… üp sağ elin kâfirin kanına bulayup Sultân Mehemmed'in huzûrunda bir pertâb edüp
elinin
kızıl kanın bir beyâz mermere sürüp pençe nakşı edüp alâmet etdi. Hâlâ ol kanlı …
Hemân Ebü'l-feth asâkir-i İslâm ile Ayasofya deyrine sarıca arı gibi sarılup üç gün üç gece ceng-i azîm olup elli üçüncü günde Ayasofya-i Kebîr feth olup ibtidâ Sultân Mehemmed Ayasofya içre girüp niçe ruhbânı katl edüp elindeki livâ-yı Resûlullâhı mihrâb mahalline diküp ibtidâ ezân-ı Muhammedî'yi Sultân Mehemmed tilâvet edüp sâ’ir guzât-ı müslimîn ruhbânıyâna kılıç urup derûn-ı Ayasofya hûn-ı müşrikîn ile mâl-â-mâl oldu. Hemân Ebü'l-feth Gâzî dal-tîrkeş olup alâmetim olsun içün bir hadeng-i çâr-cenâh Ayasofya kubbesinin tâ ortasına atdı. Hâlâ alâmet-i tîr-i Mehemmed Hân nümâyândır. Ve bir hünkâr solağı sol eliyle bir kâfîri katl edüp sağ elin kâfirin kanına bulayup Sultân Mehemmed'in huzûrunda bir pertâb edüp elinin kızıl kanın bir beyâz mermere sürüp pençe nakşı edüp alâmet etdi. Hâlâ ol kanlı solak pençesi türbe kapusundan içre girdikde karşu köşede beş âdem kaddi bâlâda bir pençe-i kebîr-i sâhib-dilîr zâhir ü bâhirdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a ·
metinde göster ·
… Dede sana bir boynuz vereyim bana bir dandin eyle" desen hemân kıyâma gelüp sağ
elinin
parmakların silkdikce de leylek kuşu sadâsı gibi parmakları sadâ verüp eyle rak …
Garîbe-i sâdis: "Ahmed Dede sana bir boynuz vereyim bana bir dandin eyle" desen hemân kıyâma gelüp sağ elinin parmakların silkdikce de leylek kuşu sadâsı gibi parmakları sadâ verüp eyle raks [u] reftâr eder kim gûyâ Rakkâs Zühre'dir ve herkes kendüye bir boynuz hedâyâ getirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114b ·
metinde göster ·
… [u] beyân eder: Evvelâ ol tarîkin nakîb-i pîşvâ-yı tarîki olan ol ferzendin sağ
elini
nakîb sol eline alup hâzır uşşâkânın huzûrundan ubûr etdirerek seccâde-nişîn ol …
Ol ferzendi ne tarîk ile meydân-ı mahabbete getirirler anı ayân [u] beyân eder: Evvelâ ol tarîkin nakîb-i pîşvâ-yı tarîki olan ol ferzendin sağ elini nakîb sol eline alup hâzır uşşâkânın huzûrundan ubûr etdirerek seccâde-nişîn olan pîr-i azîz önüne varup nakîb eyide:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû bevvâblardan su’âl etdim ki "Bre cânım paşanın odası kapusu önünde elinizde deyeneklerle âmâde ediniz. Bu dervîş paşanın savma‘asına niçe girdi, görmediniz mi?" dedim. Cümle, "Görmedik!" deyü yemîn etdiler. "Ancak kapu arasında bir 'Allah hak' sadâsın ve bir dahi paşa yanında ışık borusu âvâzın istimâ‘ etdik" dediler. Garîb temâşâ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 176b ·
metinde göster ·
… ı olmayan kavm-i bî-zebânlarda ya‘nî dilsizler lisânı üzre şeytânın işâreti sağ
elinin
salavât parmağın sağ gözü yanına koyup parmağın eğri etse şeytân demek işâretid …
