… r-ı muvâfık ile bâdbânların küşâde edüp içinde olan mücâhidîn top u tüfenglerin
endâht
ederek gülbâng-ı Muhammedî ile Tershâne İreminin yanında olan Okmeydânı donanma …
Ba‘dehu cümle guzât-ı müslimîn âlât-ı silâhları ile keştîlere süvâr olup âmâde durdular. Tâ ki Kâğızhâne'de Timurtaş Paşa'nın binâ etdüği elli pâre büyük kadırgalar dahi Eyyûb'dan tarafa zâhir olup rû[z]gâr-ı muvâfık ile bâdbânların küşâde edüp içinde olan mücâhidîn top u tüfenglerin endâht ederek gülbâng-ı Muhammedî ile Tershâne İreminin yanında olan Okmeydânı donanmasına kavuşup bir hây-hûy bir sadâ-yı Allâh Allâh zâhir olunca kal‘ayı muhâsara eden guzât-ı müslimîn dahi kuvvet-i kâhireye gelüp azîm ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl esnâsında cümle donanma-yı hümâyûn'a asker-i İslâm dolup karşu tarafa geçdiklerin kâfir görünce akılları başlarından gidüp acz ızhâr etmeğe başladılar. Ve dahi ol günün hücûmunda kal‘anın taraf taraf rahnedâr yerlerin görüp âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
olunup yedi koldan balyemez toplar ile kal‘a-i Rûm'a rahneler açılup subh u mes …
Mâh-ı Safer'de gerüden asker-i İslâm hayme ve hargâh ve bâr [u] büngâhları ve cebehâne ve balyemez topları ile deryâ-misâl asker gelüp tarfetü'l-ayn içre hâzır metrislere girilüp şeb [u] rûz amân vermeyüp lağımlar endâht olunup yedi koldan balyemez toplar ile kal‘a-i Rûm'a rahneler açılup subh u mesâ hücûmlar olup içeriden taşra, taşradan içre yürüyüşler ve şebhûnlar olup husrevâne ceng [ü] cidâller olunup içeriden tâ’ife-i sekbân-ı sek-pây birer ikişer taşra firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 64b ·
metinde göster ·
… giderken Haleb kal‘asına çıkup şehr-i Haleb'i seyr [ü] temâşâ ederken bir cirid
endâht
etmişdir kim bir tîr-i tîrkeş menzili vardır kim kal‘anın tâ handak arzı ubûr e …
Alâmet-i diğer: Bağdâd'a giderken Haleb kal‘asına çıkup şehr-i Haleb'i seyr [ü] temâşâ ederken bir cirid endâht etmişdir kim bir tîr-i tîrkeş menzili vardır kim kal‘anın tâ handak arzı ubûr edüp ve mâbeyninde kal‘a meydânın güzer edüp üzengiciler çârsûsu üzre düşüp hâlâ bir amûd-ı müntehâ üzre târîhiyle alâmeti vardır. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72a ·
metinde göster ·
… karup cemî‘i galyon ve kadırgaları mükellef ve mükemmel edüp Beşiktaş'da lenger
endâht
olup sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtların görüp Tophâne'de bin altmış aded sağîr ü …
Tedbîr-i hâmis [sâdis]: Kapudan Alî Paşa cezîre-i Girid'den mansûr [u] muzaffer selâmetle gelüp tershâne-i âmirede yüz pâre kadırga ve elli pâre galyon inşa etmeğe mübâşeret olunup Ereğli'de ve Sinop ve Amasra'da ve Bartın'da ve Çayağzı'nda ve Balıklağa ve Varna'da ve Üsküdar ve Tophâne ve Bâğçekapusu'nda ve Sinân Paşa Köşkü'nde ve Tershâne'de ve Şâhkulı İskelesi'nde, bu cümle zikr olunan leb-i deryâda kalyonlar yapılup İslâmbol ve Galata ve Kâsımpaşa'da velvele ve gulgule-i Rûm olup deryâ-misâl asker cem‘ olup cemî‘i Anadolu ve Rûmeli'ne asker sürücüler gidüp asâkir-i İslâm'ı İslâmbol'a ve Boğazhisârlara ve Sakız karşusında Çeşme ve Mora cezîresinde kal‘a-i Benefşe'de niçe bin asker âmâde etdiler. Andan Vâlide Sultân iki galyon ve Bektâş Ağa bir galyon ve Kara Çavuş bir galyon ve Çelebi Kethüdâ bir galyon ve efendimiz Melek Ahmed Paşa Bâğçekapusu'nda bir galyon-ı azîm, dörd anbarlı idi, binâ edüp temâm oldukda sû-i tedbîr ile deryâya nüzûl etdirirken galyon gark olup yüz elli mikdârı âdem gark olup hâh-nâ-hâh yine bu gark olan galyonı ka‘r-ı deryâdan çıkarup cemî‘i galyon ve kadırgaları mükellef ve mükemmel edüp Beşiktaş'da lenger endâht olup sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtların görüp Tophâne'de bin altmış aded sağîr ü kebîr toplar dökülüp cümle gemileri pür-silâh edüp kırk üç bin askerle yüz seksen pâre kalyon kadırga ve üç yüz pâre mühimmât gemilerinden şayka ve karamürsel ve pinek ve kalyonlar ümmet-i Muhammed ile pür olup cümlesi beş yüz aded yelken olup elli bin asker-i pür-silâh, cengâver olup du‘â-i hayr [u] senâ ile Beşiktaş'dan muvâfık eyyâm-ı müsâ‘id ile Boğazhisâr'a varup anda dahi Rûmeli ve Anadolu askerlerin cümle keştîlere leb-ber-leb edüp cümle seksen bin aded cengâver, dilâver, asâkir-i hünerver gemilerde hâzırbâş olup Cezâyirli ve Tunuslu ve Tarabuluslu dahi kırk pâre gemiyle on bin şecî‘ ve dilâver, bahâdır erler gelüp kapudan paşa Bismillah ile eyyâm-ı muvâfık ile bâdbanların küşâde edüp küffâr-ı hâksâr-ı dûzâh-karâr "Ha şunda ve ha bunda" diyerek iş bu sene (---) mâh-ı (---) gününde (---) nâm mahalde Venedik donanmasına Âl-i Osmân donanması râst gelüp eyle bir ceng-i sultânî olmuşdur kim diller ile tahrîr 97b ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Zîrâ bu Melek Ahmed Paşa donanması Âl-i Osmân devrinden berü böyle bir donanma ve böyle bir güzîde isdekli asker cem‘ olmamışdır. Hulâsa-i kelâm küffârdan bir kalyon ve iki kadırga alınup yedi pâre gemi anlardan gark olup vakt-i gurûba dek tarafeynden eyle savaş-ı perhâş olup rûy-ı deryâ hûn-ı insân ile la‘l-gûn olup temevvüc eder. Küffâr-ı bedgirdâr-ı nâ-sezâ-murdâr bu hâl-i pür-melâli görüp {vakt-ı} gurûbda âlem şeb-i zulmetde iken "Firâren an tevâli'l-kesürât deyüp ibtidâ Duka gemileri ba‘dehû Malta gemileri, ba‘dehû Mesina gemileri birer birer karârı firâra mübeddel edüp ba‘dehû Venedik donanması dahi dârü'l-bevârları taraflarına firâr edüp bir yirde doç karâr edüp meşveret-i bed-gümân edüp çaşıt gönderirler. Bizim Âl-i Osmân donanması "Küffâr firâr edüp meydân bizde kaldı", deyü mağrûr olup kal‘a-i Nakşa nâm mahalde limana girüp lenger-endâht olup yatarlar. Cümle asâkir-i nusret-me’ser gemilerden taşra çıkup bâğlara ve bâğçelere gidüp perîşân olurlar. Kimi esbâb yıkayup her biri bir işgâl-i kârda.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97a–97b ·
