İnhizâm-ı Dasnik Emirzâ ve ma‘an Celâlî Hanefî Halîfe nâmân celâlîlere Türkmen ağalıkları ihsân olunmaduğundan Vezîr-i a‘zam Melek Ahmed Paşa'ya dilgîr olup Üsküdar'dan hayli asker cem‘ edüp Anatolu'yu nehb [ü] gârete azîmet eyleyüp Hersek Dili'nden deryâyı ubûr edüp râst geldikleri kârbânı gâret edüp Lefke ile Söğüd nâm kasabaların mâbeyninde hayme ve hargâhların kurup meks etmişler. Fi'l-hâl Melek Ahmed Paşa ve Bektaş Ağa ve Yeniçeri ağası Kara Çavuş ve Kul kethudâsı Çelebi Mustafâ Ağa 83b askerleri yetişüp vakt-i seherde âlem ağyâr-ı gayrdan bî-haber iken bu ağyârlara Allâh deyüp kılıç uruldukda hakkâ ki âmedâne basılup dilîrâne ceng edüp şebhûn eden vezîr askerinden hayli benâm yiğitleri hâke saldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 83a–83b ·
metinde göster ·
… olup Kapudan Paşalık ihsân olunup ılgar ile Âsitâne-i sa‘âdetime gelesin" deyü
emirler ve
hatt-ı şerîflerden gayrı bir mektûb bulunmadı. Paşa bu ulakları haps etdüğü gün …
Karye-i Körköy: Üç yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr köydür. Çorbacızâde nâmıyla ma‘rûf bir hânedân sâhibi ni‘meti mebzûl çelebidir. Paşa anda mihmân olup bir gün tekâ‘üd olunup ertesi tuğlar gidecek mahalde Murâd Haseki ve Çavruzcu Çavuş nâm kimesneler Âsitâne tarafından ulaklığile Diyârbekir'e gideriz, dediklerinde paşa bunları haps edüp cemî‘î esbâb [u] eskâllerin arayup Sâlih Paşa karındaşına hitâben emr-i şerîfler var kim "Bağdâd eyâletinden ma‘zûl olup Kapudan Paşalık ihsân olunup ılgar ile Âsitâne-i sa‘âdetime gelesin" deyü emirler ve hatt-ı şerîflerden gayrı bir mektûb bulunmadı. Paşa bu ulakları haps etdüğü gün ulak Sâlih'i Bağdâd Valisi Sâlih Paşa karındaşı Murtazâ Paşa'ya gönderüp "Benim Karındaşım! Sana hatt-ı şerîf ile Murâd Haseki ve Mülakkab Kabîh Çavuş kapudanlık emirleri ve hatt-ı şerîfler getürür, lâkin haps etdim. Elbette sana ulağım vardıkda gâfil me-bâş, başın gider. Kapudanlığa i‘timâd etmeyesin. Elbette başına bir çâre edüp Âsitâne tarafına firâr edüp bir kûşede karâr idesin. Yâhûd bize gelüp peder-i azîzim Varvar Alî Paşa ile der-i devlet tarafına azîmet etmeğe ta‘ahhüd etmişiz. Elbette ve elbette cüstün işi gâfilin başı demişler" deyü bu gûne nasîhat-âmiz mektûb-ı muhabbet-üslûblar ile tatar Sâlih'e yüz altun verüp "Göreyim seni koçağım, cânım Murtazâ Paşa karındaşıma niçe yetişirsin" deyü tenbîh ve te’kîd edüp ulak Sâlih yollanup dördüncü gün Haseki ve Çavuş'u hapisden ıtlâk edüp anlar dahi cânib-i Bağdâd'a revâne oldular. Paşa altı gün Körköy'de meks edüp yedinci günde kalkup (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346a ·
