İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

elem*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
117
isabet
116 cümle/beyitte
43,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
22
farklı biçim
32 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi11747,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 117

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“elem*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 25b–26a "Beğim sen elem çekme; bu kal‘anın fâtihi sen olasın deyü âlem-i şehzâdeliğinde sana tebşîr etm …
EÇS I 27b–28a … ve bu kadar sıbyân [u] 28a nisvân esîr-i giryân oldu deyü giryân olduğunuzda ' Elem çekme beğim, İslâmbol'u feth edeceğiz günde gâret olan Akka'dan gelmiş akîde ve …
EÇS I 80b … lâvet edüp mefhûmu ma‘lûmları olunca emr-i pâdişâhîyi bûs edüp başı üzre koyup " el-emrü emrüküm" deyüp ağaya üç kîse guruş ve bir semmûr kürk ve on çavuşa ellişer guru …
EÇS I 80b … inşâ’allâh ben dahi lalam ile ol câniblere azîmetim vardır" dedükde İpşir Paşa eleminden zerd-rû olup meyyit-i müteharrik oldu. Melek zemîn-bûs eder şekilli olup pâdişâ …
EÇS I 115a … ik bir mücrim yoldaşları ele girse haps ederdi. Bir gün bu Deli Çelebi pederine elem-zede olup "sabâh ölürsün" der.
EÇS I 139b … 'i bu mahall-i gazabda sekiz çubuk urup "Sekiz seneye hilâfete işâretdir. Oğlan elem çekme zikr eyle, zikr târîhinden sonra te’dîbimle meydân-ı hilâfet senindir, al …
EÇS I 186a Bir kerre bu Kostanta Süleymân şehzâdeye elem-zede olup "Bin deyenek uram" deyü yemîn eder. Âhir Süleymân Hân vâlidesi Kostanta'ya …
EÇS I 202a–202b … lup asker-i İslâmı cenge kılındırmağa sebeb oluruz. Bâ-husûs pâdişâhım bir şeye elem-zede oldukda def‘-i gam içün huzûrunda on iki makâm yigirmi dörd şu‘be ve yigirmi dö …
EÇS II 274a–274b … li müte’ellim olup bükâ-âlûd oldular. Hemân Mahmûd Efendi eydür: "Hey beğim! Ne elem çekersin, sözü verenden alan uslu gerek. İbtidâ sernâmelerinde cezîre-i Girid'i …
EÇS II 274b Ba‘dehû pâdişâh, Venedik mel‘ûnu nâmesinin eleminden def‘-i gam içün "Şehzâde-i âzâdelerim lu‘bede-bâzlık etsinler" deyü destûr-ı şâ …
EÇS II 275a … Ahmed Hân eydür "Ne hikmetdir kim elçi nâmesi kırâ’at olunaldan berü gumûm [u] elem beni almışdı. Def‘-i gam içün şehzâdeleri oynadırken birkaçının burunları kanay …
EÇS II 358a–358b … sı yine ben varup eline yapışdım. Seni tarîk-ı hakka götürür mürşid-i kâmil kim elem çekme âkıbet yolun selâmetle sırât-ı müstakîmdir. Ammâ sen de bu avânlar ile ge …
EÇS III 29a … mmâ Hazret-i Âdem cennetden hübût etdikten sonra kendüye firâk-ı Rabbü'l-âlemîn eleminden nisyân el vurup ba‘dehû cebel-i Arafât'da Hazret-i Havvâ ile kırlangıç tayrı vâ …
EÇS III 29b … lah âsân getire. Der-i devlete yolcusun!" dedikde aklım başımdan gidüp ne çâre " el-Emrü emrüküm" deyüp ol gice Murtezâ Efendi cümle mektûbları yazup ale's-sabâh cümle …
EÇS III 40b–41a … e varup mektûb-ı muhabbet-uslûbu şeyhe tapşırınca şeyh me’âl-i kelâm-ı anlayup " el-Emru emrüküm!" deyüp na‘leynin üzre âbdest alırken hemân şeyhin bir gözü şehîd olur. …
