… isyân etmemişlerdir. Bu Erdel diyârına Hak bereket versin dörd kerre seferinde
elimize
belağan mâ-belağ mâl-ı ganâyim üsârâ girmişdir.
Bu Eyâlet-i Erdel dörd sancakdır. Bir kavmi Hayduşak'dır, bir kavmi Erdel'dir, bir kavmi Seykeldir, bir kavmi Saz Macarı'dır. Cemî‘i zamânda {Saz kavmi} Âl-i Osmân'a isyân etmemişlerdir. Bu Erdel diyârına Hak bereket versin dörd kerre seferinde elimize belağan mâ-belağ mâl-ı ganâyim üsârâ girmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
… yedi esîr ve yigirmi at ve üç semmûr ve bir çift sîm üzengi ve gayrı sîm âvânî
elimize
girdi. Târîh-i güfte-i Kemen Yanoş-ı esîr:
Hamd-i Hudâ bu gazâda bu hakîrin destine on yedi esîr ve yigirmi at ve üç semmûr ve bir çift sîm üzengi ve gayrı sîm âvânî elimize girdi. Târîh-i güfte-i Kemen Yanoş-ı esîr:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 84a ·
metinde göster ·
… rûnü'r-Reşîd hılâfetinde şehîd olmuşdur. Bu tekyede olan fukarâya Balıkhisâr'da
elimize
giren âmedân-ı ihsân-ı Hüdâ'dan on guruş tasadduk ve üç aded kurbân zebh eyleyü …
Yaz meydânı ve kış meydânları vardır. Cümle Çubukovası ve Yabanovası ve Murtatovaları cümle ayak altında nümâyândır. Ve bu âsitânenin evkâfı gâyet çokdur. Ve senede bir kerre azîm mevlûdü olup kırk elli bin adem cem‘ olur. Zîrâ bu Hüseyin Gâzî, İmâm Hüseyn evlâdından sâdât-ı kirâmdan olup İmâm Hüseyn gibi bu Hüseyin Gâzî dahi dest-i küffârda dîn-i mübîn uğuruna sene 244 târîhinde Hârûnü'r-Reşîd hılâfetinde şehîd olmuşdur. Bu tekyede olan fukarâya Balıkhisâr'da elimize giren âmedân-ı ihsân-ı Hüdâ'dan on guruş tasadduk ve üç aded kurbân zebh eyleyüp Şeyh Memi Cân Dede'nin hayr du‘âsın alup cümle fukarâ gülbâng-ı Muhammedî çekdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 355b ·
metinde göster ·
… âhîde Melek Ahmed Paşa efendimiz huzûrunda hil‘at-ı pâdişâhî ile behremend olup
elimize
Defterdâr Moralı Mustafâ Paşa ve tershâne emîninden temessükâtlar ve huccet-i ş …
Bu bâlâda tahrîr olunan hizmet-i pâdişâhîleri fermân-ı hümâyûn üzre beş ayda tahsîl edüp Tershâne-i âmireye teslîm etdiğimiz mukâbelesinde dîvân-ı pâdişâhîde Melek Ahmed Paşa efendimiz huzûrunda hil‘at-ı pâdişâhî ile behremend olup elimize Defterdâr Moralı Mustafâ Paşa ve tershâne emîninden temessükâtlar ve huccet-i şer‘iyyeler alup yine efendimiz Melek Ahmed Paşa hizmetinde âsûde-hâl idik. Meğer İpşir Paşa Haleb'den gelmeyüp İslâmbol içer bir hay huy güft-gû olup cümle halk İpşir'in gelmesinde şekk [ü] şübhede idiler. Ve ser-i kârda olan kimesneler havflerinden İpşir İslâmbol'a gelmeyüp Celâlî olmasına ve Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa gibi Üsküdar'da İpşir bozulup bir cânibe firâr etmesin isterlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 177a ·
metinde göster ·
… e bre" deyüp tarfetü'l-ayn içre bunlara karîb vardıkda cümle başları bırakdırup
elimize
teklîf-i mâlâ-yutak edüp Mahmûdî Beği İbrâhîm Beğ ileride bulunup hânlılar da B …
Bu haber-i mûhiş paşaya gelince, "Bre bre" deyüp tarfetü'l-ayn içre bunlara karîb vardıkda cümle başları bırakdırup elimize teklîf-i mâlâ-yutak edüp Mahmûdî Beği İbrâhîm Beğ ileride bulunup hânlılar da Bitlîs derelerine girme sadedinde iken İbrâhîm Beğ anları çevirüp çoğunun atları kalup Bitlîs deresine cân atam derken anları da kayd ü bend edüp çıt-a-çıt tüfengleşerek paşa dahi yetişüp altı yüz hân askerinden ancak iki yüz ellisi piyâde sengistâna düşüp halâs oldular. Üç yüz ellisi hemân ol mahalde dendân-ı tîğdan geçüp cümle kelleleri