metinde göster ·
… rındaşım! Sana hatt-ı şerîf ile Murâd Haseki ve Mülakkab Kabîh Çavuş kapudanlık
emirleri ve
hatt-ı şerîfler getürür, lâkin haps etdim. Elbette sana ulağım vardıkda gâfil m …
Karye-i Körköy: Üç yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr köydür. Çorbacızâde nâmıyla ma‘rûf bir hânedân sâhibi ni‘meti mebzûl çelebidir. Paşa anda mihmân olup bir gün tekâ‘üd olunup ertesi tuğlar gidecek mahalde Murâd Haseki ve Çavruzcu Çavuş nâm kimesneler Âsitâne tarafından ulaklığile Diyârbekir'e gideriz, dediklerinde paşa bunları haps edüp cemî‘î esbâb [u] eskâllerin arayup Sâlih Paşa karındaşına hitâben emr-i şerîfler var kim "Bağdâd eyâletinden ma‘zûl olup Kapudan Paşalık ihsân olunup ılgar ile Âsitâne-i sa‘âdetime gelesin" deyü emirler ve hatt-ı şerîflerden gayrı bir mektûb bulunmadı. Paşa bu ulakları haps etdüğü gün ulak Sâlih'i Bağdâd Valisi Sâlih Paşa karındaşı Murtazâ Paşa'ya gönderüp "Benim Karındaşım! Sana hatt-ı şerîf ile Murâd Haseki ve Mülakkab Kabîh Çavuş kapudanlık emirleri ve hatt-ı şerîfler getürür, lâkin haps etdim. Elbette sana ulağım vardıkda gâfil me-bâş, başın gider. Kapudanlığa i‘timâd etmeyesin. Elbette başına bir çâre edüp Âsitâne tarafına firâr edüp bir kûşede karâr idesin. Yâhûd bize gelüp peder-i azîzim Varvar Alî Paşa ile der-i devlet tarafına azîmet etmeğe ta‘ahhüd etmişiz. Elbette ve elbette cüstün işi gâfilin başı demişler" deyü bu gûne nasîhat-âmiz mektûb-ı muhabbet-üslûblar ile tatar Sâlih'e yüz altun verüp "Göreyim seni koçağım, cânım Murtazâ Paşa karındaşıma niçe yetişirsin" deyü tenbîh ve te’kîd edüp ulak Sâlih yollanup dördüncü gün Haseki ve Çavuş'u hapisden ıtlâk edüp anlar dahi cânib-i Bağdâd'a revâne oldular. Paşa altı gün Körköy'de meks edüp yedinci günde kalkup (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 346a ·
metinde göster ·
… Bunlar şehr kadısına varup Mîr-i livâ Alî Beği mahkemeye da‘vet edüp nefîr-i âm
emirleri ve
hatt-ı şerîflerin çıkarup "guluvv-i âm ile cümle askerin şehr içre çevirelim" d …
Bu şehre dâhil olduğum gün Âsitâne-i sa‘âdet tarafından Berberbaşılıkdan çıkma kapucubaşı, kırk kapucusuyla "Diyârbekir eyâletin getirdim" deyü çav çaldırup paşaya girem zann edüp mümkün olmadı. Cümle kapu halkı sekbân ve sarıca ve deli ve gönüllü ve üç yüz iç gılmânı hâzır-baş olup "kapucubaşı gelsin" deyince kırk kapucusuyla gelüp berk-i hazân gibi dir dir ditreyüp içeri girince cümle levendât paşayı ortaya alup pür-silâh