metinde göster ·
{Der-tahkîk-i vâkı‘a-i Melek Ahmed Paşa}: Hemân paşa eyitdi "Evliyâm ben mu‘abbir değilim, ammâ ilhâm-ı Rabbânî ile hâtırıma böyle hutûr eder kim, ben Revân seferinde Sultân Murâd Hân'ın musâhibi ve çukadârı idim. Ba‘de'l-feth-i Revân avdetde vilâyet-i Nahşivân'ı ve Serav-şehr'i ve Tebrîz'i ve niçe yüz aded İrân-zemîn vilâyetinde kendü büldânları harâb u yebâb, hânelerin türâb, âdemlerin giryân u kebâb ederek Kotur kal‘ası altından Mahmûdî vilâyetin ubûr edüp sedd-i imân kal‘a-i Van'a dâhil olduğumuzda Sultân Murâd Hân, Van kal‘asın seyr [u] temâşâya urûc edüp anda ta‘âm yeyüp hâb-âlûd oldu. Ol zamân Koca Nişâncı Paşa üstâdım Silâhdâr Ağa idi. Hikmet-i kazâ-yı nâgehânî Murâd Hân'ın üzerindeki yorkanlar yanup hemân ol ân Murâd Hân hâbdan bîdâr olup bre oğlanlar, deyü bir na‘ra urup içeri girdim. Gördüm ki yorkan yanmış. Şerâre-i yorgan hâneyi rûşen etmiş. Hemân elimle {âteşi} söndürüp hâneyi ûd u amber ile mu‘attar etdim. Hemân hünkâr "Tiz nöbetçi kim idi?", "Pâdişâhım silâhdâr ağa idi" dediler. "Tiz kâfiri kal‘adan aşağı endâht etsinler" deyü fermân-ı şehriyârî olunca silâhdâr-ı sâbık Musâhib Mustafâ Paşa ve gayri musâhibler ricâ edüp silâhdârı âzâd etdirüp taşra nişâncılık ile nefy etdi ve Murâd Hân tahta'l-futûr ekl ederken altun siniden bir nân-pâre ve bir mücevher sahan ta‘âm kaldırup eyitdi "Melek Ahmed! Şimden gerü silâhdâr-ı mukarrebim olup beni bir hoşça gözet. Al şu berekâtlı beyâz ekmeği tenâvül eyleyüp du‘â-i hayrıma müdâvemet üzre ol" deyü eğnime bir semmûr kürk ve başıma bir destâr-ı Muhammedî sarup müstakil silâhdâr ü musâhib-i şehriyârî oldum idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 182a ·
metinde göster ·
… al‘ada birkaç topları var, rûz-ı ıydde ve hilâl-i mâh-ı Ramazân nümâyân oldukda
endâht
edüp kurâlardaki müslimîni âgâh ederler.
Ba‘dehû sene 920 târîhinde Selîm Hân-ı Evvel Çıldır gazâsı avdetinde Diyârbekr fethine Bıyıklı Mehemmed Paşa'yı serdâr edüp Diyârbekir'i feth etdikde bu kal‘ayı bâ-sulh Selîm Hân vezîri Ebû Şevârib ya‘nî Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya teslîm eyleyüp Süleymân Hân tahrîri üzre Kara Âmid hâkinde sancak beği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden beğinin hâssı (---) yük akçedir. Beğine ber-vech-i adâlet on kise hâsıl olur. (---) aded erbâb-ı timâr ve (---) aded erbâb-ı zu‘amâları cebelüleriyle sefer eşerler. Cümle (---) aded müsellah asker-i mükellef olur ve yüz elli akçe kazâdır ve nâhiyesi cümle (---) aded kurâdır. Kadıya senevî üç aded kise hâsıl olur. Alâybeği ve çeribaşı ve muhtesibi vardır, ammâ müftî ve nakîbi ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve cebehâneleri yokdur. Zîrâ iç il olmak ile neferâtlara ihtiyâcları yokdur. Lâkin mîr-i livâsı tarafından kal‘ada birkaç topları var, rûz-ı ıydde ve hilâl-i mâh-ı Ramazân nümâyân oldukda endâht edüp kurâlardaki müslimîni âgâh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 218a ·
metinde göster ·
… -i bülendden hânlar ba‘zı vâcibü'l-izâle olan âdemleri ol kulle-i bâlâdan aşağı
endâht
edüp pâre pâre olur. Anınçün ol şark tarafında kulle-i âlîye "Kanlı kulle" derl …
Evvelâ bu kal‘a-i ser-bülend kûh-ı Dehdîvân ile kûh-ı Âvîh mâbeyninde bir vâsi‘ sengistân uz içinde Âvîh deresi solunda ve İskender deresi sağında bu nehreyn-i zülâleyn bir yere mahlût olduğu mahalde evce ser çekmiş bir yalçın kaya üzre Şeddâdî binâ-misâl seng-tıraşlar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim her seng-i hârâsı pil-i Mengurûsî cüssesi kadardır. Bu kal‘a vaz‘ olduğu püşte-i bâlâ iki nehir mâbeyninde gûyâ cezîre-misâl vâki‘ olmuşdur. Ammâ gâyet serâmed kanâre-i âlîdir kim kal‘anın dervezesine altı yüz adımda urûc olunur, sa‘b yolu vardır. Cirm-i kal‘a oldur kim şarkdan garba şekl-i murabba‘dan tulanîce vâki‘ olmuşdur, ammâ şark tarafı gâyet âlî olup evc-i âsumâna ser çekmiş bir burc-ı âlîsi olup aşağı deresi derk-i esfelden nişân verir bir çâh-ı gayyâ olduğundan mezkûr kulle-i bülendden hânlar ba‘zı vâcibü'l-izâle olan âdemleri ol kulle-i bâlâdan aşağı endâht edüp pâre pâre olur. Anınçün ol şark tarafında kulle-i âlîye "Kanlı kulle" derler. Bir kulle dahi cânib-i garbda hân sarâyı köşesinde kulle-i azîmdir kim içinde cebehâne-i gûnâ-gûnlar vardır ve cümle altı yüz yetmiş aded dendân-ı bedendir ve her bedende birer mazgal deliği vardır ve anlardan aşağı birer kat mazgal delikleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 223a ·
metinde göster ·
… -i fâhire ve başına bir ablak şâhî sancılup der-akab otak önünde on pâre toplar
endâht
olup kapucular kethudâsı {hânın} vâlidesine müjdeye gidüp on kise aldı.