Hülâsa-i kelâm her elsine-i muhtelifede niçe İblîs esmâları vardır ammâ biz muhtasar kıldık. Hatta ıstılâh-ı sûfiyyûnda ismine Nedîm derler. Hatta bâlâda tahrîr olunduğu üzre Hazret-i Risâlet ile {İblîs} yedi sâ‘at kelimât edüp anda dahi merdûd olup gitdikde Hazret-i Alî buyurmuşlardır kim "Eğer İblîs mel‘ûn olmasa iyi musâhib olurdu. Zîrâ devr-i dünyâdan berü mu‘ammer olup çok umûr u ser-encâmlar görmüşdür, ammâ la‘îndir." buyurmuşlardır. Ammâ cemî‘i elsinede ismi yâd olunsa la‘n edüp isminden nefret ederler. Ammâ sâhib-i sülûk olan kimesneler dillerin zabt eylemek içün İblîs'e ve Yezîd'e la‘net demeğe revâ görmemişler. Netîce-i kelâm bu edîm-i arzda ve yedi kat ka‘r-ı zemînde ve yedi kat gökde ismi vardır. Hatta lisânları olmayan kavm-i bî-zebânlarda ya‘nî dilsizler lisânı üzre şeytânın işâreti sağ elinin salavât parmağın sağ gözü yanına koyup parmağın eğri etse şeytân demek işâretidir. Ammâ be-kavl-i Cerîr-i Taberî ve be-kavl-i Keşşâf hazretleri ve Sultânu'ş-şüyûh Hazret-i Ekber Arabî ya‘nî eş-Şeyh Muhyiddînü'l-Arabî bunlar müttefekun aleyhdirler kim evvelâ İblîs bâlâda tahrîr olunduğu üzre cân kavminden bir âbid ü zâhid gulâm-ı necîb idi. Cenâb-ı Kibriyâ bu Hâris-i İblîs'e melâyikeleri imdâd verüp âsî olan cân kavimlerin kırup rûy-ı arzda İblîs yedi bin yıl pâdişâh olup zühd [ü] takvâsıyla bile Cenâb-ı Allah'a takarrub edüp kâhîce âsumâne urûc edüp yedi kat gökde ve sekiz kat uçmakda cemî‘i melâyike-i kerrûbânlara karışup emr-i Hak ile cümle meleklere mu‘allim olup yedi kat göğün her katında yedişer bin yıl ibâdet edüp âhir-ı kâr Hazret-i Âdem'e secde etmeyüp Allah'a âsî olduğu ecilden merdûd olup yine vatan-ı aslîsi olan 395b edîm-i arza Hazret-i Âdem ve Havvâ ve yılan ve tâvûs ile dördü rûy-ı zemîne dergâhdan hubût etdiklerinde cenâb-ı Allah Racîm'e ibtidâ nefsi havâle kıldı. Zîrâ Âdem ile Havvâ cennetde hırâmânî reftâr [u] güftâr ederlerken İblîs anların cimâ‘ına hased edüp Âdem'i ta‘kîb ederdi. Rûy-ı arzda ana dahi Allah şehveti havâle edüp serserî vü sergerdân ve zâr u giryân gezerdi ve dâ’imâ cânından bezerdi. Âhir sihr-i efsûn ile hâkden kendüye bir dişi peydâ edüp anınla cimâ‘ ederdi. Eşinün ismin Sanâ‘ koyup her anda niçe bin kerre serçe kuşu gibi cimâ‘ ederdi ve cimâ‘ı dahi hemân kuş gibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395a–395b ·
metinde göster ·
… iyle sizin üzerinize gönderdi kim sizi Leh tahtına oturmadan men‘ edüp dönesiz,
elinize
ve vilâyetinize gidesiz ve illâ size amân u zamân vermeyüp bugün yarın bir azîm …
Hân hazretleri buyurdular kim, "Boynueğri Mehemmed Paşa şimdi ma‘zûldür. şimdi boynu doğru ve dişleri eğri {Köpürlü} Mehemmed Paşa devridir kim hüküm anlarındır kim beni Tatar askeriyle ve Melek Ahmed Paşa'yı Âl-i Osmân askeriyle sizin üzerinize gönderdi kim sizi Leh tahtına oturmadan men‘ edüp dönesiz, elinize ve vilâyetinize gidesiz ve illâ size amân u zamân vermeyüp bugün yarın bir azîm ceng ederiz" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 43a ·
metinde göster ·
… bu hakîr eyitdim: "İşte ol vezîrin oğlunun 162b kanın almağiçün Kanijalı sizi
elinizde
, vilâyetinizde huzûra komayup esîrleriniz ala ala böyle şikâyet edersiz" dedim.
