İzzeddîn bînâsıdır kim kal‘anın atebe-i ulyâsı cenbinde celî hat ile târîhi mes …
Evsâf-ı kal‘a-i Bârdûz: Kars hâkinde Kerîmeddîn Hâtûn binti Akkoyunlı el-Melik İzzeddîn bînâsıdır kim kal‘anın atebe-i ulyâsı cenbinde celî hat ile târîhi mestûrdur. Kal‘ası bir dere kenarında çâr-kûşe seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır. Dizdârı ve yüz elli kadar mezheb-i Kaderî neferâtları vardır. Câmi‘i ve mesâcidleri ve bir müfîd [ü] muhtasar hammâmı vardır. Çârsû-yı bâzârı ve hânları ve gayrı imâretleri ve bâğ u bâğçesi yokdur. Andan yine kıbleye (---) sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 323a ·
metinde göster ·
Muzaffereddîn Mûsâ b. el-Melikü'l-Mensûr İbrâhîm: Pederi yerine hâkim-i Hımıs o …
Ve ziyâret-i el-Melikü'l-eşref Muzaffereddîn Mûsâ b. el-Melikü'l-Mensûr İbrâhîm: Pederi yerine hâkim-i Hımıs olup sene 662 târîhinde bu Hımıs'da medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28a ·
metinde göster ·
Ve ziyâret-i el-Melikü'l-eşref Muzaffereddîn Mûsâ b.
el-Melikü'l-Mensûr
İbrâhîm: Pederi yerine hâkim-i Hımıs olup sene 662 târîhinde bu Hımıs'da medfûn …
Ve ziyâret-i el-Melikü'l-eşref Muzaffereddîn Mûsâ b. el-Melikü'l-Mensûr İbrâhîm: Pederi yerine hâkim-i Hımıs olup sene 662 târîhinde bu Hımıs'da medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28a ·
metinde göster ·
… f Selâhaddîn kal‘a-i Kuds'i temelinden münhedim edüp Mısır'a gitdi. {Âl-i (---)
el-Melikü'l-Eşref
Halîl b. Kalavan yine kırk dörd gün muhâsara edüp feth etdi ve yine münhedim et …
Ba‘dehû Şâm'da Nûreddîn Şehîd merhûm olıcak Mısır'da Yûsuf Selâhaddîn Mısır'a ve Şâm'a müstakil pâdişâh olup deryâ-misâl asâkir-i bî-şumâr ile Kuds-i Şerîf'e sarılup kırk günde amân vermeyüp kal‘ayı feth etdikde küffârdan bir cân halâs etmeyüp iki kerre yüz bin Hristiyân ve Mıkdısî Ermenî ve Rûm-ı Frenk ve elli bin papaz-ı nâ-sâz dendân-ı tîğdan geçüp Yûsuf Selâhaddîn kal‘a-i Kuds'i temelinden münhedim edüp Mısır'a gitdi. {Âl-i (---) el-Melikü'l-Eşref Halîl b. Kalavan yine kırk dörd gün muhâsara edüp feth etdi ve yine münhedim etdi}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 40b ·
metinde göster ·
Mısır halîfesiyken sehel ta‘mîr edüp kal‘a kulu nasb edüp tâ Âl-i Çerâkis'de Su …
Ba‘dehû Âl-i (---) El-Melikü'l-Kâmil Mısır halîfesiyken sehel ta‘mîr edüp kal‘a kulu nasb edüp tâ Âl-i Çerâkis'de Sultân Gavrî destinde iken sene 922 târîhinde Selîm Hân Mısır'a giderken halkı itâ‘at edüp kal‘ayı teslîm etdiler. Hâlâ Şâm eyâletinde Sıfet sancağı hudûdunda başka üç yüz kîse iltizâm ile hâkimi bin mikdârı asker ile hükûmet eder mansıb-ı âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41a ·
metinde göster ·
Ulu'l-azm peygamberlerdendir. Kavm-i Benî İsrâ’îl'e ba‘s olunup ümmetinden biri İslâm ile müşerref olmadıklarından Cenâb-ı Bârî anlara tâ‘ûn-ı ekber verüp şehr-i Askalân'dan taşra firâr ederlerken Cenâb-ı Allah Cibrîl-i Emîn'e emr edüp bunlara "Mûtû bi-emrillah" deyü bir sayha urunca cümlesi ol sayhadan zehresi çâk olup biri biri üzre cümlesi helâk oldular. Kamusu bir yerde helâk olmalarının sebebi oldur kim mâbeynimize tâ‘ûn girmesin deyü birbirlerin derâğûş edüp eyle çıtâçıt sık olmuşlardı kim mâbeynlerinden su sızmazdı. Ba‘dehû niçe yüz yıl mürûrundan sonra Hazret-i Uzeyr bu mevtânın üstühânları üzre uğrayup gördü kim deryâ-misâl âdem üstühânları birbirine çatılmış yatar. Âlem-i hayretde kalup "Yâ Rabbî! Bu ne hâldir kim cümle mevtânın üstühânları bir yerde yatar. Birisi pârekende ve perîşân değildir. Bu ne hikmetdir?" deyü âlem-i tahayyürde iken hâtifden bir nidâ geldi kim "Yâ Uzeyr! Bunlar benim tâ‘ûn azâbımdan kaçup helâk olup senin du‘âna muntazırlardır kim onlara yine hayât verem" nidâsı geldikde Hazret-i Uzeyr du‘â edince el-azametullah cümle uzuvlar birbirine karış katış olmuşken her cesedin kemikleri yerli yerine varup Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün cümle kemikler üzre sinirler ve damarlar bağlanup üstüne deriler halk olup ba‘dehû cümlesi hayât bulup ayak üzre kalkup cümlesi bir kerreden Hazret-i Uzeyr'i görünce "Lâ ilâhe illallah, Uzeyrun ibnullah" deyüp hâşâ sümme hâşâ Uzeyr'i Cenâb-ı Bârî'ye şerîk koşup diri eden Hazret-i Uzeyr'i zann etdiler kim sûre-i (---)Arapça dedikleri bu âyet ile müsbetdir. Hâlâ Yahûd kavminin sarı benizli ve kuvvetsiz olup ağızları kokduklarının aslı Hazret-i