"N'ola sultânım kaçan hânın cümle borçların verelim. Hemân şehrimizi Âl-i Osmân mîr-i mîrânlığı etme." dediler. "Sultânım, şimdi hân firâr idince derûn-ı kal‘ada bu kadar mâl u menâl ve bu kadar çilhâne ve cebehâne-i pür-mâl Evliyâ Efendi'nin mühriyle memhûrludur ve hân bâğında kezâlik duhme-i Efrâsiyâb'dan ve kenz-i Kârûn'dan nişân verir gencîne-i bî-hisâblar var kim hadd [ü] hasrın Perverdigâr-ı âlem bilir. Hâlâ anlar dahi kapucular kethudâsı hâtemiyle mühürlü olup üç bin aded âdem dahi beklemeğe me’mûrlardır. Ol mâl-ı bî-kıyâsı adâletiniz ile ordu-yı İslâm'da fürûht olunup sâhib-i düyûnlara edâ olunsun" dediklerinde bu niyyete el-Fâtiha denilüp Ziyâeddîn Beğ hân olup bir semmûr kürk al çuka kaplı ve üzerine bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve başına bir ablak şâhî sancılup der-akab otak önünde on pâre toplar endâht olup kapucular kethudâsı {hânın} vâlidesine müjdeye gidüp on kise aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 274a ·
metinde göster ·
… çe yüz araba ve deve yükü odunları yığup âteş-i Nemrûd edüp cesed-i azîzi âteşe
endâht
ederken "Menem İbrâhîm-i sânî, yâ Hay, yâ Hay!" sadâsı istimâ‘ olunup yedi sâ‘a …
Ba‘dehû sene (---) târîhinde merhûm olmuş cesed-i şerîf beyâz billûr gibi berrâk ve ter ü tâze ve pembe gibi yumuşak. Tokmak Hân eydür: "Hay hay sihr ile ve riyâzet ü perhîz ile şeyh kendüyi bu hâle koymuş." der. "Tiz bu şeyhi bir kilim içine koyasuz ve kal‘a-i kule handakı kenârına getüresiz" dedikde zâlimler Koçağa Sultân'ın na‘şını ol mahalle getürüp niçe yüz araba ve deve yükü odunları yığup âteş-i Nemrûd edüp cesed-i azîzi âteşe endâht ederken "Menem İbrâhîm-i sânî, yâ Hay, yâ Hay!" sadâsı istimâ‘ olunup yedi sâ‘atden sonra âteş sönüp cesed-i azîzin hâkisterin Cenâb-ı Allah bir ma‘sûm-ı pâk hey’etinde halk etmiş. Bunu görenler feza‘ u çeza‘ edüp Tokmak Hân'a rû be-rû vâfir şütûm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 296a ·
metinde göster ·
… a‘dâ Basra kal‘asından niçe yüz pâre toplar atılup niçe bin tüfeng-i pürrengler
endâht
olup âdem deryâsı temevvüc edüp cümle ahâlî-i Basra Acem elçisi istikbâline bir …
Hikmet-i Hudâ Acem Şâhı olan Şâh Abbâs-ı Sânî'den Yâr Alî Hân nâm bir hân-ı benâm elçi gelüp Basra mukâbelesinde olan Böğürdelen kal‘asındaki kadırga ve kayıklar ve ma‘şûka nâm peremeler ile hânı Şatt üzre beri Basra'ya geçirirken rûy-ı deryâda bir alây-ı azîm olup alâ zu‘mı'l-a‘dâ Basra kal‘asından niçe yüz pâre toplar atılup niçe bin tüfeng-i pürrengler endâht olup âdem deryâsı temevvüc edüp cümle ahâlî-i Basra Acem elçisi istikbâline bir alây-ı Muhammedî olmuşdur kim diller ile ta‘bîr ü kalemler ile tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 365b ·
metinde göster ·
… i aldım. Leşlerin sürüyerek nerdübân cağından aşağı sarây meydânına dördün dahi
endâht
etdik.
Âhir bu hakîr "Ekall eksere tâbi‘dir" deyü beğlere teba‘iyyeten "Âf, yûf, pûf" ederek leşlerin ayağından yapışup çekmeğe imdâd ederken Haydar Ağa'nın koynundan sâ‘ati düşüp aldım ve kapu arasında yüzüklerin dahi aldım. Leşlerin sürüyerek nerdübân cağından aşağı sarây meydânına dördün dahi endâht etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10a ·
metinde göster ·
… Bâğ kayalarından ve Dehdîvân ve Âvih kayalarından dest ber-kafâ bağlı âdemleri
endâht
edüp garîb-i benî Âdem tayr-ı ebâbîl gibi tayerân edüp zemîne nüzûl etdikde sad …
Hân eyitdi: "Âferim Evliyâ! Hakkâ ki nân u nemek hakkın bilir merd-i meydânsın. Ol Allâh hakkı derûnum âteşinden şöyle böyle edem dedim, ammâ eğer Melek bu dereçeye gelende men anı ihsân [u] in‘âm ile utandurup tâ Diyârbekir'e varana dek zahîresin verüp evlâdlarımı ve hân etdiği oğlum Ziyâeddîn'i bilesince koşup ‘Tâ Diyârbekir'e varana dek hidmetinde olalar’ deyü fermân eylesem gerek idi" deyü niçe bin lâf u güzâflar urdu, ammâ gün-be-gün Bitlis şehri içre niçe bî-günâh mazlûmları iftirâ-yı mahz edüp "Sen Melek Ahmed Paşa'yı bu diyâra getirmeğe bâ‘is u bâdî olduğuz" ve "Haydar Kethüdâ çerâğısınız" deyü niçe ibâdullâhları Bitlis kal‘ası burcundan aşağı âdemleri atup pâre pâre olup niçesin kılıç üşürüp rîze rîze ederlerdi. Ve kimin Bâğ kayalarından ve Dehdîvân ve Âvih kayalarından dest ber-kafâ bağlı âdemleri endâht edüp garîb-i benî Âdem tayr-ı ebâbîl gibi tayerân edüp zemîne nüzûl etdikde sad pâre olup herîse olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11a ·
metinde göster ·
… nları edüp yine sâlimîn ü gânimîn on pâre şayka ile Varna limanına lenger 30a
endâht
olup şâdumân-ı top u tüfeng ve fişengden şehr-i Varna murg-i semender-vâr âteş- …
Hikmet-i Hudâ bu gûne zevk-i surûr-ı safâda iken deryâdan on pâre Urus şaykaları nümâyân olup kal‘a-i Varna deyüp gelmede. Meğer bunlar Kavarna iskelesi câniblerin nehb ü gârete gidüp bu Varna ahvâlin istimâ‘ edüp var kuvveti bâzûya getirüp imdâda gelirken hemân paşa-yı kâr-âzmûde küffârdan alınan yigirmi altı pâre Urus şaykalarına sekbân ve sarıcadan pür-silâh seksener {aded} fitoz ve bahâdır fetâlar koyup Varna kal‘ası limanında yatan yigirmi pâre şayka ve karamürsellerin sandallarına yigirmişer aded pür-silâh yiğitler koyup cümle Varna gemicilerin küreğe koyup limanlı havâ-yı latîfde Kazak firkateleri kal‘a altına gelirken bunlar dahi âmedânî kal‘a limanından kâfire kırk pâre gemi karşu çıkup bunlar anlara Kazaklar bunlara bir yaylım kurşum elbeştisi edüp sadâ-yı Allâh Allâh ile aslâ kâfire amân vermeyüp on pâre gemileri feth etdiler, zîrâ bu mel‘ûnlar Kavarna {şehri} altında ceng edüp içlerinde yaralı ve bereli kâfirleri olup cenge iktidârları olmayup keştîbânlık edecek ve âlât-ı levâzımât-ı bâdbânların ve cümle âlât-ı halatın kullanmağa ve içlerinde "orsa poca" demeğe hükm-i hükûmât eder hatmanları bile mürd olup {mukaddemâ gemiler} içinde esîr olan