İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

emânet

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
69
isabet
63 cümle/beyitte
25,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6928,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 69

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“emânet” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 3a 152. El-hâsıl cemî‘i emânet ve cümle kârhâne-i ibret-nümâ-yı Âl-i Osmân bi'l-cümle beyân olunur.
EÇS I 18b … ır. Kefere asrından tâ Sultân Ahmed Hân asrına gelince bin yük akçe iltizâm ile emânet bir ma‘âdin-i hâs idi. Defterdâr Ekmekcizâde Ahmed Paşa cevheri rakîk olup fâ’i …
EÇS I 29b … nın kızın mâl-ı ganâyimden alup cümle guzâtın re’yiyle Akşemseddîn hazretlerine emânet koyup kendüler ol mâl-ı ganâyiminden asker-i İslâm'a bezl ederek kal‘anın cânib …
EÇS I 42b … nım nâm hâtûnu üç yüz cevârîsiyle esîre olup Defterdâr Tâczâde Ca‘fer Çelebi'ye emânet kondu ve Âsitâne-i sa‘âdet'e getirildi.
EÇS I 69b … âmele edüp serbest ü ma‘zûr ederseniz inşâ’allâh Pâdişâhımın huzûrunda meclis-i emânet olmak üzre nedîm-i hâslık edüp pâdişâhımı eğlendiririm" dedükde buyurdular kim,
EÇS I 77b … ir'in avretin İbrâhîm Hân'a na-şer‘î vermeyüp Tokat kal‘asında Perî Hân Hâtûn'u emânet koyup netîce-i merâm İslâmbol'a gelirken zâlim İpşir fâ’in ü hâ’in,
EÇS I 127b "İlâhî gazâya azîmet etdim bu ehlim batnındakin sana emânet eyledim" deyüp sefere revâne olunca bi-emrillâh hâtûnu merhûme olup defn ederle …
EÇS I 127b "Ben anın karnındakin kârhâne sâhibine emânet verdim, tîz ehlimin kabrin bana gösterin" deyüp derhâl kabrine varup kulak duta …
EÇS I 152a … ve simit furunu ve beksümât furunu ve değirmen-ı esb ve âsiyâb-ı mâ ve kapan ve emânet , ve'l-hâsıl şehr-i İslâmbol'um içre dörd mevleviyyet yerde ne kadar hânedânlar …
EÇS I 176a … şı neferâtıyla alayında tahrîr olundu, makbûl emânetdir. Seferlerde bundan azîz emânet yokdur. Bir dahi nüzül emîni makbûldür. Ve,
EÇS I 178a Otuzuncu emânet , pencikhânedir: Ağa bir, neferât 200, pîrleri Abdullâh et-Tahrî'dir. Selmân bel …
EÇS II 342a mazmûnu üzre bu âlâm-ı şedâ’id günlerinde bârımı kankı diyâr-ı yârime emânet verüp sebük-bâr kalup huddâmlarımla birer at ve birer kılıç ile kalsam" deyü ef …
EÇS II 347b–348a … ahkemeye gelüp Murtazâ Paşa ile Çaylak Kapucıbaşı'nın baş kutular ile mahkemede emânet koyup paşaya geldiklerinde, ne kâdirler paşanın yanına bî-haber varmağa, paşanı …
EÇS II 353b–355b … olsun, deyü gayrı yoldaşlar taşra odalarda kalup hacı baba oğluna "Var oğul! Şu emânet koduğum alaca meşîn kîseyi getir ve sana tenbîh etdiğim şeyleri getir" dedikde …
EÇS II 365a … ı mahkeme kapusun sedd edüp bizi mahkemeye komak istemez. Hele mukaddemâ içerde emânet duran huddâmlarımız "Bizim Efendi geldi" deyü kadıya haber edüp Kadı Nesîmî Efe …
EÇS II 367a … t-kârım ve yâr-ı gâr-ı cânım olan Kederzâde efendim hânesinde mihmân olup cümle emânet koduğum esbâb [u] eskâllerimi ve bâr-ı sakîllerimi bî-küsûr verüp bir boğça ak …
EÇS III 93a–93b … püşüp nân [u] yemek hakkın hellâllaşup "Murtezâ Paşa efendimizin ayağın öperim, emânet olsun, benim efendimdir" deyüp kendisi Kızılırmak tarafında Çorum'a doğru gitdi …