durdular. Hemân Paşa "Safâ geldiniz! Ne hizmete geldiniz", "Sultanım, Diyârbekir'e giderim" dedi. Paşa eyitdi "Ya bize Diyârbekir eyâletin getirmişsin, kani emirler", "İşte emr pâdişâhındır" deyü kırk kapucu ile paşa üzerine hücûm edince paşa yerinden pertâb etmezden evvel zeber-dest iç ağaları cümle kapucuları ve kapucubaşıyı kıskıvrak bağlayup hemân paşa "İskemle ve falaka-deyenek" deyüp sekbân, sarıca cellâdları meydân-ı muhabbete girüp on-ı orada, kapucubaşıya burada, kimisi der "vasvarada" kimisi der "Sultânım durma Varvara'da deh, durma burada" deyüp feryâd [u] figâna başladılar. Cümle vilâyet a‘yânları zemîn bûs edüp "Sultânım! Bunlar emir kullarıdır. Bu size nasîhat olduğuna şükrânedir. Bunları afv edin. Irz-ı pâdişâhî var, cümlesin âzâd edin" deyü ricâ etdiler. Mercâları hayyiz-i kabûlde vakı‘ olup cümlesin âzâd etdiler. Ammâ cümlesin deyenek altında katl etse gerek idi. Bunlar şehr kadısına varup Mîr-i livâ Alî Beği mahkemeye da‘vet edüp nefîr-i âm emirleri ve hatt-ı şerîflerin çıkarup "guluvv-i âm ile cümle askerin şehr içre çevirelim" derler. Cümle şehir a‘yânı "Vallahi, bu iş bu şehirde olamaz. Anlar câna başa kalmış on bin âteş kılıç âdemlerdir. Biz anlara el kaldırırsak cümle şehri âteşe verüp mâl [u] menâlimiz alan u talan, evlâd [u] ıyâlimiz nâlân u giryân olup bu şiddet-i şitâda kande gidelim. Anlar böyle ısyân edüp dosdoğru Varvar'a gidecekleri muhakkakdır" deyü Kapucubaşıya bu gûne şâfî cevâblar verince tarfetü'l-ayn içre bu haber-i meserreti şehrliden biri paşaya getirüp paşa herîfe ihsânlar etdi. Paşa, kapucular bölükbaşısın mahkemeye gönderüp "Tiz kapucubaşı bu ânda atlanup geldiği izine gitsin. Yohsa yüzünü tulum yüzüp geldiği yire gönderirim" deyü mahkemeye bölükbaşılar ta‘yîn eyleyüp cümlesin şehrden sürdüler. Ertesi gün bu ahvâl-i pür-melâli yazup Varvar Alî Paşa'ya Aliş tatar ile gönderdi. Andan cümle ehl-i belede ihsân [u] in‘âmlar edüp müşâvere etdiler. A‘yân-ı vilâyet gördüler kim bir vezîr-i âlîşân ve bir halûk u halîm ve selîm ve zî-şân, ehl-i şehr dediler kim "Sultânım! Gâfil me-bâş, sakının İslâmbol tarafına gitmen. Varvar Alî Paşa'yı kollayarak mâbeyniniz bir konak ve iki konak olsun. Şimdi sa‘âdetle gerü dönüp lokmacılık ederek Tokat ve Kazova ve Turhal ovası ganîmet yerlerdir. Anda deverân ve seyerân ederek geşt [ü] güzâr etdün. İnşâallah günden güne cemerâtlar da gelüp hevânın şiddet-i şitâsı def‘ olup bu gûne hareket buyurun" deyüp bu re‘y [u] tedbîri vech-i ahsen görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350b ·