ümmet-i Muhammedler dahi bizim gemiler sarıldığın göricek anlar dahi imdâd edüp bu vak‘ada bizden bir âdem şehîd olmadan on pâre şaykalar feth olup azîm şâdumânlar edüp küffârın haçlı bayrakların ser-nigûn ederek dankiyolar çalup top u tüfeng şâdumânları edüp yine sâlimîn ü gânimîn on pâre şayka ile Varna limanına lenger 30a endâht olup şâdumân-ı top u tüfeng ve fişengden şehr-i Varna murg-i semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde {kalup} ba‘dehû paşanın serâperdesi gelüp cümle ordu-yı İslâm tınâb tınâba çıt-a-çıt kurulup ceng-i harbî tablları döğülüp dîvân-ı pâdişâhî oldukda ibtidâ Yûsuf Kethüdâ'ya bir semmûr hil‘at-i fâhire ve kapucular kethüdâsına ve sâ’ir kapucubaşılardan yigirmi ağaya ve yetmiş bayrak bölükbaşılarına birer hil‘at-i fâhire ve ihsân-ı vâfireler ile behremend [ü] behreyâb olup baş dil getiren garîb yiğitlere kırkar guruş ve birer gümüş çelenk ile ser-firâz etdiler ve sandalların imdâd veren yigirmi pâre şayka kapudanlarına birer hil‘at ve kürek çeken levendâtlarına onar guruş in‘âm olunup Kazak-ı Ak'ın şaykalarında {esîr} bulunan ümmet-i Muhammed esbâbların başka yığup esîr olan ibâdullâh halâs olduklarına hamd [ü] senâ ederken cümle ibâdullâha isbât etdiği mâlların verüp niçesine harçlık ihsân edüp herkes gemiler ile vatan-ı aslîlerine revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29b–30a ·
metinde göster ·
… Paşa ve Kılburun kal‘alarının beş pâre kal‘adan ol kadar "Safâ geldin" topları
endâht
etdiler kim zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp kal‘a-i Özü'ye selâmetle dahil olup …
Hamd-i Hudâ sene (---) târîhinde bin aded Akkirmân ve bin aded Boğdan askeriyle Özü kal‘asına karîb vardıkda Özü beğine ve Paşa kethüdâsına hakîrin geldiği haberin gönderüp hakîr cümle asker ile sehel atlardan inüp istirâhat mahallinde iken kal‘a cânibinden bir toz zâhir olup cümle Özü askeriyle beğleri ve Paşa kethüdâsı hakîre istikbâle gelüp ba‘de'lletî ve'l-letâ alay-ı azîm ile zîr-i kal‘aya vardıkda el-azametullâh üç aded Özü kal‘ası ve Hasan Paşa ve Kılburun kal‘alarının beş pâre kal‘adan ol kadar "Safâ geldin" topları endâht etdiler kim zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp kal‘a-i Özü'ye selâmetle dahil olup beğ sarâyında dîvân-ı pâdişâhî olup mehterhânelerden sonra efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın buyurdumların ve mektûbların beğlere ve Yûsuf Kethüdâ'ya verüp ibtidâ Bozcaadası fetihnâme-i hümâyûnu kırâ’at olunup cümle ibâdullâh hazz edüp devâm-ı devlet-i Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘'e ve fâtih-i Bozcaada Köpürlü Mehemmed Paşa'ya hayır du‘âlar edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54a ·
metinde göster ·
edüp saçma toplara ve şâhîler ve darbuzanlara ve kolumburuna ve balyemez toplar …
Hamd-i Hudâ derûn-ı kal‘ada bir ferd-i âferîde dahi mecrûh [ve] şehîd olmayup bir günde der-ceng-i evvel sademât-ı toplardan yedi kâfir mürd oldu deyü kendiler nakl ederlerdi. Hemân derûn-ı kal‘adan ümmet-i Muhammed çatal kurşumları endâht edüp saçma toplara ve şâhîler ve darbuzanlara ve kolumburuna ve balyemez toplara kol kol tabyalardan ve burc [u] bârûlardan ve her taraf mazgallardan mezkûr toplara âteş etdikce küffârı demet demet ederdi., niçe yüz kâfirlerin cân-ı habîsleri nîrâna giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58a ·
metinde göster ·
… üşürüp pâre pâre edüp beyâz bayrağile lâşe-i murdârın aşağıdaki kâfirler üstüne
endâht
etdiler. Ve aşağı küffâr üzre iki yüz kumbara atdılar ve cümle küffârı târumâr …
"Bire kâfir, neylersin" deyü bedenler üzre seğirdüp Yûsuf Kethüdâ elindeki bayrağın harbesiyle Cebeci Alî nâm mürtedin böğrüne bir harbe nice sokduysa harbe öbür tarafından güzer edüp Cebeci Alî'ye cümle guzât kılıç üşürüp pâre pâre edüp beyâz bayrağile lâşe-i murdârın aşağıdaki kâfirler üstüne endâht etdiler. Ve aşağı küffâr üzre iki yüz kumbara atdılar ve cümle küffârı târumâr etdiler. Andan cümle guzât Allâh Allâh deyüp su kullesin alan kâfirler üzre gitdiler. Ol ân anda bir ceng-i azîm olup tarfetü'l-ayn içre beş yüz aded kâfirler katl olup cânları nîrâna gitdiler. Niçe yüz aded kâfirler dahi şemşîr-i Âl-i Osmân şa‘şa‘asından kulle üzre karârları kalmayup kendülerin kullelerden aşağı atdılar. Pâre pâre olup kimisi bî-cân oldular, ammâ kal‘anın her tarafında subh [u] mesâ böyle ceng-i azîm olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58b ·
metinde göster ·
… a‘lâ demir dutar yatakdır kim donanma-yı hümâyûn seksen pâre kadırga ile lenger
endâht
olup refâhiyyet üzre sığınup yatırlar idi. Ol gün pâdişâh geldikde Kapudan Alî …
İbtidâ derûn-ı hisârda Hünkâr câmi‘i esâsın bırakmışlar, ammâ inşâ’allâh mükellef câmi‘ olur, ammâ kal‘anın kara cânibine bir enli ve amîk handak kazmışlar kim âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Ve bu taraf dîvârları iki kat kalın dîvârdır kim kırk ayak enli dîvârdır ve dâ’iren-mâdâr cirmi bin üç yüz adımdır ve limanı kal‘anın şimâlinde a‘lâ demir dutar yatakdır kim donanma-yı hümâyûn seksen pâre kadırga ile lenger endâht olup refâhiyyet üzre sığınup yatırlar idi. Ol gün pâdişâh geldikde Kapudan Alî Paşa bir ziyâfet-i uzmâ etmişdir kim vasfında lisân kâsirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 93a ·
metinde göster ·
… imâm edüp ol gün ol gece kal‘adan sekiz yüz balyemez topları asker-i İslâm üzre
endâht
idi, ammâ henüz dahi asâkir-i İslâm'dan top u tüfeng atılmayup ancak çerâhorân …
