kurbân edüp cümle fukarâya ve zu‘afâya bezl eylediler. Bu mahalde Kapudan Murâd …
Ba‘dehû İpşir fermân edüp yüz koyun ve elli deve kurbân edüp cümle fukarâya ve zu‘afâya bezl eylediler. Bu mahalde Kapudan Murâd Paşa bir dârât [u] azametle gelüp İpşir Paşa'ya buluşup birbirleriyle eyle muhabbet üzre mu‘âmele etdiler kim gûyâ birbirleriyle rahm-ı mâderde yatmışlar idi. Murâd Paşa gidüp yine Melek Ahmed Paşa efendimiz kaldı. İpşir'e gâfil me-bâş deyü gûnâ-gûn va‘z [u] nasîhatlar etdi. İpşir Paşa mahzûz olup eydür: "Benim birâder-i cân-beraberim. Sen benim yedi ay kâ’im-i makâmım idin. Sizinle muhâsebe görmek lâzım değildir. Biz muhâsebeyi Kudde Kethüdânız ile görürüz. Hemân sizden ricâ ve temannâmız oldur kim siz bizi sabâhın Eyyûb Sultân'dan alay-ı azîm ile İslâmbol'da sarâyıma dâhil edüp bizi setr edesüz" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 179b ·
metinde göster ·
… mektûb-ı muhabbet-uslûbların Palu Beği Murtezâ Beğ'e verüp paşa efendimize yüz
elli deve
yükü zahîre gönderüp kendileri dahi paşanın istikbâline müteveccih olup hakîre …
Menzil-i evsâf-ı kal‘a-i Palu: Sene (---) târîhinde Sivas'dan Murtezâ Paşa fermânıyla Kürdistân'da kal‘a-i Rûm Divriği'ye ve kal‘a-i Eğin'e ve kal‘a-i Arabkir'e kal‘a-i Harput'a ve kal‘a-i Pertek'e ve kal‘a-i Sağman'a ve kal‘a-i Çemişgezek'e ve kal‘a-i Mağazbird'e ve kal‘a-i Çapakçur'a ve kal‘a-i Genc'e ve kal‘a-i Atak'a ve kal‘a-i Ceski'ye ve kal‘a-i Kulp'a ve kal‘a-i Tercil'e ve kal‘a-i Mehrani'ye ve medine-i Muş'a, ba‘dehû avdetde kal‘a-i Palu'ya uğrayup cümle evsâfların mufassalan tahrîr olunmuşdur. Ammâ şimdi paşa efendimizin mektûb-ı muhabbet-uslûbların Palu Beği Murtezâ Beğ'e verüp paşa efendimize yüz elli deve yükü zahîre gönderüp kendileri dahi paşanın istikbâline müteveccih olup hakîre üç yüz guruş ve bir at ve bir zerdevâ kürk ihsân etdi. Bu Palu kal‘ası nehr-i Murâd kenârında evc-i âsumâna ser çekmiş kaya üzre olmağile yine nehr-i Murâd'ı suhûlet ile ubûr edüp niçe atların rikâblarına nehr-i Murâd çıkmışdı, zirâ nehr-i azîmdir. Andan cânib-i şimâle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 197b ·
metinde göster ·
… îr olunmuşdur. Beher yevm üç bin koyun ve iki yüz sığır ve kırk elli at ve kırk
elli deve
boğazlanup beher yevm yedişer bin kîle buğday harc olup on kerre yüz bin atlara …
Ve altı kerre yüz bin Kazak-ı Âk esîr tahrîr olunmuşdur. Ve yüz bin aded dahi ulemâ ve sulehâ ve e’imme ve hutebâ ve fukarâ ve zu‘afâ ve kudât ve meşâyihân tahrîr olunmuşdur. Yüz bin kadar âdem dahi tüccârân-ı berr [ü] bihâr ve ehl-i hıref tahrîr olunmuşdur. Beher yevm üç bin koyun ve iki yüz sığır ve kırk elli at ve kırk elli deve boğazlanup beher yevm yedişer bin kîle buğday harc olup on kerre yüz bin atlara yem asılup cümle Kırım halkı at besler. En makbûl kârları gazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200a ·