EÇS III 62a Esmâ-i a‘yân-ı recul-i Türkmân: Elemşâh , Kılıçalp, Dişbudak, Korkut, Boğaalp, Musladin, Yezîd, Mezîd, Mevzûd, Merden, S …
EÇS III 93a–93b … â-rikâb süvâr olup üç yüz kadar âteş şehbâz ile hakîr bile gidüp "Evliyâ Çelebi elem çekme. Helâl mâlın ise yabana gitmez" deyü tesellî-i hâtır verüp "Hemân bize ce …
EÇS III 114a Kad büniye'l-mescidi'l-vechi'l-meliki'r-rahmân / eş-Şehir bi'l-kâtibi Balı el-Emîn Osmân / Zamân-ı Devlet-i Sultân Bâyezîd Hân / Ce‘allallahu mülkehû fi'l-emni ve …
EÇS III 123a Hummâ elemin çekdim yok zerrece dermânım / Himmet ediniz bize [de] Akyazılı Sultânım
EÇS III 169b … zâle defterine kayd ederim" dedikde âkıl Mehemmed Paşa'nın aklı başından gidüp " el-emrü emrüküm" deyüp huzûr-ı pâdişâhî tahrîr edüp bir mu‘temed kapucubaşısına verüp " …
EÇS III 172a … ubbe-nişînim vezîr-i âli tebârımsın!" deyü yine hatt-ı şerîf geldi. Hemân paşa " el-emrü emrüküm" deyüp süvâr olup sarây kapusundan taşra fermân-ı pâdişâhî yerin bulsun …
EÇS III 177a … âtına vâkıf-ı esrâr olup yine andan mektûblar alup bize gel" buyurdular. Hakîr " el-Emru emruküm!" deyüp âmâde olup yetmiş kıt‘a mekâtîbleri ve ulak emirlerin alup ol s …
EÇS III 177a … : Andan hân-ı Husrev Paşa'yı geçüp ve karye-i Bayıd'ı geçüp meşakkat u derd [u] elem çekerek,
EÇS III 182b–183a … hatt-ı şerîfi bûs edüp ber- ser koyup kırâ‘at etdi. Ve "Fermân pâdişâhımındır, el-emru emrüküm" ve "Tiz tuğlar dîvânhânemize çıksın" dedi. Ve gelen ağaya bir kîse alt …
EÇS IV 213a … de ve burnu deliklerinde bile kehleleri vardır, ammâ kendüleri pire ve kehleden elem-zede olmak yokdur. Vücûdları hod tüğlü bir ak kelb gibi olmağile kehleden mürekkeb b …
EÇS IV 222b … -i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ olunmasın Bedlîs hazînedâra fermân edince " el-Emrü emrüküm" deyüp kal‘ayı Bismillah ile esâsına şürû‘ etmede. Andan İskender bir k …
EÇS IV 232a … ! Bre ha sen bunu unutma ha!" deyü bir nidâ etdi. Monlâ Muhammed bildi kim paşa elem-zede olmuşdur. Hemân ejderhâyı eyle bir kerre deverân edüp ejderiyle paşa katarının …
EÇS IV 236a … a. Sana nasîhatim budur." deyince hân eydür: "Hakkâ ki ata ve dede nasîhatidir, el-emrü emrüküm, sultânım" deyüp hân ile Paşa yine öpüşüp vedâlaşup giderken hân paşaya …
EÇS IV 265a … dem hân ile mukâbele idelim. Ya baht ola, ya taht." deyüp cümle huzzâr-ı meclis el-emrü emruküm, dediler ammâ yine Diyârbekir tarafına giden çaşıtların gelmesine munta …
EÇS IV 279a–280a Netîce-i kelâm 280a şehr-i Bitlîs'e olan hasâre ve hâna olan elem-i kesâre ve askerine olan kırkın-ı kazâ-yı şerâre dedesi Ziyâeddîn ve Şeref Hân z …
EÇS IV 288a … Kotur, şu kotur u potur sengistânda bir kal‘a binâ eyle." dedikde Kotur vezîr " El-emrü emrüküm." deyüp bu çengelistânda sene 693 târîhinde bu kal‘a-i Kotur'u Kotur Hâ …
EÇS IV 297b Cümle yigirmi mahalle ve on mihrâbdır. Cümleden Safî Hân câmi‘i ve Elem Şâh câmi‘i ve Kepayasan câmi‘i ve Ba‘dumah câmi‘i, gayriler ma‘lûmum değildir.
