… ağlar var. Tâ bu mertebe ganîmet şehr-i İrem olduğundan Serdâr bu şehr-i emînde
emniyyet
üzre karâr-dâde olup her tarafa asker-i yararlar da gönderdi, zîrâ hâciz-i hası …
Hattâ bu şehrin sahrâ-yı mezâri‘lerinde âlî bayırlar üzre Ayasofya kubbesi gibi ve Mısır'da Ehrâm dağları gibi kırk elli yerde yüz yıllık buğday demedi yığınları var. Cümle buğdayın başakları yığın içinde ve kökleri taşrada olup yaz ve kışda aslâ çürümez, yüz yıldan kalmış öşr-i kral buğdaydan dağlar var. Tâ bu mertebe ganîmet şehr-i İrem olduğundan Serdâr bu şehr-i emînde emniyyet üzre karâr-dâde olup her tarafa asker-i yararlar da gönderdi, zîrâ hâciz-i hasım ve mâni‘-i kavî Kemen Yanoş-ı la‘în gâ’ilesi de ber-taraf olup diyâr-ı Erdel emn ü râhat oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
"Âyâ bu mel‘ûn sûhteler bizi kankı boğazda ururlar ki?" deyü
emniyyet
üzre olmayup aklımız başımızda değil idi. El-iyâzübillâh eyle boğazlar var kim …
"Âyâ bu mel‘ûn sûhteler bizi kankı boğazda ururlar ki?" deyü emniyyet üzre olmayup aklımız başımızda değil idi. El-iyâzübillâh eyle boğazlar var kim bir âdem on âdemi boğazından boğazlar vardır. Bu sengistân ve çengelistânları kırk bir yıldır seyâhat ederim, böyle bir derbend-i calender-i bî-emân yollar görmedim. Bu renc-i şedâyidi çekerek leb-i deryâya gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y150b ·
metinde göster ·
"Yok siz bizi tâ Karagürgüz kal‘asına emniyyet üzre götürmeyince cümlemiz kırılırız. Size bir akçe verenlerden değiliz" deyince anlar dahi me’yûs olup Lena belinden tîz aşağı enüp leb-i deryâ ile gâh türâb gâh niçe kurâ ve harâb ve niçe şeddâdî vîrân binâlar ve niçe ebre ser çekmiş kehkeşân-âsâ tâklı su kemerleri seyr [ü] temâşâ ederek 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y150b ·
metinde göster ·
… sa, sizden tazmîn olunup deriniz yüzerim" deyü tenbîh ü te’kîd edüp hamd-i Hudâ
emniyyet
üzre ubûr edüp huccâcın kalan develerinin yerine dinc develer verüp cümle ehl [ …
"Eğer bu çölde huccâcın bir şey’i zâyi‘ olursa, sizden tazmîn olunup deriniz yüzerim" deyü tenbîh ü te’kîd edüp hamd-i Hudâ emniyyet üzre ubûr edüp huccâcın kalan develerinin yerine dinc develer verüp cümle ehl [ü] iyâlleri tarîk-ı âm üzre çıkup metâ‘ların fürûht ederek huccâcı ganîmet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307b ·
metinde göster ·
… r'dan bir ma‘âş gemisine binüp muvâfık eyyâm ile nehr-i Nîl üzre dörd beş günde
emniyyet
üzre bu Kınâ şehrine gelüp bundan bir günde eğer piyâde eğer hârsüvâr ve eğer ş …
Nîl kenârında cümlesinin mahâzinleri vardır. Cümle gılâl ve gayrı mâl u menâl ile leb-ber-leb mahzenlerdir kim Mekke ve Medîne ve Habeş ve Yemen ve Aden'in iskelesidir. Huccâcın ba‘zı ârifi Mısır'dan bir ma‘âş gemisine binüp muvâfık eyyâm ile nehr-i Nîl üzre dörd beş günde emniyyet üzre bu Kınâ şehrine gelüp bundan bir günde eğer piyâde eğer hârsüvâr ve eğer şütürbâr olup Kusayr iskelesine varup beş para dahi hımâr kirâsı verir, andan gemi ile bir gecede yâhûd iki gecede Cidde ve Yenbû‘ü'l-bahr'a varup bi-emrillâh beş on günde vâsıl olup bir altun ile hac etmiş niçe yüz âdem ile görüşmüşüzdür. Böyle bir sehl tarîk yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y379b ·
metinde göster ·