Uzeyr du‘âsıyla mevtâ iken hayât bulan Yahûd tâ’ifesi neslinde olan Yahûdîlerin hâlâ ağızları leş gibi kokup yüzlerinde ve gözlerinde nûr yokdur. Ba‘dehû Hazret-i Uzeyr Nebî yüz sene mu‘ammer olup ba‘dehû merhûm olup şehr-i Remle-i Filistîn'de defn etdiler. Ba‘dehû Cenâb-ı Bârî kudretin ızhâr içün Hazret-i Uzeyr'e ve hımâr-ı Uzeyr'e hayât verüp üç yüz yıl dahi halkı dîne da‘vet etdüğine Cenâb-ı Allah Habîbi Muhammedü'l-Mustafâ'ya alâ tarîkı'l-hikâye sûre-i (---)Arapça âyeti ki Hazret-i Uzeyr'i ölüden diri edüp yine halkı dîne da‘vet etdüğün bu âyet ile i‘lâm buyururlar. Ba‘dehû yine Hazret-i Uzeyr merhûm olup Yafa şehri hâricinde bu mezkûr mahalde medfûndur. Anınçün Hazret-i Uzeyr'in iki yerde kabri münevveri vardır. Biri Remle'de, biri bu Yafa şehri hâricinde. Mevtâdan hayât bulup iki kerre merhûm olan peygamberin biri bu Hazret-i Uzeyr'dir. Biri kırk kerre ölüp dirilüp külü göğe savrılup yine hayât bulan Hazret-i Çircîs aleyhi's-selâmdır kim Irâk-ı Musul'da medfûndur. Ammâ bu Hazret-i Uzeyr'i, kabr-i şerîfinden İşpaniye küffârı çıkarup Kızılelma'ya götürmek murâd edindiklerinde bir zelzele-i azîm olup şehr-i Askalân ve şehr-i Filistîn-i Remle ve şehr-i kal‘a-i Kalinseve ol zelzeleden harâb olup içindeki cümle kefereler dahi helâk olup bu bilâd-ı selâse üç yüz sene vîrân yatup imâr oldukda Mısır pâdişâhlarından el-Melikü'l-Kâmil asrında yine 46a İşpaniye küffârı Kudüs'e istîlâ etdiklerinde Hazret-i Uzeyr kabrine vaz‘-ı yed etmeğe cür’et edemeyüp Hazret-i Uzeyr'in hımârı üstühânların kabrinden çıkarup hâlâ hımârın iki ön ayakları Nemse çesarının hazînesinde cevâhir kutu ile hımârın tırnakların cümle mücevher edüp hazînelerinde mahfûzdır. Ve kıç ayakları İşpaniyye Kızılelması'nın İrimpapa hazînesindedir. Sâ’ir üstühânları yine şehr-i Yafa kurbunda Hazret-i Uzeyr cenbinde medfûndur. Küffâr ol sene kim Kudüs'e istîlâ etdüğü mahalde Malta küffârı fırsat bulup Nablus kurbunda karye-i Sabastiyye'den Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfin serîka edüp Tarsûs bâbında karargâhları olan Karagözgez nâm kal‘aya götürdüler. Anı Me’mûn Halîfe feth edüp Malta küffârı cesed-i Yahyâ ile kal‘a-i Malta Rodosu'na vardılar. Sene 928 târîhinde anı dahi Süleymân Hân muhâsara etdükde cesed-i Yahyâ'yı hâlâ Malta olan cezîrede Hazret-i Yahyâ'nın vücûd-ı şerîfi anda cevâhir sanduka içinde Sencuvan hazînesinde mahfûzdır. Sencuvan, vücûd-ı Yahyâ Nebî'dir. Anı kendülere ricâl-i gayb edinüp anın dest-i şerîfi nakşı olan bayrakların açup ne cânibe teveccüh ederlerse mansûr olurlar. Ve Malta küffârının cemî‘i küffâr mâbeyninde mu‘azzez ü mükerrem olmaları Hazret-i Yahyâ cesedi anlarda olduğundandır, kim Sencuvan nâmıyla şöhret bulmuşdur. Ammâ ser-i sa‘âdetleri Şâm-ı şerîf kal‘asında câmi‘-i Ümeyye vasatında zîr-i zemîn içre bir altun tepsi üzre re’s-i şerîf-i Hazret-i Yahyâ hâlâ andadır. Sene 797 târîhinde Timurlenk açup ziyâret edüp manzûrı olmuşdur. Ammâ bu Yafa şehrinde Hazret-i Uzeyr'in kabr-i şerîfin bir ferd açmağa kâdir olmamışlardır. Her peygamberin hayât-ı sa‘âdetlerindeki gibi kimi celâl, kimi cemâl sâhibidir. Hazret-i Uzeyr celâl sâhibi olmağıla kabr-i şerîfine bir kral-ı dâl vaz‘-ı yed etmeğe kâdir olmamışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 45b–46a ·
metinde göster ·
… ffârları istîlâ edüp niçe müddet mutasarrıf olmuşlar iken Mısır pâdişâhlarından
el-Melikü'l-Eşref
ibn Sultân Melik Mansûr Kalavân sene (---) târîhinde ceyş-i azîm ile bu kal‘ayı …
Eşkâl-i kal‘a-i Rûm: Furât'dan ber cânibine, cenûbe vâki‘dir ve Birecik'den cihet-i garba vâki‘ olup mabeynehümâsı bir menzildir. Kal‘ası bir püşte üzre gâyet metîn ve müstahkem kal‘adır. Âl-i Abbâsiyân inkirâzı mâbeyninde Ermen küffârları istîlâ edüp niçe müddet mutasarrıf olmuşlar iken Mısır pâdişâhlarından el-Melikü'l-Eşref ibn Sultân Melik Mansûr Kalavân sene (---) târîhinde ceyş-i azîm ile bu kal‘ayı muhâsara edüp dest-i Ermenî'den dest-i kahrile cebren ve kahren feth edüp ba‘dehû sene 922 târîhinde yine Mısır Sultânı Melik Gavrî elinden Selîm-i Evvel feth edüp imâr etdi. Lâkin hâlâ ol kadar ma‘mûr değildir. Kal‘ası şekl-i muhammes Şeddâdî ve sengîn-binâdır. Derûn-ı kal‘ada cümle beşyüz turâb ile mestûr hânelerdir. Bir câmi‘i ve taşrada câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 54a ·
metinde göster ·
