İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

el

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
454
isabet
412 cümle/beyitte
168,3
milyonda
tüm derleme göre
5
eserde geçiyor
1
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi437178,5
Dede Korkut Kitabı13400,7
Kül Tigin Yazıtı21.018,3
Manichaica I-III1485,7
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)198,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 454

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“el” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KT G 13 y[(a)g]uḳ (e)l : (e)rs(e)r : (a)nç(a) t(a)ḳı : (e)rig y(ė)rte : ers(e)r (a)nça : (e)r(i)g y(ė) …
KT D 4 yogçı : sıġ(ı)tçı : öŋre : küün : tugs(ı)kda : bükli : çöl(lü)g (e)l : t(a)bġ(a)ç : tüpüt : (a)p(a)r : pur(u)m : ḳıırḳ(ı)z : üç ḳuu-rıḳ(a)n : ot(u)z …
Man T II D 171-226–236 … uş kaşu hanı ordo çigil k(e)nt erkligi ulug türkdün pr(a)sda[nk]lı çigil arslan el tirgök [alp] borguçan alp [t(a)r]kan beg elantük erksintük u[gurın]ta yme amtı …
ShoR Sho.Rosia 6.2.2.1/12–19 … i /// ///// oġlan-ları 又/// ///-t’ 皆自Ο /// /// 相從 oḫşa[şıp] /// /// [抅留] 沙 küro el /// /// tayanmış erti ///
EÇS I 11b … der-zere müstağrak olmuş kat-ender-kat kemer kuşaklu sipâh kulları selâma durup el bağlarlardı. Ve yüz bin piyâde murassa‘ tâclu kemer-beste kullar dahi önü sıra …
EÇS I 14b … i nasârâyı kırmağa başladı. Ba‘dehu Kostantîn'in anası Hellana bu Niron Kıral'ı el altında katl etdi}.
EÇS I 15a–15b … ve gümüş mücevherli asâlar ile Atmeydânı'ndaki dîvânhânede Kostantîn huzûrunda el bağlayup dîvân sürüp hidmet ederlerdi.
EÇS I 23b Andan ılgar ile Gelibolu kal‘asının demir kapusuna Süleymân Şâh Bismillâh deyüp el urup bi-emrillâh Gelibolu kal‘asının fethi Bismillâhi'r-rahmâni'r-rahîm'dir.
EÇS I 27b … kim bunlar Türk askeri bir tâ‘ûndur kim gemileri içre girmişler, âlat-ı silâha el kaldırmağa iktidârları yok. Ve limana girdikde şâdumân içün cemî‘i top u tüfeng …
EÇS I 30b … âz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâlet el verüp bir gırîv ü feryâd-ı şâdumânî etdiler. Kâ‘ide-i uslûb-ı hatîb üzre hutbey …
EÇS I 38b … ân uryân olup hânesine gelüp artık hânesinden taşra çıkmayup alâyık-ı dünyâdan el çeküp halkdan münzevî bir câzibe sâhibi büyük âdem idi. Ammâ Unkapanı'nın iç yü …
EÇS I 65b … içe bin âdem içinde bir bir bî-bâk [u] bî-pervâ takrîr edüp yine zemîn-bûs edüp el bağlayup hâmûş-bâş oldu.
EÇS I 69b … bûselik makâmın ederiz, zîrâ ibtidâ kirişmemezdir, nefesimiz ancak ol perdelere el verir, dervîşânca afv ile mu‘âmele buyurun" dedim.