paşa leşkeri yanında bırakdırup bizim şehîdlerin iki yüz aded kellelerin hemân ol mahalle bir dere içre bir bayır altında defn edüp ba‘de'l-asr ordu-yı İslâm'a girüp paşa eydür: "Bre bre şu nâmerd hân gerçi hânesinde mihmân olduğumuzda bize hokkabâz şekilli göründü ammâ müdebbir imiş. Kemîngâhlarda yiğit saklarmış. Tiz dellâllar nidâ eylesünler kim her kim çete ve yağma ve talana giderse katl ederim." deyü yemîn edüp münâdîler nidâ edüp ol gice cemî‘i ümerâlara fermânlar gidüp taraf taraf cânib-i erba‘ada ince karavullar ta‘yîn olunup "Herkes çadırlarında hâzır-bâş olsunlar ve çadırlarından bir hay huya çıkmasınlar ve ata binmesinler ve âteş yakmasınlar ve tüfeng atmasınlar." deyü gûnâ-gûn tenbîh ü te‘kîdler olunup ordunun cânib-i erba‘asına birer tüfeng menzili ba‘îd kat-ender-kat ince karavullar konulup herkes haymesinde hâzır-bâş dururlardı. Zîrâ imdâda gelmeyen Kürdistân beğlerinden havf olunurdu. Ve Bitlîs Hânı Abdâl Hân'ın umûr-dîde olduğundan ve müdebbir ü mubassır olup hıyel u şeytanatda yegâne-i asr u ferîdü'd-dehr olduğundan ve asker-i bî-pâyân olduğundan hân bir gice ale'l-gafle şîrînlenüp bir hîle ile şebhûn eder deyü paşa ve asker-i İslâm havf ederlerdi. Ammâ Allah âlim ü dânâdır, ol hân-ı âlîşân âlüfte vü âşüfte hân-ı mazlûm bir şeyden haberi yok iken bir alây gammâz-misâller hân-ı bî-günâhı paşaya gamz ide ide cümle müfsidîn ü hâsidînler hâh-nâ-hâh hân-ı bî-günâhı âk edüp cenge âheng etdirdiler. Âhir Hân dahi gayret-i hamiyyet-i Âl-i Abbâsiyân'ı vücûda getirüp otuz kırk bin asker başına cem‘ eyleyüp bu gûne harekâtlar eyleyüp Ahlat kal‘asından berü kâh bizim asker Hân tarafından ve kâh Hân askeri bizim tarafımızdan kelle ve dil alırlardı. Ammâ Paşa-yı müdebbire Pinyanişî beği tarafından bir dil gelüp meğer gâyet fasîh ü belîğ söz ebesi diller imiş, Paşa'ya eydür: "Sultânım, ol hân-ı bed-gümân-ı bî-îmân Ekrâd-ı Yezîdî'den ve Haltî ve Çekvânî ve Papirî ve Çelevî'den ve Tüvanî ve Mervânî 265a ve Beddî ve Nankî ve Küvarî ve Güvaşî ve Bezikî ve Mornî ve Kanahî'den ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) kavm-i Yezîdîlerden kâmil yigirmi bin tüfeng-endâz ve kırk bin cürd atlı hayyâl-i mümtâz cem‘ edüp vezîri Çâker Ağa ile bu Ekrâd a‘râb-ı hâne-harâblar Hâna imdâd etmeğiçün kûh-ı Dehdîvân'ın Cehennem deresinden bu gice sizi basacaklardır." deyü bu hânın asker-i bî-pâyânı evsâfın ve mehâbet-i dârât-ı azamet-i salâbeti tarafın ol kadar ta‘rîf u tavsîf etdi kim gûyâ Sâm [u] Nerîmân'ı ve Zâl [u] Güstehem'i meddâhlar medh etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 264b–265a ·
metinde göster ·
… u ve ne karardı ve bozardı. Âteşin harâreti bile te’sîr etmeyüp âteşden çıkarup
elimize
aldık. Gûyâ buz pâre gibi idi. Niçe şey’leri Paşa'ya verüp ol dahi Âsitâne'de K …
Hakîkatü'l-hâl niçe bisâtları âteşe bırakdık. Ne yandı ve ne kavruldu ve ne karardı ve bozardı. Âteşin harâreti bile te’sîr etmeyüp âteşden çıkarup elimize aldık. Gûyâ buz pâre gibi idi. Niçe şey’leri Paşa'ya verüp ol dahi Âsitâne'de Kaya Sultân'a hedâyâ gönderdi ve hâlâ hakîrde niçe gûne şey’leri vardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 37a ·
metinde göster ·
… du, ammâ ceng hâlidir. Zanca derler Allâh elinde bir hâldir kim Allâh onu bizim
elimize
giriftâr eyledi, lâkin kendi esîr düşünce bizden sekiz bin altmış cân toprağa d …
