… ükde cümle huzzâr-ı meclis taraf taraf ma‘kûl deyüp derhâl pederimiz bu niyyete
El-Fâtiha
deyüp seb‘ü'l-mesânî kırâ’at olundukda derhâl İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Gala …
"Sultânım İslâmbol tokuz kerre amâr ve tokuz kerre harâb olmuşdur. Ammâ dest-i Âl-i Osmân'daki gibi ilâ-hâze'l-ân bir zamânda böyle harâb olmamışdır kim her ne cânibinden olursa dost [u] düşman der [ü] dîvârlarının münhedim olan yerlerinden arabalar ile girüp çıkılır. Ekâlîm-i seb‘a pâdişâhları mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir İslâmbol ola ve pâ-yı taht-ı Âl-i Osmân ola, lâyık değildir kim sizin zamân-ı hükûmetinizde bu kal‘a böyle harâb [ü] yebâb ola. Ve bu kadar bin yıldan berü cümle der [ü] dîvârları siyâh-rû kala. Dîn-i mübîn gayretine ve Âl-i Osmân şevketine şunun ta‘mîr [ü] termîmine bezl-i himmet buyurun. Pâdişâh-ı zıll-ı İlâh inşâ’allâh Revân'dan mansûr [u] muzaffer geldükde âşiyânı olan Belde-i Tayyibeyi dürr-i beyz-âsâ gördükde cihân cihân safâlar kesb edüp inşâ’allâh hidmetiniz mukâbelesinde ihsân-ı azîmeye mazhar olup inkırâzu'd-devrân nâm-ı şerîfiniz hayr ile yâd olunur" dedükde cümle huzzâr-ı meclis taraf taraf ma‘kûl deyüp derhâl pederimiz bu niyyete El-Fâtiha deyüp seb‘ü'l-mesânî kırâ’at olundukda derhâl İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının dördün dahi cem‘ edüp ve şehremînin ve dör[d] mi‘mârbaşı ve sekbânbaşı ve'l-hâsıl cemî‘i ser-i kârda olan iş erlerine fermân olunup İslâmbol'un cümle dörd bin yedi yüz mahallesinin imâmlarına tenbîh ü te’kîd olup ta‘mîr ü termîm-i kal‘a-i İslâmbol içün imdâd teklîf olunup deryâ-misâl bennâ ve ummâller ile niçe bin âdem cem‘ olup Sultân Murâd Hân Revân fethine revâne olup feth edüp gelince bir senede Koca Bayram Paşa İslâmbol'u ve Galata kal‘aların ve cemî‘i câmi‘-i selâtînleri ta‘mîr ü termîm edüp İslâmbol henüz bir tim iken beyâz bir dürr-i yetîm olup ahâlî-yi İslâmbol'dan kesâfet gidüp ferahnâk oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
… n ü's-sultân es-sultân Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân tâbe serâhüm ve ce‘alallâhu
el-firdevse
mesvâhüm hazretleri İslâmbol'u feth edince Arapça sıfat-ı kâşifesinin hurûfu …
Hamd-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ol Hâlık-ı kevn [ü] mekâna olsun kim her emrin tedbîrinde birer hükm-i ezelîsi vardır kim selâtîn-i İslâm-ı Âl-i Osmâniyân es-sultân ibn ü's-sultân es-sultân Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân tâbe serâhüm ve ce‘alallâhu el-firdevse mesvâhüm hazretleri İslâmbol'u feth edince Arapça sıfat-ı kâşifesinin hurûfu târîh-i fethine mutâbık olan dârü's-saltanati 30b 'l-aliyye Kostantıniyetü'l-mahmiyye hamâhallâhu an ru‘bu'l-beliyye Sultân-ı mûmâ-ileyh hazretleri Akşemseddîn hazretlerinin mukaddemâ fethini ve vakt [u] sâ‘ati ve derîcesiyle fethin ta‘yîn etdüği günlerde bi-emrillâh feth oldu kim hicret-i nebeviyyenin sene 857 târîhi mâh-ı Cemâzilâhiresinin yigirminci günü kim yevm-i erba‘ada feth olunduğu mâh-ı Temmûz'un on ikinci günü idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a–30b ·
metinde göster ·
… r âdem, bizi kendi hâlimize koy. Biz senin dediğin âdem değiliz" deyü niçe gûne
elfâz-ı
yâve ve niçe kerre şütûm-ı dilâzârlıklar eder, yine Gülâbî Ağa sipâhın eteğin e …
"Bire var âdem, bizi kendi hâlimize koy. Biz senin dediğin âdem değiliz" deyü niçe gûne elfâz-ı yâve ve niçe kerre şütûm-ı dilâzârlıklar eder, yine Gülâbî Ağa sipâhın eteğin elinden komayınca sipâh Gülâbî Ağa'ya bir pergâr çevirüp bir kaç yerde başın mecrûh edüp semmûr kürkün pâre pâre eder. Cemâ‘at-i kebîrenin bir haylisi bunların mâbeynlerin fasl edüp giderler. Ammâ yine Gülâbî Ağa sipâhın yanından bir hatve ba‘îd olmayup ricâ ve minnet etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b ·
metinde göster ·
