İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

emvâl

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
40
isabet
39 cümle/beyitte
14,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
20 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4016,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–40 / 40

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“emvâl” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 153b … İslâm kabûl etmediklerinden Hazret-i ikrime ve Ebî Kuhâfe akrabâlarının mâl [u] emvâl [u] erzâkları gâret olunup evlâdları esîr olmaların ricâ etdiler. Resûl-i Hudâ …
EÇS I 176a … re’îs-i müşrikîn olan Ebû Cehil-i la‘în yetmiş nefer fâcirînler ile katl olunup emvâl [ü] evlâdları nehb [ü] gâret olunup iyâl [ü] evlâdları cümle esîr olup Sahâbe-i …
EÇS II 292a … edüp kal‘a içine ale'l-gafle yedi yüz âdem koyup Şuşik beğinin sarâyında cümle emvâl [u] erzâkın kabza-i tasarrufa alup cümle Ekrâd eşkiyâların taşraya sürüp cümle …
EÇS III 145b Cümle emvâl u erzâkın paşa hıfz edüp Tarabefzûn'daki evlâdı Çelebi Alî Efendi'ye ale'l-acel …
EÇS III 173b Ve sâ’ir emvâl [ü] erzâkın nâ vasiyyeti üzre mîrîye zabt etdiler. {Kabrinin penceresi üzre târ …
EÇS III 179b–180a … bin kadar eşkiyâ ve eşirrânın ığvâsına uymayup bir kes’e adâvet edüp mâlına ve emvâl [u] erzâkına tama‘ edüp kan eyleme. Ve herkes ile hüsn-i ülfet edüp kulûb yap. …
EÇS III 184b–185a … âh-nâ-hâh üçüncü gün Defterdârdan üç bin sekiz yüz kîse ve sarâyında olan cümle emvâl u erzâkların ve cümle ser-i kârda olan tevâbi‘lerin haps edüp anlardan dahi iki …
EÇS IV 300b–301a Andan Tebrîz'e gitmeyüp hân çiftliklerini 301a ve sâ’ir emvâl u erzâkın zabt etmeğe,
EÇS IV 303b … idi. Rûm akaları ricâ etmeğin cerâyim defterine afv kalemi keşîde kılınup cümle emvâl [ü] erzâkın yine kendüye veresin ve tuğ u sancağ u alem ve kös ü nefîr ü kerren …
EÇS V 7a Ol gün Defterdâr Mehemmed Paşa firâr edenlerin hânelerin ve emvâl [u] erzâkların zabt eyleyüp yevm-i mezbûrda Yedikulle'de mahpûs defterdâr-ı sâb …
EÇS V 48a–48b … alınan mâl-ı ganâ’im ve esîrleri ve meskûk kılâ‘larından alınan nehb u gâret-i emvâl erzâk esîrlerin ve cemî‘i kal‘alardan alâ tarîki'l-hedâyâ gelen mâlları ve metâ …
EÇS V 74b … ereleri ve Ya‘kûbîleri ve Yahûdîleri; celâlîleri, hınzîr depeler gibi depeleyüp emvâl [u] erzâkların nehb u gâret ederek bir sâ‘at-i nücûmîde kal‘a-i Haleb'in enderû …
EÇS V 104a … vilâyet-i Eflâk harâb u yebâb ve halkı esîr-i kebâb ve evleri türâb olup cümle emvâl [ü] erzâkları pâymâl-ı rimâl olup işleri tamâm olunca hikmet-i Hudâ on günden s …
EÇS VIII 197a … âna söyledikde hemân hân Karasu sahrâsından kalkup Şîrînlinin Nakşivân elindeki emvâl [ü] erzâkların ve bâğ u bâğçe vü besâtînlerin ve sarây ve akârât ve cümle mahsû …
EÇS VIII 245b … e alup tasarruf etmişler imiş. Hikmet-i Hudâ küffâr dahi gelüp ol münkirînlerin emvâl [ü] erzâkların alup ve ehl [ü] ıyâllerin esîr edüp götürdükde bunlar dervîşânla …
EÇS VIII 303b … ehin paşa ve ağalarınızı karşu adaya gönderdiğimizin aslı oldur kim bizim cümle emvâl [ü] erzâklarımız şimdi karşu adada dağlar gibi yığılmışdır. Bu gelen on pâre im …
EÇS VIII 342b Ve taraf-ı şer‘den ve vilâyet subaşısından maktûlü keşf edüp emvâl [ü] erzâkların zabt etmeğe âdemler gitdikde bu hakîr dahi andan kalkup garb tar …
EÇS IX Y15b … hıfz [u] hırâset ederler. Hîn-i muhâsarada ve celâlî ve cemâlî havfinden herkes emvâl [u] erzâkların bu kal‘a kehflerinde pinhân ederler. Anıniçün dâ’imâ kapusu nige …
EÇS IX Y40a … e Sultân Murâd bir kîse on bin sikke-i hasene altın verüp İlyâs Paşa'nın cemî‘i emvâl [ü] erzâkın zabt [u] rabt etdiler. Ammâ hemşîrenin bir mâlına vaz‘-ı yed etmedi …