… ân olur. Âb-ı hayât nehirdir}. Bu kal‘a sene 579 târîhinde Mısır hulefâlarından
el-Melik
el-Eşref b. Âdil b. Eyyûb yedi ay muhâsara ile usret çeküp feth etdiğiyçün ba‘d …
Eşkâl-i kal‘a-i Sinn: Nehr-i Dicle üzre bir sa‘b u kaviyyü'l-bünyâd Şeddâdî binâ-yı kadîmdir kim cânib-i şarkîsinde nehr-i Zarb-ı Asğar bu kal‘a dibinde Dicle'ye munsabb olur. {Bu nehr-i Zarb-ı Alî'nin ibtidâ tulû‘ı Şehrezûl cebellerinde çıkup kal‘a-i Erbil ile kal‘a-i Dakûka arasından geçüp nehr-i Dicle'ye rîzân olur. Âb-ı hayât nehirdir}. Bu kal‘a sene 579 târîhinde Mısır hulefâlarından el-Melik el-Eşref b. Âdil b. Eyyûb yedi ay muhâsara ile usret çeküp feth etdiğiyçün ba‘de'l-feth deryâ-misâl asker üşürüp münhedim etmişdir, ammâ imâr olacak kal‘adır. Hâlâ (---) eyâleti hâkinde câmi‘ ve hân u mesâcid [ü] hammâm ve esvâk-ı muhtasarlı kasabacıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 60b ·
metinde göster ·
Muhammed ibn Dânişmend binâsıdır kim bunlara "Âl-i Dânişmendiyân" derler. Cümle …
İbtidâ bânîsi sene 583 târîhinde el-Melikü'l-kebîr Muhammed ibn Dânişmend binâsıdır kim bunlara "Âl-i Dânişmendiyân" derler. Cümle (---) aded meliklerdir. İbtidâ tülû‘ları Mâverâü'n-nehir'den Âl-i Osmân'ın ceddi Süleymân Şâh ile Mâverâü'n-nehir'de diyâr-ı Mâhân'dan Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî izniyle bin yedi yüz aded ta‘allukâtları ile ibtidâ diyâr-ı Rûm'a kadem basup nehr-i Furât'da gasl ederken mezkûr Süleymân Beğ gark-ı âb-ı Murâd olup murâd-ı merâmına vâsıl olup oğlu Ertuğrul babası Süleymân Şâh'ı nehr-i Murâd kenarında Ca‘ber Kal‘ası dibinde defn etdiler. Bu hakîre ziyâret etmek müyesser olmuşdur. Hatta târîhiyle mazbûtum olup bâlâda merkûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 193b ·
metinde göster ·
Sultân (---)(---) idi. Selîm Hân Çıldır gazâsına giderken bu Diyârbekir Ekrâdl …
Bu Sultân (---)(---) evlâd-ı evlâda Diyârbekr'e mâlik-i mülk olup tâ Sultân Selîm-i Evvel asrında Diyârbekir hâkimi el-melikü'l-muzaffer Sultân (---)(---) idi. Selîm Hân Çıldır gazâsına giderken bu Diyârbekir Ekrâdları rehzenlik edüp cüyûş-ı müslimîne Kemâh ve Tercân ve Bâybûrd ve Çânhâ kal‘aları râhlarında hayli rahne verirler. Selîm Hân'a bu ahvâl-i pür-melâl mün‘akis olup fi'l-hâl Diyârbekir hâkimine bir muhabbetnâme ile dergâh-ı âlî kapucıbaşısın gönderüp nâme-i hümâyûnunda: "Benim karındaşım, lutf edüp taht-ı hükûmetinizde olan Ekrâd-ı eşirrâlarınız zabt u rabt idesiz", deyü ricânâme tahrîr etdi. Nâmeyi hâkim-i Âmid kırâ’at edüp mefhûmu ma‘lûmu oldukda bir nâme ile âdem gönderüp, "Eğer Şâh İsmâ‘îl'den intikâm alabilirsen, menim dahi Diyârbekr'ümün iki yüz bin tüfeng-endâz Kürd'imden intikâm alasın" deyü nâmesi geldikde Selîm Hân eydür: "Elsinetü'l-halk aklamu'l-hakdır".. Diyârbekir hâkimi bize icâzet vermiş kim ‘Diyârbekrimün Ekrâdından intıkâm alasın’ demiş. Olmaya; illâ hayr", deyüp azm-i râh-ı gazâ-yı Çıldır edüp isti‘ânet-i Cenâb-ı Bârî yârı olup şâh-ı bed-fi‘âli münhedim edüp mansûr u muzaffer yine Erzurûm'a gelüp yüz bin asker-i İslâm'a Bıyıklı Mehemmed Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp kat‘–ı menâzil ederek kal‘a-i Diyârbekr'i muhâsara edüp yetmiş gün neberd-i azîm edüp Dağkapusu ve Mardinkapusu câniblerinden tarabât-ı top-ı kûpdan rûy-ı dîvâr niçe yerden rahnedâr olup guzât-ı müslimîn yürüyüş sadedinde iken gördüler kim Mardin tarafından bir azîm asker gelir. Talî‘a-i askerden bir kaç âdem ileri ordu-yı İslâm'a gelüp mektûbları serdâr-ı mûma-ileyh Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya verüp kırâ’at etdikde serdâr safâsından raks edüp eydür: "Ey gâzîyân, Çıldır cenginde bize imdâda gelen Amâdiye hâkimi Monlâ İdrîs hazretleri kırk bin askerile yine imdâda gelirmiş. Ol nümâyân olan asker odur. Hemân gelüp ordu-yı İslâm'un bir tarafında meks etsinler", deyü fermân edüp ol ân asker-i Mollâ İdrîs gelüp emân vermeyüp meterise girerler. Bu hâli derûn-ı kal‘ada olan kavm-i Ekrâd görüp "Emân, ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘a-i Diyârbekr'i bâ-sulh vezir-i rûşen-zamîr Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya verdiler, bâ-i‘ânet-i Monlâ İdrîs-i Amâdî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 199a ·
metinde göster ·
… iyârı içinde Vehmâ nâm bir mahalde bu nehr-i İsâ nehr-i Furât'dan ayrılmışdır. "
El-Melik
İsâ tur‘ası" derler, nehr-i azîmdir, nehr-i Şatt'a mahlût olur.