metinde göster ·
… Alî Paşa'nın çâşnigîrbaşısı gelüp Âsitâne tarafından {Varvar Alî Paşa'ya} gelen
emirleri ve
hatt-ı şerîfi getirüp paşa kırâ’at etdükde mazmûn-ı hat oldur kim "Vezîrim Varv …
asrında (---) mansıbiyle ber-murâd olmuş Bosneviyyü'l-asl bir Oğuz âdem idi. Hîle ve hud‘adan berî, zemm ü nemm ve gıybet ü mesâvî ve kizb ü bühtândan ârî vüzerâların düşman üzre varıcı Varvar'ı idi. Ve gâyet mu‘tekid olduğundan her hoş-âmed âmedî kelâmı tasdîk etmeğe meftûn idi. Ve re’y [ü] tedbîrde hüsn-i tedbîr etmeyüp sû’-i tedbîre ilkâ edenlere tab‘iyyet ederdi. Ve devleti gûyâ istidrâc ve kemâl-i hıffet ile ve akl-ı kıllet ile meşhûr-ı âfâk idi. Ancak salâh-ı hâl ile mümtâz-ı ser-firâz idi. Hikmet-i Hudâ bir gün İpşir Paşa'dan ve Küçük Çavuş Paşa'dan mektûblar gelüp vâfir mesrûr [u] handân oldu ve mektûbları kırâ‘at etdirüp gûyâ raks edüp "İşte İpşir oğlum gelmededir. Senin paşan onun hakkında bana neler yazar. Al imdi bu mektûbları paşana götür" deyü İpşir Paşa ve Küçük Çavuş Paşa ve kendü mektûblarıyla hakîre bir kîse guruş ve Köprülü mâlından rahtile bir küheylân at ve bir Gürcî gulâmı ve ana bir küheylân at ve bir kat esbâb. Kankırı nâhiyelerinde Bozoğlan kurâsından çıkup mütevekkilena'l-allah cânib-i şimâle üç günde ılgar edüp Engürü sağımızda kalup Murtatovası içinde bir vâsi‘ sahrâda menzil-i karye-i (---) paşa ile mülâkât olup "Bre Evliyâm! Safâ geldin. Ammâ ne çok eğlendin" dedikde ahvâl-i pür-melâl [ü] ser-güzeşt [ü] ser-encâmı bir bir takrîr edüp paşa âlem-i hayretde kalup tebessüm edüp, yakında görürsün, deyüp ibtidâ Varvar'ın mektûbun okuyup âteş-pâre olup "Görürsün mel‘ûn ahmak potur" deyüp İpşir Paşa'nın Varvar'a gönderdiği mektûbu kırâ’at edüp güle güle tamâm olup mektûbu hakîre atup "Nazar eyle" dedi. Hakîr İpşir mektûbun kırâ’at edüp ol kadar iltiyâm u mudârâ vü imhâl ve niyâz-gûne girişmeler tahrîr eylemiş kim istimâ‘ edenin aklı gidüp "İpşir Paşa, Varvar Alî Paşa'nın abd-i memlûkü olmuş" der. Paşa mektûblardan sonra ol deryâ-dil paşa-yı kâmkâr buyurdular kim "Biz anın ta'n-âmîz mektûblarına nazar etmeyüp yine mudârâyı elden komayalım" deyü latîf edâ ile mektûblar yazmak sadedinde iken âsitâne tarafından bir hünkâr hasekisi ve Kapu kethüdâmız Siyâvuş Ağa'nın hazînedârı Kâtib Alî Çelebi hatt-ı şerîf ile gelüp ol sâ‘at dîvân-ı pâdişâhî olup hatt-ı şerîf kırâ’at olunup mefhûm-ı hatt-ı şerîf oldur kim "Eğer başın gerek ise bir ân ve bir sâ‘at durmayup mükellef ve mükemmel askerinle mâh-ı Cemâziyelâhirin gurresinde bi-eyyi vechin kâne