EÇS IV 310a … âdır. Ammâ cümleden Hudâverdi Hân sarâyı ve Hamza Sultân ve Pîr Budak Sultân ve Elem Şâh Hân sarâyları bâğ-ı İremlerdir ve cümle hâk-i pâk ile mestûrdur.
EÇS IV 408b … Hudâ hakkiyçün ben seni göndermezdim. Ammâ Evliyâm sen benimsin ve ben seninim, elem çekme. Dağ dağa kavuşmaz âdem âdeme kavuşur." deyüp üçüncü gün hakîre üç kise g …
EÇS V 5a … uma bir aylı ve günlü bir cevâhir zarflı sâ‘at verdikde hakîr dahi gaş[y] olup " El-emrü emrüküm" deyüp hâzır-bâş oldum.
EÇS V 16b–17a … hapisden ıtlâk eyle" dedikde hemân Hüseyin Ağa-yı dûrbîn-fikr, "N'ola sultânım! El-emrü emrüküm, bana kapucular kethüdânızı koşun şimdi teslîm edeyim" dedikde,
EÇS V 18b " Elem çekme Hüseyin Ağa, Defterdârzâde efendin merhûm olduysa Melek sağ olsun. Demin …
EÇS V 26b Buyurdular kim " Elem çekme lalam, an-karîb sana bir eyâlet ihsân ederim. Hemân du‘â-i hayrımda ol" d …
EÇS V 32a Hakîr eyitdim: "Bir vâkı‘a gördüm ammâ elemimden aslâ hâtırımda yokdur kim gûyâ bir şey görmemişim" dedim.
EÇS V 50a–50b Hân eydir: "Da‘vete icâbet gerek. El-emrü emrüküm" deyüp, Hân ale's-sabâh atlanacak olup bu mahalde bu hakîr Hân'dan me’z …
EÇS V 53a "Pâdişâhım el-emrü emrüküm deyüp me’mûr olduğunuz gazâya teveccüh buyurup basîret üzre olun" deyü …
EÇS V 53b " El-emrü emrüküm" deyüp âmâde oldu.
EÇS V 63a–63b " El-emrü emrüküm" dedim. Ve şâmlı Alî Ağa'yı Edirne üzre Boğazhisâr'a Köpürlü Mehemmed P …
EÇS V 78a–78b … lü eydir: "Bire hey âdem, ayıb değil midir, 78b bir avrat içün böyle edersin? Elem çekme. Ben sana bir sultân dahi veririm, ahdim olsun" dedikde,
EÇS V 79b "Evliyâ sen elem çekme, lâkin eğer sen ölürsen, hazînedâr sağ kalırsa hazînedârı öldürürüm. Eğer …
EÇS V 92b … Cânpoladzâde Çakırcıbaşı mektûbların verüp kırâ’at etdikde mefhûmu ma‘lûm olup " El-emrü emrüküm, fermân pâdişâhımındır" deyü kendüde bulunan on tazı ve on re’s kelb-i …
EÇS V 135a–135b … ’allâh sene-i âtîde seninle Tımışvâr ovasında mülâkat olup seni bir hâl ederiz. Elem çekme. Var Budin'e girüp kal‘ayı bir hoşca amâr edüp hıfz [u] hırâset üzre ol’ …
EÇS V 137a Paşa-yı müdebbir, " El-emrü emrüküm" deyüp hil‘at-i pâdişâhî geyüp ve kemerine şimşîr-i şehriyârî bend kılu …
EÇS V 142b Paşa efendimiz, " El-emrü emrüküm" deyüp ol ân tuğlar otak önüne du‘â ve senâ ile çıkup kurbânlar kesilüp …
EÇS V 146a … mışdır. Ve bu gazâda bunların bu küffâr-ı hâksâr-ı bed-tebâra etdikleri sitem-i elemi bir kimesne etmemişdir, zîrâ bu asâkir bir topdan düşman üzre talattum-ı deryâ- …