Bir nehir dahi nehr-i İsâ'dır, ammâ Kûfe diyârı içinde Vehmâ nâm bir mahalde bu nehr-i İsâ nehr-i Furât'dan ayrılmışdır. "El-Melik İsâ tur‘ası" derler, nehr-i azîmdir, nehr-i Şatt'a mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205b ·
metinde göster ·
… ar ile reyy eyleyüp imâristân olsun" deyü bu nehirleri ihdâs eden mülûk-ı evvel
el-Melik
İsâ b. Alî b. Abdullah b. Abbâs'dır ki amm-i Mansûr'dur.
Ve bu bâlâda tahrîr olunan on bir aded nehirleri Âl-i Abbâsiyân'dan ve gayrı mülûkdan selef pâdişâhları nehr-i Furât'dan ayırup "Memâlik-i Irâk'ın çöl-i çölistânın bu enhârlar ile reyy eyleyüp imâristân olsun" deyü bu nehirleri ihdâs eden mülûk-ı evvel el-Melik İsâ b. Alî b. Abdullah b. Abbâs'dır ki amm-i Mansûr'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205b ·
metinde göster ·
Ve hatt-ı Kûfî-i Hafsî ve ilm-i neshde vâzı‘u'l-asl Yâkût-ı Abbâsî-i Musta‘sımî'dir kim Âl-i Abbâsiyân'dan el-Melik Musta‘sım Billah asrında Yâkût hatt-ı neshi hatt-ı Kûfî-i Hafsî'den istihrâc etmişdir. Ve bir murakka‘ mecmû‘a-i mücelled dahi cümle altı yüz varak idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 275a ·
metinde göster ·
tevsî‘ etdi ve gâyet ma‘mûr etdi. Bu Mansûr-ı Devânıkî gâyet hasîs ü le‘îm ü ne …
Bânî-i sâlisi, Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melikü'l-Devânîkî tevsî‘ etdi ve gâyet ma‘mûr etdi. Bu Mansûr-ı Devânıkî gâyet hasîs ü le‘îm ü nekes kes olup hisset denâ’etinden bir dankı hisâb etdiğiyçün Mansûr-ı Devânıkî derlerdi. Gerçi gaddâr halk eyle derler ammâ Âl-i Emeviyyûn'dan eyle bir sâhib-i kerem ve sâhibü'l-hayrât gelmemişdir. Bu Bağdâd kal‘asın tevsî‘ etdikden sonra Mekke-i mükerreme'ye varup Harem-i Mekke'yi ve cemî‘i kıbâbların müceddeden tevsî‘ edüp ve iki aded minâre-i serâmed inşâ edüp hâlâ Harem-i şerîf etrâfında yedi aded minâre-i âlî olmışdır kim her biri beşer ve dörder şerîfeli minâre-i bâlâlardır. Ba‘dehû Devânıkî Hazret-i Resûl'i vâkı‘asında görüp "Yâ Mansûr, benim şefâ‘time gel!" derler. Hikmet-i Hudâ ertesi Mansûr-ı Devânıkî merhûm olup Mekke-i Mükerreme hâricinde cânib-i şimâlde Bâb-ı Mu‘allâ nâm bir makâm-ı benâmda kıbâbı içinde medfûndur. Rahmetullahi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333a ·
metinde göster ·
… -i münevveresinde kıbâb u hübâb u tekellüfden bir şey yok imiş. Ancak kendüleri
el-Melikü'l-Mansûr-ı
Devvânıkî nâm pâdişâhın mahpeshânesinde hasta iken vasiyyet edüp kazâ kabûl etm …
Sene 941 târîhinde bizzât Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmeti ve'r-rıdvân hazretlerinin binâ-yı müteberrikesidir. Hattâ mukaddemâ Kızılbaş Bağdâd'a istîlâ etmezden mukaddem kal‘a-i Bağdâd Sünnniyândan Uzun Hasan-ı Bayındırî destinde iken ol asırda İmâm-ı A‘zam'ın bir Sünnî türbedârının vâkı‘asına İmâm-ı hümâm girüp "Benim kabrim üzre sandûkamı filân mahaldeki mezâra koy kim anda azâb-ı nâra müstahak bir kefere medfûndur" dedikde türbedâr hâbdan bîdâr olup İmâmın ta‘lîmi gibi eder. Meğer ol asırda İmâmın kabr-i münevveresinde kıbâb u hübâb u tekellüfden bir şey yok imiş. Ancak kendüleri el-Melikü'l-Mansûr-ı Devvânıkî nâm pâdişâhın mahpeshânesinde hasta iken vasiyyet edüp kazâ kabûl etmediğiyçün hapisde {80 yaşında} merhûm olup halîfeleri kendüyi sünnet üzre defn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343b ·
metinde göster ·
… ûklardır kim memâlik-i Irâk'ın çölistânın bu enhârlarla âbâdân edenlerin evveli
El-Melik
Sultân İsâ ibn Alî b. Abdullah b. Hazret-i Abbâs'dır kim amm-i mansûrdur ve bu …
Ve nehr-i Kuti gerçi bu nehr-i Furât'dan ayrılır ammâ nehr-i Melik altından geçüp arz-ı Irâk'ı reyy edüp yine nehr-i Melik kurbünde Şatt'a mahlût olur. Bu nühûrları nehr-i Şatt'dan ve nehr-i Furât'dan ayıranlar cümle Âl-i Abbâsiyân pâdişâhlarıdır ve gayrı niçe yüz mülûklardır kim memâlik-i Irâk'ın çölistânın bu enhârlarla âbâdân edenlerin evveli El-Melik Sultân İsâ ibn Alî b. Abdullah b. Hazret-i Abbâs'dır kim amm-i mansûrdur ve bu meliklerin zamân-ı hilâfetlerinde bir nehrin tarafeyninde bir kurrâdan bir beldeye fâsıla yok idi ve bu mezkûr nehirler içre cümle gemiler işlerdi. Hâlâ niçesinde gemiler işlemez ammâ tulumdan kelek gemileri Diyârbekir'den ve kal‘a-i Birecik'den işler kelekler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 344a ·
metinde göster ·
… ü muhtasar inşâ edüp Meşhed-i İmâm Hüseyin nâm ider. Ba‘dehû sene 240 târîhinde
el-Melikü's-Sâlih
Necmeddîn-i Âl-i Eyyûb bir câmi‘ ü imâret ve bir kubbe-i azîm binâ edüp hâlâ de …