Zîrâ sene 1007 târîhinde fâtih-i Egre olan Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis ibn Sultân Murâd Hân vüzerâlarından Satırcı Mehemmed Paşa bu kal‘a-i Vârat'ı muhâsara etdikde cümle asâkir-i İslâm meterise girmeyüp Vârat'ın yedi aded varoşları içre cümle guzât meks edüp evlerden âlât-ı mülâhaza kal‘ayı üç aded topçuklar ile döğüp kurşum urup otururlar imiş. Kırkıncı gün kış kıyâmet ve tûfân ve boran olup herkes evlerinin meterislerinden çıkup Satırcı Mehemmed Paşa üzre gulû edüp bî-feth ve bî-meserret cümle asker-i İslâm Belgrad'a geldiklerin serdârımız Alî Paşa-yı âkıbet-endîş Satırcı Paşa'nın ahvâl-i pür-melâlin tevârîhlerde görüp "Eyle olmasın" deyü kal‘a-i Vârat'ın cümle varoşların âteşe urup ıhrâk bi'n-nâr oldukda kal‘a-i Vârat meydân-ı arbedede sögele kaldıkda hemân derûn-ı hisârda mahsûr olan küffârın dahi derûnlarına taşra varoşun ateşleri te’sîr edüp derûn-ı dilden cenge âhenk etmeğe cidd ü ihtimâm edüp ol gün ol gece kal‘adan sekiz yüz balyemez topları asker-i İslâm üzre endâht idi, ammâ henüz dahi asâkir-i İslâm'dan top u tüfeng atılmayup ancak çerâhorân silihdârân ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr meterisler ve sıçan yolları kazarak ileri gidüp toplara çitler ve siperler urup çul ve tobralar ve gayrı tedârikler görmede idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123a ·
metinde göster ·
… i kal‘anın cânib-i erba‘asına üşüp derûn-ı kal‘adan ancak küffâr bir yaylım top
endâht
edüp ve bir yaylım kurşum atmağa güc ile iktidârları olup gayra mecâlleri muhâl …
Lisân-ı Macar'da (---) demekdir, ammâ sahîhi Uyvar'dır. Erdel krallarına tâbi‘dir. Lâkin Süleymân Hân asrından evvel cümle küffârların şikâyetgâhları ve kralların tahtgâhları bu idi. Kal‘ası bir buheyre-i azîmin kenârında şekl-i müseddes Şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i mu‘azzamdır kim sedd-i sedîd ve dîvâr-ı medîd yedi aded mîl-i cedîd tabyaları vardır. Ve cebehânesi ve cümle topları ârâste ve altı bin aded cengâver Nemse askeriyle pîrâste olmuş bir kal‘adır kim mahsûd-ı çâsârân-ı bî-dîndir. Ve makbût-ı havakîn-i enîndir. Cümle asâkir-i nusret-me’ser bu kal‘a-i Şamos Uyvar altına varup meks etdikde azharun mine'ş-şems cümle asker mûr [u] zenbûr gibi kal‘anın cânib-i erba‘asına üşüp derûn-ı kal‘adan ancak küffâr bir yaylım top endâht edüp ve bir yaylım kurşum atmağa güc ile iktidârları olup gayra mecâlleri muhâl olup cümle papasları bedenler üzre amân bayrakların ser-nigûn diküp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 6a ·
metinde göster ·
… popi Mihal krala rağmen cümle küffâr kal‘aya kapanup asâkir-i İslâm'a hayli top
endâht
etdi. Kal‘ası bir bataklıkda havâleli bir kal‘a-i azîmdir Nagbanya Ejder kal‘as …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Erdel kralına tâbi‘ Saz Macarı kal‘asıdır, ammâ Rakofçi asrında derûn-ı hisâra bir takrîb ile beş bin Nemse askeri girüp Kemen Yanoş'a teba‘iyyen(?) ve hâlâ Apopi Mihal krala rağmen cümle küffâr kal‘aya kapanup asâkir-i İslâm'a hayli top endâht etdi. Kal‘ası bir bataklıkda havâleli bir kal‘a-i azîmdir Nagbanya Ejder kal‘asından hayli büyükdür. On bir tabyası ve beş kapusu ve handakı yokdur, zîrâ batak içindedir. Ve gûnâ-gûn sırçalı kiremitler ile mestûr sarâyları ve binâ-yı âlî kenîseleri ve âlî çanlık kulleleri var ve havâlesi olan bayırlar serâpâ bâğdır. Ve aşağı batak cânibi sâfî sadranc nakşı müşebbek mahsûllü bostânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17a ·
metinde göster ·
… da karısına götürdükde la‘în kal‘a bir fitilden beş yüz pâre top-ı kal‘a-kûplar
endâht
edüp edîm-i arz lerzân oldu ve kal‘a murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde k …
Ve ertesi gün kralı serdâr-ı mu‘azzam kethudâsı Hüseyin Ağa kralı alay-ı azîm kal‘ada karısına götürdükde la‘în kal‘a bir fitilden beş yüz pâre top-ı kal‘a-kûplar endâht edüp edîm-i arz lerzân oldu ve kal‘a murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup dûd-ı bârûd-ı siyâh kehkeşân-âsâ semâya kad-keşân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19a ·
metinde göster ·
… on bin ok ucuna kibrît ve çıra bağlayup enderûn-ı kal‘aya okları şast ber-kabza
endâht
edince cümle tahta örtülü evler üzre kibrît ve çıra düşünce derûn-ı kal‘ada ve …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Bânîsi Hel Ban Yoram'dır. Süleymân asrında Seykel kâfiri elinden Koca Betlen Gabor feth edüp Saz Macarı'na hibe eyledi. Hâlâ Erdel kralları hükmündedir, ammâ Saz Macarı elindedir. Cümle üç bin aded cünûd-ı cünübü cümle Saz kâfirleridir. Lâkin mukaddemâ asker-i İslâm Tise kenârına giderken Tatar askeri tâ bu mahalle gelince çapul civerüp ne Saz kavmi ve ne Laz ve ne çok ve ne az bilüp bu kal‘a varoşu keferelerin cümle evli evlerinde bulup bir cân halâs olmadan cümlesin esîr edüp ba‘dehu on bin Tatar on bin ok ucuna kibrît ve çıra bağlayup enderûn-ı kal‘aya okları şast ber-kabza endâht edince cümle tahta örtülü evler üzre kibrît ve çıra düşünce derûn-ı kal‘ada ve varoşunda olan evler tutuşup kal‘adan dahi cümle küffâr hemân veled-i pelîdlerin ellerine ve kucaklarına alup taşra çıkınca el kaldıranları dest-i Tatar'da kılıçdan geçüp bakıyyetü's-seyfleri Tatar-ı adüv-şikâ[r] destinde esîr-i pây-beste ve dil-haste olmuşlardır. Anıniçün bu kal‘aya geldiğimizde berbâd bulduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19b ·
metinde göster ·
… edüp ol şeb-i zulmetde rûz-ı rûşen olup sabâha dak iki binden mütecâviz toplar
endâht
edüp kal‘a murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı.
Azamet-i Hudâ mel‘ûn kal‘adan ol gece-i tavîlde Yajuj sadâsı, ya‘nî Allâh Allâh âvâzesi evce peyveste olup kal‘anın cânib-i erba‘asında cümle der [ü] dîvârların niçe kerre yüz bin meş‘aller ile çerâğân edüp ol şeb-i zulmetde rûz-ı rûşen olup sabâha dak iki binden mütecâviz toplar endâht edüp kal‘a murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23a ·
metinde göster ·
… râperdesinde nüzûl edince yine dörd pâre mezkûr kılâ‘lardan hayr-makdem topları
endâht
olup arz u semâ dir dir ditredi.