EÇS I 71b … ba‘de'l-musâfaha kânûn-ı pehlivânân üzre birbirlerine üç kelle pîr-i yârî urup, el dutuşup, öpüşüp görüşüp birbirlerine ejdehâ-vâr sarılırlar idi. Ammâ Hünkâr gaz …
EÇS I 104b … vardır. Ammâ bu Mustafâ Hân sâhib-i kerâmet bir pâdişâh idi. Devlet-i cihândan el çeküp yine kendü hâline komazlardı. Fâtih-i Eğre Mehemmed Hân'ın esenn evlâdı i …
EÇS I 113a Derhâl Geysûdâr'ı bulup bir kere dest-i şerîfiyle Receb Paşa'nın vücûduna {el} sürüp ol sâ‘at Recep Paşa renc-i inkıbâzından halâs olur. Ve,
EÇS I 121b … an eş-şehîr bi-Hocazâde: Ayasofya câmi‘i içinde tecdîd-i vuzû’ ederken dünyâdan el yudu. Eyyûb'da binâ etdikleri dârü'l-kurrânın hazîresinde mütevârî hâk-i pâk-i …
EÇS I 122b Diyelim rûhıyiçün Fâtiha dâ’im el açup / Adn-i a‘lâyı makâm eyleye Kâsım Paşa. / Sene (---).
EÇS I 122b Dedi târîhi Nihâdî el açup / Fâtiha okuyalım rûhıyiçün. / Sene (---).
EÇS I 145b … le huddâmlar ağaçlar ile havân içini karışdırmadadırlar. Allâhümme âfinâ, demir el havâna dokunursa âteş çıkup cümle huddâmları tayr-ı ebâbîl gibi hevâya perrân g …
EÇS I 147b … Emîn Refref nâm bir cennet burağı getirüp Hazret-i Risâlet ile Hazret-i Cibrîl el dutuşup karındaş olup Cibrîl-i Emîn eydir:
EÇS I 149a … göbeği yerinde kemeri bendi üzre edüp ba‘dehu sağ eliyle pîrin seccâdesi üstüne el arkasın koya ve,
EÇS I 149a … ddi ferzendinin beline bağlayup elindeki asâyı şâkirdi eline verüp rû-be-rû sağ el , sağ ele alup iki baş parmaklar taşra kalup bî‘at ü ahd âyetin ale'l-ittifâk hu …
EÇS I 149a … er ki ol âyet: Arapça ilâ âhirihi, tilâvet olunup andan Fâtiha tilâvet olunup el yüze süreler. Ba‘dehu ferzendin üstâdı şâkirdine huzzâr-ı meclisler mâbeyninde,
EÇS I 149a … yla nazar etme ve ulular önünde gitme ve sâbır ol ve hamûl ol ve komadığın yere el uzatma ve emânete hıyânet etme ve fakru fahrî ile kanâ‘at eyle" deyüp bu gûne n …
EÇS I 150a Kirpik yülütmek cümle harâmdan el çekdim demekdir.
EÇS I 150b Kollarına bilezik komak, harâmdan el çeküp bâkireyim demekdir.
EÇS I 151a Üçüncü mâlın terk eylemekdir ya‘nî alâyık-ı dünyâdan el çekmekdir.
EÇS I 154b–155a … ve niçe elvân zehirli göz mîlleri ve malafa ve çimşîr işkence ve ne‘ûzü billâh el ayak kırmağa balta ve malafaların cümle kemerine bend kılup sâ’ir halîfeleri da …
EÇS I 155a … (---) medfûndur. Bu seyislerin içinde hûb-âvâz ile hicâz makâmında teğannî edüp el urarak ubûr ederler. Ammâ vüzerâ seyisbaşıları atlar üzre miyânlarında tâze Ara …
EÇS I 157a–157b … süvâr olup sarığın başka bir ata yükledüp herbiri birer gûne destârıyla 157b el açup du‘â ederek ubûr ederler. Andan,
EÇS I 160b … ân: Kârhâne-i değirmen-ı esb: {Bunların Hazret zamânında pîrleri yok idi. Cümle el değirmeni peydâ etmişlerd[i]. Ba‘dehu su değirmeni peydâ olup sene (---) târîhi …
EÇS I 161a … inin pîri yokdur, zîrâ hayvânlara azâb-ı elîm olduğundan ekmeğinde gınâ yokdur. El değirmeni çekmek sünnet-i Resûl'dür. İle'l-ân Mekke ve Medîne'de el değirmeniyl …
EÇS I 161a … ınâ yokdur. El değirmeni çekmek sünnet-i Resûl'dür. İle'l-ân Mekke ve Medîne'de el değirmeniyle kifâflanır niçe bin ibâdullâh vardır.