Ba‘de'l-inkırâz-ı Emeviyyûn Âl-i Abbâsiyân'dan el-Mustansır Billah Mısır'da hâkim iken re’s-i şerîf üzre bir kubbe-i müfîd ü muhtasar inşâ edüp Meşhed-i İmâm Hüseyin nâm ider. Ba‘dehû sene 240 târîhinde el-Melikü's-Sâlih Necmeddîn-i Âl-i Eyyûb bir câmi‘ ü imâret ve bir kubbe-i azîm binâ edüp hâlâ derûn-ı Mısır'da Hân Halîl kurbünde Meşhed-i İmâm Hüseyn nâmıyla meşhûr-ı âfâk ziyâretgâh-ı erbâb-ı müştâkdır. Sene 1091 târîhinde Vâlî-i Mısır Abdurrahmân Paşa muhibb-i Hânedân olmağile bir kise guruş masrûf edüp yevm-i Âşûra'da şehîd olmağile İmâm Hüseyin ol leyle-i mübârekde Abdurrahmân Paşa bir mevlûd-i şerîf etdirmişdir. Re’s-i İmâm Hüseyin şehr-i Mısr'a geleli olmamışdır, tâ sabâha dek cemî‘i çârsû-yı bâzârlar küşâde olup cemî‘i minâreler ve şâhrâh dükkânlar niçe kerre yüz bin kanâdîller ile çerâğân olup şehr-i Mısır arûs-ı Ümm-i dünyâ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 350a ·
metinde göster ·
Zavil ibn Adud Şâh binâsıdır. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Bir taraf tâ ne …
Sene (---) târîhinde el-Melik Zavil ibn Adud Şâh binâsıdır. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Bir taraf tâ nehr-i Furât'a müntehî imiş. Hâlâ nehr-i Furât'dan ba‘îd bir kasaba-misâl (---)(---) nahlistân [u] gülistân içre (---) hâneli câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve müfîd [ü] muhtasar çârsû-yı şâhlı büleydedir. Bağdâd hâkinde hâss-ı hümâyûndur kim vâlî-i Bağdâd tarafından (---) guruşa iltizâm ile zabt olunur ağalıkdır. Bânî-i şehr olan Şâh Zâvil ilm-i musikârda yed-i tûlâ sâhibi olup bu diyâr-ı Irâk'da makâm-ı Irâk'ı îcâd edüp Irâk'dan bir şu‘becik dahi âğâze îcâd etdiğinden makâm-ı zevil-i Irâk derler. Niçe bin kâr u nakş ve murabba‘ât u zecil ve savt u zikr ve tasnîfât ü ameller vardır kim yahşı mü’essir makâm-ı zâvil-i ırakdır. Ve nehr-i Mehâvil bu mahalde Furât'dan münşa‘ib olup sahrâ-yı Mehâvil'de olan kurâları saky edüp sahrâ-yı Kerbelâ bu mahalde tamâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a ·
metinde göster ·
Şehr-i azîm ve belde-i kadîmdir. Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan
el-Melikü'l-Fîhâ
Cedallah ibn el-Mütevekkil Alallah binâsıdır. Cezîre-i Dicle'de nehr-i zülâl Fu …
Şehr-i azîm ve belde-i kadîmdir. Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan el-Melikü'l-Fîhâ Cedallah ibn el-Mütevekkil Alallah binâsıdır. Cezîre-i Dicle'de nehr-i zülâl Furât-ı helâl sâhilinde bender-i sevâd-ı mu‘azzam imiş. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp niçe kerre imâr ve niçe kerre harâb olmuşdur. Ba‘dehû sene 1040 târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in serdâr-ı mu‘azzamı olan Hüsrev Paşa Bağdâd'ı muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde bu Hille kal‘asına Hüsrev-i Şîr şîrâne vü dilîrâne gelüp deryâ-misâl askeriyle taht-ı Hille'de serâperde-i Hüsrevânesiyle meks etdikde bu kal‘a-i Hille'yi gördü kim harâbe mü’eddî olmuş ammâ Bağdâd'a bundan rahne irüp zafer bulmak mülâhazasında olup kal‘a-i Hille'ye asker-i deryâ-misâli üşürüp mukaddemâ hâk-i pâk ile mebnî olan sûr-ı üstüvârın müceddeden yine top ve tula ve kerpiç ve kec ve Horasânî ve kireç ile bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn edüp bir handak-ı amîk ü arîz edüp handak içinden nehr-i Furât'ı deverân u cereyân edüp nehr-i Furât üzre bir araba ubûr olunur bir cisr-i haşeb inşâ edüp cümle cebehâne vü levâzımâtların kemâkân müheyyâ edüp üç bin sipâh ve iki bin piyâde yeniçeri ve topçu ve cebeci ve gayrı muhâfazacı kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a ·
metinde göster ·
Şemseddîn Yûsuf dahi tevsî‘ edüp imâr etdi. Hâlâ bu câmi‘ beyt-i Resûl'ün mukâb …
Ba‘dehû sene 659 târîhinde Yemen Tubba‘î el-Melikü'l-Muzaffer Şemseddîn Yûsuf dahi tevsî‘ edüp imâr etdi. Hâlâ bu câmi‘ beyt-i Resûl'ün mukâbelesinde Hazret-i Alî hânesi ma‘mûrdur ve mekteb-i dârü't-ta‘lîm-i Kur’ân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı kal‘a-i kadîm Mansûriyye: Sene 111 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melikü'l-Mansûr Devânıkî binâ etdiğinden kal‘a-i Mansûriyye derler. Nehr-i Furât kenârında hâk-i Mekke'de ve hükm-i Basra'da şekl-i murabba‘ turâb-ı tâhirden mebnî bir küçük kal‘acıkdır. Hâlâ Basra hudûdunda Kurna hâkimi hükmünde dizdârı ve neferâtları ve iltizâm ağası ve kadı ve muhtesibi vardır. Ve kal‘asında kifâyet mikdârı cebehâneleri ve şâhî topları vardır. Ve cümle (---) aded müfîd ü muhtasar hasır u saz u kamışdan sutûhları türâb ile mestûr beyt-i ma‘mûrlar vardır. Câmi‘ (---)(---)(---) ve hân ve hammâmı ve birkaç dükkânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 358b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı kal‘a-i Fethiyye-i Kebîr: Bu dahi sene (---) târîhinde