Zîrâ bu ana dek otuz beş sene seyâhatimde bu tarz [u] tarh ve bu nümâyiş ve bu mehâbet ü salâbet üzre böyle bir sedd-i Kahkahâ kal‘a-i bâlâ görmemiş idim. Hemân cemî‘i asker-i İslâm alay-ı azîm ile Sadrıa‘zamı kal‘a-i Budin altındaki Kile sahrâsında serâperdesinde nüzûl edince yine dörd pâre mezkûr kılâ‘lardan hayr-makdem topları endâht olup arz u semâ dir dir ditredi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73b ·
metinde göster ·
… an dahi donanma-yı hümâyûn ile Koca Hayreddîn Paşa kal‘a-i Nova limanına lenger
endâht
olup berren ve bahren Nova kal‘asını dâ’iren-mâdâr çevirüp bi-avnillâh üçüncü g …
Ba‘dehu Bundukanî Venedik'i elinden sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân feth edüp ba‘dehu yine küffâr donanması gelüp Venedik kâfiri bu kal‘aya istîlâ edüp germâ-germ kâmil üç gün ceng-i azîm edüp andan dördüncü günde derûn-ı hisârda olan bir alay şerî‘at ve tarîkat u hakîkat ve ma‘rifetullâh bilmez ve hâkimlerine itâ‘at etmez bir alay azgın kavimler kal‘ayı Bundukanî kâfirine amân ile verüp küffâr kal‘aya duhûl edince derûn-ı hisârda mahsûr olan ümmet-i Muhammed'in amânlarına bakmayup cümle ibâdullâhı bi-esrihim katl eyleyüp kal‘a-i Nova'yı kabza-i teshîre alup ba‘dehu sene 946 târîhinde Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân hazretlerinin mesmû‘-ı şerîfleri olunca hemân ol ân Rûmeli eyâletine mutasarrıf olan Dîvâne Husrev Paşa'yı cümle Rûmeli eyâleti askeriyle kal‘a-i Nova üzre serdâr edüp on balyemez ve kırk oda yeniçeri ve on oda cebeci ve on oda topçu ve cümle elli bin asker ile Nova üzre gidüp deryâdan dahi donanma-yı hümâyûn ile Koca Hayreddîn Paşa kal‘a-i Nova limanına lenger endâht olup berren ve bahren Nova kal‘asını dâ’iren-mâdâr çevirüp bi-avnillâh üçüncü günde küffâr amân ile kal‘ayı Dîvâne Husrev Paşa'ya verince mukaddemâ küffâr bu kal‘ayı aldıkda ümmet-i Muhammed'in amânına bakmayup kırdığı gibi bunlar dahi men dakka dukka deyüp küffâra bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim ilâ hâze'l-ân tevârîh-i Latin'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154a ·
metinde göster ·
olup dağlar ve dırahtistânlar inil inil inleyerek cümle asker-i İslâm çet-a-çet …
Evvelâ Kral cisrinden hareket olup Budin vezîri İsmâ‘îl Paşa eyâlet-i Budin askeriyle atları çarkacı ta‘yîn olunup Eğre vezîr[i] sağkola ve Tımışvar vezîri solkola ve Haleb eyâletiyle Gürcî Mehemmed Paşa dümdâr ta‘yîn olunup sâ’ir vüzerâ [ve] vükelâlar kanûn-ı pâdişâhî üzre yemîn ü yesârda cenâhayn-vâr deryâ-misâl asker gürûh gürûh gitmede. Sadrıa‘zam Köpürlüzâde Ahmed Paşa ise on iki bin müsellah ve mükemmel kendü askeriyle gidüp bizzât Hazret-i Risâlet-penâhın sancağ-ı şerîfin önü sıra yürüdüp cemî‘i balyemez toplar endâht olup dağlar ve dırahtistânlar inil inil inleyerek cümle asker-i İslâm çet-a-çet giderken Kanije'den toplar atılmaz oldu. "Âyâ bunun aslı ne ola? Allâhümme âfinâ. Âyâ Kanije'ye küffâr istîlâ mı etdi ola?" derken hemân anı gördük. Mukaddemâ feryâdnâmeler ile gelen fetâ at boynuna düşüp Sadrıa‘zama gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178b ·
metinde göster ·
… rden yedi kerre lağım-ı azîm ile cümle tabyaları ve der [ü] dîvârların ber-havâ
endâht
külün göğe savurdular. Ba‘zı yerlerin hâli üzre bırakdılar, ammâ Kanijeli bu ka …
Cümle cebehânesin ve yüz yetmiş pâre topların Kanije['ye] gönderüp bu Yenikal‘a'yı yedi yerden yedi kerre lağım-ı azîm ile cümle tabyaları ve der [ü] dîvârların ber-havâ endâht külün göğe savurdular. Ba‘zı yerlerin hâli üzre bırakdılar, ammâ Kanijeli bu kal‘aya dâğ-ı derûnlarından bâkî kalan eser-i binâların dahi niçe kerrât kumbaralar ile münhedim etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188b ·
metinde göster ·
… terhânesin döğerek Üstü Açık Ilıca'ya vardıkda Budin'den bir yaylım toplar dahi
endâht
olup zemîn ü âsumân lerzenâk olup elçi paşa kendü askeriyle Budun'un iç kal‘ası …
"İmdi sultânım, siz safâ geldiniz. Bizim elçimiz sultânımı bizim Komaran kal‘asında bir aydır bekler. Sa‘âdetle sizin Budin'e teşrîf buyurduğunuz elçi beğimize i‘lâm edelim. Hemân siz dahi yarın Budin'den kalkın" deyüp tercümân-ı bî-îmân ileri gitdikde elçi paşa kerr ü fer ile ahâlî-i Budin'e selâ[m] vererek kütür kütür mehterhânesin döğerek Üstü Açık Ilıca'ya vardıkda Budin'den bir yaylım toplar dahi endâht olup zemîn ü âsumân lerzenâk olup elçi paşa kendü askeriyle Budun'un iç kal‘asındaki paşa sarâyına varup Budim vezîri Gürcî Paşa'ya buluşup bir ziyâfet-i azîm olmuşdur kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42b ·
metinde göster ·
… enkoreta demirlerin cânkurtaran nâm gomanalara demirleri bağlayup limana lenger
endâht
edince bî-bâk ü bî-pervâ yatılır a‘lâ liman-ı cây-ı emândır. Cümle mellâhân-ı t …
Bu liman-ı cây-ı emân şarkdan garba tûlânî yüz mîl mesâfe olan körfez-i tavîlin garbîsi nihâyetinde bir liman-ı azîmdir kim on bin pâre barça ve galyon ve karavana ve filipot ve pink ve şitiye ve polaka ve karaka ve burtun ve potaç ve şayka ve karamürsel ve zarbina ve çekeleve ve kadırga ve galyeta ve mavuna ve başdarda nâm gemiler alır bir liman-ı azîmdir. Ammâ lodos rûzgârına ve gündoğusuna 225b ve kıble rûzgârlarına ağzı açık olmak ile lodos komu isâbet eder. Lâkin a‘lâ demir dutar yer olmak ile lenkoreta demirlerin cânkurtaran nâm gomanalara demirleri bağlayup limana lenger endâht edince bî-bâk ü bî-pervâ yatılır a‘lâ liman-ı cây-ı emândır. Cümle mellâhân-ı tüccâr-ı Karadeniz ve Akdeniz ve Bahr-i Ummân gemileri ve Mısır ve Şâm ve Cezâyir ve Süveyş ve Tarabulus ve Frenc ve Portakal ve Donkarkız ve Danimarka ve İngiltere ve Filimenk ve Ciniviz gemileri gelüp bu limanda tonoz bırağup yatırlar, zîrâ kırk elli kulaç umku var liman-ı dâr-ı emândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 225a–225b ·
metinde göster ·
… pek isâbet edüp gemiler pârelenir. Lâkin kavî cân kurtaran gomanalar ile lenger
endâht
olunca bî-bâk ü bî-pervâ gemiler a‘lâ demir dutar yataklı limandır.
Ve bu şehr-i izdin Akdeniz'in bir körfezi içinde leb-i deryâdan nîm sâ‘at yerde vâki‘dir ammâ limanı gâyet vâsi‘ olup bin pâre gemi sığar. Lâkin kıblesi ve gün doğusu tarafına ağzı açık olup bu iki rûzgâr-ı zorkâr pek isâbet edüp gemiler pârelenir. Lâkin kavî cân kurtaran gomanalar ile lenger endâht olunca bî-bâk ü bî-pervâ gemiler a‘lâ demir dutar yataklı limandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243b ·
metinde göster ·
… Bâlâda memdûhdur ammâ limanı yokdur. Her ne cânibe iri kalyonlar yanaşup lenger
endâht
olsa huzûr ile yatır. Kal‘ası harâbdır.