EÇS IX Y161b … îm ile feth olunmayup âhir-i kâr içindeki Besni kavmi emân ile vere verüp cümle emvâl [ü] erzâkları ile Karadeniz kenârında Bafra'dan gemilere binüp Karadeniz'in kar …
EÇS IX Y190a … mahzenleri ve on altı hân-ı azîm var, gûyâ herbiri birer kal‘a-i metînlerdir ve emvâl [ü] erzâk ile mâl-â-mâldir. Ve bu mahalde iskele başında gümrükhâne köşkü mâ-te …
EÇS IX Y232b … b karyesidir. Ba‘zı zamân şâm hâkinde sâkin Âl-i Umûr Urbânı bunları uryân edüp emvâl [ü] erzâkların nehb ü gâret edermiş. Bu karyede bir câmi‘ vardır. Câmi‘e muttas …
EÇS IX Y261a … mâ huccâc ile mezkûr Sanemeyn nâm mahalde bu dipi ve borana râst gelüp bu kadar emvâl [ü] erzâkdan ayrılup ve niçe huccâc sovukdan helâk olup yetmiş bin renc [ü] anâ …
EÇS IX Y264a … ekende ve perîşân herbiri fırka fırka ta‘allukâtı ile cân bâzârına düşüp herkes emvâl [ü] erzâkdan ayrılmada. Cümle at ve katır ve deve ve hımâr gark olup niçe kerre …
EÇS IX Y349a … kahren seyf-i Muhammedî urarak Kureyş münkirleri destinden feth etdükde cemî‘i emvâl [ü] erzâkları ganîmet oldu.
EÇS IX Y371b–Y372a … ökürüp cümle hayvânâtlarına alîklerin verüp cümle sağîr ü kebîr Mağribî huccâcı emvâl [ü] erzâkların ihâta edüp el ele kol kola pür âteş tâ sabâha dek bîdâr olup nev …
EÇS IX Y379a … cümle mâl katâr u mihâr sâhibleri bu Dîvdâr belinde kayalar üzre âdem nakl olup emvâl [ü] erzâklarının gelmesine muntazır dururlar.
EÇS X Y29b … le ulemâyı subaşı evinde habs edüp ulemânın evlerin basup İmâm şâfi‘î'nin cümle emvâl [ü] erzâkı meydân-ı mahabbete çıkup ale's-sabâh dîvân-ı pâdişâhî olup subaşı el …
EÇS X Y55b Gavrî dahi başı tedârikine düşüp cemî‘i emvâl [ü] erzâkının götürmede hafîf, bahâda girân eşyâların İskenderiyye kal‘ası hazî …
EÇS X Y69b–Y70a … târîhe dek vüzerâ-yı sâbıkînin zamânlarında olan ihtilâlden nâşî tahsîl olunan emvâl masârîf-i lâzimeye kifâyet etmedüği ecilden belki masârîf-ı seneviyye îrâd-ı se …
EÇS X Y69b–Y70a … arında vâki‘ olan mahlûlâtları zabt ve emvâl-i zâyi‘ayı cem‘ edüp tahsîl olunan emvâl zamân-ı sa‘âdetlerinde masârîf-i lâzimeye kâfiye olundukdan sonra defâtir-i akl …
EÇS X Y123b … yoldaşlarımı cümle gözüm önünde dendân-ı tîğden kâfir geçirdiklerin görüp cümle emvâl erzâkı bırağup bir cânibe bir küheylân atım var idi, Vezîr-i a‘zam Kara Mustafâ …
EÇS X Y191a … ûl paşayı ve ser-i kârda olan ağavâtları cümle Yûsuf kullesine haps edüp cemî‘i emvâl [ü] erzâk ve memâliklerin bâzâra çıkarup fürûht edüp paşa ve cümle tevâbi‘âtlar …
EÇS X Y288a … arı bî-hisâb evkâf-ı azîmdir. Hâlâ bir kimesne bilâ-veled fevt eder olsa, cümle emvâl [ü] erzâkın Bedevî'ye vakf eder. Zîrâ mutasarrıfînden ulu sultândır. Hâlâ niçe …
EÇS X Y288b–Y289a … ve niçe kerre yüz bin fukarâsı vardır. Cümlesinin Y 289a kâr [u] kisbleri ve emvâl [ü] erzâkları Sultân Bedevî evkâfıdır.
EÇS X Y316a … up cümle Sahâbe-i kirâm bay olup her âdeme kırkar bin altun ganîmet düşüp sâyir emvâl erzâk üsârâ hisâbın Fettâh Allâh bilür. Bu feth-i fütûhun meserret haberin Medî …
EÇS X Y384b … a‘ferî'dir. Ve kal‘a hâricinde ve çölde sâkin olurlar. Cümle altı bin kavimdir. Emvâl [ü] erzâkları vefret üzre mün‘im kavmdir.
EÇS X Y400b Bu kal‘a-i Firdâniye içinde cemî‘i emvâl [ü] erzâk mevcûd bulunup bizzât serdâr-ı mu‘azzam olan Hüseyin Kan kendü askeri …
EÇS X Y445b Bu kavm beş konak yere gelince emvâl [ü] erzâkları ve zirâ‘at edecek hâkleri cümle bu Kurna halkının hudûdudur. Evce …
EÇS X Y450b … 'de ceng ederken bu mürted Dârim ibn Reyyân münhedim olup Nîl'e gark olup cümle emvâl [u] erzâkın Hazret-i Hesyân ahz edüp Feyyûm şehrine tâ bilâd-ı İsvân'a varınca …