el-Melikü'l-Mansûr
(---)(---)(---) binâsıdır. Nehr-i (---) sâhilinde çim ve top binâ bir kal‘a-i …
Evsâf-ı kal‘a-i Fethiyye-i Kebîr: Bu dahi sene (---) târîhinde el-Melikü'l-Mansûr (---)(---)(---) binâsıdır. Nehr-i (---) sâhilinde çim ve top binâ bir kal‘a-i ra‘nâ. Bu iki kal‘a-i Fethiyyeler birbirine mukâbil binâ olunup mâbeyne-hümâdan tur‘a-i (---)(---) cereyân eder iki kal‘adır. Bu nehir üzre zamân-ı kadîmde âhen silsile çeküp bir gemi geçmek mümkin değil imiş. Hâlâ zencîr çekilen mahaller râygândır. Bu kal‘anın dahi dizdârı ve neferâtları ve müstevfâ cebehânesi ve şâhî topları ve hâkimi ve nâ’ibi vardır. Ve cümle müfîd ü muhtasar bin aded beytü'l-hazenleri vardır. Ve câmi‘i ve birkaç dükkânları var ammâ hammâmı ve hânları ve medrese vü gayrı imâretleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 359a ·
metinde göster ·
… irir. Bağ u bâğçesi bî-hisâbdır. Hâlâ Cizre hâkimi hükmünde kal‘ası imârdır kim
el-Melik
Şatah binâ etdiğiyçün kal‘a-i Şatah derler. Diyâr-ı Hakkarî'de dahi kasaba-i Şa …
Müverrihân-ı Ekrâd kavli üzre bu şehri ibtidâ imâr eden Hazret-i Sâm ibn Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm'dır. Niçe kerre ma‘mûr u harâb olup hâlâ yine imârdır. Bârûsu üç sâ‘atlik yer çevirir. Bağ u bâğçesi bî-hisâbdır. Hâlâ Cizre hâkimi hükmünde kal‘ası imârdır kim el-Melik Şatah binâ etdiğiyçün kal‘a-i Şatah derler. Diyâr-ı Hakkarî'de dahi kasaba-i Şatah vardır ammâ bu bâğ-ı Merâm'dan nişân verir. Câmi‘i ve medreseleri ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Cümle (---) aded hâne-i ma‘mûrlardır. Ve buk‘aları hûb ve hâk-i pâk beyne'n-nâs merğûb ve mezra‘aları vâfir ve hayrât-ı berekâtı mütekâsir, deşti serâpâ dırahtistân ü gülistân u bostânlı bir şehr-i ma‘mûrdur. Ve halkının ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları eyle cârî ü revândır kim her uyûn-ı zülâlleri kûh-ı bâlâlardan selsebîl-âsâ cereyân etdikde sadâ-yı mâ-i zülâlden âdeme dehşet hâsıl olur. Her tarafı birer gûne kûyâh u hıyâbân mesîregâhlar ile ârâste olmuş şehirdir. Hulâsa-i kelâm diyâr-ı Kürdistân'ın bâğ-ı cinân-ı arûsekidir. Ammâ Diyârbekir ve Haleb ve Şâm gibi bender şehir değildir. Ancak bâğ u bâğçe ve âb-ı revânı kesreti cihetiyle şöhre-i şehr olmuş bir şehr-i şîrîndir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 383b ·
metinde göster ·
Andan sonra sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan
el-Melik
Müstencid Billah bu şehri imâr edüp yüz sene dest-i Abbâsiyân'da durup kavm-i Y …
Andan sonra sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan el-Melik Müstencid Billah bu şehri imâr edüp yüz sene dest-i Abbâsiyân'da durup kavm-i Yezîdîler istîlâ edüp mutasarrıf oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 384b ·
metinde göster ·
… Antakiyye altında İşpaniye kâfiriyle ceng-i azîmler edüp mansûr u muzaffer olup
el-Melikü'l-Muzaffer
es-Sultânu'l-Mu‘azzam Turan Şâh b. el-Melikü's-Sâlih Necmeddîn Eyyûb {b. el-Mel …
Andan şehzâde Mısır'da bir azîmü'ş-şân pâdişâh olup Akka ve Remle ve Yafa kal‘alarında ve Antakiyye altında İşpaniye kâfiriyle ceng-i azîmler edüp mansûr u muzaffer olup el-Melikü'l-Muzaffer es-Sultânu'l-Mu‘azzam Turan Şâh b. el-Melikü's-Sâlih Necmeddîn Eyyûb {b. el-Melikü'l-Kâmil Muhammed} deyü nâmdâr bir pâdişâh-ı sâhib-vakâr oldu. "Bu kal‘a-i Hasînkeyfâ anın binâsıdır." deyü niçe müverrihân-ı Arab eyle tahrîr etmişler ve müverrih dahi mezkûr mezkûr şehzâdenin bu zemîn-i Hasînkeyfâ maskat-ı re’si olmağile müstakil halîfe olunca "Mısır'dan hazîne gönderüp bu Hasînkeyfâ'yı binâ etdi." deyü tahrîr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 388b ·
metinde göster ·
Andan şehzâde Mısır'da bir azîmü'ş-şân pâdişâh olup Akka ve Remle ve Yafa kal‘alarında ve Antakiyye altında İşpaniye kâfiriyle ceng-i azîmler edüp mansûr u muzaffer olup el-Melikü'l-Muzaffer es-Sultânu'l-Mu‘azzam Turan Şâh b. el-Melikü's-Sâlih Necmeddîn Eyyûb {b. el-Melikü'l-Kâmil Muhammed} deyü nâmdâr bir pâdişâh-ı sâhib-vakâr oldu. "Bu kal‘a-i Hasînkeyfâ anın binâsıdır." deyü niçe müverrihân-ı Arab eyle tahrîr etmişler ve müverrih dahi mezkûr mezkûr şehzâdenin bu zemîn-i Hasînkeyfâ maskat-ı re’si olmağile müstakil halîfe olunca "Mısır'dan hazîne gönderüp bu Hasînkeyfâ'yı binâ etdi." deyü tahrîr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 388b ·
metinde göster ·
… zaffer es-Sultânu'l-Mu‘azzam Turan Şâh b. el-Melikü's-Sâlih Necmeddîn Eyyûb {b.