Hâssa-i Altun top: Bir kimesne nisyâna uğrayup işitdiği hâtırında kalmasa gerekdir kim tâ Ayasofya kubbesinin ortasında maslûb olan altun top altında yedi kerre sabâh namâzın kılup üç kerre: "Allâhümme yâ kâşife'l-müşkilât ve yâ âlime's-sırrı ve'l-hafiyyât" deyüp her vakitde yedişer siyâh üzüm tenâvül etse bi-emrillâh zekiyyü't-tab‘ necîb ü reşîd ola kim bir istimâ‘ etdiği elfâz derûnunda en-nakşı ke'l-hacer ola. Zîrâ bu kubbe Hazret-i Risâlet'in ağzı yarıyla ta‘mîr olunmuşdur. Altında bir kerre ibâdet edenin dünyevî ve uhrevî hayr murâdâtı bi-emrillâh hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a ·
metinde göster ·
… ol kadar kelâm-ı örfiyye ve talâkat-ı lisân ihsân etmişdi kim bi'l-bedâhe niçe
elfâz-ı
tumturâk ile kendi ihtirâ‘ımdan gûnâ-gûn latîfe-âmîz şakalar ve bikr-i fikrimde …
Ve bi-emrillâh Cenâb-ı Bârî hakîre ol kadar kelâm-ı örfiyye ve talâkat-ı lisân ihsân etmişdi kim bi'l-bedâhe niçe elfâz-ı tumturâk ile kendi ihtirâ‘ımdan gûnâ-gûn latîfe-âmîz şakalar ve bikr-i fikrimden bikr mazmûnlar sâdır olurdu. Ve bir kerre etdiğim şakayı mükerrer etmek ihtimâlim yok idi, meğer kendüler tâlib olalardı. Ve Karahisârî tarzı hatta tâlib olup hâlâ Harem-i hâsda çok alâmetlerim vardır kim her fünûnda yed-i tûlâ sâhibi olup pâdişâhımızın iltifât [u] ihsânından dâ’imâ mesrûr [u] handân idim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 71a ·
metinde göster ·
ve el-üstâdü'l-kâmil Abdülhalîm Efendi, ya‘nî Ahîzâde Çelebi: Bunlar Ebussu‘ûd- …
el-Mevlâ el-fâzıl ve el-üstâdü'l-kâmil Abdülhalîm Efendi, ya‘nî Ahîzâde Çelebi: Bunlar Ebussu‘ûd-ı Sânî'dir, diller ile medh olunmaz. Târîh-i güfte-i Hâşimî:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 108b ·
metinde göster ·
Şemseddîn Ahmed eş-şehîr bi-Kadızâde: Pederlerinin türbesi bâbına El-hayru fîhi …
el-Mevlâ el-fâzıl Şemseddîn Ahmed eş-şehîr bi-Kadızâde: Pederlerinin türbesi bâbına El-hayru fîhi deyü târîh yazar. Zürefânın biri dahi tas[h]îh edüp Lâ hayre fîh yazar. Ve bu Şemseddîn Kadızâde, şeyhülislâm iken merhûm olup Küçük Karaman reh-güzârlarında türbe-i pür-envârlarında medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 109b ·
metinde göster ·
ivaz Efendi eş-şehîr bi-Manavkadî: Alâ’iyye livâsında Manavgad nâhiyesindendir. …
el-Mevlâ el-fâzıl ivaz Efendi eş-şehîr bi-Manavkadî: Alâ’iyye livâsında Manavgad nâhiyesindendir. Eğrikapunun iç yüzünde bir latîf câmi‘i ve medrese ve dârü'l-hadîs-i rûşeni hareminde medfûndur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 110a ·
metinde göster ·
Mustafâ eş-şehîr Bostân Efendi: Tire şehrinde bir tâcir-zâdedir. Edirnekapusu h …
el-Mevlâ el-fâzıl Mustafâ eş-şehîr Bostân Efendi: Tire şehrinde bir tâcir-zâdedir. Edirnekapusu hâricinde medfûndur. Fazîlet-i bâhire sâhibi ve ahlâk-ı hamîdesi bir vech ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111b ·
metinde göster ·
Abdullâh Efendi bin Alî ibn Abdullâh bin İlyâs bin Şeyh Mehemmed bin İlyâs eş-ş …
el-Mevlâ el-kâmil ve's-sadr el-fâzıl Abdullâh Efendi bin Alî ibn Abdullâh bin İlyâs bin Şeyh Mehemmed bin İlyâs eş-şehîr Alî Çelebizâde'dir: Avâm-ı nâsda Bitlicezâde demekle meşhûrdur. Târîh-i vilâdeti, Fazl-ı İlâh'dır, sene (---). Dâhil-i kal‘ada Şerîfe Kadın 112b mescidi hareminde ol azîz pederleri cenbinde medfûndur. Monlâ-yı merhûm vâsıtatü'l-akl, ulemâ-yı fuhûl, mecma‘u'l-bahreyn, cevâhir-i ma‘kûl u menkûl usûl [u] fürû‘da yegâne-i asr idi. Kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112a–112b ·
metinde göster ·
, el-kâmil Mustafâ Efendi ibn Azmîzâde: Hâletî Çelebi derler. Asrında sultân-ı ş …
el-Mevlâ, el-fâzıl, el-kâmil Mustafâ Efendi ibn Azmîzâde: Hâletî Çelebi derler. Asrında sultân-ı şu‘arâ idi. Niçe mücelled te’lîfâtları vardır ve Dîvân-ı Hâletî gâyet mu‘teberdir ve rubâ‘iyyâtda bî-bedeldir. Hattâ bu Hâletî hâlet-i nez‘de bu kıt‘ayı bi'l-bedâhe demişlerdir. Kıt‘a,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112b ·
metinde göster ·