EÇS III 157a–157b … nden Asfâ’il nâm melikim. Her çend ki bu hücreye gelüp meks edenlere bu evlâdım emânet verüp giderim. Anlar Allah emânetine hıyânet edüp evlâdıma destdırâzlık ederler …
EÇS III 159a–159b … üleymân Hân'a ıhzâr ederken koynundan bu Mesnevî-i Şerîfi "Al yâ İbrâhîm, sende emânet olsun. Yine Süleymân Hân huzûrunda bana ver, deyü deryâya atıp bu mahalde bana …
EÇS III 171a … rinde niçe bin yük bâr-ı sakîli Mihaloğlu Alî Beğ ile bırağup "Bu şehri Allah'a emânet etdim" deyü du‘â edüp kendüler İslâmbol'u muhâsara edüp (---) günde sene (---) …
EÇS III 179a … eri Hudâ'ya ısmarladın. Yaverimiz ol azîmü'ş-şân Allah'dır. Biz de seni Allah'a emânet verdik. Yürü Cenâb-ı İzzet mu‘în ü zahîrin ola" deyüp kızlarağası ve müftî ile …
EÇS IV 201a … -i büzürgvârı gazâya giderken "İlâhî bu hâmile ehlimin karnındaki evlâdımı sana emânet eyledim", deyüp gazâya müteveccih olur. Ba‘de'l-feth cihâd-ı asgardan gelüp gör …
EÇS IV 201a … veccih oldukda ehlimün batnındaki evlâdım i‘tikâd-ı tâm ile ol Hayyu'l-Kayyûm'a emânet verdim. Elbette ol evlâd âfât-ı semâvîden ve âfât-ı arzîden masûn [u] mahfûzdur …
EÇS IV 201a … taş içinde kadarınca nafakasın verir." Ol ki evlâdın derûn-ı dilden Rabbullah'a emânet vere ol fenâ bulur mu? Arapça
EÇS IV 249a–249b … erim. Andan Dârâ Şâh üzre giderim, ammâ bî-ma‘nâ bâr-ı sakîllerim vardır. Sizde emânet dursun. Zîrâ sizin kal‘anız cümle mağaralardır ve deyriniz dahi cemî‘i Nasârâla …
EÇS IV 256a … ve me’kûlât [u] meşrûbâtların müstevfâ ta‘yîn edüp "Bu kal‘a-i vakfullahı size emânet kodum. Dîn-i mübîn uğuruna bu sedd-i üstüvârı ale'l-ittifâk gözedesiz!" deyüp ç …
EÇS IV 256a … eymân Hân'ın vâkı‘asına girüp eydür: "Ey Süleymân! Ne hoş bu kal‘ayı Van kuluna emânet verdin. Bu kal‘aya Hazret-i Risâlet-penâh efendim ibtidâ nübüvvetinde ben İslâm …
EÇS IV 273b " Emânet olsun, şedd-i rihal çeküp imdâdımıza gelmeğe me’mûr olan beğ oğullarımıza bu hi …
EÇS IV 353a … dir. Cemî‘i Arab-ı Urbânın zî-kıymet metâ‘ları bu Kefîl Peygamber'in kubbesinde emânet durduğundan Kefîl Peygamber derler. Ammâ asıl Zülkifl Nebî'dir. Zîrâ Kur’ân-ı A …
EÇS IV 353a … Kabr-i münevveresinde eyle mehâbet var kim ziyâretine vardıkda gaşş olur. Bunda emânet olan mâl-ı firâvâna bir ferd-i âferîde vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir.
EÇS IV 353a … bir hilâle ve bir sûzene ziyâde vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değillerdir. Her kim bu emânet şeylere dest-dırâzlık eylese ol ân cân verüp bu âsitânenin kapusu önüne defn ed …
EÇS V 71b … i mîrânlar ve sâ’ir âsî ümerâlar ile cümle öpüşüp görüşüp ba‘de'l-kahve meclisi emânet edüp yemîn-i billâh ve kasem-i tallâh ile meşverete âğâze etdiklerinde,
EÇS V 117b … e Lepova kal‘asın mukaddemâ kapudanı olan Batori Andraş nâm bî-traşa ber-vech-i emânet kal‘a-i Lipova'yı verüp cümle guzât bî-silâh giderken mezkûr Batori Iştvân ahd- …
EÇS V 118b … b [ü] rûz pür-silâh dururlar. Bu kapuların miftâhları her şeb yeniçeri ağasında emânet durur. Paşa istese miftâhları vermezler.