Hemân bu hakîr eyitdim: "İşte ol vezîrin oğlunun 162b kanın almağiçün Kanijalı sizi elinizde, vilâyetinizde huzûra komayup esîrleriniz ala ala böyle şikâyet edersiz" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162a–162b ·
metinde göster ·
… minnetdir. Biz dahi sizlere yardım edelim, hemân küffârları bile kıralım. Hani
elinizde
fermânınız" deyince varan askerimiz,
Kaplan Paşa eydir: "Belî kardaşlar, lağım atdığın gördük, ammâ bu kâfirleri kırmağa ellerinizde fermânlarınız var ise bizim de cânımıza minnetdir. Biz dahi sizlere yardım edelim, hemân küffârları bile kıralım. Hani elinizde fermânınız" deyince varan askerimiz,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119b ·
metinde göster ·
… kasîr ederken hemân Kuzu Ali Ağa kendünün hasta eli gibi za‘ferânlı sarımtırak
elini
Süleymân Hân'ın sakalına yapışup tarak ister işâreti eder şekilli hareket edinc …
"Ve aleykümü's-selâm pâdişâhım, yaşın uzun olsun ve devletin dâ’im olsun. Tanrı pâdişâhımıza çok yıllar ömürler versin" dedikde 174a Sokollu'nun tenbîhi üzre sâzende mehterbaşı bir fasl-ı kasîr ederken hemân Kuzu Ali Ağa kendünün hasta eli gibi za‘ferânlı sarımtırak elini Süleymân Hân'ın sakalına yapışup tarak ister işâreti eder şekilli hareket edince hemân Silihdâr Ca‘fer Ağa tarak verüp Ali Ağa tarağı alup Süleymân Hân'ın sakalın hasta harekâtı eder gibi hareket ederek tararken cümle guzât,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 173b–174a ·
metinde göster ·
… cümle asâkir-i İslâm ile ubûr edüp Rodolse nâm bir göle arka verüp meks etdikde
elini
vilâyetini harâb u yebâb etmeğe cümle asker gidüp cânib-i erba‘amız[a] karavull …
Bu dahi sedd-i İskender-vâr bir hisâr-ı üstüvârdır. Nehr-i Pâk kenârında şekl-i muhammes bir Şeddâdî binâ nümâyân idi, ammâ âteş-i Nemrûdu havfinden yanına varılmayup bir hayli mesâfe-i ba‘îdeden cümle asâkir-i İslâm ile ubûr edüp Rodolse nâm bir göle arka verüp meks etdikde elini vilâyetini harâb u yebâb etmeğe cümle asker gidüp cânib-i erba‘amız[a] karavullar koduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 185a ·
metinde göster ·
… e yâ bugün veyâ yarın azîm asker ile bu esîr olan büyük belli başlı kapudanları
elinizden
kurtarmak içün gelüp önümüz alırlar. Gelin hemân yüzünüz ağıyla Kanije'ye sizi …
"Zîrâ bu kırdığımız Komar kâfirlerinin kaçkını elbette yâ bugün veyâ yarın azîm asker ile bu esîr olan büyük belli başlı kapudanları elinizden kurtarmak içün gelüp önümüz alırlar. Gelin hemân yüzünüz ağıyla Kanije'ye sizi bir gayri ince yoldan götürelim, selâmete çıkup Allâh'a hamd edelim" dediklerinde cümle refîklerimiz taraf taraf ma‘kûl deyüp Fâtiha tilâvet edüp gerü dönerken dört âdem dahi ormandan çıkagelüp bunun altısın dahi mahlûl atlara bindirüp Vezîr-i a‘zama götüreceğimiz kelleleri cümle soyup topraklar ile bir yere torbalara doldurup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8b ·
metinde göster ·
… se evvelbahârda leşker-i deryâ-misâlimle kalkup Alman dağlarında av kuş avlayup
elini
vilâyetini harâb u yebâb edüp Yanık kal‘asın muhâsara edüp tâ Beç'e ve Prağ'a v …
