekmeği yerdi derler. Anıniç …
EÇS VII 108a–108b … Sâhib Geray Hân şeyhin pederine ihsân edüp irsile intikâl eden hâk-i pâkde arpa eküp biçüp kendi eliyle el değirmeninde 108b çeküp pişirüp yer. On binden mütecâvi …
EÇS VII 128a … at yiyemez. Bir kîle gendümü elli kîle verir. Ammâ boza darısın re‘âyâları çok eküp yerler ve boza ederler. Bir kîlesi yüz kîle darı verir.
EÇS VII 161b Ve bu diyârda tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Ancak askerî tâ’ifesi eküp biçüp pâdişâha öşr vermeyüp öşr-i şer‘îsi kendüye ulûfe kayd olunmuşdur. Hîn-i …
EÇS VII 169b … ağa meyyâllerdir. Ve gâyet çiftçi ve ekinci kefereleri vardır. Lâkin kırk günde eküp biçüp der-anbâr ederler, hemân ellinci günde kar yağar. Ammâ bir kîlesi yetmiş …
EÇS VII 176a … ayrısın dutarlar. Ve cümle arabaların develer çeküp develer ile çift sürüp ekin eküp darı yerler, gayri buğday ve arpa nedir bilmezler. Ve hıll [u] hurmetden bir şe …
EÇS VIII 334a … r ve bâğçeler içre sedd-i azîmler edüp bâğları ve tarlalarına pembe ve kalımbok eküp yerler.
EÇS VIII 336a … tobralar ile sâ’ir topraklı olan köylerden toprak uğurlayup üzerlerine kalımbok eküp kalımbok ekmeği yerler. Cümle toprak hırsızlarıdır.
EÇS X Y178a–Y178b … yerine bir kamış sokup vilâyet-i Sûdân'da hâsıl olur bir nebâtât gubârıdır, anı eküp bi-emrillâh kanı munkatı‘ olur. Ve üstüne santa ağacı yaprağı tozu ve dahi üstü …
EÇS X Y216a … lan re‘âyâ vü berâyâ var ise arâzî-i Mısır'ı zirâ‘at edüp bir senede yedi kerre eküp yetmiş nev‘a mahsûl hâsıl olur. Böyle mahsûldâr türâb ve böyle Ferhâd gibi çalı …
EÇS X Y237b … n ağacı: Mu‘ammer olmaz, bir gûne küçük ağaçdır. Şeker kamışı bâğları etrâfında eküp anın şükûfesi râyihasından ol bâğa sıçan ve gelincik haşerâtları girüp şeker ka …
EÇS X Y404b … r. Ve Berâbire'si ticâret ü zirâ‘at ile mukayyed olup şa‘îr ve dürre ya‘nî darı eküp biçüp gıdâları arpa ve darı ekmeği ve lahm-ı tayrî ve cemel eti ve südüdür. Ve …
EÇS X Y450b … ’sîr edüp mezkûr nisâ ol taşı kazıyup Hazret-i Mûsâ'nın yine ayağı tozun gözüne eküp olan veca‘ı teskîn olup Hazret-i Mûsâ handân olup ta‘accübe (---) (---) (---) o …