EÇS V 119a … bile giremez. Eğer ricâ ile girmek murâd edinirse silâhların kapuda pâsbânlara emânet koyup girir. Gâyet mazbût nârin kal‘adır.
EÇS V 137b … gelüp şâdumânlar olup cümle mâlları derûn-ı kal‘aya koyup defterle dizdâr ağaya emânet verildi, ammâ derûn-ı hisârda bir hünkâr câmi‘i ve anbârlar ve (---) mikdârı şi …
EÇS V 155a … pudanı halâsıyçün on aded Sirem arabası mâlı ma‘rifet-i şer‘ile Bihke kal‘asına emânet koyup bu hakîr Zirinoğlu'na giderken cümle mâlı Zirinoğlu tahtı olan kal‘a-i Li …
EÇS VI 39a … lduğundan Melek Ahmed Paşa efendimizin bizde olan Arnavudistân'dan getirdiğimiz emânet mâllar başımıza belâ olup ol ecilden kasaba-i Düşeniçse'de tekâ‘üd etdik, ammâ …
EÇS VI 54b … uruş saklamış, anı kimseye vermeyüp "harc-ı râh" deyü seksen guruşu alay beğine emânet verdik.
EÇS VI 78a "Bu kal‘ayı Allâh'a emânet etdim. Ve Süleymân Paşa hakîr Süleymân'a seni Budin'e nâzıru'n-nuzzâr vekîl etd …
EÇS VI mük. 137b … -uhde edüp hakîre bir at ve bir seyishâne pîşkeş verüp yine atları ehl-i kurâya emânet verüp ba‘dehu cümle ehl-i beled ile ve a‘yân-ı Pojagacık ile vedâlaşup kışla kö …
EÇS VI 173b … müdebbir bu re’y [ü] tedbîri edüp na‘ş-ı Süleymân Hân'ın tuzlanmış salamurasını emânet olan yerden çıkarup geydirüp kuşadup serâperde-i Süleymânî içre bir taht-ı âlîd …
EÇS VII 7a … r verüp hakîr dahi atları fürûht edüp bahâların yeniçeri ağası Bodur Alî Ağa'ya emânet koyup yine cümle asâkir-i İslâm Sadrıa‘zam ardı sıra gitmeğe azîmet etdik,
EÇS VII 13b "Biz bu kal‘ayı aldığımızda bu kal‘ayı bize vere ile emânet veren Türk'ün emânlarına bakmayup cümlesin kılıçdan geçirdik. İmdi şimdi dahi T …
EÇS VII 36a … e mâlı her aklâmda sağdır. Kimesne zabt etmeyüp cümle kal‘a ağaları hâs harâc-ı emânet ve iltizâmların kendüleri tasarruf ederler, âhardan bir ferd-i merde müdâhale e …
EÇS VII 53a–53b "Bizim ağırlığımızda kimsenin hükmi yokdur. Pâdişâhımızın içinde emânet hedâyâları vardır. Ağırlık bizden ayrılmaz", dedi. 53b
EÇS VII 98b–99a … olur. Başka boyar oturur ma‘mûr iskeledir. Ve atları bu karye-i Jibel'de boyara emânet koyup hakîr birkaç hüddâmlarımla bir gemiye süvâr olup karşu tarafda,
EÇS VII 100b … dişâhım, cümlemiz kırarsın sonra Hazret-i Muhammed'in kendi mübârek eliyle bize emânet verdiğin görürsün" deyü feryâd edüp eyitdiler:
EÇS VII 101a … bî-günâh iken Bursa kal‘asında hâlâ hapisdir. Pâdişâhımdan ricâm oldur ki bizde emânet olan Hazretin dest-i şerîfi hürmetine ve sizde emânet ola[n] Rûhullâh makraması …
EÇS VII 101a … mdan ricâm oldur ki bizde emânet olan Hazretin dest-i şerîfi hürmetine ve sizde emânet ola[n] Rûhullâh makraması hürmetine olsun benim karındaşım hapisden ıtlâk eyley …