EÇS I 161b … nda "Allâ[h] yansuru's-sultân" deyü def [u] kudüm [ve] makrafalara darblar urup el çarparak maval ırlayarak bir hây-hû ile alayköşkü dibinden ubûr ederler kim sad …
EÇS I 164b … kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, …
EÇS I 168a … rdirler kim gûyâ her biri berk-i hâtifdir. En ileri çâpük olan gelüp baş koyuna el urup alır, isterse yeni silâh kuşanmış acemî usta olsun, baş koyunu ol alır kân …
EÇS I 171a … caklar binâ edüp her dükkânları zer [u] zîvere gark edüp pâk dilberân huddâmlar el kavuşup her dükkânda zî-kıymet kâseler ve fağfûrî tabaklar ve mertebânî-i Gavrî …
EÇS I 176a … ganîmet olmuş üsârâları cümle gılmân u cevârîleri zeyn edüp piyâdece sürü sürü el ele verüp gûnâ-gûn pençe-i âfitâb mahbûb u mahbûbeleri alay alay alayköşkü dibi …
EÇS I 180a … dahi bakkâlbaşıya yamakdır. Tahtırevânlar üzre dükkânlarında leblebi yaparak ve el değirmeninde leblebi unu ederek ubûr ederler.
EÇS I 214b Gel imdi Evliyâ bunlardan el çek / Yeter etdin bulara karnın ölçek / Eğer keyfiyyet ise sende maksûd / Taleb …
EÇS I 214b … e / Urur Ferhâd-veş dağlara tîşe / Bilün lezzet alan aşkı Hudâ'dan / Yumar göz, el çeker bu mâsivâdan / Ne denlü keyfin olsa hep mecâzî / Ölüm seyr etdirir sana H …
EÇS II 227b–228a … vâs-vâr dalup bir dilberin huzuruna çıkup selâm verir. Kimi bir biri üzre çıkup el ele olup aşağı zeber-dest âdemler deverân edüp üstünde çelebiler gûnâ-gûn lu‘be …
EÇS II 227b–228a … et etmeyüp yatarlar. Ba‘zı zaman cümle âşıkân-ı sâdıkan yek dil, yek cihet olup el ele verüp keştî-bânların "[Hey] yâ Mevlâ" sadâları gibi bir hây-hûy ile el ele …
EÇS II 227b–228a … olup el ele verüp keştî-bânların "[Hey] yâ Mevlâ" sadâları gibi bir hây-hûy ile el ele deverân etdikçe havz-ı azîm içre olan mâ-i tâhir girdâb-ı bahr-i Ummân gibi …
EÇS II 236b–237a … da pâdişâhâne zevk [u] safâlar edüp şeb [u] rûz huzûrunda on sekiz ban oğlu ban el kavşırup çâker bendesi gibi hizmetinde olurlardı. Âhir bu ahvâl Cem Şâh karında …
EÇS II 238b–239a … a varup Sadreddîn-i Konevî hazretlerin ziyâret ederken türbe-i pür-envârdan bir el zâhir olup bu şeyhi dâmeninden çeküp sandûka yanında oturdup "Ikra‘ Yâsîn-i şer …
EÇS II 241a … i gam-gînimize varup peder u mâderlerin dest-i şerîflerin bûs edüp huzûrlarında el bağlayup karâr etdiğimizde peder-i azîzimiz eyitdi,
EÇS II 241a–241b … gözüm, kalma geri. Alay bozma, tarla basma, yârân pâyine sarkma. Komadığın yire el uzatma. İki kişi söyleşirken dinleme, nân u nemek hakkın gözet, nâ-mahreme naza …
EÇS II 261b–262a … müsellah tüfenk ve beş bin yay ve kırk bin ok ve altı bin harbe ve beş bin şişe el kumbarası ve elvân u elvân âlât-ı silâha müte‘allık niçe bin mühimmâtları cemî‘ …