Bir âkıl ve müdebbir ve mutabassır kefere idi. Hattâ Bihke kapudanı içün eydir: "Bârekallâh, kapudan nefsinde bahâdır dilâver erdir. Yedi hersekimiz içinde dolusu içilirdi ve nâmı yedi dîvânda okunurdu, ammâ ceng hâlidir. Zanca derler Allâh elinde bir hâldir kim Allâh onu bizim elimize giriftâr eyledi, lâkin kendi esîr düşünce bizden sekiz bin altmış cân toprağa düşürüp, anlardan kırk 162a Türk öldü ve yetmişi esîr oldu. Kapudan gidi kendisi esîr olunca bizden beş aded yarar kapudanlarımı kapudan kendi eliyle at üzre kesüp kendi de ağır gövde ile atdan tekerlenüp üç bin Hıristiyânımız yanına vardıklarınca Tatar niçe âdemlerimiz dahi kırup âhir kendüyi bağlayup bu kadar yıldır esîr-i bend-i zincir idi. Elhamdülillâh şimdi elimizden kurtulup öldürdüğü Hıristiyânlarımızın âhiretde cevâbın veregitsin" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 161b–162a ·
metinde göster ·
… ı mahzarın ve hâss ağası üzerimize asker çekdiğin cümle nakîr ü kıtmîr yazdırup
elimize
hüccet-i kâ’ime ve habl-i metîn senedler alup kadıya beş guruş mahsûl verdik.
"Belî bir kez ol tarafda bir köyde nikâha gitmişdik. Sekiz sâ‘at kâmil ceng edüp gülbâng çekdiğ[in]izi istimâ‘ edüp sizden birkaç yaralı kefereler bizim olduğumuz köye gelüp ikisi mürd olup beş kâfir hâlâ anda mecrûhen yatırlar" deyü kadı ve ahâlî-i vilâyet cümle şehâdet edüp mâcerâ-yı sergüzeştimizin kadıdan arz-ı mahzarın ve hâss ağası üzerimize asker çekdiğin cümle nakîr ü kıtmîr yazdırup elimize hüccet-i kâ’ime ve habl-i metîn senedler alup kadıya beş guruş mahsûl verdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
alup cümle kelleleri ve tabılları mahkeme önünde zemîne bırağup kelleler pây-ı …
Bu hüccet [ü] burhânı da elimize alup cümle kelleleri ve tabılları mahkeme önünde zemîne bırağup kelleler pây-ı ünâsda galtân olup kadı efendi cümlemize şehir içre yâfte ile konaklar verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55a ·
metinde göster ·
"İmdi siz Türk'ü kırup bozulmayacağınıza ve kal‘a kapusun üzerimize kapayup bozulursak bizi kal‘aya koman, dediğinize bizim elimize bir huccet-i Îsâ verin, ba‘dehu taşra Türk'ü kırmağa çıkın" dediğinde hemân cümle Fransa kapudanları ve cenerali ve Fransa kralzâdesi Venedikli eline huccet-i bâtılların verüp Venedikli de Kandiye nısfın ba‘de's-selâme verecek olacağı huccet-i bâtılaların verüp Venedikli de Kandiye nısfın ba‘de's-selâme verecek olacağı huccet-i bâtılaların verüp hemân ol gece derûn-ı kal‘adan (---) bin aded küffâr-ı Fransa piyâdesi pür-silâh ve (---) bin aded atlı Fransaları bî-felâh kal‘adan taşra nısfu'l-leylde çıkınca Venedikli kal‘a kapuların sedd edüp âlem ağyârdan bî-haber olup her biri birer köşede Fransa'nın ahvâlleri neye müncer ola deyü müterakkıb olup dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 297b ·
metinde göster ·
… n âdem ile bizi tâ Arbacı kal‘asında sultânın karındaşına götürmeğe me’mûr edüp
elimize
kâğızlar verdi.
Ve hakîr yine konağımızda kâmil bir hafta tekâ‘üd edüp ba‘dehu Mısır'a gitmeğe izin taleb etdiğimizde melik hazretleri cân [u] gönülden "ale'r-re’si ve'l-ayn" deyüp hakîre beş Fûncistân atı ve on tâvûsî hecîn üzre on gulâm ve iki duhter-i siyâh ve on deve yükü zahâyir ve on kutu mercân ve akîk ve seylân ve aynü'l-hir ve misk ü anber ve zebât ve bir incü tesbîh ve bir sahâbe kılıcı ve bir sûzenî çadır ve iki yüz aded Sennâr tabakları ve kâseler verdi ve hayır du‘âlar etdi. Ve kan Seyfî vezîrin bin âdem ile bizi tâ Arbacı kal‘asında sultânın karındaşına götürmeğe me’mûr edüp elimize kâğızlar verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y431b ·
metinde göster ·