"Ecdâd-ı ızâmım Süleymân Hân tâbe serâh sulhundan ziyâde harâc 30a verirse ve Uyvar kal‘amdan ve Kanije kal‘amdan ve Çavka kal‘amdan içeri tâ nehr-i Raba'ya varınca on ikişer sâ‘at yer hudûd verirse sulhum sulhdur ve illâ yok derse evvelbahârda leşker-i deryâ-misâlimle kalkup Alman dağlarında av kuş avlayup elini vilâyetini harâb u yebâb edüp Yanık kal‘asın muhâsara edüp tâ Beç'e ve Prağ'a varınca üstüne asker çekerim, vaktine hâzır olsun" deyü nâme elçi huzûrunda kırâ’at olundukda âkıbet-endîş elçi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29b–30a ·
metinde göster ·
… la ve gulâm-ı merhûm bir gün evvel merhûm olduğundan ertesi gün kabrin açup sağ
elinin
çatal sırça parmağın ve sol ayağının yine çatal sırça parmağın kesüp tuz içine …
Bir gün esnâ-yı kelâmda Uyvar kal‘ası fethi münâsebetiyle Komaran altında esîr olan Seyfî nâm gulâmımın Jiçişvan nâm kapudanın esîrliğinden halâs olmasın ricâ etdiğimde ol ân kral bir papinta yazdırup gulâmımın bahâsıyçün kapudana bir kîse guruş gönderüp gitdi. Beş günden giden âdem gelüp gulâmım merhûmun bir atı ve kılıcı ve esbâbları ve cümle silâh bisâtıyla ve gulâm-ı merhûm bir gün evvel merhûm olduğundan ertesi gün kabrin açup sağ elinin çatal sırça parmağın ve sol ayağının yine çatal sırça parmağın kesüp tuz içine bir kutuya koyup bir kîse guruşu da kral huzûruna getirüp hakîr merhûm gulâmımın parmakların ve atı ve cümle esbâbların gördükde bir bükâ ârız olunca kral keremkârlık edüp ol bir kîse gulâmın bahâsın hakîre ihsân etdi, ammâ dağ pâresi gibi bir şecî‘ ve yarar gulâmdan ayrılup cihân başıma dar olup yedi kral kâfiristânına gitmek ârzûları hâtıra hutûr edüp yine Beç içre seyr-i temâşâya meşgûl oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70b ·
metinde göster ·
… memleketlerinin altı krallık yerlerin yedi yılda sekiz kerre yüz bin esîr alup
elini
vilâyetini harâb etdiğinden mâ‘adâ hemân Leh diyârından iki kerre yüz bin Yahûd …
Bunlar Mehemmed Geray Hân 111b ile kardaş, ya‘nî barışık olduklarından bu keferelere Kardaş derler. Ülke-i azîm ve leşker-i elîm sâhibi mel‘ûnlardır. Mukaddemâ bunlar Leh krallarının re‘âyâları olup ba‘dehu Leh kavmi ve Leh Yahûdîsi zulmünden bunlar Leh'den rûgerdân olup kâmil seksen bin tüfeng-endâz Kazak Kırım hânı İslâm Geray Hân'a tâbi‘ olup bunların i‘ânetiyle İslâm Geray Hân yedi sene kâmil Leh diyârına yetmiş bir kerre sefer edüp tâ Krakov ve Daniska ve Çeh ve Korol ve İsfaç memleketlerinin altı krallık yerlerin yedi yılda sekiz kerre yüz bin esîr alup elini vilâyetini harâb etdiğinden mâ‘adâ hemân Leh diyârından iki kerre yüz bin Yahûdî esîr çıkup birer lüle tütüne kavm-i Tatar Leh çufudu vermişlerdir. Ol asırdan berü Tatar kavminin mirzaları semmûr kürk ton ve semmûr şıpırtma kalpak geymeğe başlayup Kardaş Kazak dahi Leh'in mâl-ı Kârûn'una mâlik olup semmûr kalpak ve kırmızı çuka gümüş düğmeli dolamalar geymeğe başlayup hâlâ ankâ kefereler oldu. Ammâ isyân [u] tuğyânları olmadığından bunların vilâyetleri nehb ü gâret olmayup on bin güzîde tüfeng-endâz imdâd kefereler verüp kendülere mutî‘ olmayanları nehb [ü] gâret etmeğe azîmet olunup cânib-i garba bir gün ve cânib-i şimâle üç gün eli vilâyeti harâb ederek gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 111a–111b ·