metinde göster ·
Andan şerîf Sa‘d hazretlerinin kethudâsı iki re’s küheylân kısraklar ve altı re’s Habeşî mahbûb gulâmlar ve zî-kıymet cevâhir makûlesi eşyâ ve sâ’ir akmişe-i kâlây ve ûd u amber ve hıtâyî münebbed kâse ve fenâcînler ve elli deve yükü me’kûlât [u] meşrûbât hedâyâlar ile kethudâ-yı şerîf gelüp dest-bûs-ı vezîr ile şeref-yâb olup ayağ üzre ber-karâr durdukda paşa hazretleri "otur" deyü yer gösterdiler. Anlar oturup paşa hazretleri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y310b ·
metinde göster ·
Evvelâ, çavuşlar kethudâsı: Çetr-i bârgâhıyla ve mahmel-i Y 184b büngâhıyla
elli deve
Nîl suyu ve bin kutu şeker-i nebât ve yüz kavanoz eşribe-i gûnâ-gûn ve bî-hisâb …
Evvelâ, çavuşlar kethudâsı: Çetr-i bârgâhıyla ve mahmel-i Y 184b büngâhıyla elli deve Nîl suyu ve bin kutu şeker-i nebât ve yüz kavanoz eşribe-i gûnâ-gûn ve bî-hisâb meyve ve yigirmi deve hâs ve beyâz etmek ve çörek ve gûnâ-gûn me’kûlât u meşrûbât ve bir mücevher eğerli ve altun zencîrli ve altun kaddâre ve cevâhir topuzlu ve murassa‘ rahtlı ve zerdûz abâyîli bir küheylân at ve bir tavâşî ve bir yelkendez at ve üç kîse hedâyâ istikbâle getürür. Bunlar hâliyedir. Bunlardan mâ‘adâ Mısır'a gelince vereceği tuhef hedâyâlar paşanın nâmına ve unvân-ı kevkeb ü cerâ’etine göre verirler. Gâyet sarrâf ve nakkâş herîflerdir, paşayı görünce bal mıdır ve yağ mıdır ve zehir midir ve Ilıbat suyu tabî‘atında mıdır, gördükleri sâ‘at mihekke urup ayârın bilüp ana göre çirişi harc ederler. Ve bu çavuşlar kethudâsıyla iki yüz mücevvezeli üç yüz tâsdan geçmiş semm-i helâhil çavuşlar gider kim herbiri kırk elli paşa yollamış söz ebesi akl-ı Arasto çavuşlar gider. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y184a–Y184b ·
metinde göster ·
… ine verir. Bu Deşîşe Urbânı şeyh olmağa paşaya üç kîse ve üç küheylân kısrak ve
elli deve
verir. Ve yeniçeri ağası hükmünde olmağile ağaya dahi bir kîse ve paşa kethudâs …
Ve Mısır yeniçeri ağası paşaya altı kîse küşûfiyye verir. Ağa dahi yeniçeri beytü'l-mâlinden on kîse alır. Ve yeniçeri ağasının taht-ı hükûmetinde yedi nezâreti var. Süleymâniyye ve Büyük Deşîşe anın nezâretidir kim Mekke ve Medîne'ye beher sene (---) erdeb gılâl yeniçeri ağası yediyle vâsıl olup Deşîşe-i Kübrâ Urbânına ref‘ etdirmek içün paşadan yeniçeri ağası yigirmi iki kîse alup Deşîşe Urbânı Sakar Arab şeyhine verir. Bu Deşîşe Urbânı şeyh olmağa paşaya üç kîse ve üç küheylân kısrak ve elli deve verir. Ve yeniçeri ağası hükmünde olmağile ağaya dahi bir kîse ve paşa kethudâsına bir kîse hâliye verüp niçe yüz bin deve ile Bulak'daki anbârlardan gılâlı Süveys'e taşır. Andan gemilerle Mekke ve Medîne'ye vâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y218a ·