el-Melikü'l-Kâmil
Muhammed} deyü nâmdâr bir pâdişâh-ı sâhib-vakâr oldu. "Bu kal‘a-i Hasînkeyfâ an …
Andan şehzâde Mısır'da bir azîmü'ş-şân pâdişâh olup Akka ve Remle ve Yafa kal‘alarında ve Antakiyye altında İşpaniye kâfiriyle ceng-i azîmler edüp mansûr u muzaffer olup el-Melikü'l-Muzaffer es-Sultânu'l-Mu‘azzam Turan Şâh b. el-Melikü's-Sâlih Necmeddîn Eyyûb {b. el-Melikü'l-Kâmil Muhammed} deyü nâmdâr bir pâdişâh-ı sâhib-vakâr oldu. "Bu kal‘a-i Hasînkeyfâ anın binâsıdır." deyü niçe müverrihân-ı Arab eyle tahrîr etmişler ve müverrih dahi mezkûr mezkûr şehzâdenin bu zemîn-i Hasînkeyfâ maskat-ı re’si olmağile müstakil halîfe olunca "Mısır'dan hazîne gönderüp bu Hasînkeyfâ'yı binâ etdi." deyü tahrîr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 388b ·
metinde göster ·
Ana taklîden bu kal‘a-i Hasankeyf'de nehr-i Şatt üzre bu cisri
el-Melikü'l-Muzaffer
es-Sultânu'l-Mu‘azzam Turan Şâh Batmân cisrin inşâ eden mi‘mârın şâkirdine bu H …
Ana taklîden bu kal‘a-i Hasankeyf'de nehr-i Şatt üzre bu cisri el-Melikü'l-Muzaffer es-Sultânu'l-Mu‘azzam Turan Şâh Batmân cisrin inşâ eden mi‘mârın şâkirdine bu Hasankeyf cisrin inşâ etdirmişdir. Bu cisrin itmâmın Batmân cisrini binâ eden {üstâd} istimâ‘ edüp bir gün nihânîce Hasankeyf'e gelüp görse kim kendünün Batmân nehri üzre binâ etdüği cisirden âlî ve musanna‘ vü müzeyyen ve metîn ü müstahkem bir cisr-i ibret-nümâ olmuş kim hasedinden âh edüp şâkirdine eydür: "Ey oğul, eyi cisir binâ etmişsin ammâ bu cisir henüz nâ-tamâmdır. Bu cisrin tâ zirve-i a‘lâsında kined yerine bir hayli civa dök kim bu cisir ilâ yevmi'l-haşr ber-karâr ola." deyüp gâ’ib olur. Ol gice bu cisri binâ edenin üstâd-ı hasûdu bir tulum içre yedi yıllık Ergane sirkesi kim semm-i helâhilden nişân verir, âlem ağyârdan bî-haber iken ol hasûd-ı lâ-yesûd üstâd cisrin tâ kined yerine bir tulum sarp sirke döküp firâr eder. Ol gice cisrin orta yeri nehr-i Şatt'a dökülür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389b ·
metinde göster ·
Ömer ibn Abdülazîz ibn Mervân bin pâre gemi ile İslâmbol'un nısfın ve Galata ka …
Bu dahi leb-i deryâda Dobra-Venedik kal‘asıdır. Kendülerinin nakilleri üzre Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melik Ömer ibn Abdülazîz ibn Mervân bin pâre gemi ile İslâmbol'un nısfın ve Galata kal‘asın bütün feth edüp ol sene bu Venedik kâfirleri havflerinden bu kal‘a-i Mirsinçe'yi binâ ederler, ammâ leb-i deryâda bir yalçın kanara kaya üzre şekl-i müseddes seng binâ bir metîn kal‘a-i ra‘nâdır kim bir merhale mesâfe-i ba‘îdeden beyâz kuğu gibi görünür bir kal‘a-i üstüvârdır, ammâ içine girmedim, lâkin bunun cemî‘i ebrâcları ve dendân-ı bedenleri ve cümle balyemez topları ve fecc-i amîk handakları ile ârâste ve manastırların kubâbları ve çanhâne kulleleriyle pîrâste olmuş kal‘a-i küffâr idi. Hudâ dest-i İslâm'a müyesser ede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b ·
metinde göster ·
… le küffârların vücûdların sahîfe-i âlemden hakk etmek ârzûsuyla ârzû-yı dîdâr-ı
el-Melikü'l-Mennân
ve sevdâ-zede-i civâr-ı Habîbü'r-Rahmân ümmîdiyle sâkî-i kevser-i alîden câm-ı …
den nesîm-i Arapça talattum ve tenessüm etmeğile iki koldan yürüyüşler ahvâline âğâzeler olunup meterislerde ve sâ’ir gediklerde mevcûd ve me’mûr olan asâkir-i zafer-me’serden gayri serdengeçdi nâmıyla Kızıl tabya cânibinden yürümek üzre yigirmi binden ziyâde dîn-i mübîn uğuruna bezl-i vücûd-ı cân ve tahsîl-i rızâ-yı Hâlık-ı kevn [ü] mekân ve tekmîl-i hoşnûdî-i Habîb-i Râzık-ı ins [ü] cân merd-i şîrân, şemşîrgîr, hünerverân, dârgîr hâzır u âmâde olup kezâlik Göllük cânibinde dahi bahâdır u dilâver ü şücâ‘ân u nâmdârân yiğitlerden on bin adedden ziyâde gâzîler tîğ-i âteş-te’sîrleriyle küffârların vücûdların sahîfe-i âlemden hakk etmek ârzûsuyla ârzû-yı dîdâr-ı el-Melikü'l-Mennân ve sevdâ-zede-i civâr-ı Habîbü'r-Rahmân ümmîdiyle sâkî-i kevser-i alîden câm-ı şehâdeti nûş etmeğe müterakkıblar iken fermân-ı hazret-i sipehsâlâr-ı celîlü'ş-şân olduklarında derûn-ı kal‘ada mahsûr olan müşrikîn ve küşte-i sergerdân olan düşmen-i dîn ale'l-vechi'l-yakîn habîr ü âğâh olup " Arapça mefhûm-ı şerîfi üzre cünûd-ı Rahmâniyye'nin harekât [ü] cünbüşlerinden düşmen-i bed-kîşinin efkâr-ı şeytâniyyeleri perîşân ve ve hâl-i diyer-gûnları tebâh ve kal‘a-i mezbûre ellerinden gideceğinden gayri sâ’ir vilâyetleri dahi harâb ve meskenleri bûm-ı gurâb olacağın muhakkak bilüp dahi cân u mâllarına emân ve el vilâyetlerine tecâvüz olacak sâhib-kırân-ı kişver-küşâ ve kahramân-ı kîtî-sitâ[n] hazretlerinin âsitâne-i muhalledü'l-erkân âlemü'ş-şânlarından taleb ü afv-ı emân ve ızhâr-ı ubûdiyyet ve inkıyâddan gayri çâre ve dermân bulmayup el-mücâhidü fî-sebîlillâh el-gâzî li-vechillâh el-âlimi'l-âmili'l-vâlîi'l-kâmil vezîria‘zam ve serdâr-ı ekrem vezîr ibn vezîr Fâzıl Ahmed Paşa hazretlerinin pîşân-ı sa‘âdet destgâh-ı nusret-iktirânlarına elçiler irsâl ve ricâ-yı afv [u] emân taleb eylediklerinde edâ-yı kelâm-ı zerrîn ve fikr-i isâbet-i karîn-Âsafları üzre zamîr-i münîr-i hûrşîd nazîrlerinden el-afvu şükrün li'z-zafer mefhûmu cilveger ü leme‘ân edüp buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 328b ·