İpşir Paşa ve Çavuş Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Seydî Ahmed Paşa ve Şeh Gâzî Beğ ile cümle yek-dil ü yek-cihet olup Varvarlının başı ya başın ve illâ eğer inâd u muhâlefet ve müsâmaha edersen bunda olan evlâd [u] ıyâlini cümle katl edüp cümle mâl [u] menâlin kabz olunur. Ve eğer ol âsînin hakkından gelüp Varvar'ın başın serîr-i sa‘âdetime gönderüp edâ-yı hizmet edersen hâlâ hasekimde olan Mısr eyâleti hatt-ı şerîfime amel edüp bu cânibe mürâca‘at etmeden bilâ-câ’ize tarafından bir mükellef ve muhteşem ve umûr-dîde ağanı Mısır'ın şehr havâleliğine gönderesin. Hatt-ı hümâyûnuma amel edüp fermân-ı şerîfim eyle sâdır olmuşdur. Ve's-selâm." Paşa dahi "emr 364a pâdişâmındır" deyü derhâl nefîr-i rıhlet çalınup bin mikdârı asker ile tuğu ileri gönderüp hasekiye bir kîse harc-ı râh verüp kethüdânın haymesinde mihmân eyleyüp ertesi gün hikmet-i Hudâ Varvar Alî Paşa'nın çâşnigîrbaşısı gelüp Âsitâne tarafından {Varvar Alî Paşa'ya} gelen emirleri ve hatt-ı şerîfi getirüp paşa kırâ’at etdükde mazmûn-ı hat oldur kim "Vezîrim Varvar Alî Paşa lalam! Cirmin afv olunmuşdur. Defterdâroğlu celâlî Erzurûm'a ve Engürü'ye mutehassın olmak murâd edüp ısyân [u] tuğyânı zâhir olmuşdur. Hatt-ı şerîfim vardıkda bir ân durmayup memâlik-i mahrûselerimde nerde bulursan katl edüp yâ başı, yâ başın. Edâ-yı hizmetden sonra sana Mısr'ı bilâ-avâ’id ve lâ-fevâyid ihsânım olmuşdur" deyü hatt-ı şerîfi kırâ’at edüp "Bre meded, bu sır bunda kalsın" deyüp "men hafaza'l-lisâne selleme mine'l-afat" deyüp keşf-i râz etmeyüp summun bükmün durdı. Ol gün İpşir Paşa tarafından çâşnigirimiz gelüp "İpşir Paşa, Karaman eyâletiyle Varvar ile celâlî olmağa gider" deyü haberler geldi. Ol gice Varvar'a mektûblar yazılup Varvar'ın katli hakkına paşaya gelen hatt-ı şerîfi Varvar mektûbiyle ale's-sabâh hakîre verüp ol gün ol gice ılgarup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 363b–364a ·
metinde göster ·
… ı bir hân-ı azîm ve kırk elli dükkân inşâ edüp karye-i Balı Efendi azîzi âbâdân
emişdir}. Ve
bu şehr-i Sofya'da niçe yüz mesîregâh-ı dilküşâ yerler vardır, ammâ manzûrumuz …
{Ve sene 1025 târîhinde Ekmekçizâde Ahmed Paşa bu Balı Efendi karyesine bir kurşumlu ve kırk elli ocaklı bir hân-ı azîm ve kırk elli dükkân inşâ edüp karye-i Balı Efendi azîzi âbâdân emişdir}. Ve bu şehr-i Sofya'da niçe yüz mesîregâh-ı dilküşâ yerler vardır, ammâ manzûrumuz olan bunlardır, ve's-selâm. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142a ·
metinde göster ·