Atina kıyılarından nümâyân bir cezîre-i âbâdândır. Kapudan paşa hâssı olup Atina kazâsı hükmünde nâhiyesidir. Bâlâda memdûhdur ammâ limanı yokdur. Her ne cânibe iri kalyonlar yanaşup lenger endâht olsa huzûr ile yatır. Kal‘ası harâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 257a ·
metinde göster ·
… ken gâziyân-ı Moton kitâbı metinden görmüş gibi küffârı mezkûr balyemez topları
endâht
edüp küffârın altı pâre mavunaların Sıpanca adası önünde gark edüp küffâr-ı dûz …
Lâkin bu kal‘a-i gevher-nigîn otuz beş sene dest-i İslâmda durup Süleymân Hân Kızılelma-yı Alman üzre Beç'de ve Prak'da ve Budin-i sedd-i îmân kal‘aları tarafında ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâlde iken yine Alman kralı olan Ferdinand kral-ı dâll-ı pür-tadlîlin ığvâ ve tahrîk (...)etiyle Venedik Pirinc-pirimi sene 940 târîhinde altmış pâre kadırgalarıyla ol Moton kal‘asını muhâsara etmek sadedinde iken gâziyân-ı Moton kitâbı metinden görmüş gibi küffârı mezkûr balyemez topları endâht edüp küffârın altı pâre mavunaların Sıpanca adası önünde gark edüp küffâr-ı dûzah-karârın karârları firâra mübeddel olup bu kal‘a-i Koron'a gelüp limanına lenger-endâz olup ol ân taşra cenûb cenbin döğüp cümle etrâf re‘âyâların yetmiş bin gûne dâm [u] tezvîr-i hiyel [ü] şeytânat hulf-ı va‘deler ile re‘âyâları kendülerine râm edüp murâd [u] merâmları üzre kal‘a-i Koron'u muhâsara ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 270b ·
metinde göster ·
… et derin yerleri iki kulaç olup iri gemiler giremeyüp limanın taşrasında lenger
endâht
olup yatırlar. Ammâ Koron kal‘asın liman tarafına dolaşırken sıkandil şakulası …
Bu kal‘anın limanı yıldız rû[z]gârı tarafına vâki‘ olup amelî binâ eylemişdir. Yohsa hudâyî liman değildir. Kefere asrında yüz iki yüz pâre gemiler alırmış, ammâ şimdi el-hâlete hâzihi üzre mürûr-ı eyyâm ile hâr-ı hâşâk rimâl-i türâb ile dolup sığ olup gâyet derin yerleri iki kulaç olup iri gemiler giremeyüp limanın taşrasında lenger endâht olup yatırlar. Ammâ Koron kal‘asın liman tarafına dolaşırken sıkandil şakulası ile üç kulaç sudan taşra dolaşalar, zîrâ kal‘a burnunda sığlar vardır. Dahi taşra dökündü kayalar vardır. Bu mahallerden taşrası on iki karış sudur. Gemilere bu kal‘a altında gâyet ihtirâz lâzımdır. Limana girmeyüp kal‘anın kıble tarafında demir korlarsa kenârda yakın yerde taşlıkdır. Bir mîl mikdârı alarka denizde yatmak gerekdir. Ve içmeğe su hâcet olursa gemiler yatdığı yere karşu bir burunda vâfir su çıkar. Sandallar başdan kara olup su önüne varup iki üç adım alarkadan suyu alup bî-zahmet yine sandallara girüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272a ·
metinde göster ·
… . Cümle âsî Manya ve Malta firkateleri bî-bâk ü bî-pervâ gelüp limanında lenger
endâht
olup bey‘ u şirâ ederler. Ve şîre(?) ve ekmek ve peynir alup esîr mü’min satarl …
Kal‘ası bir sarp kaya üzre sehelce rahnedârlı kal‘acıkdır. Ancak içinde bir azîm manastırı var, hemân iç kal‘a ma‘mûr ol deyr-i mekfûrdur. Ammâ aşağı leb-i deryâda bir mu‘azzam kefere köyü var, beş yüz hâneli ve beş manastırlı gâyet ma‘mûr ve kefereleri ankâ ve mesrûr köydür. Cümle âsî Manya ve Malta firkateleri bî-bâk ü bî-pervâ gelüp limanında lenger endâht olup bey‘ u şirâ ederler. Ve şîre(?) ve ekmek ve peynir alup esîr mü’min satarlar. Mora kenârıyla bu Poroz adası mâbeyni eyü limandır kim kadırgalar bu limanın iki cânibinden girüp çıkmak kâbildir. Ve adası kenârlarında âb-ı hayât suları firâvândır. Ve bu limandan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281b ·
metinde göster ·
… âhir'in evâhirinde küffâr tarafından birkaç aded püskürme nâm lağım-ı bednâmlar
endâht
olmağa başladı "Hay lağımdır" deyü asâkir-i İslâma bir dehşet hâsıl olmağ[l]a b …
Evvelâ sene 1078 Cemâziye'l-âhir'in evâhirinde küffâr tarafından birkaç aded püskürme nâm lağım-ı bednâmlar endâht olmağa başladı "Hay lağımdır" deyü asâkir-i İslâma bir dehşet hâsıl olmağ[l]a bu hâl üzre bir ay kâmil güzer edüp mezbû[r] sene Şa‘bânu'l-mu‘azzam'ında Defterdâr Ahmed Paşa Defterdâr-ı sâbık İbrâhîm Paşa kollarıyla Rûmeli kolu paşası Abaza Sarı Hüseyin Paşa kolu mâbeynlerinde küffâr-ı dûzah-kâr bir mühlik lağım-ı azîm etdi kim zemîn [ü] âsımân dir dir ditreyüp ordu-yı İslâmdan bir sâ‘atlik ba‘îd olan inâdiyye kal‘ası dîvârları darabât-ı lağımdan sedd-i Kahkahâ-vâr metîn dîvârları çatlayup bin sekiz yüz adım ba‘îd (ba‘îd) olan sıçan yolları etrâflarında niçe yüz aded kışlalar ve siperler yıkılup niçe yüz evlerde ve dükkânlarda çıkan çıkanın olup mezkûr küffâr lağımının altında iki binden mütecâviz asâkir-i İslâm ve üç aded sancak beği ve üç aded mîr-i mîrânlar şehîd oldular. Hâk-i pâk altında kalan gâziyân-ı mücâhidânın ise hisâbın Hudâ bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292a ·
metinde göster ·
… mi altıncı gün(ki) on pâre mükemmel donanmış kadırgalar ile limana girüp lenger
endâht
oldukda asker-i İslâm içre bir güft [ü] gû olup,
Bu hâl üzre kâmil yigirmi beş gün tamâm olup yigirmi altıncı gün(ki) on pâre mükemmel donanmış kadırgalar ile limana girüp lenger endâht oldukda asker-i İslâm içre bir güft [ü] gû olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 303b ·
metinde göster ·
… kal‘anın şimâli mukâbelesindeki on iki mîl Istandiye adasına gidüp anda lenger
endâht
oldukları ân Sadrıa‘zam fermân edüp cümle yeniçeri ocağı ve cümle cebeciyân ve …
"Bu günü görmeyeydim" deyü gözlerin çıkararak feryâd u figân u nâlişler ile ağlayarak kal‘anın şimâli mukâbelesindeki on iki mîl Istandiye adasına gidüp anda lenger endâht oldukları ân Sadrıa‘zam fermân edüp cümle yeniçeri ocağı ve cümle cebeciyân ve topçuyân ve gayri sipâhân ocakları derûn-ı kal‘aya girüp cemî‘i sokak başların zabt u rabt edüp cemî‘i miftâhları teslîm olunan kapuları ve cebehâneleri ve cümle hazîneleri ve ma‘âdin anbârların ve mühimmât levâzımâtların kol kol ahz u kabz etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304a ·