metinde göster ·
… rrahmânirrahîm, Emera bi-inşâi hâzihi'l-‘ımârati'l-mübâreketi fî eyyâmi devleti
el-melik
es-Sultân Celâleddîn Bâyezîd Hân bin Murâd Hân bin Orhân bin Âl-i Osmân ‘ızze n …
"Bismillâhirrahmânirrahîm, Emera bi-inşâi hâzihi'l-‘ımârati'l-mübâreketi fî eyyâmi devleti el-melik es-Sultân Celâleddîn Bâyezîd Hân bin Murâd Hân bin Orhân bin Âl-i Osmân ‘ızze nasruhu mebâne binâ-yı Zeyneddîn bin Hâce Pîr Özbek dâme ızzuhu ve zâde tevfîkuhu ve ammerehu min yevmi'l-ahed fi's-sâdisi ve'l-‘ışrîn fî şehri Saferi'l-hayr sene seb‘ ve seb‘în ve seb‘i mie." [26.S.777] böyle tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101b ·
metinde göster ·
hükmünde iken Sultân Selîm Şâh-ı Evvel Mısır fethine giderken savlet-i şehin-şâ …
Ba‘dehu sene 921 târîhinde Sultân-ı Mısır el-Melikü'l-Gavrî hükmünde iken Sultân Selîm Şâh-ı Evvel Mısır fethine giderken savlet-i şehin-şâhînin bîm ü ra’bından sene 922 târîhinden Ayntâb'ın miftâhların Yûnus Paşa destiyle pâdişâhı-ı Cem-azamete teslîm edüp Mar‘aş eyâletinde sancak olunmak fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162b ·
metinde göster ·
en-nâsır Salâhu'd-dünyâ ve'd-dîn Yûsuf bin el-meliki'l-azîz Muhammed bin el-mel …
"Hâza emera bi-amelihi Mevlânâ es-sultânu'l-âlem el-âdil el-melik en-nâsır Salâhu'd-dünyâ ve'd-dîn Yûsuf bin el-meliki'l-azîz Muhammed bin el-meliki't-tâhir bin Gâzî Yûsuf bin Eyyûbiyân nâsıri emîri'l-mü'minîn halledallâhu mülkehû fî sene erba‘a ve erba‘în ve tis‘i mie." [944] terkîb olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y168a ·
metinde göster ·
… â es-sultânu'l-âlem el-âdil el-melik en-nâsır Salâhu'd-dünyâ ve'd-dîn Yûsuf bin
el-meliki'l-azîz
Muhammed bin el-meliki't-tâhir bin Gâzî Yûsuf bin Eyyûbiyân nâsıri emîri'l-mü'm …
"Hâza emera bi-amelihi Mevlânâ es-sultânu'l-âlem el-âdil el-melik en-nâsır Salâhu'd-dünyâ ve'd-dîn Yûsuf bin el-meliki'l-azîz Muhammed bin el-meliki't-tâhir bin Gâzî Yûsuf bin Eyyûbiyân nâsıri emîri'l-mü'minîn halledallâhu mülkehû fî sene erba‘a ve erba‘în ve tis‘i mie." [944] terkîb olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y168a ·
metinde göster ·
… -melik en-nâsır Salâhu'd-dünyâ ve'd-dîn Yûsuf bin el-meliki'l-azîz Muhammed bin
el-meliki't-tâhir
bin Gâzî Yûsuf bin Eyyûbiyân nâsıri emîri'l-mü'minîn halledallâhu mülkehû fî se …
"Hâza emera bi-amelihi Mevlânâ es-sultânu'l-âlem el-âdil el-melik en-nâsır Salâhu'd-dünyâ ve'd-dîn Yûsuf bin el-meliki'l-azîz Muhammed bin el-meliki't-tâhir bin Gâzî Yûsuf bin Eyyûbiyân nâsıri emîri'l-mü'minîn halledallâhu mülkehû fî sene erba‘a ve erba‘în ve tis‘i mie." [944] terkîb olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y168a ·
metinde göster ·
bin Nûreddîn Ebu'l-feth İsmâ‘îl bin Mahmûd bin Aksem Yâsir emîrü'l-mü'minîn fî …
"Emera bi-imâreti el-Melikü's-sâlih bin Nûreddîn Ebu'l-feth İsmâ‘îl bin Mahmûd bin Aksem Yâsir emîrü'l-mü'minîn fî sene (---)(---)(---)(---)(---)(---) hamse ve seb‘în ve hamse mie." [575] temdîd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170b ·
metinde göster ·
"Etemme'l-emre'ş-şerîfe'l-âlî es-Sultân el-melikü'l-muzafferî es-Sultân Süleymân Hân ibn es-Sultân Selîm Hân halledallâhu mülkehu temme fî şehri Şevvâl sene seb‘a ve ışrîn ve tis‘i mie." [L. 927] tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185b ·
metinde göster ·
şerefü'd-dünyâ ve'd-dîn Îsâ bin Melikü'l-âdil bin Seyfüddîn bin Ebî Bekr bin Mu …
"Amelü hâze'l-burci'l-mübâreki min Mevlânâ el-Melikü'l-mu‘azzam şerefü'd-dünyâ ve'd-dîn Îsâ bin Melikü'l-âdil bin Seyfüddîn bin Ebî Bekr bin Muhammed bin Eyyûbiyân bin şâdî halledallâhu devletehu ve tevellâ imâratehu İzzeddîn ve ammera imâretehu arza Filistîn, fî şuhûri sene ‘aşer ve sitti mi'e ve ilallâhi rabbü'l-âlemîn." [610] tahrîr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210a ·
metinde göster ·