… ulları ve Karaçiler ve şîrînli ve Mansûrlu ve Dâyirli ve Mankıtlı ve olanlar ve
emildeş ve
atalıklar ve gayrı kartlar ve ot ağaları ve gayrı Nogay mirzâları ve Badrak ata …
Paşa kethüdâsında Hân vezîri Sefer Gâzî oğlu, dîvân efendisinde Kadıasker Murtazâ Alî Efendi ve şîrîn beği Kapucular kethüdâsında ve Mansûr {Kaya} beği Defterdâr İslâm Ağa ve Telhisî Hüseyin Ağa'da şîrînli Kürşâh-ı Merdân Beğ ve'l-hâsıl cümle a‘yân-ı Kırım'dan kapukulları ve Karaçiler ve şîrînli ve Mansûrlu ve Dâyirli ve Mankıtlı ve olanlar ve emildeş ve atalıklar ve gayrı kartlar ve ot ağaları ve gayrı Nogay mirzâları ve Badrak ataları ve Orak mirzâları cümle-cümle Paşa ağavâtlarının hayme vü hargâhlarında mezkûr ni‘met-i nefîseler ile üç gün üç gece ayş [u] işret edüp azîm ri‘âyetler olunup sohbet-i hâslar olurdu kim ta‘rîf ü tavsîfden müberrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51a ·
metinde göster ·
… Yalı ağası İslâm Ağa ve Sübhân Gâzî Ağa ve kapukulu a‘yânlarından atalıklara ve
emildeşlere ve
olanlara ve Karaçilere ve ot ağalarına ve Badrak mirzâlarına ve yurd atalarına …
Paşa, "Ne zahmet, hey Hânım?" deyüp altunları kabûl edüp Paşa dahi Hân'a bir siyâh kaytas nesl-i cilfidânü's-sâfinâtü'l-ciyâd at-ı sabâ-sür‘at ki gûyâ kaytas-ı sa‘âdetdir, zer-ender-zere müstağrak olmuş bir mücevher zeyn ve murassa‘ ve zerrîn raht ve sîm ve mutallâ zeheb rikâbıyla ve murassa‘ gaddâre ve topuzıyla mezkûr kaytas-ı esb-i peymâyı Hân altına Paşa çeküp bilâ-rikâb süvâr olmada ve Kalga ve Nûruddehr'e ve vezîr Sefer Gâzî Ağa'ya dahi birer mebrûm katîfe eğerli ve sîm ve zeheb mutallâ rahtlı atlar ve birer gümüş çullı yelkendez atlar keşîde kılınup süvâr oldular ve Kadıaskere ve şîrîn beği ve Sincivit ve Mansûrlu ve Arkanlı ve Dâyirli ve Mankıtlı ve Arslanlı ve Çobanlı ve Deveyli ve Nevrûzlı ve Oraklı ve şiydaklı ve Yaman Sadaklı ve Defterdâr İslâm Ağa ve Yalı ağası İslâm Ağa ve Sübhân Gâzî Ağa ve kapukulu a‘yânlarından atalıklara ve emildeşlere ve olanlara ve Karaçilere ve ot ağalarına ve Badrak mirzâlarına ve yurd atalarına ve sâ’ir iş erlerine ve'l-hâsıl bu zikr olunanlardan mâ‘adâ emirzâlara cümle iki yüz on bir neferâtlara on biri sırma eğerli ve sîm rahtlı ve mutallâ-yı zeheb rikâblı atlar idi. On birden mâ‘adâsı iki yüz aded gümüşî çullu atlar yelkendez esb-i tâzîler Hân askerine hedâyâ atlar verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51b ·
metinde göster ·
… erin tamga bahâların cümle biyimlere ve bükeçlere ve hâtunlara ve atalıklara ve
emildeşlere ve
ot ağalarına ve hân kazakdaşlarına ihsân etdi.