metinde göster ·
… Hanya vezîri Ankebût Ahmed Paşa donanma ile bile gelüp Kandiye limanında lenger
endâht
olacak mahalde Kandiye kal‘asından ve liman kullesinden donanma-i hümâyûna safâ …
Hikmet-i Hudâ: Bir hafta içre bu Hunkâr câmi‘inin mihrâbı ve minberi ve mü’ezzinân mehâfili tamâm olup zîr-i zemînlerinde olan medfûn lâşe-i keferelerden tathîr ve cemî‘i kenîselerd[e] mülevvesât-ı müşrikînden tathîr ü termîm olunca donanma-i hümâyûn ile Hanya'dan seksen pâre kadırga ile altun alemli ve altun fenerli ve zer-ender-zer ü zîvere müstağrak olmuş başdarda-i hümâyûn ile ibtidâ Cum‘a gün Kapudan Kaplan Paşa vekîli Hanya vezîri Ankebût Ahmed Paşa donanma ile bile gelüp Kandiye limanında lenger endâht olacak mahalde Kandiye kal‘asından ve liman kullesinden donanma-i hümâyûna safâ geldin deyü bir fitilden bin altmış pâre top atup donanmaya şâdımânlar etdiler kim zemîn ü âsımân dir dir ditredi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304b ·
metinde göster ·
Menzil-i cezîre-i Hırıstiyânlar: Donanmamızla bunda lenger
endâht
olup temâşâ etdik. İki aded adacıklar. Andan gece ile azîm fırtınalar çeküp ham …
Menzil-i cezîre-i Hırıstiyânlar: Donanmamızla bunda lenger endâht olup temâşâ etdik. İki aded adacıklar. Andan gece ile azîm fırtınalar çeküp hamd-i Hudâ halâs olduk. Bu cezîrecikler ma‘mûr değillerdir. Birisi yedi mîldir, birisi beş mîldir ve bî-nef‘ kayalı ve suzuz adacıklardır, ammâ a‘lâ yatak yerleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330b ·
metinde göster ·
… adâ-yı Allâh Allâh evce peyveste olup bir yaylım tüfengler ve bir yaylım toplar
endâht
olup yedi yerden ceng-i harbî tabıllarına turralar darb olunup kal‘anın esâsı t …
Ammâ zamân-ı Sultân Murâd Hân-ı Sâlis'de sene (---) târîhinde Kapudan Kılıç Alî Paşa havfinden bu Manya kâfirleri bu Zarnata'ya bir kat müfîd [ü] muhtasar kal‘a dîvârın taşradan çevirüp dahi vüs‘at üzre etmişler, ammâ mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olduğundan hemân Serdâr-ı mu‘azzam Alî Paşa-yı zevi'l-ukûl asker-i deryâ-misâli bu kal‘aya üşürüp cümle münhedim edüp on iki bin ırgat ve cümle iki bin aded neccâr ve bennâ ve hammâl ile bu kal‘ayı müceddeden binâya mübâşeret etdikde bu abd-i hakîr sa‘d sâ‘ati ve tâli‘-i imâreti gözedüp eymen-i evkâtda cümle ummâlların ellerinde taş ve kireçler ile âmâde olup tamâm sâ‘at-i meymûn müsâdif oldukda "Hayy-ı Hafîz Allâh" deyüp elimdeki taş ve kireçleri kal‘a esâsına koduğumda cümle üstâd-ı ummâl bennâlar dahi ellerinde seng-i hârâ-yı cibiz [ü] hiştleri temellere bırağup hakîr bir kerre gülbâng-ı Muhammedî getirüp sadâ-yı Allâh Allâh evce peyveste olup bir yaylım tüfengler ve bir yaylım toplar endâht olup yedi yerden ceng-i harbî tabıllarına turralar darb olunup kal‘anın esâsı târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333b ·
metinde göster ·
… bu hâl üzre tâ sabâha dak on iki yaylım toplar ve niçe kerre yüz bin tüfengler
endâht
olunur. Zîrâ her şehbâz fetâ cılasının ikişer ve üçer kol tüfengi vardır. Bu sî …
Bu tüfenglerin sadâsı sâkin olmadan ibtidâ Şâm vezîri Hüseyin Paşa kolundan on iki pâre top ve Mısır kolundan altı pâre toplara âteş verilüp kubbe-i felek çın çın sadâ verüp bu hâl üzre tâ sabâha dak on iki yaylım toplar ve niçe kerre yüz bin tüfengler endâht olunur. Zîrâ her şehbâz fetâ cılasının ikişer ve üçer kol tüfengi vardır. Bu sît u sadâ mâbeyninde yine kol kol mehterhâneler ârâm etmeyüp sabâha dek tabl-ı Ervâm ve tabl-ı Âl-i Hâşimî Benî Hişâm çalınmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328a ·
metinde göster ·
… dir. Ammâ eşkâlât fişeğinde Şâmlı üstâdlardır. Hattâ bir gûne âsumânî fişenkler
endâht
edüp nüzûl edüp zemîne bir âdem kaddi kadar kaldıkda der-akab yine Y 328b sem …
Ammâ âteşbâzlıkda Mısır üstâdları hakkâ ki pehlivânlardır. Zîrâ Mısır'da Nîl kesiminde ve muhtesib gecesinde ve ba‘zı sûrlarda her bâr fişengbâzlık ederler. Anıniçün üstâd-ı kâmillerdir. Ammâ eşkâlât fişeğinde Şâmlı üstâdlardır. Hattâ bir gûne âsumânî fişenkler endâht edüp nüzûl edüp zemîne bir âdem kaddi kadar kaldıkda der-akab yine Y 328b semâya urûc edüp yine sernigûn olurken andan iki fişek dahi zâhir olup biri cânib-i şarka ve biri cânib-i garba sihâm-ı kazâ gibi gidüp herbirinden niçe yüz kanâdîller nüzûl ederdi. Hakkâ bu san‘atı Alman'da ve Frengistân'da görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328a–Y328b ·
metinde göster ·
… dahi ordusundaki askeri ile bir yaylım tüfeng ve bir yaylım altı pâre topların
endâht
edüp şâdumânlıklar ederler.
Ve bu kal‘a Mısır ile Mekke'nin mâbeyninde vâki‘ olmuşdur. Cümle askeri iki gün mukaddem gelüp meks edüp bir azîm ordu bâzâr olur. Ve asker Ezlem ağaları ile huccâca karşu çıkup Q 152a alay-ı azîm ile huccâcı Ezlem kal‘asına getirirken kal‘a-i Ezlem'den bir yaylım tüfeng ve bir yaylım toplar atılup azîm şâdumânlar olup meks olunur. Ve Ezlem beği dahi ordusundaki askeri ile bir yaylım tüfeng ve bir yaylım altı pâre topların endâht edüp şâdumânlıklar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y374a ·
metinde göster ·
… îller ile zeyn edüp encüm-i ahterân-misâl çerâğân olup niçe bin tüfeng ü fişeng
endâht
olunup şâdumânîler olur. Ve bürke etrâfında olan mîrlivâların kös-i hâkâniyânî …
Ve bir tarafda ordu-yı bâzâr kurulup me’kûlât u meşrûbât fürûht olunup gûnâ-gûn bâzârlar olur. Ve bürkenin cânib-i erba‘asında olan hânedân sâhibleri der-i dîvârların ve dam u bâm ve revzenlerin ve bürke kenârların niçe kerre yüz bin kanâdîller ile zeyn edüp encüm-i ahterân-misâl çerâğân olup niçe bin tüfeng ü fişeng endâht olunup şâdumânîler olur. Ve bürke etrâfında olan mîrlivâların kös-i hâkâniyânî ve tabl-ı âl-i Osmânıyânîye turralar urulup sadâsı evc-i âsumâna peyveste olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y219b ·
metinde göster ·