metinde göster ·
… bi-avn-i Müste‘ân, / Kıldı âbâdânda bir devlet sarâyın bu zamân, / Şâh evlâd u
elini
şîb ü zafer-peyker livâ, / Âl-i Cingiz, ya‘nî kim Sâhib Geray-ı ohsan(?), / Zâh …
Bu mübârek sâ‘at içinde bi-avn-i Müste‘ân,Kıldı âbâdânda bir devlet sarâyın bu zamân,Şâh evlâd u elini şîb ü zafer-peyker livâ,Âl-i Cingiz, ya‘nî kim Sâhib Geray-ı ohsan(?),Zâhir oldu çünki Hicretden tokuz yüz kırk iki,Anda hatm oldu muhakkak bu mu‘allâ sâyebân.Sene 942.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123b ·
metinde göster ·
"Sakının bunları Azağ'a koman. Azak Kazağıyla bir olup Azağ'ı
elinizden
alırlar, zîrâ bunlar eylik bilmez bir kavimdir. Bizim bu kadar yüz yıldan berü …
"Sakının bunları Azağ'a koman. Azak Kazağıyla bir olup Azağ'ı elinizden alırlar, zîrâ bunlar eylik bilmez bir kavimdir. Bizim bu kadar yüz yıldan berü re‘âyâlarımızken işde şimdi isyân edüp iki kerre yüz bin Hıristiyânlarımız kırup bir şehzâdemiz katl edüp birin esîr edüp işde Edil suyun karşu geçdiler. Hele ben pâdişâhınıza varırsam bu Kalmık içün neler söyleyim" deyü elçi gazab-âlûd olup kükredi. Ve gürûh gürûh niçe bin kavm-i Heşdek nehr-i Edil'i geçerlerdi. Bundan sonra küffâr bu Heşdek'e bir söz söylemeğe kâdir olmadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173b ·
metinde göster ·
Sultân Selîm-i Sânî aldıkda etrâfında bir ilişik cezîre komadı. Şu bir Suda'yı …
"Bire mel‘ûnlar! Şu Kıbrıs adasın sizin elinizden Sultân Selîm-i Sânî aldıkda etrâfında bir ilişik cezîre komadı. Şu bir Suda'yı ve Karambusa'yı ve ispirlonka cezîrelerini sizde komak ihtimâlimiz yokdur." dedi. Defterdâr Melek İbrâhîm Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 302b ·
metinde göster ·
… ınca kovup Yanine şehrinde yetişüp Karlıeli kralı Markonton kralın başını kesüp
elini
vilâyetini gâret ü alan u tâlân edüp niçe bin askerlerin dahi kılıçdan geçirüp …
Âhır bu Kirit pâdişâhı Martin nâm putperest bin pâre gemi asker ile Karlıeli pâdişâhının üzerine varup İnebahtı ve Aya Mavra ve Narda ve Pireveze dağlarında ceng-i azîmler edüp Karlı pâdişâhı firâr edüp tâ Yanya vilâyetine varınca kovup Yanine şehrinde yetişüp Karlıeli kralı Markonton kralın başını kesüp elini vilâyetini gâret ü alan u tâlân edüp niçe bin askerlerin dahi kılıçdan geçirüp bakıyyetü's-süyûfların esîr ü bend-i zencîr edüp yine sâlimîn ü gânimîn Martin kral cezîre-i Girid'e vâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 318b ·
metinde göster ·
… hayvân eti yemeyelim. Hâşâ ki biz senin Yûsuf'unu yemiş olavuz" deyü bu Ken‘ân
elinin
gürgleri yemîn etdiler. Hâlâ yine ol vâdînin kurdlarını görmüşüz, ot otlarlar v …
"Yâ Ya‘kûb, Allâh ile Q 101a bundan sonra P 101a ahd edelim. Sen dahi şâhid ol. Bir dahi cânlı kısmından hayvân eti yemeyelim. Hâşâ ki biz senin Yûsuf'unu yemiş olavuz" deyü bu Ken‘ân elinin gürgleri yemîn etdiler. Hâlâ yine ol vâdînin kurdlarını görmüşüz, ot otlarlar ve beni âdemden ol kadar kaçmazlar, bir halûk kurdcuğazlardır kim gürg ile ganem âsûde-dem olup mu‘cize-i Ya‘kûb ile geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y237b ·
metinde göster ·