Andan yüz binini e’imme ve hutebâ ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyih ve sofîlere bahşîş-i şâhî edüp kendüsine yüz bin esîr kalmışken anın dahi elli bin esîrlerin tamga bahâların cümle biyimlere ve bükeçlere ve hâtunlara ve atalıklara ve emildeşlere ve ot ağalarına ve hân kazakdaşlarına ihsân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196a ·
metinde göster ·
… ehemmed Paşa'nın İslâmbol'a gitmesi fermânın dahi alırken anı gördüm, elime bir
emir ve
bir mektûb verüp eydir:
"Efendim evvel ve âhır ben senin garîbinim ve bir yâr-ı kadîm du‘âcınım. Sekiz yıldır İslâmbol'da evlerim görmedim. Bir kerre varayım, yine geleyim" dedikde otuz guruş harc-ı râh ve bir at ihsân edüp Ak Mehemmed Paşa'nın İslâmbol'a gitmesi fermânın dahi alırken anı gördüm, elime bir emir ve bir mektûb verüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
iki kîseyi ve bir semmûr kürkü verince fakîr Mehemmed Paşa şâd-merk olayazdı ve …
Menzil-i Havsa'ya gelüp mektûbları ve hâss emirleri ve iki kîseyi ve bir semmûr kürkü verince fakîr Mehemmed Paşa şâd-merk olayazdı ve hakîre cihân cihân hayr du‘âlar edüp üç yüz guruş verüp semmûr kürkü geydirüp ol ân hâssın zabtına bir müsellim gönderüp nefîr-i rıhletler çalınup Havsa'dan cânib-i şarka 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
… Mısır-ı nâdirü'l-asrda İbrâhîm Paşa efendimize gitmek içün mektûblar ve menzil
emirleri ve
bir kîse harc-ı râh ve bir küheylân esb-i siyâh ihsânlar alup ve gayri vüzerâ v …
Ba‘dehu bu şehirde on iki günden sonra sâhib-i devlet ve kesîrü'l-mürüvvet efendimizden Girid'deki ahd-i mîsâkımız üzre Hacc-ı şerîfe Mısır-ı nâdirü'l-asrda İbrâhîm Paşa efendimize gitmek içün mektûblar ve menzil emirleri ve bir kîse harc-ı râh ve bir küheylân esb-i siyâh ihsânlar alup ve gayri vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibârdan ihsân [u] in‘âmlar aldık. Husûsan Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa efendimizden yetmiş aded serdârın mukarrernâmelerin ve yüz altun harc-ı râhın alup cemî‘i ahbâb ile vedâ‘laşup cihân kadar mâl-ı firâvânlar ve niçe donluk akmişe-i fâhireler ve kâlây-ı nâdireler bend edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380b ·
metinde göster ·
… d-ı Bedevî'ye hâzır olmak içün tahrîr olunan Garbiyye ve Menûfiyye kâşiflerinin
emirlerin ve
Tût sene âhiridir, kâşiflerin ol günlerde hükm[ü] nâfiz olmayup kendüler dîvân- …
Ve mevlûd-ı Bedevî'ye hâzır olmak içün tahrîr olunan Garbiyye ve Menûfiyye kâşiflerinin emirlerin ve Tût sene âhiridir, kâşiflerin ol günlerde hükm[ü] nâfiz olmayup kendüler dîvân-ı Mısır'a gelüp muhâsebelerin görmeğiçün izin buyurdıların dahi hakîre ihsân eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y278b ·
metinde göster ·
… edüp ana göre amel edüp herkese merâtibince i‘zâz u ikrâm ederdi. Hakîre Circe
emirlerin ve
Fûncistân meliki mektûbların verdikde harcırâh yüz altun ve bir at verdi.