metinde göster ·
… hecîn-i müzeyyen üzre elli siyâh memlûk ve ellisi siyâh-çerde pâkîze kızlar ve
elli deve
yükü defteriyle fîl dişleri ve gergerdân boynuzları ve iki yüz fîl kalkanı ve b …
Ertesi gün paşanın hedâyâları geldi. Yüz tâvûsî hecîn-i müzeyyen üzre elli siyâh memlûk ve ellisi siyâh-çerde pâkîze kızlar ve elli deve yükü defteriyle fîl dişleri ve gergerdân boynuzları ve iki yüz fîl kalkanı ve bin çift kargı ve yüz çift kaplan postu ve yüz çift bebr postu ve bir yük keler derisi ve beş yük misk kedisi postu ve on yük âbnûs ve on yük sindiyân ağacı ve iki yük tibr ve bir denk zebât ve bir denk zımrân ve bir kutu misk ve altmış aded şemâme anber ve bir kutu hannebân —bir gûne siyâh nebâtâtdır, âdemin demâğın râyihası mu‘attar eder; ve bir kutu-yı kebîr karçıdan— bu dahi bir ot köküdür, râyihası benefşeden mü’essirdir; ve bir kutu sakankûr-ı berrî ve bir kutu dühn-i seğsebân ve bir hokka dühn-i kibrît ve altı kutu-yı kebîr kakule-i sagîr verüp bu cümle makbûzumuz olup nâmeler içinde tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418b ·
metinde göster ·
… rın ve celâbelerin bulup yüz hecînli ve tüfeng-endâz pür-silâh âdemler verüp ve
elli deve
su ve elli deve me’kûlât [u] meşrûbât verüp,
Bey sarâyına meks edüp cümle ahibbâ ve dostânlar ile görüşüp hedâyâ olan atları ve hecîn ve develeri cümle Âyid Urbânı üzre beslemeğe verüp tevzî‘ eyleyüp gerüde hedâyâ gemilerinin gelmesine muntazır olduk. Ammâ eyyâm muhâlif olup Şellâlât boğazında yatdıklarının haberin aldık. Ertesi gün hâkim-i Circe Özbek Beğ'den beş bin para hammâm akçesi ve bir kat esvâb alup vilâyet-i Elvâh'a gitmeği ricâ eyledik. Ale'r-re’si ve'l-ayn, deyüp Elvâhât neccâbların ve celâbelerin bulup yüz hecînli ve tüfeng-endâz pür-silâh âdemler verüp ve elli deve su ve elli deve me’kûlât [u] meşrûbât verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447a ·
metinde göster ·
… in bulup yüz hecînli ve tüfeng-endâz pür-silâh âdemler verüp ve elli deve su ve
elli deve
me’kûlât [u] meşrûbât verüp,
Bey sarâyına meks edüp cümle ahibbâ ve dostânlar ile görüşüp hedâyâ olan atları ve hecîn ve develeri cümle Âyid Urbânı üzre beslemeğe verüp tevzî‘ eyleyüp gerüde hedâyâ gemilerinin gelmesine muntazır olduk. Ammâ eyyâm muhâlif olup Şellâlât boğazında yatdıklarının haberin aldık. Ertesi gün hâkim-i Circe Özbek Beğ'den beş bin para hammâm akçesi ve bir kat esvâb alup vilâyet-i Elvâh'a gitmeği ricâ eyledik. Ale'r-re’si ve'l-ayn, deyüp Elvâhât neccâbların ve celâbelerin bulup yüz hecînli ve tüfeng-endâz pür-silâh âdemler verüp ve elli deve su ve elli deve me’kûlât [u] meşrûbât verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447a ·
metinde göster ·