Bunun re’y [ü] tedbîriyle İbrâhîm Paşa'nın Mısır diyârından aldığı mâl-ı hazâyini fâtih-i Mısır Selîm Hân'dan berü Mısır'a yetmiş vezîr gelmişdir, bu mâlı anların biri almamışdır. Zîrâ cümle hall ü akd ve kabz u Q 300b bast ve tutmak asmak basmak ve urmak almak vermek kethudâ elinde idi. Ya‘nî cümleden melik vekîl-i mutlak P 297b bir zû-fünûn kethudâdır. Ammâ ol dahi kâr-âzmûde ihtiyârlar ile meşveret edüp ana göre amel edüp herkese merâtibince i‘zâz u ikrâm ederdi. Hakîre Circe emirlerin ve Fûncistân meliki mektûbların verdikde harcırâh yüz altun ve bir at verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y360b ·
metinde göster ·
… ü gün varup Circe beği Özbek Beğ mektûbların ve Siyût'da gark olan gılâl gemisi
emirlerin ve
İbrîm kâşifinin ve gayrı kâşiflere hitâben emirleri ve Fûncistân meliki nâme ve …
Andan paşa huzûruna üçüncü gün varup Circe beği Özbek Beğ mektûbların ve Siyût'da gark olan gılâl gemisi emirlerin ve İbrîm kâşifinin ve gayrı kâşiflere hitâben emirleri ve Fûncistân meliki nâme ve hedâyâların alup hakîre bir kîse-i Mısrî çil para ve bir bisâtlı at ve bir kat esbâb ve on yedi huddâmıma onar guruş ihsân edüp du‘â-i hayr edüp dest-i şerîfin bûs edüp ba‘de'l-vedâ‘ giderken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y360b ·
metinde göster ·
… gark olan gılâl gemisi emirlerin ve İbrîm kâşifinin ve gayrı kâşiflere hitâben
emirleri ve
Fûncistân meliki nâme ve hedâyâların alup hakîre bir kîse-i Mısrî çil para ve b …
Andan paşa huzûruna üçüncü gün varup Circe beği Özbek Beğ mektûbların ve Siyût'da gark olan gılâl gemisi emirlerin ve İbrîm kâşifinin ve gayrı kâşiflere hitâben emirleri ve Fûncistân meliki nâme ve hedâyâların alup hakîre bir kîse-i Mısrî çil para ve bir bisâtlı at ve bir kat esbâb ve on yedi huddâmıma onar guruş ihsân edüp du‘â-i hayr edüp dest-i şerîfin bûs edüp ba‘de'l-vedâ‘ giderken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y360b ·
metinde göster ·
el-Faslu't-tâsi‘ ve sittîn / şehr-i Mısır'dan İbrâhîm Paşa
emirleri ve
nâmeleri ile bin seksen iki evâhirinde vilâyet-i Sa‘îd-i âlî hâkimi Özbek Beğ'e …
el-Faslu't-tâsi‘ ve sittînşehr-i Mısır'dan İbrâhîm Paşa emirleri ve nâmeleri ile bin seksen iki evâhirinde vilâyet-i Sa‘îd-i âlî hâkimi Özbek Beğ'e ve vilâyet-i Elvâhât kâşifine ve vilâyet-i İbrîm kâşifine ve vilâyet-i Berberistân meliki Melik Donkalâb'a ve Fûncistân meliki Kakan Melik'e gitdiğimiz vilâyetlerin kurâ ve kasabâtların ayân u beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y360b ·
metinde göster ·
(---)(---) başı Ve Mehemmed Kethudâ ile Abdurrahmân Paşa'ya
emir ve
hatt-ı şerîf gelüp (---)(---) sene cemî‘i kul mevâcibleri Defterdâr Ahmed Paşa …
(---)(---) başı Ve Mehemmed Kethudâ ile Abdurrahmân Paşa'ya emir ve hatt-ı şerîf gelüp (---)(---) sene cemî‘i kul mevâcibleri Defterdâr Ahmed Paşa'dan mutlak (---) matlûb olup mâla bezl-i himmet edüp Ahmed Paşa'nın bir sene muhâsebesin görüp Q 352bP 346b gönderesin, deyü fermân sâdır olunca Abdurrahmân Paşa "Semi‘nâ ve ata‘nâ" deyüp Ahmed Paşa'nın elli yedi gün Mısır'a mutasarrıf olup gulû-yı âm ile ma‘zûl olduğu günden sene âhirine dek Mısır mansıbı kâmil bir sene Ahmed Paşa'nın olup Âsitâne tarafından kendüye ne kapucubaşı ve ne salahor ve ne emîrâhûr gelmeyüp bu kavme vereceği mâl hedâyâlar cümle yanına kalup alâ-rağm-ı asâkirü'l-Mısrî kâmil bir sene Mısır'da sâkin olup cümle mevâcibât ve hazîne ve surre Abdurrahmân Paşa tahsîliyle Ahmed Paşa'dan matlûb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·